• Konya32 °C

Hakan Bahçeci

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tek Suçlu Muhteşem Yüzyıl mı?

08 Şubat 2011 13:53

Dizilerle yatıp kalkan bir yanımız oldu artık. Hatta sadece dizilerle ilgili soruların sorulduğu yarışmalar bile var. Sahi bu dizi merakı ne vakittir başlamıştı bizde? Şu pembe dizilerle birlikte mi acaba?

Evin kadını, evin beyi,  çocuklar kendilerine göre bir televizyon dizisi bulmuşlar saati gelince televizyonun karşısına geçip izliyorlar. Ailecek sevilen bir dizi ise değmeyin keyfimize. Kötü bir şey mi? İşinden yorgun argın evine dönen beyimiz ayağını uzatıp,  çayını yudumlarken izlesin dizisini değil mi? Evin hanımı gün boyu evin işini yapmış hakkı değil mi sanal kahramanlarla eğlenmek?

Bir sinema filmi uzunluğunda çekilen bölümler o akşamı özetiyle birlikte dolduruveriyor. Fena mı vakit geçiyor. Hem diziler yeni yeni şeyler öğretiyor bize. Bir de tarihsel dizi oldu mu iyice meraklanıyor insan. Muhteşem Yüzyıl’dan Osmanlı ve haremi, Kurtlar Vadisi’nden derin devlet ilişkilerini, Çocuklar Duymasın’dan taş fırınlığı, Öyle Bir Geçer Zaman ki’den yakın tarihimizi öğrenebiliyoruz.

Diziler hayatımıza düzen de veriyor hem. Hangi gün ne yapacağımız bir hafta öncesinden belli oluyor. “Perşembe nasıl, buluşalım mı abi? Ha yok o gün müsait değilim” diyalogları hiç yabancı değil kulağımıza. Ayrıca tam bir istihdam kapısı, onca oyuncu, ışıkçı, kameraman iş sahası buluyor işte.

Abarttık mı acaba? Televizyon varsa bunlar da olacak öyle değil mi? Cevabı nötr bir soru olduğunun farkındayım.

Yalnızlaşıyoruz farkında olmadan. Ve televizyon yalnızlığımıza bulduğumuz çarelerden biri, belki de en önde geleni. Selam alıp verdiğimiz kişilerin sayısı gün geçtikçe azalıyor. Gülmek için sit com espirilerine, ağlamak için dramatik sahnelere ihtiyaç duyuyoruz.  Dertleşmeye lüzum yok artık, bizim yerimize en acıklı olayları çözüyor ekran polisleri. Kahramanımızın mutluluğuyla seviniyor, onunla hüzne gark oluyoruz.

Bugün modernizmin başka bir veçhesiyle karşı karşıyayız. Düşünmeyen, sorgulamayan ve görse de gördüklerini analiz edemeyen bir görünüş bekliyor modernite. Yaşam şeklimiz yeniden tasarımlanıyor. Diziler hayatımızın, yaşantımızın, alışkanlıklarımızın güzergâhını değiştiriyor. Bambaşka bir hayat tarzı dayatıyor.  Dikkatlice bakıldığında sorunlar yumağı bir hayatın içindeyiz dizilerde.

Yapımcılar ve yayıncılar için büyük bir gelir kaynağı diziler. Hangi dizi ne kadar reklam alıyorsa o kadar izleniyor demektir artık. Ne kadar çok izleyici o kadar reklam pastası demektir bu. Sarmal bir muhtaçlık ilişkisi. Müşterisi hazır bir arz sunuyor bu sektör, nasılsa talep hazır bekliyor.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Beyşehir’in en büyük parkına yürüyüş yolu
  • Konya'da en çok tercih edilen otomobil markası
  • Milyonlarca kişiye uyarı! Son gün 27 Temmuz
  • FETÖ'ye "marka" darbesi!
  • Kuğulu Vadisi projesinde ikinci gölet çalışmaları başladı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA