• Konya0 °C

Hamdi Bağcı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Vatan Sağ Olsun ama?

19 Haziran 2010 20:44

Sabah kahvaltı için masaya oturduğumda televizyondan gece 2 sularında Hakkari'nin Şemdinli İlçesinde bir karakola baskın yapıldığı ve 8 şehit verildiği ifade ediliyordu. İnanınız o dakikadan itibaren boğazımdan hiçbir şey geçmedi, adeta yediklerim boğazıma düğümlendi. Tabi ilerleyen saatlerde 2 şehit daha verdik ve yine bir kara gün yaşamış olduk.

Olabilir mi? Bir milletin kaderi kara gün olabilir mi? Ben şu 3 yılda an az 30 gün sayabilirim size. Neden bu kadar kolay ölüyoruz, kadere inanmaz olur muyum, elbette inanıyorum ama Selahattin Eyyübi’ye Cennet Krrallığı filminde bir komutanı “zaferleri Allah verir, sen ya da ben zafer kazanamayız” diyor, Eyyübi'nin yanıtı ise tam bir komutana yakışır şekilde; “hayır yanlış biliyorsun, Allah zaferleri kazanayım diye beni gönderdi”.

Biz elbette kadere inanırız. Fakat kaderden daha çok ihmale benziyor, ihanete benziyor. Bu terörle başa çıkacak gücümüz yok mu bizim, neden hep askerlerimiz şehit oluyor? neden ordumuz buna karşı yeterince tedbir alamıyor? Eğer bizim korktuğumuz nedenlerle bu baskınlar önlenmiyorsa bilesiniz ki ülkeye ihanet vardır ve bunun adı direk vatan hainliğidir. Kaç haftadır Başbakan konuşuyor, terör eylemlerinin artacağını söylüyor, bakan konuşuyor terör eylemlerinin artacağını söylüyor ama yinede terör örgütü bir taburu basıp 8 askerimizi şerefsizce şehit ediyor.

Biz bir şey dedik mi hemen Genelkurmaydan “ordunun küçük düşürülmesi için bilinçli kampanya” gibi saçma sapan bir açıklama geliyor ama nedense terör örgütü gelip taburu basıp, tankın, tüfeğin, topun arasından 8 tane şehit alıyor. Olamaz böyle bir şey, işte bu baskına karşılık verememek, bu baskını önleyememek Türk Ordusunu küçük düşürmektir.

Ben askerliği Hakkari’nin Çukurca ilçesinde yaptım, o bölgeyi, coğrafyayı az çok biliyorum, elbette Türk Ordusunun oralarda işi zor ama zaten zafer zorluk ile başa çıkmak değil midir?

Bir kere biran önce askerlik düzeni değişmeli ve çağa uygun hale getirilmelidir. Genelkurmay gerçekçi düşünmelidir, 15 aylık askerlerle bu terörle başa çıkılmaz, o bölgenin şartlarında savaşacak bu hainleri inlerinde gebertecek yürekli askerlere ihtiyacımız var. Eğer hükümet bu konuda adım atılmasını istemiyorsa bunu da bilmeliyiz, kimse bizim insanımızı feda edemez, kimse gençlerimizin fidanlarımızın kıyılmasını milletimize izah edemez.

Derhal profesyonel askerliğe geçilmeli ve o dağları çok iyi tanıyan, direnci olan, güçlü, sağlam askerler yetiştirilmelidir. Sonra oralarda insansız hava araçları hep havada, her zaman görev yapıyor, nasıl oluyor da bir taburu basacak kadar terörist ülkemize sızıp bu adi eylemi yapabiliyor. Biran evvel o bölgedeki karakolların yapısı da değiştirilmelidir.

Çukurca'da Köprülü diye bir tabur vardı ve hep basıldığına dair haber alırdık. İkide bir teröristler gelir ve o taburu taciz ederdi. Ben şaşırırdım, tabi bir sürü söylenti dolaşırdı, çoğuna inanmazdım ama bizim ordumuzun içinde bu eylemlerin yapılmasına göz yuman hainler varsa bilsinler ki bu ülkeye verdikleri zarar kendilerinin geleceklerine verdikleri zardır ve dünyanın her yerinde hainlik kadar iğrenç bir suç yoktu. İhanet bütün günahların, yanlışların başında gelir.

Neticede bugün bu on aileye ateş düşmüştür ve soruyorum bir insanın bedeli var mıdır? Bir anneye evladının acısını yok ettirecek bir maddi güç var mıdır? Bir babaya evladının yerine koyabileceği bir maddi güç verebilir misiniz? Hayır, veremezsiniz, elbette vatanımız sağ olsun ama insanımızda sağ olsun, neden bu kadar kolay ölsün? Bakın Irak ve Afganistan’da ABD bu kadar zayiat vermiyor, biz kendi topraklarımızda bir şerefiz örgütle başa çıkabilecek güçte bir devletiz.

Açıkça ifade edeyim Genel Kurmayın açıklaması beni tatmin etmiyor, askerlerimizin bu kadar kolay şehit olmasını içime sindiremiyorum. Biz kolay ölen, değil çok zor ölen askerlere sahip olmayı başarmalıyız. Şimdi kuru kuru başsağlığı mesajlarıyla bu geçiştirilecek ve kökü dışarıda olduğunu herkesin bildiği bu adi eylemler yine devam edecek. Bunu kabullenemiyorum.

Elbette biliyoruz Başbakanım terör örgütüne ihale verildi ve bu adi eylemler devam edecek ama siz ne yapıyorsunuz, bu terörün bitmesi için sadece demokrasiyi geliştirmek yetmiyor. Bu şerefsizler demokrasiden falan anlamıyor, bu şerefsizler güçten anlıyor, başlarına balyoz gibi Türk Ordusunun yumruğunun inmesinden anlıyorlar. Bakın TRT Kürtçe yayına başladı, terör azaldı mı, siz o bölgenin kalkınması için bir sürü yatırım yaptınız terör azaldı mı? Üniversiteler kurdunuz, okullar açtınız, ama azalmadı. Bunların derdi Kürtçe falan değil, BDP gibi terörün sözcülüğünü yapan bir grup bu ülkede siyasi faaliyet yapmamalı. Zaten kimse Kürtleri asimilasyon falan yapmıyor, asimilasyon yapılsaydı şimdiye kadar Kürt mü kalırdı? Bu ordu bu ülkeyi koruyabilir. AB ya da ABD bizim güvenliğimizi sağlayamaz, biz şimdi AB için bazı tavizler veriyoruz, ne oluyor adamlar sanki bu ülkede Kürtçe konuşmak yasakmış gibi şov yapıyorlar ve bilbortlara Kürtçe ifadeleri yazarak şov yapıyorlar. Bu insanlara daha ne zamana kadar Kürtlerin temsilcisi muamelesi yapılacak, ne zamana kadar bu insanlar bu adiliklerine devam edecekler. Kanımıza dokunuyor, yeter artık bu ülkeye ihanetin bir bedeli olsun ve adice terörü destekleyenler gerekli cezalara çarptırılsın.

Şehitlerimizin ailelerine ve bütün vatana baş sağlığı diliyorum…

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'daki FETÖ operasyonunda 3 tutuklama
  • "MHP ayrı parti biz ayrı partiyiz ama hedefimiz aynı"
  • Asayiş uygulamasında katil zanlısı yakalandı
  • Hayalini çatı katında sanata dönüştürüyor
  • Pompalı tüfekle dehşet saçtı!

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA