• Konya12 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Son bir yılın ihracat raporu
01 Eylül 2010 Çarşamba 12:25

Son bir yılın ihracat raporu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre bu yıl ağustos ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre bu yıl ağustos ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 11,44 artışla 8 milyar 561 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
     TİM verilerine göre, bu yılın Ocak-Ağustos döneminde ihracat yüzde 12,95 artışla 72 milyar 968 milyon dolara yükselirken, son 12 aydaki ihracat ise 110 milyar 502 milyon dolar olarak gerçekleşti.
     Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör 1 milyar 180 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon olurken, bunu 1 milyar 89 milyon dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 5 milyon dolar ihracat ile otomotiv endüstrisi sektörleri takip etti.
     Türkiye'nin, Ağustos ayında toplam ihracatının yüzde 82,61'ini gerçekleştiren sanayi grubunda yüzde 9,87 artışla 7 milyar 71 milyon 886 bin dolarlık, yüzde 13,57'sini oluşturan tarım grubunda yüzde 14,63 oranındaki artışla 1 milyar 161 milyon 953 bin dolarlık, yüzde 3,82'isini oluşturan madencilikte ise yüzde 41,04'lük artışla 327 milyon 36 bin dolarlık ihracat yapıldı.
     Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 61,57 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı yüzde 13,78'le hazır giyim ve konfeksiyon sektörü alırken, otomotiv endüstrisi yüzde 11,75 payla ikinci sırada yer aldı.
     Aynı dönemde en yüksek ihracat artışı yüzde 45,73 ile tütünde gerçekleşti. Tütünü yüzde 41,04 ile madencilik ürünleri, yüzde 31,31 ile kesme çiçek izledi.
     Ağustos ayında gemi ve yat endüstrisinin ihracatı yüzde 51,60 oranında, fındık ve mamulleri yüzde 11,06 oranında, zeytin ve zeytinyağı ihracatı yüzde 6,64 oranında, çimento ve toprak ürünleri ihracatı da yüzde 6,21 oranında geriledi.
    
     -ALMANYA İLK SIRADAKİ YERİNİ KORUDU-
    
     Ağustos ayında Türkiye ihracatında ilk 10 ülke sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Fransa, Rusya Federasyonu, İtalya, ABD, İspanya, BAE ve Hollanda oldu.
     Ağustos ayı ihracatı ile geçen yılın aynı ayına oranla değişimi ve son 12 aylık ihracat şöyle (bin dolar):
    
     SEKTÖRLER 2010 Değişim '10/'09 2009- 2010
     I. TARIM 1.161.953 14,63 14.437.549
     A. BİTKİSEL ÜRÜNLER 841.883 14,08 10.729.222
     Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri 327.733 12,75 3.969.811
     Yaş Meyve ve Sebze 102.065 13,55 2.118.692
     Meyve Sebze Mamulleri 101.490 12,25 1.086.352
     Kuru Meyve ve Mamulleri 96.148 20,56 1.130.791
     Fındık ve Mamulleri 79.414 -11,06 1.394.652
     Zeytin ve Zeytinyağı 12.983 -6,64 217.427
     Tütün 118.400 45,73 756.125
     Kesme Çiçek 3.649 31,31 55.371
     B. HAYVANSAL ÜRÜNLER 73.465 13,33 889.460
     Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 73.465 13,33 889.460
     C. AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ 246.605 16,95 2.818.867
     Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri 246.605 16,95 2.818.867
     II. SANAYİ 7.071.886 9,87 90.066.873
     A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER 711.191 13,61 8.626.720
     Tekstil ve Hammaddeleri 483.134 10,30 6.221.836
     Deri ve Deri Mamulleri 116.023 23,05 1.202.741
     Halı 112.035 19,60 1.202.144
     B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM. 1.089.500 18,29 11.690.553
     Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 1.089.500 18,29 11.690.553
     C. SANAYİ MAMULLERİ 5.271.194 7,81 69.749.600
     Hazırgiyim ve Konfeksiyon 1.179.913 6,59 14.294.018
     Otomotiv Endüstrisi 1.005.610 5,22 17.141.083
     Gemi ve Yat 71.050 -51,60 1.506.771
     Elektrik - Elektronik 738.708 4,32 9.463.870
     Makine ve Aksamları 499.396 15,13 6.044.758
     Demir ve Demir Dışı Metaller 468.783 25,27 5.448.977
     Demir Çelik Ürünleri 953.288 17,67 11.489.275
     Çimento ve Toprak Ürünleri 260.377 -6,21 3.197.882
     Değerli Maden ve Mücevherat 89.779 23,43 1.102.708
     Diğer Sanayi Ürünleri 4.290 27,60 60.259
     III. MADENCİLİK 327.036 41,04 3.428.662
     Madencilik Ürünleri 327.036 41,04 3.428.662
     İhracatçı Birlikleri Kaydından Muaf İhracat 2.568.744
     T O P L A M 8.560.875 11,44 110.501.827

 

 

 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi, kur konusunda her zaman yapıcı eleştirilerde bulunduklarını, çözüm önerilerini de ortaya koyduklarını belirterek, ''İşte bu sebeplerle Merkez Bankası Başkanı Sayın Durmuş Yılmaz'ı TİM'e davet ettik. 17 Eylül tarihinde Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında ihracatçı birlik başkanları ve yardımcıları ile bir toplantı düzenleyeceğiz'' dedi.
     Büyükekşi, ihracat rakamlarının açıklandığı basın toplantısında, Pakistan'da meydana gelen sel felaketiyle ilgili TİM
'in yardım çalışmalarını özetledi.
    
     -KUR TARTIŞMASI-
    
     Merkez Bankası ile ilgili konularda bugüne kadar kamuoyu ile gelişmeleri paylaştıklarını, zaman zaman ''Neden Merkez Bankasını kur konusunda bu kadar eleştiriyorsunuz?'' sorularına muhatap olduklarını belirten Büyükekşi, bu soruları garipsediklerini çünkü, ihracatçı için döviz kurlarının hayati öneme sahip olduğunu, bu kadar önemli bir konuda ihracatçıların fikir bildirmesi kadar normal bir şey olamayacağını anlattı.
     ''Bu konuda şikayetlerimiz varsa, eleştirilerimiz varsa, çözüm önerilerimiz varsa bunu elbette kamuoyu ile paylaşacağız. Konunun tüm muhataplarına meselenin ciddiyetini aktaracağız. Bugüne kadar böyle davrandık. Bundan sonra bunu yapmaya devam edeceğiz'' diyen Büyükekşi, bunu yaparken de hiçbir zaman kırıcı bir üslup kullanmadıklarını, her zaman yapıcı eleştiriler getirdiklerini, eleştirdikleri noktalarda çözüm önerilerini gündeme getirdiklerini belirterek, bu sebeplerle Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı TİM
'e davet ettiklerini söyledi.
     17 Eylül 2010'da Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında ihracatçı birlik başkanları ve yardımcıları ile bir toplantı düzenleyeceklerini ve Yılmaz'ın bu toplantıya katılacağını, kendisine birebir olarak kurla ilgili yaşanılan sorunları anlatma fırsatı bulacaklarını anlatan Büyükekşi, şöyle devam etti:
     ''Kendilerine çözüm önerilerimizi anlatacağız. Kendileri de bizlere görüşlerini paylaşacak. Türkiye'nin geleceği için en güzel çözümü bulacağımıza inanıyoruz. İhracatçılarımız Türkiye'nin ihracatçıları. Merkez Bankamız Türkiye'nin Merkez Bankası. Hepimiz aynı gemideyiz.
     Hepimiz ülkemizin geleceği için çalışıyoruz. Ortak menfaatimiz Türkiye. Dolayısıyla Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren bu önemli konuda ortak bir konsensüse varacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.
     Kur meselesi ihracatçı için çok önemli. Kurla beraber yerli üretim ihracatçı için çok önemli. Basın toplantımızın akabinde, bugün tüm gün burada sayın Bakanımız Zafer Çağlayan'ın liderliğinde, TİM
Sektörler Konseyi üyeleri, 61 ihracatçı birliğimizin başkan ve başkan yardımcılarının katımı ile döviz kuru ve cari açığı görüşeceğiz.
     Girdi tedarik stratejisi çalışmalarını irdeleyeceğiz. Sayın Bakanımıza ve değerli ekibine, ihracatçılar için yaptıkları çalışmalar için teşekkür ediyorum.''
    
     -KRİZ-
    
     Büyükekşi, yaşanan kriz ortamından sonra dünya ekonomilerinin toparlanma sürecinin istenildiği gibi gitmediğini, hem ABD bölgesinden hem de AB bölgesinden istenilen olumlu haberler gelmediğini, bunun da dünya ekonomilerinin toparlanmasının biraz daha zaman alacağını gösterdiğini vurguladı.
     Temel sorunun, krizde ülkelerin ekonomilerini kurtarmak için piyasaya saldıkları bol likidite olduğunu, bu paranın geri çekilmesinin hem zor hem de maliyetinin yüksek olacağını, bu yüzden ABD'yi önümüzdeki dönemde bir miktar yüksek enflasyonun beklediğini dile getiren Büyükekşi, Türkiye'de ise Merkez Bankası'nın temel hedefinin enflasyonla mücadele olduğunu, bu hedefin ekonomik büyümeden daha önemli hale gelmesinin arkasındaki nedenlerin farklılık taşıdığını söyledi. Büyükekşi, şöyle devam etti:
     ''Uzunca bir sure kronik enflasyon yasayan ama bunun sebepleri üzerine gitmekte hep tereddütlü olan Türkiye, sorunu çözmek için döviz kurlarını yüksek faiz ile baskı altında tutma yoluna gitti.
     Halbuki bütçe açıklarını körükleyen kamu harcamaları, enflasyonun arkasındaki en temel sebepti. Buna rağmen Merkez Bankası'nın tek başına "fiyat istikrarının koruyucusu" unvanını kanun yardımıyla alması, yetersiz bir yaklaşımdı.
     Çünkü Merkez Bankası'nın fiyat istikrarını tek başına sağlama imkanı bulunmamaktadır. Çünkü fiyat istikrarını bozacak birçok faktör, Merkez Bankası'nın kontrolü dışındadır.
     Dolayısıyla kurların enflasyon üzerindeki "geçiş etkisi" azaltılarak ve düşük kurlar sebebiyle vatandasın döviz talebini düşürerek enflasyon ile mücadele yaklaşımı benimsendi.
     Enerjiden konut kiralarına kadar her şey döviz cinsinden fiyatlandığı için ilk bakışta bu tip bir mücadele uygun bulundu. Ancak, çok geçmeden bu uygulamanın ihracat ve üretim üzerindeki negatif etkisi ortaya çıktı. Simdi ise geri dönüş çok zor gözüküyor.
     Sonuç olarak, büyüme ile ilgili endişelerin devam ettiği bir süreçte, en cesur ve en doğru hamleyi yapan ülkeler diğerlerine göre en az 10 yıllık avantaj elde edecekler.
     Biz de burada hızlı adımlar atarak ön plana çıkabiliriz. Sanayi üretim rakamları önemli sinyaller veriyor. İmalat sanayi endeksi 2010 Haziran'ında 119'a yükseldi. Bu rakam 121 olan 2008 Haziran rakamının çok az gerisinde. Dolayısıyla sanayi üretimi açısından 2008 Haziran rakamlarına geri döndüğümüz görülüyor.
     Sektörel olarak baktığımızda bazı sektörler Haziran 2008 üretim seviyelerinin üzerine çıktılar. Gıda, tekstil, giyim eşyası, deri ürünleri, kimyasal maddeler, plastik ürünleri, makine ve elektrikli makinelerde üretim seviyemiz kriz öncesi döneme dönmüş durumda. Kriz öncesi seviyesini yakalayamayan iki ana sektörümüz var. Bunlar otomotiv ve ana metal sanayi olarak gözüküyor. İhracatımızda ağırlığı yüksek olan bu sektörlerimizin bir an önce eski üretim seviyelerini yakalamalarını temenni ediyoruz.
     Üretim rakamları Türkiye'nin krizden hızlı bir şekilde çıktığını onaylıyor. Halbuki küresel arenada aynı sıklette rekabet ettiğimiz bazı ülkelerin hala notu düşüyor. Geçtiğimiz hafta S&P, İrlanda'nın uzun vadeli kredi notunu bir kademe indirerek AA- seviyesine çekti. Notun görünümü 'negatif' olarak belirlendi.
     Türkiye bu çalkantılı dönemde not artırımları ile çıkan nadir ülkelerden biri oldu. Halbuki bazı ülkelerin kredi notları hala düşüyor. Düşmeye de devam edecek.
     Demek ki ülkemiz kriz zamanında sağlam bir duruş sergiledi. Sağlıklı bankacılık sistemi ve dinamik ihracatçı sektörler sayesinden krizden hızlı bir şekilde çıktık. Ama buradan ileri gidebilmek için daha cesur adımlara ihtiyacımız var.''
     Temmuz ayı ithalatında en yüksek artışın tüketim mallarında ve özellikle otomotivde olduğunu, içerdeki üretici rekabet edemezken ithalatta patlama yaşandığını ve bu tablonun en büyük sorumlusunun döviz kurları olduğunu belirten Büyükekşi, döviz kurlarının yılbaşından bu yana reel olarak yüzde 7,5 değer kaybettiğini, bunun da dış ticaret açığı ve ithalattaki büyük açığın sebebini net bir şekilde gösterdiğini kaydetti.
    
     -OTOMOTİV, LİDERLİĞİ KAPTIRDI-
    
     Aylık ihracat artışının tekrar çift haneli rakamlara çıktığını belirten Büyükekşi, ''Bu ay ilginç bir istatistik yaşandı. Hazırgiyim ve konfeksiyon sektörünün ihracatı Ağustos ayında otomotivi geride bıraktı. Diğer bir deyişle Ağustos ayının ihracat şampiyonu hazır giyim ve konfeksiyon sektörü oldu'' dedi.
     Ağustos ayında asıl sürprizi komşu ve çevre ülkelerdeki pazarlarda yaşandığını dile getiren TİM
Başkanı, Irak'a ihracatın aylık bazda yüzde 29, Rusya'ya ihracatın yüzde 51, BAE'ye ihracatın yüzde 47 arttığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
     ''Bunun yanı sıra uzak pazarlarda da önemli ihracat artışları yaşıyoruz. ABD'ye ihracatımız aylık bazda yüzde 44 artış gösterdi. Brezilya'ya ihracatımız yüzde 14 arttı.
     İlk 8 aylık ülke rakamlarına baktığımız zaman en fazla ihracat yaptığımız ilk 30 ülkeden sadece 3'üne ihracatımız geriledi. Bu ülkeler Mısır, Cezayir ve Yunanistan oldu. 27 ülkeye ise ihracatımız arttı.
     En fazla ihracat yaptığımız 5 pazardan, Almanya'ya ihracatımız yüzde 16, İngiltere'ye yüzde 24, İtalya'ya ihracatımız yüzde 19, Fransa'ya ihracatımız yüzde 5, Irak'a ihracatımız ise yüzde 10 artış gösterdi.
     İlk 8 ayda en fazla ihracat artışı yaşanan ülke yüzde 1138 artış ile Peru oldu. Malezya'ya yüzde 180 artan ihracatımız, Tayland'a yüzde 177, Şili'ye yüzde 169 artış gösterdi.''

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'ya karşı yürütülen algı operasyonlarının amacı ne
  • Altınekin'de temizlik ve hijyen eğitimi
  • Ak Parti Konya Gençlik Kolları Başkanı'nın istifası istendi!
  • Ak Parti Konya Kadın Kolları Başkanı istifa etti
  • Ilgın Anadolu İmam Hatip Lisesi aşure dağıttı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA