• Konya-2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Vicdan muhasebesi yaptım
13 Aralık 2012 Perşembe 09:25

Vicdan muhasebesi yaptım

Habur'da kurulan mahkemede görev yapan hakim, PKK'lıları serbest bırakma kararını terörün bitme ihtimalini dikkate alıp verdiğini söyledi. Bugün de teslim olan PKK'lıların serbest kaldığını...
Habur'da kurulan mahkemede görev yapan hakim, PKK'lıları serbest bırakma kararını terörün bitme ihtimalini dikkate alıp verdiğini söyledi. Bugün de teslim olan PKK'lıların serbest kaldığını hatırlatan hakim, 'Habur'un bundan ne farkı vardı?' diyerek kararının arkasında durdu

Kürt Açılımı' sürecinde 19 Ekim 2009'da yaşanan Habur yargılamaları, siyasi ve hukuki sonuçlarıyla bugün de tartışılıyor. ''Çadır mahkemesi kuruldu'' , 'yargıçlar ayarlandı', 'gerilla kıyafetli teröristler serbest bırakıldı' suçlamalarına AK Parti kurmayları birçok kez yanıt verdi. Son olarak Adalet Bakanı Sadullah Ergin, geçen ay TBMM Adalet Komisyonu'nda dile getirilen benzer eleştirileri yanıtlarken, 'Habur fikri yanlış değildir ama ilerleyen dönemlerde sabote edilmiştir. Özü itibariyle savaşan unsurların silah bırakarak ülkesine gelmesi, adalete teslim olması bizim de nihayetinde varmak istediğimiz noktadır' dedi.
Habur'da görev yapan hakim ve savcılar kendilerini de hedef alan eleştirilere karşı bugüne kadar susmayı tercih etti. Çok tartışılan 'Habur' kararına imza atan hakimlerden biri, isminin açıklanmaması şartıyla sessizliğini bozdu ve AKŞAM'ın sorularını yanıtladı:
VİCDAN MUHASEBESİ YAPTIM
Habur'a gelen PKK'lıların serbest bırakılmaları, sorumluluğu ağır bir karardı. O kararı almadan önce vicdan muhasebesi yaptım. Daha önce Türkiye'ye giriş-çıkış yapıp yapmadıklarını özellikle sordum. Sorgu sırasına kadar tutuklayıp tutuklamayacağımı bilmiyordum. Hatta bir an tutuklamak bile içimden geçti. Ancak, terörün bitme ihtimali vardı ve yasalara göre serbest bırakılmalarının önünde engel yoktu. Ancak kararımızdan sonra basın öyle haberler yaptı ki, kendi ailelerimiz bile bizi anlamakta zorlandı. Üzerimizde psikolojik bir baskı oluştu. Bayrağımı, milletimi bize hakaret eden insanlardan daha çok seviyorum.
DEVLETİMİZ MİLLETİMİZ İÇİN YAPTIK
30 yıldır askerimiz polisimiz şehit oluyor. Düğün günü cenazesi kalkan polislerimiz oldu. Yüreğimiz yanıyor. Terörün bitme ihtimalini göze alarak takdir hakkımı kullandım. O gün tutuklama olsaydı ne olurdu? Allah bilir. Bölgede insanın büyük kısmı olayların bitmesini istiyordu. Herkes bu iş bitiyor diye konuşuyordu. 'Devlet kapıyı açtı, silahlar bırakılıyor' diye sevinç vardı. Bir hafta sonra 29 Ekim'de Mardin'e gittiğimde her yerde Türk bayrağı vardı. Halk, devlete jest yapıyordu. Devletimiz, milletimiz için en doğrusunu yaptık.
ELBİSE AKLIMIZIN UCUNA GELMEDİ
Huzurumuza gelen insan takım elbiseyle mi, yoksa terör kıyafetiyle mi geldi, buna bakmayız. 'Kıyafetini beğenmedik, alsana bir takım elbise' mi demeliydik? Bizim için önemli olan terörün bitmesiydi. Hazırlıksız yakalandığımızı da söylemek istiyorum. Ertesi gün basında çıkanları görünce 'acaba elbiselerine dikkat etmeli miydik' diye düşündük. Elbiseler aklımızın ucundan bile geçmedi.
ÇADIR KURMADIK
Yasa maddesini kopyala yapıştır yaptık ve gelenleri serbest bıraktık. Devletin bütün güçleri o günü en az zararla atlatmaya çalıştı. Güneydoğu'nun bütün illerinden binlerce insan toplanmıştı. Çok kalabalık olduğu için güvenlik zafiyeti de doğdu. Ancak, devlet topyekün hareket etti. 'Devlet, PKK'lıların ayağına gitti', 'sınırda çadır kurdular' denildi. Biz çadır kurmadık. Habur Gümrük Müdürlüğü'nün binasında ifade aldık. Çünkü Silopi'de duruşmalar kaymakamlıkta küçük bir odada yapılıyordu. 34 kişinin bu odaya sığması mümkün değildi. Habur Gümrük Müdürlüğü binası etrafı surlarla çevrili olduğu için güvenli ve büyük bir binaydı. Askeri yetkililer ve MİT'le görüştük, oranın daha makul olduğuna karar verdik. 34 kişiden, 24'ü herhangi bir eyleme katılmadığı için savcılık tarafından serbest bırakıldı. 5'i 'Öcalan'ın çağrısı üzerine geldim' dediği için mahkemedeki ifadelerinin ardından serbest kaldılar. Yasada, kimin çağrısı üzerine geldiğine bakılmaz.
EYLEME KATILMAMIŞLARDI:
Her sorguya 3 avukat girdi. Güvenlik birimleri, gelenlerin herhangi bir eyleme karıştığına ilişkin kayıt bulunmadığını bildirdi. Gelenler de 'Eyleme katılmadıklarını, amaçlarının barışın sağlanması' olduğunu söyleyip serbest kaldılar. Yasaya göre, teslim olan herhangi bir eyleme katılmadıysa ceza verilemez. Bu silah bırakmayı teşvik eden bir yasadır ve hala yürürlükte.
TARTIŞILMASI GEREKEN TCK 221'DİR
Tartılması gereken Habur değil, eyleme katılmamış , kendiliğinden teslim olmuş örgüt üyelerinin serbest bırakılmasına imkan tanıyan TCK'nın 221. maddesidir. Bugün de teslim olan PKK'lılar oluyor. Eyleme katılmamışlarsa onlar da serbest bırakılıyor. Habur'un bundan ne farkı vardı? Basın ve siyasiler süreçte kışkırtıcı rol oynadı. O gün çok büyük olaylar olabilirdi. Biz bu olaylar olmadığı için şükrettik. Diyelim ki biz yanlış yaptık. Terörün devam ettiği bir ülkede devletin itibarı olur mu? Bu maddenin uygulanmasından rahatsızlık duyuluyorsa, Meclis TCK'dan bunu çıkarsın.
BAZILARI DAHA SONRA TUTUKLANDI
Kandil,L ve Mahmur'dan gelen 34 PKK'lı, TCK'nın 'Etkin pişmanlık' hükümleri işletilerek serbest bırakılmıştı. Soruşturma evresinde Habur'de oluşturulan mahkemede serbest kalan PKK'lıların bir bölümü daha sonraki süreçte, 'örgüt propagandası yaptıkları' gerekçesiyle tutuklanmıştı. Bir bölümü de zaman içinde yeniden Kuzey Irak'a dönmüştü.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • İşte AK Parti'nin yeni planı!
  • Reina saldırganı Abdulkadir Masharipov yakalandı
  • Yeni mezunların maaşının yarısı devletten
  • Reina saldırganının yakalandığı evin görüntüleri
  • Reina katliamcısı yakalandı, süreç nasıl işleyecek?

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA