Cami giderlerine cemaat üstlendi
Diyanet İşleri Başkanlığı İç Denetçisi Doç. Dr. Ahmet Onay, Türkiye genelindeki camilerin ''yüzde 78'inin giderlerinin doğrudan cemaat tarafından, yüzde 15'inin giderlerinin cami derneklerince, yüzde 1'ini giderlerinin ise vakıflar tarafından karşılandığını'' ifade etti.
Onay, Değerler Eğitimi Dergisi'nde yayımlanan ''Cumhuriyet Döneminde Camilerin Finansmanı'' konulu makalesinde, camilerin yapım, onarım, aydınlatma, ısıtma, bakım ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması, cami görevlilerinin maaş ve ücretlerinin ödenmesi gibi harcamaların, camilerin hizmet verebilmesi için gerekli giderlerinden olduğunu belirtti.
Diyanet İşleri Başkanlığınca oluşturulan Cami Bilgi Bankası'ndaki verilere göre, Türkiye'deki camilerin yaklaşık yüzde 67'sini doğrudan yöre halkının, yüzde 13'ünü derneklerin, yüzde 11'ini şahısların, yüzde 2'sini kamu kurum ve kuruluşlarının, yüzde 1'ini çeşitli vakıfların yaptırdığını, geri kalanların yaptıranının belli olmadığını ifade eden Onay, makalesinde ''Cumhuriyet öncesi dönemde camiler büyük ölçüde yöre halkı tarafından yaptırıldı, bunu şahısların ve devlet ricalinin yaptırdığı camiler takip etmektedir. Cumhuriyet döneminde ise camilerin büyük bir kısmı yine yöre halkı tarafından yaptırılırken, cami yaptırmada ikinci sırayı cami dernekleri, üçüncü sırayı şahıslar almaktadır'' görüşüne yer verdi.
-GELİRLER ALINIYOR, GİDERLER KARŞILANMIYOR-
Mülkiyeti vakıflara ait olan camilerin oranının yüzde 12 olduğuna, ancak giderleri vakıflar tarafından karşılanan camilerin oranının yüzde 1'de kaldığına işaret eden Onay, şunları kaydetti:''Mülkiyeti vakıflara ait olan camilerin müştemilatında veya dışında bulunan çarşı, dükkan ve işyeri gibi gayrimenkullerin işletilmesi veya kiraya verilmesi gibi hususlar da yine ilgili vakıfların idarelerince yapılmaktadır. Vakıfların cami müştemilatına ait yerlerden elde ettikleri gelirleri harcamada, öncelikle caminin ihtiyaçlarını dikkate almaları, o gayrimenkulü vakfedenin amacı olduğu gibi o vakfın yönetim ve idaresinden sorumlu olanların da öncelikli amaçları arasında bulunması gerekir.''
-''DERNEKLER VAKIFLARIN YAPMADIĞI GÖREVİ ÜSTLENMİŞ GİBİ''-
Cami dernekleri üzerinde halkın yaptırım ve kontrol gücünün daha etkin olduğunu, aynı şekilde derneklerin de sosyal sorumluluk ilkesine, daha bağlı bir anlayışa sahip olduğunu ifade eden Onay, makalesinde şu görüşlere yer verdi:''Bununla birlikte cami derneklerinde de adıyla doğrudan ilgili olmayan bazı amaçların dernek tüzüklerine alındığı veya sonradan eklendiği, camiden veya cami cemaatinden veya cami adına toplanan, kabul edilen yardımların cami veya cami hizmetlerinden başka amaçlar için sarf edildiği olumsuz uygulamalar da bulunmaktadır. Hatta başka üye kaydetmeme kararı alarak, belli bir üye ve yönetim kadrosuyla cami derneğinin adeta belli bir grubun veya zümrenin faaliyet sahası konumuna gelen cami derneklerinden de söz etmek mümkündür. Cami dernekleriyle ilgili yapılması gereken, dernek tüzüklerinde yazılı amaçların camiyle sınırlı tutulması, adında veya amacında cami bulunan derneklere genel şartlar dışında bir sınırlama konulmadan isteyen herkesin üye olabilmesi, dernek gelir ve giderlerine ilişkin detaylı tabloların her yıl kamuoyuna açıklanmasıdır.
Yapılış gayesine de uygun olarak, cami müştemilatında gelir getirici bölümlerden elde edilecek gelirler öncelikle o cami için, arta kalan kısmı ise en yakın başka camilerin giderlerini karşılamak üzere ama yine cami hizmetleri için harcanmalıdır.''
Onay, mazbut vakıflara ait 5 bini aşkın caminin ısıtma, aydınlatma ve bakım giderlerinin mülk ve işletme sahibi olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce ödenmesinin, ''cami ihtiyaçları için sık sık yardım toplanmasını önleyeceğini ve vakıf malının amacı doğrultusunda kullanılmasının sağlayacağını'' kaydetti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.