• Konya32 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yeni Türkiye için 400 milletvekili
06 Şubat 2015 Cuma 16:42

Yeni Türkiye için 400 milletvekili

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ben cumhurbaşkanı olarak istikbale yönelik kanaatlerimi söylüyorum. 7 Haziran seçimlerinde biz yeni Türkiye'yi istiyorsak, 400 milletvekilini vereceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanı meydanlara indi, siyaset yapıyor" diyenleri eleştirerek, "Asıl mesele sizin meydanda olmamanız. Benim yerim tam burası, benim yerim milletimin yanı. Asıl sizin bulunduğunuz yere bakın, yanlış yerde duran sizsiniz. Ülkesine ve milletine ihanet içindeki bir çeteyle kol kola yürümek sizi iktidara götürmez, ancak felakete sürükler" dedi.

Erdoğan, Atatürk Caddesi'nde düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmaya, "yeşilin, şifanın, tarihin, vefanın şehri" olarak tanımladığı Bursa'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı. Kentte, geçen hafta etkili olan lodos nedeniyle hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralanan, evleri, iş yerleri, araçları zarar gören vatandaşlara da "geçmiş olsun" dileklerini iletti. Erdoğan, hasar tespit çalışmalarının sonucunda Başbakanlık ve AFAD'ın gerekli tüm desteği en kısa zamanda zarar görenlere ulaştıracağını vurguladı.

"Toplam yatırım tutarı 368 trilyon lira olan, 58 kalem eser ve hizmeti Bursa'ya kazandırıyoruz" diyen Erdoğan, açılışı yapılacak eserler arasında 304 derslikli halk eğitim merkezi, 176 toplu konut ile et ve süt işleme tesislerinin bulunduğunu söyledi.

Emeği geçenlere teşekkür etti

Erdoğan, belediyelerce yapılan eserlere ilişkin de bilgi vererek, eser ve hizmetlerin Türkiye'ye ve Bursa'ya hayırlı olmasını diledi, eserlerin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.

Bursa'nın önünde yeni bir dönem açacak projeler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kenti İstanbul, Ankara ve İzmir'e bağlayacak yüksek hızlı tren hattı inşasının süratle devam ettiğini, Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolunun önemli bir parçası olan İzmit Körfez Geçişi Köprüsü'nün yapımının son hızla sürdüğünü belirtti. Deniz yüzeyinden yukarıya 250 metrelik kulelerin yapıldığını, denizin altında da 60 metreyi aşkın çalışmanın olduğunu, tabliyelerin yerleştirilmeye başladığını aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunlar daha önce hayal bile edilemiyordu, şimdi hayata geçiyor, buraya geldik. Neyle? İnandık, azmettik, dedik ki: 'Bu millet bunları yapmaya muktedirdir'. Bizim ecdadımız, Fatih Sultan Mehmet karadan gemileri yürüttüyse onun torunları olarak biz de denizin altından Marmaray'ı yaparız, yaptık. Denizin üstünde de Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde tabliyeler konmaya başladı. Hızla devam ediyor. Bu yıl sonu itibarıyla, 29 Ekim'e fevkalade bir durum olmazsa yetişecek. Öbür tarafta Avrasya Tüneli, denizin altında devam ediyor.

İstanbul'dan çıkıp Bursa üzerinden İzmir'e gidiş artık bizim için zor olmayacak. Zoru kolay kıldık. Şehir hastanesiyle ilgili çalışmalar da devam ediyor, projeler, yatırımlarımız  da devam ediyor. Bunlar Bursa'nın çehresini değiştirecek, Bursa'yı geleceğe taşıyacak. Bu çalışmaların hepsini adım adım takip ediyoruz."

"Bursaspor bu sene iyi gidiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa'nın bu projelerle çok daha modern bir şehir haline geleceğine dikkati çekerek, Bursa Şehir Stadı'nın inşasının devam ettiğini hatırlattı. Erdoğan, "Bursaspor da maşallah bu sene gayet iyi gidiyor. Herhalde eski başarıları zorlayacak, öyle görünüyor. Kendisine başarılar diliyoruz" dedi.

Erdoğan, Bursa'nın bulunduğu toprakların bir cihan devletinin doğduğu topraklar olduğunu dile getirerek, kentin bu coğrafyanın gördüğü en büyük medeniyetin temellerinin atıldığı, ruhunun şekillendirildiği yer olduğunun altını çizdi. Erdoğan, "Asya'dan, Ortadoğu'dan başlayıp Avrupa'nın derinliklerine kadar uzanan o muhteşem rüyanın gerçeğe dönüştüğü, kilidinin açıldığı yer Bursa'dır. Bursa başkentlik unvanı önce Edirne ve İstanbul'a, ardından Ankara'ya taşındıktan sonra da hiçbir zaman vakarını, asaletini bozmadı. Her zaman başkentlik sıfatına yaraşır bir duruş içerisinde oldu. Ülkeme ve milletime hizmet mücadelesine başladığımdan beri Bursa her zaman bizim yoldaşımız oldu" diye konuştu.

"Tatlı su demokratı, kendine demokrat olmadık"

Başbakanlığı döneminde Bursa'nın desteğini hissettiğini, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Bursa'nın yüzde 55 oy oranıyla yine kendisini desteklediğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti

"Bu uhuvvet, yoldaşlık, dayanışma inşallah devam edip gidecek, ben buna inanıyorum. Yeni Türkiye'nin kilidini de inşallah Bursa açıyor. İstiklal Savaşı döneminde Bursa işgal edilince Ankara'da TBMM kürsüsüne kara bir örtü serilmişti. Bursa'nın yaşadığı sıkıntı tüm ülkeyi, milleti böylesine üzüntüye boğmuş, derinden etkilemişti. Ne zaman ki Bursa düşman işgalinden kurtuldu, o gün Meclis kürsüsündeki kara örtü de kaldırıldı. Biz, 'ülkemiz ve milletimiz bir daha o kara günleri yaşamasın' diye mücadele ediyoruz. 'Meclis kürsüsüne de gönüllere de bir daha kara örtüler örtmek zorunda kalmayalım' diye yeni Türkiye diyoruz. Bursa şahidimiz olsun ki Bursa ile birlikte tüm Türkiye şahidimiz olsun ki bizim millete hizmetten başka gayemiz, hak davasından gayrı davamız yoktur. Osman Gazi, oğlu Orhan Gazi'ye 'milletin rızasını kazanmasını' tavsiye etmişti, vasiyeti buydu. Biz de yaptığımız her işte, attığımız her adımda milletin rızasını kazanmayı gözettik, bunun için çalıştık. Tatlı su demokratı, kendine demokrat olmadık. Bursa'da ne diyorsak Van'da da aynısını söyledik, Bursa için ne istiyorsa Mardin için de aynısını istedik. İnsanımızı hiçbir tasnife tabi tutmadık. Ne dedik her zaman: Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla, Boşnağıyla, Arnavuduyla, Romanıyla aklınıza ne gelirse biriz, beraberiz, hep birlikte Türkiye'yiz dedik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her kesimden insanla, vatandaşla Ankara'da milletin evi Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda bir araya geldiklerini, dertlerini, sıkıntılarını dinlediğini, her fırsatta şehirleri ziyaret ederek vatandaşlarla buluştuğunu vurgulayarak, Bursa'nın Cumhurbaşkanı olarak ziyaret ettiği 7'nci vilayet olduğunu söyledi.

"İstikbale yönelik kanaatlerimi söylüyorum"

Cumhurbaşkanı sıfatıyla illere yaptığı ziyaretlerden rahatsız olanların bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Geçenlerde bir milletvekilini görevlendirmişler, o da YSK'ya müracaat etmiş, 'Cumhurbaşkanı seçimlere kadar meydanlara çıkmasın'. YSK'da tabi böyle bir müracaatı reddetmiş. Bunların durumu bu. Diyorlar ki 'Cumhurbaşkanı siyaset yapıyor'. Hayır, ben Cumhurbaşkanı olarak sadece istikbale yönelik kanaatlerimi söylüyorum. Ne diyorum: 7 Haziran'da bu ülkede seçim var, 7 Haziran seçimlerinde biz yeni Türkiye'yi istiyorsak 400 milletvekilini vereceğiz. Diyoruz ki eğer yeni anayasa istiyorsak 400 milletvekilini vermek lazım, bunlarla böyle uğraşmaya gerek yok. Bir başkanlık sistemi istiyorsak 400 milletvekilini vermek lazım ki bu gerçekleşsin. Çözüm Süreci istiyorsak 400 milletvekilini vermemiz lazım ki gümbür gümbür iktidarda olan bir parti bunu gerçekleştirsin. Türkiye artık çok daha güçlü bir şekilde geleceğe yürümelidir, bunu görmemiz lazım, bunun için bir olacağız, beraber olacağız, inşallah güçlü bir şekilde yarınlara yürüyeceğiz."

Türkiye'nin G-20 dönem başkanlığı yaptığını, G-20 üyesi ülkelerin ağırlıklı olarak başkanlık sistemiyle yönetildiğini, bunlar arasında ABD, Arjantin, Rusya, Meksika ve Brezilya gibi güçlü ekonomilere sahip ülkeler bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer 'en ileri demokrasi' diyorsanız Amerika, en ileri ekonomi Amerika, başkanlık sistemiyle buraya ulaşmış. Öyleyse biz az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeleri mi kendimize örnek alacağız, yoksa en ileri olan ülkeleri mi alacağız? Bütün bunları bir de gelenek ve göreneklerimizle güçlendirdiğimiz zaman farklı bir Türkiye ortaya çıkacaktır, bunu bilmemiz lazım" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günü Kolombiya, Küba ve Meksika'yı kapsayan Latin Amerika ziyaretine başlayacağını, 10 gün önce de Etiyopya, Cibuti ve Somali'yi ziyaret ettiğini, daha sonra da Afrika ve Latin Amerika ülkelerini kapsayan yeni ziyaretleri olacağını belirterek, "Pergelin bir ayağı Türkiye'de olacak ama diğer ayağıyla dünyayı dolaşacağız. İşte bundan birileri rahatsız oluyor, istiyorlar ki Cumhurbaşkanı Ankara'da otursun, sadece önüne gelen evrakları imzalasın, başka hiçbir işe karışmasın. Bölgesel güç olma, küresel güç haline gelme iddiasındaki bir Türkiye'nin böyle bir lüksü olabilir mi? Biz, sizin huzurunuza seçimden önce geldiğimizde ne dedik? 'Yatan, oturan değil, koşan bir cumhurbaşkanı olacağız' dedik. Siz de bize yüzde 52'yi bunun için verdiniz, bizim de buna layık olmamız lazım" ifadelerini kullandı.

Ankara'da oturarak, sadece evrak imzalayan bir cumhurbaşkanı olması halinde kendisine verilen emanete ihanet etmiş sayılacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanı meydanlara indi' diyorlar, asıl mesele sizin meydanda olmamanız. Bunlar vesayet dönemlerinde lobiler üzerinden güç devşirmeye, koalisyon ortaklığı devşirmeye alışmışlar. Artık o dönemler geride kaldı, artık eski Türkiye yok, yeni Türkiye'de gücünü milletten, milli iradeden almayan hiç kimsenin esamesi okunmuyor, okunmayacak. Benim yerim tam burası, benim yerim milletimin yanı. Asıl sizin bulunduğunuz yere bakın, yanlış yerde duran sizsiniz. Ülkesine ve milletine ihanet içindeki bir çeteyle kol kola yürümek sizi iktidara götürmez, ancak felakete sürükler" dedi.

Cumhurbaşkanı  Erdoğan, ''Ben belediye başkanlığım döneminden bu yana, ne zaman sorulduysa başkanlık sistemini hep savundum geldim. Diyorum ki: Türkiye eğer başkanlık sistemiyle yönetiliyor olsaydı, bugün bulunduğumuz yerin kesinlikle çok daha ilerisinde olurduk. Çünkü mevcut sistem hükümetlere çok ciddi patinaj yaptırıyor'' dedi.

''Pensilvanya ile işbirliği tutan, kirli ilişkilere giren ve bu kirli ilişkileri şu anda Parlamento'nun içinde de devam ettiren bu yanlış yapılanma, onları er geç bir yere taşıyacak'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Yahu siz dünyanın her yerinde tüm imkanlarını, tüm gücünü Türkiye'ye zarar vermek, Türkiye'yi sıkıntıya sokmak, Türkiye'yi şikayet etmek için kullanan bir yapıyla nasıl yoldaşlık edersiniz? Yoldaşlık edecekseniz, işte Bursa burada. Bursalılarla yoldaşlık edin, Erzurumlularla, Trabzonlularla, Antalyalılarla yoldaşlık edin, velhasıl milletimizle yoldaşlık edin. Bu mesele parti meselesi değil. Bu mesele benim şahsi meselem hiç değil. Bu mesele 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığıyla hareket edilebilecek bir mesele de değil. Bu mesele milletin bekası meselesidir, ülkenin geleceği meselesidir. Çete kurup, seçilmiş hükümete, Başbakana, siyasete, milli iradeye karşı darbe yapma teşebbüsünde bulunanlara payandalık edenleri milletimiz affetmez''

Milletin değil, darbecilerin, çetelerin yanında saf tutanların  bu tercihlerinin hesabını millete verdiklerini, bundan sonra da vereceğini belirten Erdoğan, ''Benim bunları ifade etmemden rahatsız olanlar, bunun için Cumhurbaşkanlığını sorgulayanlar dönüp kendilerine baksınlar. Ne demiş atalarımız: 'Asıl azmaz, bal kokmaz, kokarsa yağ kokar onun da aslı ayrandır' demişler'' görüşüne yer verdi.

''Elinde molotofla terör estiren insanlara sahip çıkamayız''

''Bizim aslımız belli, abdestimizden şüphemiz yok ki, namazımızdan şüphemiz olsun'' diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Bizden bu millete, bu ülkeye zarar gelecek bir şey sadır olmaz. Çünkü bizim murakıbımız bizzat milletimizin ta kendisidir. Çıkıyor bir tane siyasi genel müdür diyor ki 'ben o teröristlerin önünde yürürüm.' Yani eli molotoflu, elinde her türlü sapan, taş var, neymiş genç. 'Onların önünde yürürüm' diyor. Bir defa elinde molotof, sapan, misket varsa, bütün bunlarla beraber halkın her türlü dükkanına, arabasına, aracına her şeyine saldırıyorsa, bunlar teröristtir, bunun başka izahı yoktur. Onun önünde yürüyeceğini söyleyen kişi de ondan nasibini almış demektir.''

Ülkenin  huzura, refaha ihtiyacı olduğunu vurgulayan Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak şu anda İç Güvenlik Yasası ile alakalı atılması gereken adımların, ülkenin aydınlık yarınları için önemli olduğuna inandığını söyledi.

Erdoğan, ''Çünkü elinde molotofla ülkenin her yerinde terör estiren insanlara sahip çıkamayız. Bunun bedelini ağır ödedik. Bunun bedelini ağır ödeyen bir Başbakan olarak, Cumhurbaşkanlığı makamında da buna seyirci kalamayız. Yeter ki bir an önce Meclis Genel Kurulumuzdan geçsin, bizlere de gelsin'' şeklinde konuşacak.

Başkanlık sistemi

Türkiye'nin gelişeceğini, büyüyeceğini ifade eden Erdoğan, ancak bunu içeride de dışarıda da hazmedemeyenlerin olduğunu söyledi.

Türkiye'de yeni ihtiyaçların doğduğuna dikkati çeken Erdoğan, bu yeni ihtiyaçları karşılamak için de yeni yollar, yeni yöntemler bulunması ve hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Yeni Anayasa ve başkanlık sisteminin bu çerçevede Türkiye'nin gündemine gelmiş konular olduğuna işaret eden Erdoğan, bugün dünyanın gelişmiş ülkelerine, hızlı karar alma, hızlı icraat ortaya koyma kabiliyetine sahip devletlerine bakıldığında çoğunun başarısının arkasında Başkanlık sisteminin olduğunun görüldüğünü kaydetti.

''Türkiye çok başlılığın bedelini defalarca ödedi''

Erdoğan, 2023 yılında Türkiye'yi dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi, 10 ekonomisi haline getirmek için bu konuları konuşmak, tartışmak  ve süratle hayata geçirmek durumunda olunduğunu belirterek, Türkiye'nin 'çok başlılığın' bedelini defalarca ödediğini söyledi.

Geçmişte yaşanılan  krizlerde mevcut sistemin zaaflarının çok önemli rolü olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

'' Biz diyoruz ki madem bu gömlek, bu bedene dar geliyor, gelin daha iyisini, daha güzelini, daha faydalısını getirelim. O şekilde yolumuza devam edelim.  Diyorlar ki 'Başkanlık sisteminde denetim mekanizması yok'. Bunlar gerçekten dört dörtlük cahil. Şu anda Amerika'daki sistemde denetim yok mu? Bir sağlık reformunu sayın Obama yapamadı. Niye? Meclis, Senato yol vermiyor. Ama biz sağlık reformunu ta ne zaman yaptık. Bizim derdimiz başka. Biz bunların da önünü açacak bazı adımlarla.. Mesela biz çift kamaralı bir parlamento olsun istemiyoruz. Tek kamaralı olsun. Niye? Daha seri olması lazım, engellenmemesi lazım, önünün açık olması lazım. Parlamento her zaman o denetim görevini yine yerine getirecektir.''

''Mevcut sistem ciddi patinaj yaptırıyor''

Erdoğan, ''Ben belediye başkanlığım döneminden bu yana, ne zaman sorulduysa başkanlık sistemini hep savundum geldim. Diyorum ki: Türkiye eğer başkanlık sistemiyle yönetiliyor olsaydı, bugün bulunduğumuz yerin kesinlikle çok daha ilerisinde olurduk. Çünkü mevcut sistem hükümetlere çok ciddi patinaj yaptırıyor. Hele bir de cumhurbaşkanı ile hükümet arasında ciddi görüş ayrılıkları varsa, bu patinaj çok daha fazla oluyor, hatta geriye gidişlere yol açıyor'' ifadelerine yer verdi.

Türkiye'nin bunların hepsini yaşadığını ve gördüğünü belirten Erdoğan, bunun 1960 ve 1980 darbecileri tarafından bilinçli olarak kurulmuş Anayasa'ya derç edilmiş bir sistem olduğunu söyledi.

Bir yanda ülkede işlerin çok daha hızlı çok daha etkili yürümesini sağlayacak bir sistem, öbür yanda ülkeye sürekli patinaj yaptıran, fatura ödeten bir sistem bulunduğunu bildiren Erdoğan, ''biz gelin aklın yolunu, mantığın yolunu, günümüz dünyasında daha çabuk ve gerçekten de kabul eden yolu, kültürümüze, tarihimize daha uygun olan yolu seçelim diyoruz'' dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • "Konya Gazeteciler Cemiyeti Devletinin Yanındadır!"
  • "Siyonist İsrail, akıttığı kanda bir gün boğulacak"
  • Konya ile Güney Kore arasında bağlar güçleniyor
  • Devlet Bahçeli tarz yaptı!
  • İran PKK ile kol kola!

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA