• Konya13 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yüzde 54leri bulmuş gibiyiz
25 Mart 2014 Salı 18:19

Yüzde 54'leri bulmuş gibiyiz

Başbakan Yardımcısı Arınç, "Bugünkü anketlere bakarsanız, Allah nasip ederse yüzde 54'leri bulmuş gibiyiz ama bir sene daha var. Bir sene sonra inşallah yüzde 60'ları konuşacağız" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, davet edildiğinde çok sevindiğini, Bartın'ın tabiat harikası olduğunu söyledi.

Dün bu saatle Patnos Gençlikspor'un atkısını taktığını ifade eden Arınç, "Patnos nere, Bartın neresi. Güzel bir seçim geçireceğiz. Yol üzerinde Devrek'ten geçmiştim. Meğerse Devrek Kaymakamı Patnos'tan aday olan Cem Afşin Akbay. Dün elini kaldırdık. Devrek'in kaymakamı, Patnos'un belediye başkan adayımız. Allah'ın izniyle kazanacağız. Dün Patnos'tan zorlukla ayrıldım. Binlerce insan büyük coşku ve heyecan içinde BDP'nin belediye başkanından kurtulacağı günü her gün büyük bir özlemle bekliyor" diye konuştu.

Belediye seçimlerine az zaman kaldığını anımsatan Arınç, miting alanındakilere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın selam ve sevgilerini iletti.

Mahalli seçimlerin 5 yılda bir yapıldığını, oyların iyi kullanılması gerektiğine dikkati çeken Arınç, doğumdan ölüme kadar insanların belediye hizmetlerine muhtaç olduğunu söyledi.

Belediye başkanının herkesle kucaklaşması, ayrım yapmaması gerektiğine işaret eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Adaleti esas alan belediye başkanı olursa kaymaklı baklava olur. İnsan huzurla yaşar. 5 yılı beklemek gerekiyor. Bazen belediye başkanı çok başarılı oluyor, tekrar seçiliyor. Bazen de benim Mecliste Kamer Genç için söylediğim, aynen belediye başkanı için de oluyor. Bazen 5 yılı zor kapatıyoruz. 'Bir günü gelse de ondan kurtulsak' diyoruz. Bazen cezaevine gidenler, bazen de verdiği sözleri unutmuş oluyor. Öyle babayiğitler gördük ki 'belediye başkanı olduğum gün kapıyı kaldıracağım' diyor. Bununla şov yapıyor adam. Kapıları kaldıran adamlar iki gün sonra iki çelik kapı koyuyor. Verilen sözler unutuluyor.

Dolayısıyla çok iyi seçim yapmamız lazım. Kötünün içinden iyiyi seçmek kolay iş. İyinin içinden en iyisini seçmek vazifemiz. AK Parti olarak hedefimize koyduğumuz şey şudur. İyi insanlarla seçimi kazanmalıyız. O insanları denetlemeliyiz. Yaptığı işlere bakmalıyız. Ona her an 'aman ha yanlış yapma' demeliyiz çünkü ben AK Parti iktidarıyım. "

 "İki seçmenden biri oy verdi bize"

Allah'ın AK Parti'ye 10 yıldan beri üç seçimde oyunu arttırarak tek başına iktidar olma fırsatı verdiğini aktaran Arınç, 1950'den bu yana 64 yıl geçtiğini, 64 yıldır ülkede çok partili siyasi hayat olduğunu söyledi.

1950'den önce tek başına iktidardaki CHP'nin "astığının astık, kestiğinin kestik, yaptığının yaptık" olduğunu anlatan Arınç, şunları belirtti:

"2002'de henüz 15 aylık partiyken yanımızda 70-80 yıllık partiler vardı. İktidar olmuş partiler vardı ama millet onlardan yaka silkiyordu. Biz 15 aylıktık, bize yüzde 35 verdi. 360 milletvekili çıkardık. 2007'de oyumuz yüzde 47 oldu. 346-350 milletvekili çıkardık. Son seçimde hamdolsun, yüzde 50'yi çıkardık. İki seçmenden biri oy verdi bize. Yüzde 50 oy oranını nispi temsilde sağlayan başka bir parti yok Türkiye'de. Çoğunluk sisteminde olmuş olabilir ama biz farklı partilerle yarışıyoruz. Hepsini topla bizim yarımız kadar etmiyor. Biz yüzde 50 oy alıyoruz. 

Bugünkü anketlere bakarsanız, Allah nasip ederse yüzde 54'leri bulmuş gibiyiz ama bir sene daha var. Bir sene sonra inşallah yüzde 60'ları konuşacağız. 10 kişiden 6'sı inşallah AK Parti'ye oy verecek insanlar olacak. Herkese saygımız var ama bizim bir de iddiamız var. İnşallah üç dönem oylarını arttıran bir partiysek yine yükselişte olmamız lazım, inişte olmak bize yakışmaz."

"Adam ölümü gördü ya sıtmaya razı olmaya çalışıyor"

Partisinin milletten yüzde 50 oy almasına kafa yorduğuna dikkati çeken Arınç, insanları zorla sandığa götürmediklerini, oyların rengini değiştirmediklerini, parayla satın almadıklarını söyledi.

Bahsettiklerinin 1945-46'larda yapıldığını savunan Arınç, şunları dile getirdi:

"Peki nedir bu işin sırrı? Adam karikatür çizmiş gazetesinde. Tayyip Bey, tek başına, babayiğit duruyor. Karşısında da iki kişi var. İki seçmenden birinin oyunu almış ya. İki kişiden birisi ama önlerine bakıyor. Biraz büklüm gibiler. Tayyip Bey onlara diyor ki 'Söyleyin bana hanginiz oy verdi?' Önemli olan bu iki kişinin kim olduğu. Karikatüre bakıyorsunuz. Biri Bahçeli, biri Kılıçdaroğlu. İkisinden birisi oy erdi. Sandık öyle söylüyor. Kılıçdaroğlu oy kullanamadı. Kağıthane'ye 'Kağıttepe' demişti. Kiraladığı evin yolunu bulamadı. Seçmen pusulası eline ulaşmadı, oy kullanamadı.

Yine başına aksilik gelebilir de... Ben başka bir şey söylemek istiyorum. 'Şimdi söyleyin bana hanginiz bana oy verdi' deyince, Bahçeli de Kılıçdaroğlu da verir mi? İki adam çizsen, 'birini Hasan, diğerini Hüseyin' desen, 'mutlaka biri vermiş' dersiniz. Bakın, Allah söyletiyor." 

"Birisinin oy vereceği bir yıl önce belli oldu" diyen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kılıçdaroğlu'na, bir yıl önce televizyonda sordular. Sonunda dediler ki 'yarın cumhurbaşkanı seçimi olduğunda Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül aday olsa hangisine oy verirsiniz?' Hemen atladı, 'Abdullah Gül'e oy veririm' dedi. Allah söyletiyor. Sanki Abdullah Gül, CHP'nin milletvekili. Benim kurucum, ilk başbakanım, hamdolsun, bizim 40 yıllık siyaset arkadaşımız. Allah'ın izniyle 7 sene Türkiye'de örnek cumhurbaşkanlığı yapmış bir insan. Adam ölümü gördü ya sıtmaya razı olmaya çalışıyor. 'Abdullah Gül'e oy veririm' diyor. Önüne kim çıkarsa göreceksin sen bir tanesine oy vermek zorunda kalacaksın. Neden? Çünkü AK Parti milletimizi kucaklıyor. Seçimden seçime, başarıdan başarıya koşuyor. Türkiye'deki karnemiz yıldızlı pek iyilerle dolu. Allah'a hamdolsun."

Her ay belediyenin bütçesine milyonlar gönderilmesine rağmen hizmet yapılmamasının eksiklik olacağını vurgulayan Arınç, yerel yönetimleri desteklediklerini, belediyelerin gelirlerini arttırdıklarını dile getirdi.

"MHP nin eskisini aday yapıyor" 

"Ankara'dan MHP nin eskisini aday yapıyor" diyen Arınç, şöyle konuştu:

"Enteresan bir şey. Ankara'nın, CHP'nin kalesi olması gerekmez mi? 'Biz Atatürkçüyüz' demiyor mu bunlar? Atatürk, Ankara'da. 'Biz cumhuriyeti kurduk' demiyorlar mı? Meclis, Ankara'da. 'Ankara, sosyal demokrat, laik, demokrat, cumhuriyetçi kentimiz' demiyorlar mı? Maşallah her gün bunları konuşuyorlar. Peki kardeşim senin içinden gerçek CHP'liyi, ulasalcı, kemalist, solcu, sosyal demokrat, neyse öyle birisini niye aday çıkartmıyorsun da geçen dönem MHP'den aday olmuş, CHP'ye 5 yıl boyunca sallamış bir adamı bugün aday yapıyorsun? Vallahi ben 40 yıl siyasette böyle bir şey görmedim. Ben Erbakan Hoca'yla siyaset yaptım. Erbakan Hocam derdi ki 'iki inanmış adam varsa birisini orada aday yapacaksınız, diğeriniz de ona oy verecek.' 

Ankara gibi bir yerde bula bula MHP'nin eskisi Mansur Yavaş adlı arkadaşımızı buldular, çıkarttılar. Bu, şu demektir. 'İçimizde CHP çizgisinde Atatürkçü, laik, Kemalist, solcu, sosyal demokrat birisi yok, var olanları çıkartırsam 10 oy bile alamayacak. Dolayısıyla biz böyle birini çıkartarak bütün partilerden oy alabiliriz' diye düşünüyorlar. İşte o yüzden düşünün, Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu, artık bunu yapmaya başladı."

Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Arınç, bozkurt işareti yaparak, "Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara sokaklarında böyle geziyor. Kıyametin küçük alameti. Bu basından korkulur. Ben Kılıçdaroğlu'nu tarif ediyorum. Bizim ki bu" diyerek, Rabia işareti yaptı.

Arınç, şu ifadelere yer verdi:

"Bunun anlamı çok daha büyük. Sonra altyazı yazarlar, 'Arınç da kurt oldu' derler. Selahattin Demirtaş bana da kızar. Demirtaş, dün güzel bir şey söylemiş. 'Biz Dersimli Kürt zannediyorduk Kılıçdaroğlu'nu meğer kurt kökenliymiş' dedi. Ne günlere kaldık? 'Bize herkesten oy lazım, onun için böyle yapıyorum' diyor. Oyun bol olsun."

Seçim öncesinde partisi, Başbakan Erdoğan, bakanlar ve çocuklar hakkında iftira ve lekeleme kampanyası başlatıldığını anlatan Arınç, bu kesimin işbirliği yaptığını, rollerini seçtiğini kaydetti.

"Bu seçimler sadece belediye seçimi olmakla da kalmadı, aynı zamanda hükümetimizin de denendiği, sınandığı ve hakkında pek çok şeyler konuşulduğu seçim haline geldi" diyen Arınç, geçmişteki siyasi partilerden ya da hükümetlerden biri olsaydı, iftira ve hakaretlere 10 gün dayanamayacağını savundu.

Başbakan Erdoğan'ın güçlü olduğunu, halkın kendilerine inandığını belirten Arınç, şöyle konuştu:

"Bütün hakaretlere rağmen meydanları yüz binler dolduruyor. İstanbul'da 2 milyon kişi dolduruyor. 'AK Parti'ye inanıyoruz' diyor. AK Parti, yeni bir parti değil. 11 seneden beri Sayın Başbakanımız, rahmetli Menderes'in de rekorunu kırdı.  O, 10 yıl 3 ay başbakanlık yapmıştı. Sayın Başbakanımız, 11 yıldan beri hükümette. Çok şükür, biz bugüne kadar milletin en çok desteklediği ve güvendiği partiyiz. Bugüne kadar bizi yıkmayı, götürmeyi denediler. 'Bunlar da çok oluyor' dediler. Daha 2004'lerde falan başladı. Darbecilik damarları kabardı birilerinin. Cunta faaliyetlerine başladılar. Planlar, hesaplar yaptılar. Biz dimdik durduk. Hiç korkmadık, sabırlı olduk. Bunun demokrasiyle çözüleceğine inandık. Şimdi hesapları yapanların pek çoğu mahkemelerde yargılanıyor.

Kimisi mahkum oldu, kimisi de temyizi bekliyor. Onunla bizi yıkamadılar. Çok şükür, Türkiye üzerindeki vesayet kalktığı için hepsi eski darbeler, eski muhtıralar, eski cuntacı faaliyetlerin hepsinin kafasına balyoz gibi indik. Hiçbirisi nefes alamadan çekti, gitti. Ortada hiçbir şey kalmadı."

Arınç, 2007'de kendilerine cumhurbaşkanını seçtirmediklerini, "367 hokkabazlığını" ortaya çıkardıklarını kaydederek, kimsenin inanmadığı safsatayı Anayasa Mahkemesinin karar haline getirdiğini söyledi.

27 Nisan akşamı Genelkurmay Başkanlığının internet sitesine koyduğu tehdid aldırış etmediklerini ifade eden Arınç, ertesi gün ağzının payını verdiklerini aktardı.

350'den fazla milletvekili olan AK Parti'ye Anayasa Mahkemesinde kapatma davası açtıklarını vurgulayan Arınç, kapatmayı başaramadıklarını, para cezası verdiklerini dile getirdi.

"Şimdi utanıyorlardır" diyen Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:

"Üniversitelerde başörtüsü serbest, kamuda serbest, Mecliste bile serbest oldu. 2007 seçimleri böyle geçti. İyice çıldırdılar. Anayasa Mahkemesindeki mahkeme de bitti. Bunun üzerine partiyi içinden bölmeye çalıştılar. Milletvekillerini elde etmeye çalıştılar. Dışarı çıktılar, parti kurmaya çalıştılar. Kurulan partilerin tabelası bile kalmadı ama biz 2011'e gittik, yüzde 50 oy aldık. 

BDP ile CHP arasında münakaşa oldu. BDP'li Hasip Kaplan vardır. Çıktı, kürsüye geldi, CHP'lilere dedi ki: 'Valla siz böyle muhalefet yapmaya devam ederseniz, bu AK Parti, daha 20 yıl iktidardan gitmez' dedi çünkü CHP'nin yaptığı 'muhalefet' diye bir şey yok. Ağız dolusu, terbiye dışı konuşmalar, Meclisi sabote etmek, kürsüyü işgal etmek var. Şimdi yapılan budur.

Seçimlerden önce AK Parti'yi tökezlettirmek, cumhurbaşkanını seçtirmemek, önümüzdeki seçimde de AK Parti'yi düşürebilmek... Bütün komplolar, hesaplar, 17 Aralık'ta başlayan sistem, bütün bu işleri yapanlar, AK Parti'ye diz çöktürmek istiyor. Allah'a hamdolsun, bugün şu saat itibarıyla Türkiye'de on binler, yüz binler,  milyonlar meydanlara sığmıyor çünkü biz sana güveniyoruz 'Ey Tayyip Erdoğan, senin partine güveniyoruz, senin yaptığın işleri takdir ediyoruz ve hiçbir şey sana yapılan bu iftiralar hiçbir zaman geçerli olmayacak' diyor."

"Al, sana yüzde 65 faiziyle Bartın'dan iade ediyorum"

Arınç, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek, "Bir kasetle geldi, genel başkan oldu" dedi.

"Bizim için ne söylediysen sana daha çok yakıştığını düşünüyorum" ifadesini kullanan Arınç, şunları söyledi:

"Al, sana yüzde 65 faiziyle Bartın'dan iade ediyorum. 'Bir insanın iddiası olmalı, bizim iddiamız var. Biz 'bütün belediyeleri alacağız' diyoruz. Sen de şunu söyle, ey Bahçeli, ikinci muhalefet partisisin, de ki 'bu seçimlerde yüzde 20 oy alamazsak genel başkanlığı bırakırım.' Yüzde 20 yahu. Ne kadar küçük lokma, hedef? 'Yüzde 20 alamazsam 20 senedir genel başkanlığını yaptığım partiden gideceğim, başka birisi gelsin' de. Vallahi 4 aydan beri ağzını açıp 'ben bu işe varım' demedi. Yüzde 20 hedefini bile kendisi için görmeyen insan, Bartın'ı kazansa ne olur, kazanmasa ne olur?

Öbürü de 'ana muhalefet partisiyim kardeşim.' Madem ki gümbür gümbür geleceksin, yüzde 30 lafını çıkar ağzından. De ki 'CHP olarak yüzde 30 alamazsam genel başkanlıktan kaçarım, başkasına bırakırım, bu partiyi bırakırım, zaten bir şey olacağı yok, uzamıyor, kısalmıyor' derim, başkasına bırakırım. 'Bana Allah'a ısmarladık', bunu söylersin. 4 aydır bunu söylemiyorsun."

Buna rağmen MHP ve CHP'nin kendilerine yüzde 50 almaları halinde kayıpta olacaklarını söylediğini anlatan Arınç, "Siyaset, böyle bir şey. Biz ilk partiyi kurduğumuzda Tayyip Bey bize, 'en az yüzde 40 ve 15 milyon oy alacağız' demişti. Biz inanmamıştık ama doğru söylüyormuş" değerlendirmesinde bulundu.

"Hamdolsun, sözümüzde durduk"

"Biz hükümet olarak milletimize hizmet etmek sözü verdik" diyen Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:

"İlkeli, kararlı, cesur siyaset yapacağız, yılmayacağız, şapkayı alıp kaçmayacağız, 'istifa et' derlerse elimizdeki kağıdı titreyerek okuyup kaçmayacağız. Biz dimdik duracağız. 'Milletin emanetini sokakta bırakmayacağız' dedik. 'Biz siyaseti çıkara dayalı değil, hizmete dayalı yapacağız' dedik. Hizmet siyaseti bizim işimiz. 

'Milletin tepesinde jandarma gibi değil, milletin hizmetkarı olarak çalışacağız' dedik. Hamdolsun, sözümüzde durduk."

Mitingin ardından Ankara'ya hareket eden Arınç, Ulus ilçesinde kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşları selamladı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Yeni sistem Türkiye'nin kurtuluş reçetesi olacak
  • TSK harekete geçti! İKU'lar silahlanıyor
  • Türkiye'den 'Sincar' hamlesi
  • Demir kapının altında kalan kişi yaralandı
  • Türk Büyükelçiliği'ne çirkin pankart

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA