• Konya2 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye ilham kaynağı
06 Ocak 2015 Salı 15:11

Türkiye ilham kaynağı

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Raiser, "Dünyadaki birçok gelişmekte olan ülke ve yükselen piyasalar için Türkiye, ilham kaynağı olmayı sürdürüyor" dedi.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser, Türkiye'nin küresel krizin yaşandığı 2009 yılı sonrasındaki istihdam yaratma performansına ilişkin, "Türkiye, AB Komisyonu'nun ortaya koyduğu 350 milyar avroluk yatırım paketiyle yaratmayı düşündüğü istihdamdan çok daha fazlasını sağladı" dedi.

Raiser,  Dünya Bankasının hazırladığı, Türkiye’nin Deneyimleri: Entegrasyon, Kapsama, Kurumlar Raporu'nun Ankara sunumu nedeniyle Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından düzenlenen toplantıda, Dünya Bankası ve Türkiye'nin ortaklıklarından iki tarafın da birçok şey öğrendiğini belirtti.

Dünyadaki birçok gelişmekte olan ülke ve yükselen piyasalar için Türkiye'nin ilham kaynağı olmayı sürdürdüğünü dile getiren Raiser, raporun Türkiye'nin bugün geldiği noktayı anlatmaya çalıştığını ifade etti.

Türkiye'nin yakın zamandaki ekonomik geçmişinin iki temayla açıklanabileceğini anlatan Raiser, "Herşeyden önce Türkiye başarılı bir ekonomik entegrasyon hikayesi. Liberilizasyon, yeni fırsatlar ortaya koydu ve özel sektör bu fırsatları başarıyla kullandı" diye konuştu.

Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal dönüşümün ikinci temasının ise kapsayıcılık olduğunu vurgulayan Raiser, sosyoekonomik farklılıkların yoksul ve zengin kesim, doğu-batı, kadın-erkek arasında giderek azaldığını belirtti.

Kurumsal kalitenin önemine de değinen Raiser, iş yapma ortamı, kamu maliyesi yönetimi, altyapının düzenlenmesi, imar planları, fikri mülkiyet hakları, hukukun üstünlüğü gibi konularda Türkiye'nin henüz yüksek gelir grubundaki bir ülke olmak için gereken kurumsal oluşumları tam olarak yerine getirmediğine işaret etti.

Yurt içi tasarrufları artırmanın yolları bulunmalı

Türkiye'nin son 40 yılda "küresel görünürlüğünün arttığını" ve ihracatta önemli gelişmeler kaydedildiğini ifade eden Raiser, "Türkiye'de şu an birçok kişi Gümrük Birliğinin değerini sorguluyor. Şunu hatırlatmak isterim ki Gümrük Birliği olmasaydı Türkiye'nin yaşadığı ilerleme ortaya çıkmayacaktı" değerlendirmesinde bulundu.

Bankacılık sektörünün geçmişte Türkiye'nin yumuşak karnı olduğunu belirten Raiser, bugün ise mali istikrarın ve verimli özel sektör büyümesinin temel kaynağı hale geldiğini dile getirdi. 2009 krizinden sonra Avrupa'daki bankaların kaynak yaratmada sorun yaşarken, Türkiye'nin bir istisna olma özelliğini koruduğunun altını çizen Raiser, "Çünkü Türkiye'deki bankalar 10 yıl önce zor yoldan öğrenmişlerdi ve güçlü sermaye tamponlarıyla da dışarıdan kaynak cezbetmeye devam ettiler" dedi.

Türkiye hızlı kentleşiyor

Özel sektörün 1980 ve 1990'lardan sonra yeni fırsatları çok iyi kullandığına dikkati çeken Raiser, 1990'ların ortasından itibaren Türkiye'deki verimlilik artışının BRICS ülkelerinden daha fazla olduğunu söyledi.

Yıllar içinde Türkiye'de toplam istihdam içinde tarım sektörünün payının düştüğünü hizmetler sektörünün ise arttığını kaydeden Raiser, bunun Türkiye'deki verimlilik artışının itici gücü olduğunu dile getirdi.

Altyapıya yapılan yatırımın Türkiye'deki verimlilik artışının en önemli itici güçleri arasında yer aldığına işaret eden Raiser, "Hükümet hızlı büyüyen Asya ülkelerine göre altyapıya daha az harcama yapmak zorunda" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin diğer ülkelere kıyasla daha hızlı kentleştiğini de anlatan Raiser, son 40 yılda Türkiye'nin gelir ve kentleşme artışını başa baş götürdüğünü belirtti.

İstihdama ilişkin değerlendirme

Küresel kriz sonrasında Türkiye'deki istihdam performansına da değinen Raiser, "Türkiye AB Komisyonu'nun ortaya koyduğu 350 milyar avroluk yatırım paketiyle yaratmayı düşündüğü istihdamdan çok daha fazlasını sağladı" dedi.

Kamu hizmetlerine erişimin artmasının da Türkiye'nin ilerleme kaydettiği alanlar arasında yer aldığını vurgulayan Raiser, Genel Sağlık Sigortasının hayata geçirilmesi sayesinde sağlıkta zengin ve yoksul kesim arasındaki farkların azaldığını söyledi.

Raiser, yaşanan tüm olumlu gelişmelerin kamu mali yönetiminin istikrara kavuşturulması ve kamu borç stokunun azaltılması ile sağlandığına işaret etti.

Türkiye'de fırsat penceresi var

Türkiye'nin karşılaşabileceği muhtemel zorluklar hakkında da konuşan Raiser, ülkenin Orta Gelir Tuzağını aşma endişesi taşıdığını kaydetti. 1960'lardan bu yana bakıldığında bunu sorunu aşan az sayıda ülke bulunduğu kaydeden Raiser, "Türkiye, AB yakınsama makinesinin bir parçası ve bu yakınsama makinesi Estonya, Polonya gibi ülkeleri son 10 yılda yüksek gelir grubuna yükseltti" ifadesini kullandı.

Çalışan nüfusun ekonomiye katılımının da artırılmasının önemine dikkati çeken Raiser, Türkiye'nin AB'den 10 yaş daha genç olduğunu kaydetti. Demografik bilimcilerin değerlendirmelerine göre bunun bir fırsat penceresi olduğunu anlatan Raiser, "2015 yılı dünyada bağımlılık oranlarının yükseleceği ilk yıl olacak çünkü yaşlanan nüfus iş gücünden daha hızlı büyüyor. Dünya ile kıyaslandığında Türkiye'de ise 10-15 yıllık fırsat penceresi var" dedi.

TEPAV İcra Direktörü Güven Sak da Türkiye'nin geçmişte ucuz emek sayesinde bir şeyleri başardığını belirterek, "Adaleti ve eğitimi ucuzlatıp yolsuzlukları pahalı hale getirmemiz gerekiyor" ifadesini kullandı. 2023 hedeflerinin hala ulaşılabilir olduğunu düşündüğünü dile getiren Sak, kişi başına düşen milli geliri yeni teknolojiler sayesinde 25 bin dolara çıkarmanın mümkün gördüğünü söyledi. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA