• Konya10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürt açılımına yol haritası
14 Ağustos 2009 Cuma 23:50

Kürt açılımına yol haritası

İnsan-Der Genel Başkanı Münir Maviş, Kürt açılımına destek verdi ve yol haritası çizdi.
Ülkenin sırtında bir kambur gibi duran sorunun çözüme kavuşturulmasıyla, kısıtlama veya yok sayma şeklindeki insani olmayan davranışların da son bulması bekleniyor. "Ağalar, paşalar bu ateşi söndürün ve dağlarda gençler ölmesin" şeklindeki feryatların, savaş malulleri tarafından dillendirilmesiyle, sorunun ve sorundan beslenenlerin son demlerini yaşadığı görünümü belirginlik kazandı. Müslümanlar tarafından da olumlu karşılanan sorunu çözüme kavuşturma süreci, militarist baskıların son bulmasına vesile olacak gibi görünüyor.

Bu doğrultuda, gelişmeleri dikkatle izleyen Van sivil toplum kuruluşları adına İNSAN-DER Yönetim Kurulu Başkanı Münir Maviş, okuduğu bildiriyle sürece dair görüşlerini dile getirdi.

Bildirinin tam metni:

KÜRD AÇILIMIYLA İLGİLİ ÖNERİLEN YOL HARİTASI

Kürd sorununun çözümü, Türkiye'deki farklılıkların birlikte yaşamı temelinde aranmalıdır. Birlikte yaşam temelinde çözüm aramanın, diğer muhtemel alternatiflerden daha sağlıklı, kendi gerçeğimize daha uygun ve halkın maslahatına daha yakın olduğunu destekleyen ve gerekli kılan önemli nedenler vardır:

Birincisi, Türkiye siyasî coğrafyasında yaşayan halklar İslam dünyası havzasına mensuptur. Dinî, kültürel ve siyasî açıdan İslam dünyasının tarihî tecrübesi, halkların birlikte yaşamını içeren yönetim modellerini gerektirmektedir.

İkincisi, Türkiye halkları İslam dünyası havzasına ait olmanın ötesinde, uzun asırlar çok daha geniş bir çerçevede, çok sayıda din ve kavmin birlikte yaşamasını sağlayan modele başarıyla öncülük etmiştir. Türkiye insanının tarihî deneyimi, birlikte yaşam için önemli bir birikim sayılmalıdır.

Üçüncüsü, İslam dünyası havzasında dinin siyasî, kültürel ve sosyo-ekonomik yaşam üzerindeki belirleyiciliği, kavmi özelliklerin belirleyiciliğinden daima daha müessir olmuştur. Pozitivist cephenin bir asrı aşkın çabalarına rağmen bugün devletler düzeyinde olmasa da halklar düzeyinde İslam'ın belirleyiciliği birinci sırayı korumaktadır. İslam, özelde kendi mensupları için, genelde de tüm insanlık için birlikte ve güçlü bir yaşamı önermektedir.

Dördüncüsü; tarihî, siyasî ve ekonomik nedenlerle Türkiye sınırları içindeki demografik yapıda önemli iç içe geçişler yaşanmıştır. Hiç kimsenin elinde sağlıklı bir veri olmamakla beraber, Kürd nüfusunun yarısının Türkiye'nin batı bölgelerine dağıldığı, yerleştiği ve kalıcı olduğu kuvvetle muhtemeldir. Özellikle bu husus, halkların birlikte yaşamı temelinde çözüm üretilmesini zorunlu kılmaktadır.

Beşincisi, Kürdlerle Türklerin yaşadığı ana bölgelerin birbirinden kesin çizgilerle ayrılmamış olması arada tamamen karma olan geniş bir alanın var olması, bu iki halkın birlikte yaşamasını zorunlu kılan önemli nedenlerden biridir.

Altıncısı, nüfusun ve yaşamın iç içeliği, ekonomik alanda da karşılıklı bağlayıcılık ve entegrasyon oluşturmuştur. Farklı temelde çözüm arayışları, hayatın önemli bir cephesini oluşturan ekonomik alanda büyük alt-üst oluşlara neden olacaktır.

Yedincisi, dinin belirleyici olduğu birlikteliğin asırlar boyu sürmüş olması sonucu Kürdler ve Türkler arasında yine kimsenin kesin ve net olarak bilmemesine rağmen milyonlarla ifade edilebilecek karşılıklı evliliklerin olması, birlikte yaşamı öngörmektedir. Bu husus da ayrıca birlikte yaşam çerçevesinde çözümü dayatmaktadır.

Sekizincisi, Türkiye'deki Kürdlerle Türkler arasında oluşan çok yönlü entegrasyon, Kürdlerin yaşadığı Suriye, Irak ve İran'a oranla çok güçlü ve ileri düzeydedir. Örneğin Suriye'de Şam; Irak'ta Bağdat, Basra ve Necef; İran'da Tebriz, Tahran, Meşhed, Şiraz ve İsfahan gibi metropol kentleri gezdiğinizde, buralarda Türkiye'deki gibi iç içeliği, kaynaşmayı ve demografik bütünleşmeleri Kürdler açısından göremezsiniz.

Birlikte yaşam zemininde/temelinde Kürd sorununun çözümüne ilişkin anayasal ve yasal değişiklikler yapılarak KISA, ORTA ve UZUN vadede şu somut adımlar atılabilir ve sorun çözülebilir:

KISA VADEDE YAPILABİLECEKLER

1- Karşılıklı güven ortamının oluşturulması için son otuz yılda bölgede işlenmiş bütün hukuk dışı uygulamaların, olayların ve faili meçhullerin aydınlatılması amacıyla araştırma komisyonlarının oluşturulması, ulaşılan sonuçların gereğinin yapılması ve kamuoyuyla paylaşılmasının sağlanması,

2- Koruculuk sisteminin lağvedilmesi.

3- Kürtçe basın ve yayın faaliyetlerinin özel sektör tarafından yürütülmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması.

4- İsmi değiştirilen yerleşim bölgelerinin adlarının orijinal haline döndürülmesi.

5- Resmî dairelerdeki memurların vatandaşla Kürtçe konuşabilmesi.

6- Valilerin ve yöneticilerin bölge insanından olmasına özen gösterilmesi.

7- Kürt nüfusunun çoğunlukta olduğu yerlerde İmamların Kürtçe vaaz ve hutbe verebilmesi.

8- Kürt bölgelerindeki ne mutlu Türküm diyene yazılarının silinmesi ve tüm okullarda türküm doğruyum andının okutulmasından vazgeçilmesi.

9- Doğu ve güneydoğu bölgesindeki tüm üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümünün açılması.

ORTA VADEDE YAPILABİLECEKLER

1- Askeri darbe ürünü olan 12 Eylül anayasasını yamalamak yerine, tamamen değiştirerek 21.yüzyıl insani tercubesine uygun, yaşadığımız toplumun değerleriyle uyumlu,adaletin ve özgürlüğün temel alındığı demokratik bir anayasanın bir an önce hazırlanarak halkın onayına sunulması.

2- Anayasada vatandaşlık tanımı yeniden yapılmalı ve bu yeni tanım, Türkiye'de yaşayan bütün etnik ve dinî farklılıkları açıkça vatandaşlık tanımı içine almalı, farklılıklar Türkiye veya ANADOLU üst kimliği altında birleşmeli.

3- Etnik ve din temelindeki tüm farklılıklara kendi kültürlerini yaşatma hakkı anayasal garanti altına alınmalı.

4- Kürd dili ikinci dil olarak okutulmalı ve bunun alt yapı çalışmaları sağlanmalı.

5- Devlete bağlı tüm silahlı ve istihbarat güçlerinin hukuk dışı uygulamalarına kesin olarak son verilmeli.

6- İç çatışmanın sürdüğü bölgelerdeki tahribatı telafi edecek ciddi sosyo-ekonomik iyileştirmeler ve yatırımlar yapılmalı.

7- Yerel yönetimler güçlendirilmeli.

8- Türkiye'nin, kendi tarihî sorumluluğunu dikkate alarak Irak Kürd Federal yapısıyla çok yönlü ilişkiler geliştirmeli, süregelen tehdit ve imha stratejisi yerine ortaklık ve inşa stratejisini hayata geçirmelidir. Kuzey Irak ile kurulacak güven verici ilişkiler, Türkiye'deki Kürt sorununun çözümüne ve problemin ülke için barışa, güvene ve kuvvete dönüşmesine önemli katkı sağlayacaktır.

UZUN VADEDE YAPILABİLECEKLER

1- Sadece Kürt sorunuyla ilgili olarak değil, cezaevinde ve dışarıda olan tüm siyasî suçlular için kapsamlı ve şartsız af çıkarılması.

2- Af kapsamına giren siyasilerin siyasi sürece katılabilmesi için siyasi faaliyette bulunma hakkından yararlandırılması.

3- Türkiye'nin eyalet sistemine geçmesi.

SONUÇ

Bu türden esaslı değişikliliklerin yapılabilmesi ve sorunsuz uygulanabilmesi için tarafların hadiseye kayıp ve kazanım, zafer ve mağlubiyet gözüyle bakmaması, hadiseyi politik çekişme ve çatışma zeminine çekmemesi gerekir. Herkesin hadiseyi doğal, tabii ve insanî hakların uygulanması olarak algılaması ve doğallık içinde atılan adımları uygulaması gerekir. Millet ve devlet olarak bu erdemliliği ve medeniliği gösterebilmeliyiz.

Birliktelik, herkesin aynı dini, dili ırkı ve düşünceyi kabulüyle gerçekleşmez; bu, mümkün de değildir. Birliktelik, herkesin kendi kimliği ve tercihiyle var olduğu, kabul gördüğü, kendi kimliği temelinde somut örneklikler oluşturduğu ortak bir zeminde ve ortak bir paydada gerçekleşebilir. Bu ortak zemin, Türkiye'dir. Türkiye, hepimizin vatanıdır. Ortak payda ise, herkese var olabilme imkânını veren özgürlüktür. Gerçek birliktelik, özgür Türkiye'de tahakkuk eder. Millet olarak adalet, özgürlük ve güven temelinde ülkemizi yeniden inşa edebilecek güce sahibiz. Aramızda var olan dinî, kültürel, sosyal, ekonomik ve tarihî bağlar bize böyle bir imkânı fazlasıyla vermektedir. Yeter ki, bir bütün olarak kendi gücümüzün farkına varıp onu cesurca ve doğru kullanabilelim.

Sivil toplum kuruluşları adına Münir Maviş

İNSAN-DER Yönetim Kurulu Başkanı

Katılımcı sivil toplum kuruluşları:

İNSAN-DER (VAN -MERKEZ) / ÖZGÜR YAŞAM DERNEĞİ (HAKKARİ -MERKEZ) / ŞAFAK-DER (VAN-ERCİŞ) /AKABE-DER (BİTLİS-NORŞİN)

Destekleyen sivil toplum kuruluşları:

DEMOKRATİK TOPLUM PARTİSİ / MAZLUM-DER / İNSAN HAKLARI DERNEĞİ / UMUT IŞIĞI DERNEĞİ / ERDEM-DER / TOPLUM-DER
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'ya karşı yürütülen algı operasyonlarının amacı ne
  • Altınekin'de temizlik ve hijyen eğitimi
  • Ak Parti Konya Gençlik Kolları Başkanı'nın istifası istendi!
  • Ak Parti Konya Kadın Kolları Başkanı istifa etti
  • Ilgın Anadolu İmam Hatip Lisesi aşure dağıttı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA