• Konya-3 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Projeyi eleştirenlere yanıt
29 Nisan 2011 Cuma 16:56

Projeyi eleştirenlere yanıt

Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi; "Kanal İstanbul" projesinin eski başbakanlardan Bülent Ecevit tarafından gündeme getirildiğini söyleyenlere yanıt verdi.

Erdoğan, Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği'nin (TÜMSİAD) Green Park Otel'de yapılan 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, muhalefete yüklendi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu eleştirirken, şunları söyledi:
''Göreve gelmesinin üzerinden bir yıl bile geçmeden, onlarca kez çark eden, onlarca kez U dönüşü yapan, söylediğini inkar eden bir Genel Başkanın, millet nezdinde inandırıcı olması, ikna edici olması elbette mümkün değildir. Hele hele, milletin karşısına çıkıp, meydanlarda ağzını bozan, edep dairesinin dışına çıkan bir Genel Başkanın, milletten teveccüh görmesi, hatta kendi seçmeninden, kendi tabanından bile takdir ve teveccüh görmesi mümkün olamaz. ben milletime böyle inanıyorum. ben CHP'ye MHP'ye BDP'ye gönül veren kardeşlerime de böyle inanıyorum. Çünkü ben hiç birine edep dışılığı yakıştırmıyorum.''
Erdoğan, seçim meydanlarında dile getirilen bazı sözleri eleştirirken de ''Her ne yaparlarsa, ne derlerse desinler, biz bu seviyeye düşmeyecek, onların kullandığı dili kullanmayacağız. Biz milletin edebiyle edeplendik, milletin karşısında mahcup olmadan bu süreci devam ettireceğiz. Bizden boş söz, hakaret, küfür asla duymayacaksınız. hele hele analara bizim saygımız sonsuzdur. Çünkü bizim medeniyetimizde cennet annelerin ayakları altındadır. Biz onlara yanımızda yaşadıkları sürece bırakın küfürü 'öf' bile demeyiz, dedirtmeyiz. Biz, milletin diliyle konuştuğumuz gibi, millete hizmet cümleleri kurmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.

KANAL İSTANBUL ELEŞTİRİLERİNE YANIT
Başbakan Erdoğan, konuşmasında, ''Kanal İstanbul'' projesi ile ilgili eleştirilere de yanıt verdi.
Önceki gün, hem Türkiye hem de İstanbul için son derece önemli bir projeyi açıkladığını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Proje, tüm Türkiye'de, hatta komşu ülkelerde ciddi heyecan oluştururken, muhalefet çıktı, daha ilk cümlemizden itibaren projeyi karalamanın gayretine girdi. 'Projenin içinde insan' yok dediler. İnsan daha neresinde olacak, burada insana hizmet var. Burada 10 binlerce insan istihdam edilecek. Bunun çevresinde konutları fuar iş merkezlerini görmüyor musun burada kimler iş, aş sahibi olacak, insanlar olacak. Burada önce millet var sonra bu güzel vatan var. Bunlar, milletin sevincini, heyecanını, coşkusunu dahi paylaşamayacak kadar, milletle aynı yöne bakamayacak kadar milletten ve ülkeden kopuklar.
Burada biz aynı zamanda İstanbul'un o yoğunluğunu, deprem tehdidini de yok etmek için adımlar atıyoruz. Gerek Avrupa yakasında gerekse bu yakada... Önümüzdeki çarşamba ilan edeceğiz. Bu şehirlerimizi de açıklayacağız. Bunun yanında ilave projelerimiz de var. Onları da açıklayacağız. İstanbul bunlarla tarihteki o şanlı yerini yeniden alacak. İstanbul, Türkiye'yi dünyada 10. sıraya taşımada lokomotif olacak.''

ECEVİT'İN PROJESİ İDDİASI
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Karadeniz ile Marmara Denizi'ni birbirine bağlayacak kanal projesinin eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit tarafından gündeme getirildiğine ilişkin sözlere de şu karşılığı verdi:
''Merhum Ecevit, kendi projesini açıkladığında, diyor ki 'bunu, belli çevrelere diyet borcu olmayan parti uygulayabilir'. İşte bugün, hiç kimseye diyet borcu olmayan AK Parti Hükümeti, kendi projesini ayrıntılarıyla uygulama safhasına getiriyor.
Bu proje, bu kardeşinizin, ta belediye başkanlığından itibaren rüyasıdır. Ama bunun tarihi, Osmanlı'ya dayanır. Diyorlar ki 'efendim bu Ecevit'in projesidir'. Ecevit de bunu söylemiş olabilir, ama bir projeyi söylemek, yapmak demek değildir. Varsa projesi neredeydi. İnsan bunu da görmek ister. Dillendirmiş olabilir, doğrudur. Dillendirmesi bile bunlara göre daha hayırlıdır. Biz ise şu anda bunun adımını atıyoruz. Marmaray'ı merhum Abdulmecit dedemiz mimari çizgilerini çizmiş. Arşivlerden onu çıkardık...Biz o çizgiler üzerinden hareketle, iktidarımız döneminde bir adımını attık.''

HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA
2002 yılında ortalama faizin yüzde 63 olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Faiz, 2010 yılında ortalama yüzde 8,1. Yahu yüzde 63 nerede, yüzde 8,1 nerede? Ben burada siyaset yapmak istemem ama şu anamuhalefeti de yavru muhalefeti de... Ya siz bunları görmüyor musunuz? Rakamlar ortada, çok açık net ortada. Halep oradaysa arşın burada. Yani biraz gerçekçi olalım, biraz samimi olalım, dürüst olalım. Biz bu ülkeyi kimlerden aldık belli. MHP-DSP-ANAP iktidarından aldık. Hesap da ortada. Yüzde 63 faiz nire, yüzde 8,1 nire? Bunun bedelini kim ödüyordu? Benim iş adamı arkadaşlarım ödüyordu. Bankadan kredi alacaksa o ödüyordu. Tüketici kardeşim aynı şekilde duman oluyordu. Ev almaya kalksa ayrı bedel, araba almaya kalksa ayrı bedel, hepsinde ayrı sıkıntı. Şu anda faizlerin oranı ortalama yüzde 8.''
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 2002 yılında, yüzde 63 faiz verdiği halde, ancak 9 ay gibi çok kısa bir süreyle dünyada borçlanabildiğini anlatarak, şimdi ise 10 yıla kadar borçlanabildiklerini kaydetti.
Bunun kredibilite, güvenilirlik olduğunu, dünyanın, artık borç para verdiğinde Türkiye'ye güvenebildiğine işaret eden Erdoğan, ''Şimdi çıkıp konuşuyorlar meydanlarda. Ne diyor? 'Bunlar çiftçiyi yaktı, bunlar esnafı yaktı. Şunu yaktı bunu yaktı. İnsaf et ya, insaf et... Bunları konuşabilmek için dört dörtlük silme bir cahil olmak lazım'' diye konuştu.

BOL KESEDEN BOL KEPÇE DAĞITANLARDAN DEĞİLİZ
Seçim öncesinde asla afaki, uçuk bir şey söylemediklerini ifade eden Erdoğan, ''Bol keseden bol kepçe dağıtanlardan değiliz. Çünkü, biz şunu düşünüyoruz, 74 milyon, bu ülkenin yarınlarına öz güven getirecek. Dikkatli olacağız. Çünkü bunlar kendi cebindekileri değil, milletin kasasını boşaltıyorlar'' dedi.
Erdoğan, ''Emekliye yüzde 100 zam yaptılar, emekli kardeşim de bu zamma kandı, ama seçim bitince, o yüzde 100 zammı, yüzde 50-60 seviyesindeki enflasyonla üç ayda fazlasıyla geri aldılar. Yoksula bol keseden dağıttılar, ama seçim bitince, yoksulu daha da yoksul yaptılar'' diye konuştu.
Eskiden milyonere zengin dendiğini dile getiren Erdoğan, ''Ne oldu? Biz bir milyona tuvalete gider hale geldik. Bizi bu hale getirdi. Hani delikli 2,5 kuruş vardı... Biz bir liraya tuvalete giderdik, bir milyona tuvalete gider hale geldik. (6 sıfırı atacağız) dedik, (Enflasyon patlar) dediler. Ne oldu? Hatta bunların bazı candaş, yandaş köşe yazarları vardı. (Atsın, Taksim Meydanı'na çıkacağım anıracağım) diyordu. Attık, ne oldu? Gerek yok zaten biliyoruz biz ne olduklarını da... Ama biz 6 sıfırı attık enflasyon patlamadı, çatladı. Enflasyonun geldiği yer ortada. Fakat hiçbir zaman sorumsuzluk içinde olamayız. Milletin tek kuruşuna dahi göz dikemeyiz, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyeceğiz ve yedirtmeyeceğiz dedik.''

YGS'DEKİ KOPYA İDDİALARI
Başbakan Erdoğan, YGS sonuçlarının dün açıklandığını anımsatarak, ''Sınav kağıtları üzerinde yapılan ilk incelemeler, günlerdir kamuoyunu meşgul eden iddiaların doğru olmadığına işaret ediyor'' dedi.
İddiaları ilk duyduğunda ilgililerden brifing aldığını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Burada kopya var mı yok mu? Bana bunu söyleyin. Bana dediler ki, 'kesinlikle yok'. Ben dedim bundan sonraki süreci zaten yargıda takip edeceğiz ve yargı soruşturmasını, incelemesini bitirdikten sonra da rahata ereceğiz. Bunu aday tanıtımında da açıkladım. Tabii iddiaları çok çok yakından takip ediyorum, takip ediyoruz. Fakat bu süreç içerisinde bilen de konuştu, bilmeyen de konuştu.''
Erdoğan, şunları kaydetti:
''Ama bir medya kampanyası... Bu kampanyayla beraber, bunun başında zaten kimlerin olduğunu biliyorsunuz. 1,7 milyon insanın hayallerini öldürmek, 1,7 milyon genci katletmekle eş değer. Böyle bir adaletsizliğe, eşitsizliğe, iltimasa, göz yummayız, müsaade etmeyiz. Ancak burada şöyle bir durum var. İddialar ortaya atıldığı andan itibaren muhalefetin bazı medya kuruluşları, bunu Hükümete karşı bir koz, bir fırsat olarak görüp, gençlerin hissiyatı üzerinden, hayalleri üzerinden bir saldırı başlattı. Yapılan çok açık bir şekilde istismardır.
CHP'nin, MHP'nin, onların yandaş medyasının yaptığı bu istismar, BDP'nin Doğu'da, Güneydoğu'da, büyük şehirlerde, gençlerin kanı üzerinde yaptığı istismardan hiç ama hiç farkı yoktur. 3 tane oy almak için gençleri sokağa döken, ellerine molotof kokteyli veren, teşvik eden, kışkırtan BDP, ne kadar istismarcıysa, bunlar da o kadar istismarcıdır. Bunların zihniyeti bu. Hep söyledim, yine söylüyorum; AK Parti zarar görsün de Türkiye ne olursa olsun. AK Parti kaybetsin de 1,7 milyon genç ne olursa olsun. AK Parti yıpransın, gençler ölürse ölsün. Hepsinin anlayışı bu.''

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Otomobil ve telefonda indirime hazır olun!
  • Gülen'den Clinton'a Monica mektubu
  • Ahmet Kural ve Murat Cemcir'den yeni dizi sinyali
  • Konya'daki FETÖ operasyonunda 3 tutuklama
  • Ekmek fırınında ele geçirildi: Değeri 3.5 milyon TL

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA