• Konya19 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiyede vurmak ve vurulmak yasaklandı
16 Kasım 2014 Pazar 09:05

Türkiye'de vurmak ve vurulmak yasaklandı

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Türkiye'de yaşayan halkın büyük bir kısmı artık barışın gelmesini istiyor. İnşallah Türkiye'de vurmak ve vurulmak yasaklanmıştır. Buna artık kimsenin gücü yetmeyecektir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Anadolu Yayın Platformu tarafından Kayseri'de bir otelde gerçekleştirilen  ''Yerel Medya Bölge Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çevresindeki ülkelerle kıyaslandığında önemli bir noktada olduğunu söyledi.

Türk toplumun çok zor, ağır bir demokrasi sınavı vermiş millet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bu topraklarda sadece çok partili siyasi hayatımızda 5 kez askeri darbenin ve birçok kez darbe teşebbüslerinin olduğunu, faili meçhul cinayetlerin, toplumsal olayların nasıl tezgahlandığını biliyoruz. Bunların bir kısmına şahit olduk bir kısmını okuduk, duyduk. Bu topraklarda insanların haksız yere nasıl fişlendiğini, bırakın devlet kadrolarında olanları köşe başında dönercilik yapan insanların dahi nasıl fişlendiğini, insanların konuştukları ana dilden dolayı nasıl aşağılandığını biliyoruz. Türkiye çok zor zamanlardan çok büyük bedeller ödeyerek geldi ama çok güçlü bir siyasi birikimin de sahibi oldu."

Bugün birçok Arap ülkesinde, çevremizdeki diğer ülkelerde ciddi karışıklıklar olduğunu anlatan Kurtulmuş, bu ülkelerde devlet millet uyuşmazlığının bir türlü aşılamıyor olmasının önündeki en önemli engelin sandığın, demokrasinin olmaması olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin bu süreçleri Suriye, Mısır gibi yaşamamasının gelişmiş bir demokrasiye sahip olmasından kaynaklandığını dile getiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Sandık ortada oldukça millet ne düşünüyorsa o olur. Bizim siyasi kanaatimizin en zıttı noktada duran parti veya partiler onlar iktidar olur sandıkta çıkarlarsa başımızın üstünde yeri vardır. Bir kelime bile eleştiri yapmadan iktidarlarını kabul ederiz. Ama Türkiye'de seçkin zihniyetine sahip olanlar henüz bu siyasi olgunluğa erişmiş değiller. Hep beraber medya kuruluşları olarak bu siyasi olgunluğu destekleyecek ve teşvik edeceğiz. Aynı şekilde Türkiye'nin çevresindeki bütün gelişmelerde bu ağır türbülanslardan etkilenmeden devam etmesinin önemli nedenlerinden birisi de Türkiye'nin siyasi ve iktisadi bir istikrara sahip olmasıdır. Çevremizdeki ülkeler büyük bir türbülans içindeyken Allah'a şükür Türkiye'de barış ve huzur içinde yaşıyoruz. Allah bu huzurumuzu bozmasın. Bu istikrarımızı artırarak, sistematik hale getirerek şahıslardan, siyasi partilerden uzak Türkiye'nin gücü haline getirerek yolumuza devam etmemiz gerekiyor."

Çözüm süreci

Gelinen süreç içinde Türkiye'nin sadece siyasi istikrarını korumakla kalmadığını ifade eden Kurtulmuş, Cumhuriyet tarihi boyunca en zor, en kanlı, en önemli, en hayati sorunu olan "Kürt meselesi, doğu meselesi" adına ne derse densin, bunu çözüm süreciyle çözme konusunda büyük bir irade ortaya konulduğunu söyledi.

Türkiye'de bu iradenin daha önce de konulduğunu hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Ben rahmetli Özal ve Erbakan'ın kendi iktidarları zamanında bu meseleyi çözmek için neler yaptıklarını, hangi teşebbüste bulunduklarını bilen birisiyim. Ama maalesef o eski Türkiye'deki karanlık odaklar böyle bir barış sürecine müsaade etmedi. O gün ki siyasi iktidarlar adım dahi atamadı. Çünkü o zaman Türkiye'nin maalesef görünürde bir siyasi iktidarı vardı. Siyasi iktidarın işleri bürokratik oligarşi diye özetlediğimiz o yapı içinde paylaşılıyor hatta bazı alanlarda sivil siyasete dahi müsaade edilmiyordu. Bunlar hepsi Türkiye'nin gerçekleriydi. Ama çok şükür bugün bu adımlar atılıyor."

"Türkiye Suriye gibi bir hale getirilmeye çalışıldı"

Suriye paramparça olmuş vaziyetteyken Irak'ta herhangi ciddi bir yönetim yapılamıyorken Türkiye'nin bırakın kendi içinde bir türbülansı, var olan en önemli sorununu da çözme yolunda büyük bir adım attığını anlatan Kurtulmuş, şöyle dedi:

"Tabi ki bu işe başlarken bu işin çözülmesinden Türkiye'nin büyük çoğunluğu memnun olurken memnun olmayacak iç ve dış mahfillerin olduğunu da bilmiyor değiliz. Bu süreci provoke edecek Türkiye'nin ayaklarındaki prangalardan kurtulmasına müsaade etmek istemeyecek olanların varlığından haberdarız. Bir takım provokasyonlara hazırız. 6-7 Ekim olaylarında bu provokasyonlar yapıldı. Türkiye Suriye gibi bir hale getirilmeye çalışıldı. Hatta ondan öncesi 17 ve 25 Aralık operasyonları. Zannetmeyin ki sadece bir hükümete karşı yapılmış operasyondu. Sadece yolsuzluk üzerinden yapılmış bir operasyon olduğunu zannetmeyin. Bu operasyonları yapanlar hiç şüpheniz olmasın ki Türkiye'nin Suriye'den, Ukrayna'dan, Mısır'dan bin beter olması için düğmeye bastılar. Ama bir kere daha karşılarında milleti buldular."

"Türkiye'de vurmak ve vurulmak yasaklandı"

30 Mart'ta millet gerekli reaksiyonu ve iradeyi göstermemiş olsaydı bugün bu salonda konuşma imkanlarının olmayacağını belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Türkiye bu anlamda en önemli sorununu da Allah'a şükür çözüyor. Kıyamete kadar toprağa gömülmek üzere Türkiye silahlara veda etmeye hazırlanıyor. Bunu engellemek isteyenler olacak. Yine silahların gölgesinden, barut, kan kokusundan siyaset üretmek isteyenler olacak. Türkiye'de yaşayan halkın büyük bir kısmı artık barışın gelmesini istiyor. İnşallah Türkiye'de vurmak ve vurulmak yasaklanmıştır. Buna artık kimsenin gücü yetmeyecektir. Türkiye bir nehrin karşısına geçiyor. Çözüm süreci o. Yüzde 70-80'i bitti. Geri dönüşüm maliyeti karşıya geçmenin maliyetinden çok daha yüksek. Birileri Türkiye'nin vazgeçmesini geri dönmesini istiyor. Alternatifi ise yeniden silahların konuşması. Türkiye'nin Suriye gibi olmasına müsaade etmeyeceğiz."

"Terörün maliyeti 1,2 trilyon dolar"

Terörle mücadelede 30 yılda yaklaşık 35 bin insanın hayatını kaybettiğini, bunların 7 binini şehitlerin oluşturduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Üniversite hocaları ve araştırmacılarla bir araştırma yaptık. Terörün Türkiye'ye 30 yılda maliyeti en az hesaplamayla 1,2 trilyon dolardır. Türkiye eğer teröre 1,2 trilyon dolar harcamasaydı bugün kişi başına milli gelir en az 20 bin dolar seviyesinde olurdu. Marmaray'ı, üçüncü köprüyü 10 sene evvel yapabilirdik. Hep övünüyoruz Türkiye'de 200'ün üzerinde üniversite var diye. Evet güzel gelişmedir. Ama Türkiye bunları 10-15 sene evvel yapardı" şeklinde konuştu.

Çözüm süreciyle Türkiye'nin çok daha ileri noktalara geleceğini vurgulayan Kurtulmuş, bu memlekette horlanan, aşağılanan, köyü yakılan, dışkı yedirilen, ismi zorla değiştirilen ve çocuğuna istediği ismi koymaktan uzak görülen kişilere bütün haklarını vereceklerini sözlerine ekledi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Başkan Altay, sosyal medya kullanıcıları ile buluştu
  • 77 yaşında hukuk fakültesini bitirdi
  • Başbakan'dan Barzani'ye flaş çağrı
  • Seha Yapı sosyal medyada Türkiye 3’üncüsü
  • Konya'da elektrik akımına kapılan operatör öldü

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA