• Konya23 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye’nin değil, Dünyanın ekseni değişiyor!
17 Haziran 2010 Perşembe 13:50

Türkiye’nin değil, Dünyanın ekseni değişiyor!

Ülke olarak yapılan her hamle, atılan her adım hem bölge barışına hem dünya barışına, istikrarına ve gelişmesine katkı sağlamaktadır

 

“Türkiye'nin bölgesinde etkin bir güç olma hedefiyle izlediği politikalar somut sonuçlar vermektedir. Ülke olarak yapılan her hamle, atılan her adım hem bölge barışına hem dünya barışına, istikrarına ve gelişmesine katkı sağlamaktadır.”

 MÜSİAD Konya Şube Başkanı Aslan Korkmaz, son günlerde gündemde yer alan “eksen kayması” konusuna ilişkin olarak yazılı bir açıklama yaptı.

 Son yıllarda Türkiye’nin dış politikasında önemli değişimler ve gelişmeler yaşandığını belirten Aslan Korkmaz, Türkiye'nin bölgesinde etkin dünyada saygın bir güç olma hedefiyle izlediği politikaların somut sonuçlar verdiğini kaydederek şunları söyledi: “Türkiye, geçmişten gelen kültür ve bilgi birikimi ile bunu günümüzde somut hamlelerle birleştirerek bölgesinde parlayan güçlü bir yıldızdır. Yaşanan olaylara bakılıp, tarihimiz incelenirse Türkiye’nin yardımdan kaçmayan, her zaman mazlumun yanında yer alan bir ülke olduğunu çok rahatlıkla görebiliriz. Çünkü Selçuklu ve Osmanlı torunu olarak bizler ecdadımızdan bunu öğrendik. Yapılan eksen kayması tartışmaları kabul edilir olmayıp, Türkiye’nin uyguladığı politika; sadece tarih, kültürel ve kardeşlik bağlarının olduğu komşularıyla daha sıcak ilişkiler kurmaktır. Türkiye’nin gelecek yıllardaki uluslararası konumu ve bu konumun getireceği stratejik ve taktik hedeflerin tespiti konusu sadece uluslararası ilişkilerin seyrini değil, toplumun çok yönlü dönüşümünü de incelemeyi gerekli kılan teorik bir çerçevede ele alınmak zorundadır. Bu açıdan tarih, coğrafya, kültür, siyaset, ekonomi ve güvenlik parametreleri geniş bir perspektif içinde tahlil edilmelidir.”

“Dünya haritasına bakıldığında Avrupa ülkelerinin de komşularıyla hem siyasi, hem askeri hem de ekonomik alanlarda sıcak ilişkiler içerisinde oldukları aşikârdır. Bunun en belirgin örneği kendi aralarında kurmuş oldukları AB’dir. Yine ABD-Kanada-Meksika gibi ülkelerin kendi arasındaki Nafta Birliği, Rusya-Çin-Kazakistan gibi ülkelerin kurduğu Şanghay Beşlisi gibi örneklere bakıldığında Türkiye’nin de bu bölgede aynı şeyleri yapmasına yapılan eleştiriler art niyetin göstergesi olup, düşünülmesi gerekmektedir. Özellikle Avrupa ülkelerinin bizim komşu ülkelerimizle hiç bir tarihi geçmişleri olmamasına rağmen bu bölgedeki ülkelerle ticaret yapmakta ve iç siyasetlerinde müdahil olmaktadırlar. Avrupa ve Amerika bunu yapıp, bu şekilde davranırken ekseni doğuya kaymıyor da, Türkiye dik duruşuyla, bunu yapınca mı ekseni doğuya kaymış oluyor?”

Haritaya bakıldığı zaman coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin komşularıyla ticari ve ekonomik ilişkiler anlamında sıcak olmasından daha doğal bir şey var mıdır? Osmanlı Devleti’nin tarihi ve jeopolitik zemininde doğmuş bulunan ve o mirası devralan Türkiye’nin ilişkilerini, savunmasını, ekonomisini sadece sahip olduğu sınırlar içinde düşünmesi ve planlaması zaten imkânsızdır. Bu yüzdendir ki Türkiye’nin de yaptığı her hamle, atılan her adım bölge barışına, istikrarına ve bölgenin ekonomik olarak gelişmesine katkı sağlamaktır. Şu an uygulanan dış politikanın öncekilerden farkı, komşularla ilişkilere çok önem verilmesidir. Bu net politikalar, on yıl gibi kısa bir sürede dış politikadaki etki alanını genişleten Türkiye’nin, bu sayede bölgede siyasi olduğu kadar, ekonomik ve kültürel etkisinin de hızla artacağını göstermektedir. Eksen kayması diye adlandırılan konu da, aslında dış ilişkiler alanında izlenen politikaların bugün eskiden daha fazla önem kazandığının bir göstergesidir” dedi.

Türkiye yaşanan bu süreçte ve gelişmelere bağlı olarak, Avrupa Birliği ile müzakereleri sürdürmekte ve ne Avrupa Birliği sürecinden kopmakta ne de batıya sırtını dönmektedir diyen Korkmaz; “AB konusunda Türkiye elinden geleni yapmaktadır. Ama yıllardır AB kapısında bekletildiğimiz tüm kesimler tarafından bilinmektedir. Onlar AB’ye aldılar da biz mi girmedik? Bu çerçevede, MÜSİAD olarak, kısa ve orta dönemde dış politika stratejisinin önemine inanıyoruz. Özellikle ekonomi alanında, 2023 hedeflerine ulaşmak için dış politikamız tüm tartışmaların dışında günden güne çok daha güçlü hale gelecektir” dedi.

“Bugün için artık, Türkiye, kendi coğrafyasında ayakları yere sağlam basan, kendine güvenen, kendi çekim gücünü oluşturan ve kendi kaderini tayin edebilen bir ülke konumuna gelmiştir. Türkiye kuzeyiyle, güneyiyle, doğusuyla ve batısıyla ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerini sürdürmekte ve komşularıyla maksimum entegrasyon çerçevesinde bu doğal ilişkiyi üst seviyeye taşımaktadır.  Özellikle, kamu görevi üstlenenlerin yanı sıra, işadamları ve sivil toplum örgütleri, dünyanın her ülkesine giderek, işbirliği yollarını artıracak ve Türkiye’yi ihracat hedeflerine ulaştıracak bir sinerji oluşturmalıdırlar. MÜSİAD olarak biz bu sinerjinin, sadece Türkiye için değil aynı zamanda bölgenin tamamına, ekonomik ve siyasi alanlarda istikrar ve refah getireceğine, bölge ve dünya barışına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önceki dönemlerde şahit olduğumuz, söylenilenlerin arkasında durulmayıp, bir gecede söylemlerden geri adım atılan bir dönem mi istiyoruz? Yoksa dik duruşuyla, tarihinin ve coğrafyasının kendisine biçtiği misyonla, doğru bildiklerini yaparak, emin adımlarla kendi içinde, bölgesinde ve dünyada parlayan bir yıldız olan Türkiye’mi istiyoruz?”

 

 

 

 

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Araç sahipleri rahatlayacak
  • Konya'da kamyon faciası: Otomobili biçti!
  • "Anasız babasız yaşanır ama vatansız asla"
  • Hafriyat kamyonları kameralarla takip ediliyor
  • Konya’da cenaze dönüşü kaza: 5 yaralı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA