• Konya10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk bayrağını ellerine alamayanlar var
06 Haziran 2011 Pazartesi 08:32

Türk bayrağını ellerine alamayanlar var

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için "dişlerini sökeceğim" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Kazlıçeşme mitinginde yanıt verdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için "dişlerini sökeceğim" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Kazlıçeşme mitinginde yanıt verdi. Erdoğan, "Kılıçdaroğlu meslek şaşırdı galiba. Fakat Kılıçdaroğlu, ben bu dişleri sana teslim etmem. Sen yine git, hesap uzmanlığına devam et. Allah senin gibi hesap uzmanlarının eline bu ülkeyi düşürmesin" dedi.

Başbakan Erdoğan, İstanbul'daki en büyük mitingini Kazlıçeşme'de yaptı. Kazlıçeşme Meydanı'nı dolduran binlerce kişiye seslenen Erdoğan, "BDP'linin eline CHP bayrağı tutturup, Türk bayrağı tutturamayanlar var. 12 Haziran, onlara hesap sorma günü olacak" diye konuştu. "Dünyanın bizden ses beklediğinin, uzanacak el beklediğinin, imdat beklediğinin farkındayız" diyen Erdoğan, şöyle konuştu;

"Medeniyetin, tarihin, kültürün üzerimize yüklediği sorumluluğun farkındayız. Onun için hizmet diyoruz, millet diyoruz, demokrasi diyoruz, özgürlükler diyoruz, temel hak ve özgürlükler istiyoruz. Zalimin egemen olduğu, zulmün hükümdar olduğu bir dünya değil, hoşgörünün, saygının, dayanışmanın, dostluğun kardeşliğin egemen olduğu bir dünya istiyoruz. Başka bir hedefimiz yok. Böyle bir dünyanın mücadelesini veriyoruz. Onun içi n bütün dünya yeniden İstanbul'a bakıyor. AB'de, BM'de NATO'da, OECD'de, İslam Konferansı Örgütü'nde, G-20'de var gücümüzle bunu anlatıyoruz. Mağdurların sesi olmaya çalışıyoruz. Diktatörler bu insanları ezmesin, zalimler bu mazlumlara zulmetmesin istiyoruz. Ellerinde büyük imkanlar olanlar savaş baronlarıyla çocukları öldürmesin uluslar arası sularda korsanlık yapılmasın, çocuklar anneleri birlikte dururken oraya bombardıman yapılarak o yavrular ölmesin. Biz istiyoruz ki fosfor bombaları Gazze'nin üzerine inmesin. Orantısız güç kullanmak suretiyle insanlar öldürülmesin. Bizim derdimiz bu."

Erdoğan; Bakanlarda, Ortadoğu'da, Kafkaslarda barışın hakimiyetini savunduklarını belirterek, Türkiye'nin artık ekonomisiyle ve insanıyla güçlü bir ülke haline geldiğini vurguladı. Erdoğan, "Biz sıradan bir ülke değiliz. Biz bir kabile devleti değiliz. Bize büyük düşünmek yakışır. Geleceğe ilişkin büyük iddialı hedefler belirleyip onlara koşmak zorundayız. İstanbul'dan devraldığımız miras budur. Eğer bu ülkeye hizmet edeceksek, eğer 81 vilayette işsizliği, yoksulluğu en aza indireceksek bunu demokrasiyle yapacağız. Aktif dış politikasıyla yapacağız. 8.5 yılda Türkiye'yi bu şekilde büyüttük. Önümüzdeki yıllarda da böyle yapacağız. İstanbul Türkiye'de ölçü. 12 haziran seçimleri donrası en büyük projemiz yeni bir anayasa. 2002 3 Kasım'da bu millet, 'yeter, söz de karar da bu milletin' dedi. Yönetime el koydu. Millet el koydu. O günden itibaren sizin desteğinizle sizin kararınızla dualarınızla demokrasiyi güçlendirdik. Şimdi ileri demokrasi diyoruz. Daha güçlü olmamız lazım. İstanbul'un sandıkları gümbür gümbür patlattığı bir 12 Haziran istiyoruz. İstanbul'un bunu başaracağına inanıyorum" diye konuştu.

"SİVİL, KATILIMCI, ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR ANAYASA İSTİYORUZ"

AK Parti'nin, CHP'nin İzmir mitingini üçe katladığını savunan Erdoğan, alandan yükselen "Kıskananlar çatlasın" sloganları üzerine, "Çatlamasınlar. Onları da aramıza katacağız" dedi. Artık milletin kendi anayasasını yazacağını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti;

"Millet artık kendi anayasasını şekillendiriyor. Sivil, katılımcı, özgürlükçü bir anayasa istiyoruz. Bunun için de biz büyük ölçüde hazırız. Bütün STK'lar buna katılacak. Fakat 367'nin üzerinde milletvekili ile iktidara gelirsek millet bu görevi bize vermiş olacak ki biz o zaman çağrımızı yapacağız. 26 maddede bizimle çalışmadılar. Parlamentoda inanın sadece oyalamak için, bittiğinde görüntü vermek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. CHP ve MHP grubunda çektiğimiz resimler var. Sıralar bomboş. Sadece AK Parti var. Çünkü biz milletin verdiği görevin idrakindeyiz. Millet bize parlamentoda çalışın, yasa çıkarın diye oy verdi. Ama bu beyefendiler yatıyor, bunlar da çalışmak diye bir şey yok. İşlerine gelmediği zaman 'aceleniz ne, sabahlara kadar çalışıyorsunuz' diyorlardı. Bizim bu ülkede çok çalışmamız lazım. Yasal düzenlemeleri yapacağız. Bizzat 15 gün arkadaşlarımla sabahlara kadar orada durdum. Bütün engellemelere rağmen, 26 maddeyi çıkardık. Bu süreci böyle devam ettiriyoruz. Biz geçtiğimiz yıl 12 Eylül'de bunu yaptığımızdan itibaren bugüne kadar 26 madde ile birlikte uyum yasalarını çıkarmaya başladık. Geldiğimiz noktada iyiyiz, daha iyi olacağız. Biz istiyoruz ki Türkiye'de değişimi farklı yaşayalım, Türkiye'de değişimi halkımıza farklı yaşatalım."

"CHP'NİN GENLERİNDE YOKLUK VARDIR, İFLAS VARDIR"

Erdoğan, seçim gezileri kapsamında gittiği illerde karşılaştığı ilginç manzaralardan da bahsederek, "Antalya'ya gittim. Yanıma bir beyefendi geldi. Şu, toz çeker dağıtım kartı. Burada 1973 yılında İbrahim Karaca adı altında bir vatandaşımız, şu gördüğünüz dağıtım kartıyla 'toz şeker alırdık' diyor. Hale bak. CHP budur. Trabzon'da bir vatandaş elime nüfus kağıdını tutturdu. Bunda sene 1942, 2 metre tirit bezi verin diyor. Altına da damgayı vurmuşlar. İsterlerse ismini de veririm. Akçaabat'tan Mustafa Hikmet. 15 Temmuz 1937 doğumlu bir amcamız, öldü, Allah rahmet eylesin. Fazla geriye gitmeye gerek yok. Sayın Baykal 70'li yıllarda enerji bakanıydı. İstanbul'umuzda biz mazot, benzin, gaz yağı bulabiliyor muyduk? O dönemi yaşayanlar bilir ama gençler bilmez. Şimdi gençler oy kullanacak. Gençler bunu bilin. Bu CHP'nin genlerinde yokluk vardır, iflas vardır bunu böyle bilin. Bunların kuru sıkı atmasına bakmayın bekara karı boşamak kolaydır. Bunların yaptığı bu" dedi.

Kalabalığa "CHP'nin projesi var mı? İstanbul'la ilgili projeleri var mı" diye soran ve "hayır" cevabını alan Erdoğan, Kanalistanbul projesine yönelik Kılıçdaroğlu'nun eleştirileri olduğunu anlattı. Başbakan Erdoğan, "Ben Kanalistanbul dedim, o ne dedi 'burada insan yok.' Animasyonda yanlış yaptık. Yanlışımız kanalda gemileri yürüttük, halbuki insanlarımızı yürütecektik. Denizin üzerinden insanları yürütseydik Kılıçdaroğlu 'yürüttünüz ama insanlar yüzme bilmiyor' derdi. Düşüncesi bu. Kanal yapılacak burada onbinlerce insan çalışacak. Bu kanal kendiliğinden yapılmaz ki. Ayrıca bu projenin sağında solunda belli noktalarında yapılanma olacak. Buralarda insanlar oturacak, alış veriş merkezleri olacak. Burada bütün Karadeniz'in canlıları, balıkları Marmara ile de bululacaklar. Kanalistanbul ile bir çevre devrimini gerçekleştiriyoruz. Boğaz'ı büyük bir tehditten kurtarıyoruz. Daha önce meşhur Romen tankeri, Selimiye önlerinde yandı. O yandığında birçok hamile kadın rahatsız oldu ve düşük yaptı. 3 ayı aşkın belki daha fazla süre o gemi orada yandı. Şimdi artık daha büyük gemiler var. Geçen akşam çıkmış diyor ki 'bu Montrö'ye aykırıdır'. Montrö'nün avukatlığı sana mı kaldı? Anlaşma imzalanırken böyle tankerler mi vardı? Ne tarihi takip ediyor, ne bugünü. Buradan 150 bin tonluk tankerler geçerken dümeni kilitlenip, Boğaz'da saplanması halinde orada yaşanacakların hesabını yapıyor musun? Montrö yapılırken buradan küçük gemiler yapılıyor. Biz çevreyi, ülkemizi hem de bu bölgede yaşayan insanımızı korumak zorundayız. Kanalistanbul böyle bir önemi var, böyle bir değeri var. Ama Kılıçdaroğlu bunun farkında değil. Alışacak, öğrenecek. Daha çıraklıktan geçmedi. Bunu bir kere halletmemiz lazım" ifadelerini kaydetti.

"DEPREME DAYANIKLI OLMAYAN BİNALARIN SAHİPLERİYLE KONUŞACAĞIZ"

İki şehir projesinden de bahseden Erdoğan, projenin depreme dayanıklı şekilde yapılacağını belirtti. Erdoğan, zemin etüdünü yaparak bu adımları atacaklarının altını çizerek, "Depreme dayanıklı olmayan binaların sahipleriyle konuşacağız. Ben şu anda yerimde oturmak istiyorum derse çık kirada otur biz kiranı öderiz, burada yapacağımız konutlara yerleşirsin. Onu da kabul etmedi kusura bakma burayı kamulaştıracağız. Üç tane alternatif. Alışkanlıklar zaman zaman atılacak olumlu adımları engelliyor. Buna da müsaade edemeyiz. Biz şehir kurmada tecrübeliyiz. Başakşehir'i, Hilalkent'i, Ataşehir'i biz kurduk. Biz yaptığımızla konuşuyoruz. CHP sen İstanbul'a ne yaptın, ne yapacaksın? Çıkıyor televizyonlara, televizyonda kimse bunu sormuyor. Takılmışlar aile sigortası. Senin 'vereceğim' dediklerini biz veriyoruz. Her doğan genel sağlık sigortası ile doğuyor mu" dedi.

"SAYIN BAHÇELİ SEN YİNE BİLDİĞİNİ OKU AMA GEÇ KALDIN"

Başbakan Erdoğan, konuşmasında Kılc,ıçdaroğlu'nun yanı sıra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi de eleştirdi. Erdoğan, "Sayın Bahçeli, -TOKİ'nin başkanını da başbakanı da yüce divana vereceğim- (diyor). Sayın Bahçeli sen bildiğini yine oku. Geç kaldın, 8.5 yıl geçti, bu arada bu işi yapsaydın. Bizim endişemiz yok. Abdestinden şüphesi olmayanın namazından şüphesi olmaz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli için "ruh ikizi" benzetmesini yapan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kılıçdaroğlu, İstanbul'da belediye başkan adayıydı, Kadir Bey ile ilgili bir dosyadır tutturdu gidiyordu. Kadir Bey'in dokunulmazlığı yok nerede o dosya. Hadi çıkar. Benim milletim, CHP'li kardeşim, hala bu adama inanacak mı? İşte Kadir Bey'in dokunulmazlığı yok, ver mahkemeye. Dürüst değil. Tutturdu benim Kayseri Belediye Başkanımla bir tane çek senet noktasında çeklerini, senetlerini ödemeyen bir tane milletvekili var, onun getirdiği sahte şeylerle oradan rant elde etmeye çalışıyor. Benim Grup Başkenvekilim Mustafa Elitaş'a sadece 240 milyar kira ödemediği için borcu var o milletvekilinin. Sayın Kılıçdaroğlu, senin bu milletvekilin ödemiyor sen öde, ayıptır. Sayın Elitaş ile mecliste çok yüz yüze baktınız. Sen de grup başkenvekiliydin, o da. Bunu öde de, arkadaşının bu yanlışını düzelt. Tutturmuş benim belediye başkanımla uğraşıyor. Sayın Kılıçdaroğlu, senin bütün belediye başkanlarını topla, benim bir Mehmet Özhaseki'm yapmaz. Çünkü Kayseri'yi onlar nasıl değiştirdiler, nasıl dönüştürdüler ortada. Sen benim belediye başkanıma böyle bir iftirada bulunamazsın. Mehmet Özhaseki nerede, seninkiler nerede? Bir televizyon programında kendisine soruyorlar 'Edirne'de 12 yıla mahkum olmuş, şu anda Yargıtay'da olan Edirne Belediye Başkanınızla beraber aynı fotoğraf karesine girdiniz, doğru muydu' diyor. 'Yargıtay kesin kararı vermedi ki' diyor. Şimdi sen bırak Yargıtay'ın kesin kararı verip vermediğini. İlk mahkeme iki davadan 12 yıl gibi bir ceza vermiş. Şimdi Yargıtay'ı konuşuyorsun. Mehmet Özhaseki ile ilgili açılmış dava yok. Ağzına dolamışsın, devam ediyorsun. Böyle siyasetçi olur mu? İstanbul, Kayseri 12 Haziran'da bunun bedelini ağır ödetmemiz lazım. Çünkü biz bu iftiralara dayanamıyoruz. Müfteri hesabını sandıkta vermeli."

"İZMİR'DE MİTİNGİMİZE KATILIM, KILIÇDAROĞLU'NUN MİTİNGİNİN 3 KATI"

"Biz milletle geldik, çetelerle gelmedik. Biz cezaevlerindekileri kurtarmak için listeye adam koymadık" diyen Erdoğan, MHP'nin de aynı şekilde hesap yaptığını savundu. Erdoğan, "Bu hesabı 12 Haziran'da benim milletim bozacak" dedi.

Taksim'de yapılacak projelerle ilgili de konuşan Erdoğan, yeniden inşa edilecek Topçular Kışlası'nın dönemin CHP'li belediye başkanı Lütfi Kırdar tarafından yıkıldığını anlattı. Erdoğan, "CHP yıkar, biz yaparız. CHP, Topçu Kışlası'nı yıktı, biz yapacağız" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, dün Kazlıçeşme'de miting düzenleyen Kılıçdaroğlu'nun alanda bir milyon insanın toplandığını iddia ettiğini ifade ederek, "Eğer Sayın Kılıçdaroğlu böyle bir hesap uzmanıysa, biz yandık. Tüm emniyet burada. Bu nasıl hesap uzmanı anlamıyoruz. Azami ne kadar şişirirsen şişir 100 bin. İzmir'de bizim yaptığımız miting, aldığımız rakamlara glc,öre Kılıçdaroğlu'nun mitinginin 3 katı. Buradaki mitingin katılımından İzmir daha fazlaydı. Burada da yüreği varsa çekilmiş olan resimleri yan yana koysunlar, katılım ortaya çıkar. Eğer öyle diyorsa bugünkü mitingimizde 10 milyon var. Sahneyi önde kurdurmuş, uyanık ya. Sayın Bahçeli de bu alanın dörtte birinde yaptı" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun dünkü mitinginde kendisine yönelik söylediği "Dişlerini sökeceğim" sözlerini de eleştiren Başbakan Erdoğan, "Ya sen hesap uzmanı mısın, diş doktoru mu? Meslek şaşırdı galiba. Burada krizler var herhalde ki, 'diş sökeceğim' diyor. Fakat Kılıçdaroğlu ben bu dişleri sana teslim etmem. Sen yine git hesap uzmanlığına devam et. Allah senin gibi hesap uzmanlarının eline bu ülkeyi düşürmesin. Önce mesleğini doğru seç. Zaten bu manada kayıpsın. Akıl hocalarını iyi seç" dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'da fuhuş operasyonu
  • Konya'da cip takla attı: 1 ölü, 2 yaralı
  • Afganistan'da bombalı saldırı! Onlarca ölü var
  • "Zam olmaması için çalışıyoruz"
  • Konya’da Ramazan coşkusu başladı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA