Uğur İbrahim Altay

Geçen gün eve gittiğimde Ayşe Tümer İlk Öğretim Okulunda 1. Sınıfta okuyan oğlum Ertuğrul bana bir takvim verdi. Takvimde bizim Ertuğrul ile Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın resimleri vardı. “Nasıl yani böyle takvim mi bastırmış” diye sordum, doğrusu heyecanlanmıştım. Bizim hanım olayı izah etti; “her çocukla başkanın böyle bir resmi olan takvim hazırlanmış ve her öğrenciye dağıtılmış” dedi.

Aman Allah’ım bu ne müthiş bir halkla ilişkiler çalışması, tam anlamıyla hayran kaldım. Bunu samimi söylüyorum Uğur İbrahim Altay’ı kutluyorum. Bu müthiş bir halkla ilişkiler çalışması, bunu kim düşündü, nasıl düşünüldü bilmiyorum ve ama şunu net bir şekilde ifade edebilirim son 10 yılda gördüğüm Konya’daki en güzel halkla ilişkiler çalışmasıdır bu takvimler…

Nedenini izah edelim; bakın bu çalışma ile Selçuklu Belediyesi kesinlikle bir yıl bizim oturma odamızda olacaktır, daha sı var, benim 7 yaşındaki oğlum Sayın Uğur İbrahim Altay’ı Rabbim ona ömür verdiği sürece “bir hatıra” olarak saklayacak, kendisinin “ilk onurlandırılış hediyesi” olarak bu resme değer atfedecektir. Bununla birlikte Sayın Uğur İbrahim Altay bizim gönlümüzü kazanmıştır, gönlümüze girmiştir ve oradan onu hiçbir hatası çıkarmayacaktır. Sayın Altay’ı değerlendirirken hep duygusal olacağızdır. Bitti mi bitmedi, bakın işte böyle bir köşe yazıyorum ve Sayın Uğur İbrahim Altay’ı kutluyorum. Okulların müdürleri, yöneticileri, öğretmenleri, bütün öğrenciler ve aileleri… Genel olarak Milli Eğitim camiası Uğur İbrahim Altay’ı hep takdirle anacaklardır.  

İşte başarı budur, fark atmak budur, kim ne derse desin Sayın Uğur İbrahim Altay bu hamlesi ile Konya’da belediyeciliğe farklı bir anlam, güler bir yüz, sıcak bir diyalog getirmiştir.
 Kutlamak ve görüldüğünü ifade etmek istedim…
 Tabi bir başka açıdan ise Sayın Uğur İbrahim Altay’a kırgınlığımızı da ifade etmemiz gerekir. Biz medyanın bir mensubu olarak bunu okula giden çocuğumuzdan mı öğrenmeliydik? Bizlerle bir kahvaltıda, ya da bir çay toplantısında bir araya gelinseydi ve bu projeler anlatılsaydı daha güzel olmaz mıydı?
 
 Meslektaşlarım Çetin Oranlı, Oğuz Akçakoca, Mehmet Ali Köseoğlu, Ahmet Akbıyık ve ismini sayamadığım onlarca arkadaşlarım Selçuklu Belediyesinin hizmetlerini bu şekilde mi duymalıydı. Sayın Uğur İbrahim Altay bir toplantı tertip etseydi, arkadaşlarımıza bu ve benzeri başarılı çalışmalarını anlatsaydılar (ki buna plastik poşetten, bez torbaya geçilmesi de dahildir) kötü mü olurdu.
 Bizlerin belediyelerle ya da bir siyasi kurumla ilişkilerimiz her zaman bir gazeteci hassasiyeti ile olmuştur. Çalışan Gazetecilerin Bayramı’nın kutlandığı şu günlerde bizi kim ney ile isnat edebilir. Onurlu bir şekilde bu şehre, bu ülkeye hizmet etmeye çalışan meslektaşımızın siyasetten, şehrin yönetim bilgisinden dışlanmaması gerekir.
 
 Ben son birkaç yıldır Sayın başkanların, Sayın yöneticilerin pek fazla meslektaşlarımızla istişare etmediklerine tanık oluyorum. Oysa bizler bu şehir için düşünüyoruz, bu şehir için yazıyoruz, bu şehir için konuşuyoruz. Yapılan bazı yanlışları görmemiz bizi kimseye düşman yapmamalıdır ve yapmazda. Neticede nitelikli gazetecilere sahip çıkılmazsa bilesiniz ki kötü paranın iyi parayı kovması gibi kötü gazeteciler iyi gazetecileri piyasa dışına itecektir.
 
 Neticede dostlarım Uğur İbrahim Altay Beyi kutluyorum, yapılan güzel her iş bilesiniz ki bir şekilde göze çarpıyor, bir şekilde dikkat çekiyor. İyi iş yapanlar bir şekilde milletin gönlüne giriyor. Burada önemli olan iyi şeyleri ve iyiliği öncelemektir. Bizim âcizane yapmaya çalıştığımızda budur. Buradan hareketle bütün Belediye, Valilik, Müdürlükler, İl Özel İdare, Sanayi Odası, Ticaret Odası, Ticaret Borsası gibi Konya’mızı yöneten kurumlara çağrıda bulunmak istiyorum: Lütfen meslektaşlarımızı yaptığınız işin içine çekiniz, lütfen meslektaşlarımızla yapacağınız projelerinizi ve yaptığınız işleri paylaşınız. Lütfen eleştiriden korkmayınız, art niyetsiz bir eleştiri sadece bir yanlışın dile gelmesidir, hepsi bu kadar, lütfen meslektaşlarımızla istişare ediniz…   
 
Meslektaşlarımıza…
Bütün çalışan gazeteci meslektaşlarımızın, gazeteci milletinin bayramı da kutluyorum. Ne zor bir iş yaptıklarını, en iyi bilen bizleriz, ama sadece çalışan kardeşlerimizi değil ailelerini de kutluyorum, bu zahmetli işte yokluğu varlık gören, eşinin acısını acısı görüp bütün zor günleri birlikte yaşayan ailelerimiz biliyorum ki bizden daha fazla sıkıntıya katlanmak zorunda kalıyorlar.
Rabbim bütün meslektaşlarımıza ve ailelerine sağlıklı ve huzurlu bir ömür bahşetsin vefat eden meslektaşlarımıza da Allah Rahmet eylesin, mekânları cennet olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hamdi Bağcı Arşivi