• Konya2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yahudileşmek, dünyevileşmedir
09 Haziran 2011 Perşembe 14:55

Yahudileşmek, dünyevileşmedir

Konya Aydınlar Ocağında Müslümanların Yahudileşmesi meselesini gündeme getiren Doç. Dr. Muhittin Okumuşlar, Yahudileşmek, dünyevileşmedir dedi

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde “Peygamber Efendimiz’in Vefatından Sonra Müslümanların Yahudileşmesi” meselesini masaya yatıran Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Muhittin Okumuşlar, Yahudileşmenin kültürel açıdan değil, ilke bazında benzeşme ve materyalist düşünce boyutunda olduğu gerçeğine parmak bastı. Hadis ve ayetlerle konuya açıklık getiren Doç. Dr. Muhittin Okumuşlar, Müslümanların Yahudileşmesinin bir iddiadan ibaret olmadığını, Peygamber Efendimiz’in “Benden sonraki kavimleri adım adım takip edeceksiniz, hatta keler deliğine bile girseler sizde muhakkak o deliğe gireceksiniz” sözlerine karşılık orada bulunanlar; “Bu kavimler Yahudi ve Hristiyanlar mı?” sorusuna Peygamber’in “evet” cevabını verdiğini dile getirerek anlattı. Doç. Dr. Okumuşlar, Müslümanların kendi dininden olamayanlarla benzeşmesini; hıristiyanların materyalist düşüncesine göre hareket etmesi, onlar gibi konuşması, insanın fıtratına aykırı bir şey icat etmek gibi ilke bazında onlara benzemenin tehlikelerini sıraladı.. Taş atanla taş attıranın bir olmadığını, bunun arka planına bakmak gerektiğini ifade etti.

Fatiha Suresi’nde geçen “Bizi doğru yola ilet! Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapanlarınkine değil…” ayetlerini hatırlatarak yoldan sapmışların “Yahudiler ve Hıristiyanlar” olduğunu belirterek Müslümanların, beş vakit bu güzel duayı okuyarak Allah’a niyazda bulunduklarına dikkat çeken Doç. Dr. Okumuşlar, Mekke’deki din anlayışı ile Yahudilerin din anlayışının farklı olduğuna işaret etti. Tahrif edilmiş de olsa o dönemde Yahudilerin kendi kitaplarına göre hareket ettiklerini vurgulayan Okumuşlar, “İnsanların sahip oldukları din, aynı zamanda o dinin şekillerini de belirliyor. Her din kendine göre bir karakter ortaya koyuyor. İslâm dininin karakteri de kitaplı ve peygamberî bir karakterdir. Olaya bu zaviyeden bakıldığında Müslümanlar, zaman içerisinde kendi dinlerinden uzaklaşırlarsa; müşriklere değil, Yahudi ve Hıristiyanlara benzeyeceklerdir. Burada değişim ve sonra dönüşüm söz konusudur” şeklinde konuştu.

Sözlerine “Peygamber Efendimiz, Müslümanlar için yegâne örnektir. Bunun yanında diğer peygamberler de bize örnek teşkil ediyorlar. Eğer Müslümanlar, Mısır gibi bir yerde yaşayacaklarsa; bir dönem belki oradan hicret edecekler ama geriye tekrar dönecekler. Yusuf Aleyhisselam bize, işte burada örnek teşkil ediyor” şeklinde devam eden Okumuşlar, “Önce kendiniz İslâm’ı doğru yaşayacaksınız. Sonra en yakınınızdan başlamak kaydıyla çevrenizdekileri de doğru yaşamaya sevkedeceksiniz. Burada önemli olan gücünüzün yettiği kadar Müslümanca yaşamaktır. Denetim ise; Müslümanca yaşamanın standardını (kaliteyi) yükselttiğiniz zaman kendiliğinden oluşacaktır. Çünkü Allah, kendi dinine sahip çıkıldığı vakit bize “yeryüzünün efendileri” olmayı vaad ediyor” dedi.

“RÂİNÂ DEĞİL, UNZURNÂ DEYİN”
Firavun taktiğinin “böl, parçala, yönet” olduğunu, Müslümanlarda temel duygu ve esasın adalet olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Okumuşlar, hayatta önemli olanın toplumsal değişimler değil, fert fert değişmek olduğunu ifade ederek “Toplumsal değişimler ancak bireysel değişimlerle kalıcı olurlar. Asıl olan fert fert değişmektir” dedi.

Kur’an’da geçen “Ey iman edenler! Râinâ demeyin, unzurnâ deyin” ayetine parmak basarak
Müslümanların “Râinâ (güdülme) değil, unzurnâ (gözetme, sorgulama) demeleri” gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Okumuşlar, “Fakat, günümüz Müslümanları “Râinâ” demekte ısrar ediyorlar. Mesela mehdi inancı bir güdülme ihtiyacıdır. Liderin arkasında değil, yanında yürüyeceksin. Yani ilmi siyaset yapacaksın” dedikten sonra buna örnek olarak Hendek Savaşını gösterdi.

Doç. Dr. Okumuşlar, sohbetin sonunda kötülüğü defetmek ve kötüler/kötülükler ile mücadele etme yöntemi olarak da Fussilet suresindeki şu ayeti mealen okudu: “İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.”


 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'da aşırı hız, feci kaza!
  • PKK'nın 'drone'u mu? Ateş açıldı ama...
  • Otomotiv kampanyalarında faizsiz kredi rekabeti
  • İsrailli aşırıcı örgütten Aksa'ya 'toplu baskın' çağrısı
  • Kırılan sundurmadan aşağıya düşen çocuk yaralandı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA