• Konya27 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Vardandan siyasilere;Tansiyonu düşürün
13 Mart 2011 Pazar 10:18

Vardan'dan siyasilere;Tansiyonu düşürün

Ekonomide son dönemde yaşanan gelişmeleri MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan ile konuşmak üzere Hürriyet bir söyleşi gerçekleştirdi
Ekonomi cephesinde son dönemde hareketli günler yaşanıyor. Bir taraftan Ortadoğu'da patlak veren olaylar ve Türk işadamlarının bölgedeki yatırımları. Diğer tarafta bu olayların etkisiyle artan petrol fiyatları, önceye göre daha büyük adımlarla inip çıkan borsa ve döviz kurları. Bir yandan da cari açık tartışmaları... Bir taraftan da yaklaşan seçimler...

MÜSİAD'ın Sütlüce'deki merkezinde görüştüğümüz Vardan, söze bir gün önce Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın kendilerine yaptığı ziyareti anlatarak başladı. Özetle, Merkez Bankası'nın son dönemdeki hem genişletici hem daraltıcı karma politikasından memnun:
"Herşeyi kontrollü yapmak lazım. Merkez Bankası da kredilerin artış hızını azaltalım diyor. Cari açık varken alınan kredi yatırıma değil tüketime ve ithalata gidiyor gibi düşünülüyorsa bizim kontrollü olmamız gerekiyor. Sonuçta bu ülke hepimizin. Bir kesimin faydası için değil genel menfaatler lehine  konuşmamız lazım. Ben Merkez Bankası'nın son dönemde aldığı kararları olumlu buluyorum."
ALMANLAR YATIRIM İÇİN GELDİ
Vardan, ben odaya girmeden az önce Almanya'dan gelen bazı işadamlarını ağırlamış. Bu işadamları Türkiye'de çeşitli sektörlerde yatırım yapmak istiyorlar.  Bunu söylerken, önceki hafta Almanya Başbakanı Merkel'in 'IBM gibi firmaları başka ülkelere kaptırmayacağız' sözünü de gülümseterek hatırlatıyor:
"Merkel öyle diyor ama Alman yatırımcılar da geliyor. Sadece Almanlar da değil birçok ülkeden işadamı grupları ile görüşüyoruz.  Sonuçta Türkiye'nin böylesine bir konjonktürde farklılaşması, fırsat kollayan firmalar için burayı cazip kılıyor." 
YENİDEN YAPILANDIRMA ÖNEMLİ
MÜSİAD Başkanı geçtiğimiz günlerde başlayan borçları yeniden yapılandırma uygulamasının önemine de işaret ediyor. Hatta Merkez Bankası Başkanı Yılmaz'ın da bu konuya vurgu yaptığını ve bu kapsamda gelecek her kuruşu artı bir değer olarak gördüğünü belirtiyor.
Vardan'a göre borçlu firmaların yeniden yapılandırmaya girmesi önemli, çünkü önümüzdeki dönemde ciddi bir denetim ve sıkı kontrol olacak. Artık eskiden oluşmuş defolar fazla görülmeyecek.
Zaten Maliye Bakanı Şimşek de bu konunun üzerinde ciddiyetle duruyor. Herkese bu fırsattan yararlanmasını tavsiye ediyor. Zira bakanlıkta sadece denetimcilerden oluşan ciddi bir kadro artışına gidiliyor. 
YENİ VERGİ SİSTEMİ ÇAĞRISI
Yeniden yapılanma tamam ama MÜSİAD'ın vergi sistemi konusunda önemli bir çağrısı var. Vardan, geçmiş dönemde kurumlar vergisinde yapılan indirimleri olumlu bulmakla birlikte bugüne kadar gelmiş olan sistemin bundan sonra devam etmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
BİZ VERİRKEN NİYE BAŞKASI VERMİYOR?
Burada en önemli nokta vergi ödeyen kişi sayısının artırılması. Eleştirisini de "Niye biz verirken başkası vermiyor? Böyle birşey var mı?" sözleriyle ortaya koyuyor:
"Verginin tabana daha geniş yayılabilmesini sağlamamız lazım. Sadece belirli kesim değil, bunun geniş manada, herkesten alınması lazım ki adalet sağlansın. Sabit gelirliler, memurlar, işçilerden kesiliyor. İşverenler fatura kesiyor ödüyor. Fakat burada belirli bir kesim var hiç vergi ödemiyor ya da çok az ödüyor. Doktorlar, avukatlar, özel öğretmenler, evde çalışan elemanlar vs..."
Peki ne yapılacak. MÜSİAD Başkanı kısaca bir makbuz ve fatura trafiği oluşturmanın gerekli olduğunu söylüyor:

"Siz o harcadığınız rakamları gider olarak gösterebilseniz, makbuz alacaksınız, fatura alacaksınız, birşey alacaksınız ve karşıdakini de vergi mükellefi haline getirebileceksiniz. Vergisini hiç vermeyenleri havuza sokmak için bir makbuz ve fatura trafiğinin oluşması lazım. Ben doktordan aldığım bir makbuzu kendi şahsi bordromda gider olarak gösterebiliyorsam, makbuz alırım, o zaman otomatikman karşı taraf da sisteme girer.
Artık herşey bilgisayarlarda görülüyor, kim kimden alışveriş yapmış, ne almış, ne satmış, tek tuşla görülüyor. Vergi denetimi daha kolay. İleride nahoş durumlarla karşılaşmamak için herkes gelsin paşa paşa hesabını ödesin. Niye biz verirken başkası vermiyor? Böyle birşey var mı?"
SAYI ARTARSA ORANLAR DÜŞER
Aslında verginin tabana yayılması ileriki dönemde vergi oranlarının düşürülmesi ihtimalini de gündeme getirecek. Vardan da bu noktaya vurgu yapıyor:
"Devletin vergi gelirinde kayıp olmaması lazım, bu çok önemli. Gelirlerin artması oranların yükseltilmesi ile değil mükellef sayısının artması ile sağlanmalı. Bu durumda vergi oranları düşürme şansı da olacak.
Benzin fiyatlarına bakın. Dışarı bağımlı olduğun bir noktada petrol artınca bu sistem içinde bu fiyatı ödüyorsun. Hoş birşey mi? Değil elbette ama ödüyorsun. Sistem bu. Günlük ödenen ÖTV'lerdeki sebep, devletin dolaylı olarak alamadığı vergileri direkt olarak alması. Mevcut durumda da bu gelirden vazgeçmek istemiyor. Tek şans, aynı verginin diğer taraftan da alınabilmesi. Biz de bunun formulünü sunuyoruz."
CARİ AÇIĞIN ÇÖZÜMÜ KOLAY DEĞİL, ÖNCELİK ENERJİDE OLMALI
MÜSİAD Başkanı Vardan, son günlerde çok tartışılan cari açık konusuna kısa vadede bir çözüm bulmanın kolay olmadığını söylüyor. Türkiye'nin şu anda gelen yatırımlar ve yüksek kredibilitesi ile cari açığı yönetebilir durumda olduğunu belirten Vardan, şunları anlatıyor:
"Bu bugün gidiyor ama biz de böyle devam etmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunu hükümet de görüyor. Ama enerji kalemi boynumuzu çok büküyor.
Türkiye'nin tüm yenilenebilir enerji kaynaklarını, hidroelektirik santralleri ve üstüne nükleer enerjiyi devreye alması lazım. Hatta lazımdı ama çok geç kaldık. Şimdi başlasanız 10 sene sonra ancak üretim olur. Biz 1995 ve 2001 yıllarında hazırladığımız enerji raporlarında nükleer enerjinin kaçınılmaz olduğunu bağıra bağıra söylemeye çalıştık. Fransa'da, Almanya'da, Japonya'da, ABD'de ve Kanada'da bunların kullanıldığını gördüğümüzde bizim niye hala dışarıya bağımlı olduğumuzu anlamamıza imkan yok. 
Petrol dışarıdan, doğalgaz dışarıdan, kömür de kısmen dışarıdan... Siz 2023'te 500 milyar dolar ihracat diyosunuz, peki bu kadar malı üretmek için ne kadarlık enerji lazım? Nasıl yapacaksınız? Mutlaka enerji yatırımlarını öncelememiz lazım. Burada bir ortak akıl oluşturup hızlı bir şekilde ilerlemek gerekiyor. Acil çözelim ki ithalattaki handikapın en büyüğünü ortadan kaldıralım."
YATIRIM ORTAMINI UYGUN HALE GETİRELİM
Vardan, Türkiye'nin açığında diğer bir önemli kalemin de makine yatırımları olduğuna dikkat çekiyor. Birçok makinanın artık Türkiye'de yapılabildiğine ancak yapılamayanların mecburen dışarıdan alındığını belirtiyor. Vardan, Türkiye'de makine üretiminde sağlanacak bazı teşvik mekanizmalarının cari açık konusunda yardımcı olacağını düşünüyor:
"İş hayatında su kolay yere akar. Eğer burada üretmek sıkıntılı ise insanlar otomatkman dışarıdan getirip satıyor. Bu acı mı, acı tabii... Burada yapılması gereken, dışarıda üretimin şartlarını içeride oluşturabilmek.
Mesela bazı firmalar gidip Mısır'da, Romanya'da, Rusya'da, Bulgaristan'da yatırım yapıyor. Biz diyoruz ki, eğer bu firmaların yurtdışına gitmelerindeki sebep o imalat türünün orada olmasını gerektirecek bir sebep değilse ve sebep sadece oradaki maliyetlerin uygunluğu ise gelin biz bu ortamı Türkiye'nin belirli bir bölgesinde oluşturalım. Onlara teşvikler verelim, hem bölgeler kalkınsın hem de kimse dışarı gitmesin. Kimse de meraklı değil zaten gitmeye."
ORTADOĞU KARIŞTI, BİNLERCE TÜRK İŞSİZ KALDI
Son dönemde Ortadoğu'da yaşanan olaylar herkesin malumu. Bölgede faaliyet gösteren çok sayıda Türk firması da bu olaylardan olumsuz etkileniyor. 
Vardan'a göre, Türkiye'nin bu bölgelerde atağa kalktığı ve iş yapabildiği bir noktada bunların çıkması bir talihsizlik. En basitinden Libya'da iş yapan 25 bin kadar Türk çalışan işsiz kaldı. Müteahhit firmaların milyar doları aşkın alacakları var. Üstelik bu alacaklar kâr da değil. Buradaki işçiliklerin, malların karşılıkları... Ve bu firmalar da para bekliyor.
BARDAĞIN DOLU TARAFI
Vardan da kısa vadede sürecin sıkıntılı olduğuna işaret ediyor. Ama bir de bardağın dolu tarafı var:
"Bu ülkelerin çoğunda 40-50 senelik iktidarlar var. Ama bunlar halkın derdinin ne olduğunu bilmeyen, hiç düşünmeyen, hiçbir demokratik ortamın olmadığı ortamlar... İşte şimdi bu halk, Türkiye'deki gelişmeyi de görünce biz bunu yapabilirz dediler. Bu bir halk ayaklanması. Eğer ileride iyi organize olurlarsa refah seviyelerinin artabileceğini ve Türkiye ile olan münasebetlerinin gelişeceğini düşünüyoruz. Çünkü bunlar tarihsel, kültürel ve dini bağımız olan kimseler. Hatta akrabalıklar da var. 
Olaylar düzeldikten sonra ilk bakacakları yer Türkiye olacak. İşte biz bu noktada proaktif olmalıyız. Eğer bu halk ayaklanmaları demokrasi ile sonuçlanırsa, ama çalkantılı bir süreç tabii ki, sistem değişikliğinden en büyük yararı sağlayacak ülkelerden birisi Türkiye olacak.
SİYASİLERE 'TANSİYONU DÜŞÜRÜN' ÇAĞRISI
Bu arada Vardan, 12 Haziran'daki seçimlere de işaret ederek siyasilere 'tansiyonu düşürün' çağrısı yapıyor:
"Haziran'da seçimler var. Geçtiğimiz seçimler hep sancılı oldu. Biz ve bizim çevremizdeki hiç kimse yaşanan tartışmalardan ve laf sataşmalarından haz almıyor. Tabii ki farklı söylemler olacak ama tansiyon yükselmesin. Artık biz de bundan sonra gidelim, seçim zamanı seçelim, sonra çalışıyorlara takdir edelim, çalışmıyorlarsa eksiklerini söyleyelim ve değiştirelim. Ama artık demokratik düzen hiç kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde otursun, hak ettiğimiz seviyeye ulaşalım
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Araç sahipleri rahatlayacak
  • Konya'da kamyon faciası: Otomobili biçti!
  • "Anasız babasız yaşanır ama vatansız asla"
  • Hafriyat kamyonları kameralarla takip ediliyor
  • Konya’da cenaze dönüşü kaza: 5 yaralı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA