• Konya15 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ya idam ya kastrasyon!
07 Mayıs 2014 Çarşamba 10:20

Ya idam ya kastrasyon!

Yeni Haber - A. Akif Solak

Son yıllarda Türkiye’yi derinden sarsan kadın ve çocuk cinayetleri idam cezasının yeniden getirilmesini tartışmaya açtı. İdam cezasının yanında bu suçlara karşı AB ülkelerinin bir kısmında ve ABD’nin bazı eyaletlerinde uygulanan kastrasyon (Hadım etme) cezasını da gündeme getirdi.

Türkiye’de son yıllarda toplumun vicdanını yaralayan suçların büyük artış göstermesi, toplumu derinden sarsıyor. Türkiye kadın cinayetleri ve cinsel istismar ile mücadele ederken buna ek olarak son günlerde çocuk cinayetlerinin de büyük artış göstermesi, toplumsal vicdanları derinden sarsıyor. Türkiye’nin kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri ve istismarları suçlarına karşı ise hukuksal bir düzenleme yapması gerektiği ise böylece bir kez daha gündeme geldi. Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD’yi örnek gösteren hukukçular ise, bu konuda bahsedilen ülkelerin farklı cezai yöntemler uyguladıklarını ve caydırıcılığı artırdıklarını belirtiyor. AB ülkelerinin bazılarında ve ABD’nin eyaletlerinin bir kısmında kastrasyon yani kimyasal yollarla hadım etme cezası bile uygulanabiliyor. Buna göre, Türkiye’de 2002 yılında kaldırılan idam cezasının bu suçlara karşı yeniden uygulanmasının gündeme getirilmesi ya da ABD ve AB ülkelerinde görülen kastrasyon cezasının tartışılması isteniyor.

‘MODERNİZMİN İFLASIDIR’

Her Yerde Adalet Platformu Başkanı Av. Özkan Öztürk, konuyla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı. Türkiye’de kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri ve cinsel istismar konularında işlenen suçlara karşı yeni hukuksal düzenlemeler yapılması konusunda çalışmalar yapılmasının gerekliliğine dikkat çekti. Bu suçların toplumun vicdanını yaralar nitelikte olduğunu belirten Öztürk, “Bu suçlar gösteriyor ki modernizm iflas etmiştir. Batılı toplumların değerler konusunda iflas ettiğinin göstergesidir. Batılı yıllar önde bu suçlara maruz kalmış ve yasal düzenlemeler yoluyla bu sorunları aşmak için yol kat etmişlerdir. Mesela AB ülkelerinin bir kısmında ve ABD’nin bazı eyaletlerinde kastrasyon yani kimyasal yolla hadım etme cezaları uygulanıyor. Yine ABD’nin bazı eyaletlerinde idam cezalarını görmek mümkün. Ancak Batı ile bizim aramızda duygusal farklılıklar var. Biliyorsunuz Türkiye’de 2002 yılında idam cezası kaldırıldı. Meclis’in ilk açılışından 2002 yılına kadar ara ara idam cezaları verildi. Ancak bu cezalar daha çok siyasi suçlara karşı verildi.” diye konuştu.

‘İDAM CEZALARININ GELMESİNİ İSTİYORUZ’

Av. Öztürk, Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasıyla hukukun ikiye bölündüğünü söyledi. Bir kısım hukukçuların idamın kaldırılmasını istemediğini belirten Öztürk, buna karşın hukuk sisteminin ve devletin bu cezaları işleyenleri ıslah etmek amacıyla idam cezasının kaldırılmasını uygun gördüğünü söyledi. Ancak verilen cezalarla bu suçları işleyenlerin ıslah olmadığını belirten Öztürk şöyle devam etti; “Bu suçları işleyen biri, amatör suçlu olarak cezaevine giriyor profesyonel suçlu olarak dışarı çıkıyor. Mevcut hukuk sistemi toplumun değerlerinden uzak. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri gibi suçların mağduru olan ailelerin devlete ve hukuka olan güveni yok oluyor. Toplumun vicdanını yaralayan bu suçların artırdığını görmekteyiz. Biz Her Yerde Adalet Platformu olarak siyasetçilere ve Meclis’e bir çağrıda bulunmak istiyoruz; Kadın ve çocuk cinayetleri ile istismar suçlarına karşı idam cezasının yeniden getirilmesini istiyoruz.”

‘YA İDAM YA KASTRASYON’

Öztürk, bu suçlara yönelik olarak en ağır ceza olan müebbet hapis cezasının bile verilmesinin mağdur ailelerin vicdanlarını rahatlatmayacağına dikkat çekerek, “Yaşam hakkının kutsallığını zikrederek idam cezasının kaldırılması ve suçluyu ıslah etme yöntemine gidilmiştir. Ancak bu suçların mağduru olan ailelerin vicdanları, suçluya verilen müebbet hapisle dahi rahatlamayacaktır. Bunun için biz diyoruz ki çocuklara ve kadınlara karşı bu işleyenlere karşı ya idam cezası ile ya da kastrasyon yani kimyasal yollarla hadımlaştırma ile cezalandırılmalıdır. Kastrasyon AB ülkelerinin bir kısmında ve ABD’nin bazı eyaletlerinde uygulanan bir yöntem. Onlar bunu yaparken biz AB normlarının bulunduğu uyum yasaları gömleğini giymeye çalışıyoruz. Ancak bu gömlek bize tam oturmamaktır. AB normları mazeret gösterilerek üzerimize giydirilmeye çalışılan ve bir türlü üzerimize tam oturmayan AB elbisesiyle karşılaştığımız sorunların çözüme kavuşmayacağını düşünüyoruz. Bu yüzden kamu vicdanının ve mağdur ailelerin vicdanlarının rahatlaması açısından idam cezasını ciddi manada düşünmeliyiz.” şeklinde konuştu.

‘MAĞDUR AİLELERİN HAKLARINI DA DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ’

Av. Özkan Öztürk idam cezasının insani gerekçelerle kaldırıldığını hatırlattı. Ancak kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri ve istismar gibi suçların mağduru olan ailelerin haklarının da düşünülmesi gerektiğini söyledi. Bu nedenle gerekli hukuksal düzenlemelerin yapılması için çağrıda bulunan Öztürk konuşmasının devamında şunları söyledi, “İnsan hakları örgütlerine çağrıda bulunuyorum. Bu suçlarla mücadelede görüş ve önerilerinizi paylaşın. Biz Her Yerde Adalet Platformu olarak masum insanlara, çocuklara karşı bu suçları işleyenlerin haklarından ziyade bu suçun mağdur ailelerin haklarını düşünmek zorundayız. Meclis’e de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bu suçlara karşı bir komisyon kurulsun. Bu komisyonda hukukçu, sosyolog, psikolog gibi farklı bilim insanları olsun. Bu suçlara karşı idam cezasının uygulanması ya da kastrasyon gibi caydırıcı cezai uygulamalar masaya yatırılsın. İdam cezası bu suçlara karşı mutlaka getirilmeli.”

‘İDAM İNFAZINI DURDURMA YETKİSİ MAĞDUR AİLELERE VERİLEBİLİR’

Öztürk, idam cezasının getirilmesi halinde idam cezasına çarptırılan bir suçlunun, idam cezası infazının da durdurulabileceğine dikkat çekti. Burada devreye bu tür suçlardan mağduriyeti doğan ailelerin devreye girebileceğini belirten Öztürk, “Burada şunu da söyleyebiliriz. İdam cezasının infazının durdurulması yetkisi de mağdur ailelere tanınsın. Affetme yetkisi olsun. Böylece vicdanlar rahatlayacaktır.” dedi.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'da trafik kazası: 1 ölü
  • Konya'da satılan konut sayısı
  • Almanya’dan FETÖ’ye ilk isyan!
  • FETÖ'nün kritik isimlerine Konya merkezli 27 ilde operasyon!
  • NEÜ’de 5. Geleneksel Spor Şenlikleri ödül töreni yapıldı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA