• Konya4 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof. Dr. Yavuz Selvi: Düzenli uyku ve yaşamla kapitalizme sıkı bir yumruk atın
22 Ekim 2019 Salı 14:08

Prof. Dr. Yavuz Selvi: Düzenli uyku ve yaşamla kapitalizme sıkı bir yumruk atın

Günümüz sisteminin insanlara geç saatlere kadar uyanık kalıp daha fazla çalışmasını, alışveriş yapmasını istediğini belirten Prof. Dr. Yavuz Selvi, ‘Güzel bir uyku, kapitalizme atılmış sıkı bir yumruktur’ dedi.

Prof. Dr. Yavuz Selvi, Selçuklu Kongre Merkezi'nde düzenlenen Konya Kitap Günleri'nde okurlarıyla buluşarak 'Uyku ve Sosyal Jetlag' hakkında söyleşi yaptı.

prof-dr-yavuz-selvi-konya-kitap-gunleri-2.png

insanın son 60 yılda uykuyu tanımaya başladığını kaydeden Prof. Dr. Yavuz Selvi, “Uykuyla ilgili milyarlarca yıldır bildiklerimiz çok azdır. Pasif bir dönem olarak biliniyor. Ancak son 60 yılda, milyarlarca yıldan daha fazla bilgi edindik. Çünkü beyin dalgalarını ölçen sistemler geliştirdik. 1928’de beyin dalgaları ölçmeye başlandı. 1953’te de uykunun içindeki dönemler değerlendirilmeye başlandı ve ilginç bir şey keşfedildi. Uyku, pasif bir dönem değildir. Beyin dalgalarına bakıldığında, veya beyin görüntülemeleriyle uykuda ne olup bittiğine bakıldığında, uykunun içinde beyin aktif olarak çalışıyordu. Neredeyse uyanıklıktaki gibi aktifti. Tek farkı, uykuda beynin farklı bölgeleri çalışıyor, uyanıklıkta başka bölgesi çalışıyordu. Adeta vardiyalı sistem vardı. Bunlar neticesinde uykunun pasif bir dönem olmadığını, aktif bir dönem olduğunu biliyoruz. Hatta 1953’te uykuda beyin dalgalarını değerlendiren bilin insanları uykunun içindeki farklı evrelerin farklı amaçlara hizmet ettiğini keşfettiler. Bu da uykunun tek düze sabaha kadar devam eden bir süreç olmadığını, 90 dakikada bir devirdaim ettiğini bizlere gösterdi. Hafif uyku, derin uyku, rüya evresi gibi 90 dakikada bir farklı çeşit yaşandığı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

prof-dr-yavuz-selvi-konya-kitap-gunleri-3.png

‘HER ŞEY 24 SAATLİK AHENK ÜZERİNE KURULMUŞTUR’

Uyku ve uyanıklığın 24 saatlik bir ritimden oluştuğunu belirten Prof. Dr. Yavuz Selvi, “24 saatte bir her şey devirdaim ediyor. Hayatta her şey bu 24 saatteki ahenk üzerine kurulmuştur. Bütün bunları dengeleyen bir saat olması lazımdır. Geçmişte bunun ilgili deneyler yapılmıştır. Örneğin bitkilerin güneşi takip ettikleri görülmüştür. Güneşten ayrılıp tamamen karanlık bir odaya alındıklarında hala güneşi takip ettikleri belirlenmiştir. Bunlarda bir saat olabileceği saptanmıştır. İnsanda da bir saat vardır. Bu, gözlerimizin yaklaşık 3 cm içerisinde ve iç tarafında bulunan bir çekirdektir. Bu çekirdek vücudun uyanıklıkta mı, uykuda mı onu tespit ediyor. Bu çekirdek aydınlık olduğunda organlarımızdaki her maddeye çalışması için süre veriyor. Bu saat de güneşe yani ışına göre çalışıyor. Bu ritmi belirleyen vücudumuzun iç saatidir. Bu da güneşe göre çalışmaktadır. Bizim sürecimiz 24 saatlik döngüdür. Bu saatimiz biyolojik bir saattir ve aydınlık, karanlığa göre çalışmaktadır. Bir de sosyal ritmimiz vardır. Bu da spor, okul saati gibi şeylerdir. Biyolojik saatimiz güneşe göre ödün vermeden uyum içinde çalışmaktadır. Fakat sosyal saatimiz biyolojik saatimizle uyum içinde değildir” şeklinde konuştu.

prof-dr-yavuz-selvi-konya-kitap-gunleri-1.png

‘AMPULÜN İCADI SOSYAL SAATİ DEĞİŞTİRDİ’   

Sosyal saatin ampulün icadından itibaren değişmeye başladığını dile getiren Prof. Dr. Yavuz Selvi, “Geçmişe dönelim, ışığı teknolojiyi kaldıralım demiyoruz. Elbette mutlaka faydalanmamız gerekmektedir. Fakat 1800’lü yılların sonlarına doğru akkor ampuller bulunduğunda önce sokaklar aydınlandı. Sonra bu ampuller çeşitlendi. O zamana kadar insanlar güneş battıktan belli bir süre sonra uyuyorlardı. Buna birinci uyku diyorlardı. Daha sonra uyanıp ikinci uykuya geçiyorlardı. Parçalı bir uyku vardı. Ancak elektriğin ve ışığın bulunmasıyla gündüz süresi uzamaya başladı. Karanlık oluştuğu zaman beyin bir aktivite göstermesi lazım. Ancak odanın aydınlatılması, beyne yapay bir gündüz oluşturdu. Daha sonra televizyonlar yaygınlaştı ve onun ışını de gece süresini azalttı. Ardından bizler bugüne geldik. Bugün de ışığı çok farklı şekilde kullanabiliyoruz. Beynimiz aydınlık ve karanlığa göre çalışmaktadır. Fakat günümüzde gerçek bir doğal aydınlık ve doğal karanlık yaşayamamaktayız. Bunun sebebi, güneş harici yapay ışınlardır. Bu da beynin saatini yanlış kurmasına sebep olmaktadır. Beynin uykuyla veya uyanıklıkla ilgili bir hormon salgılaması gerekmektedir fakat günümüz şartlarında bu sürekli yanılgıya uğratmaktadır. Böyle olunca biyolojik ritimle sosyal ritim karşı karşıya gelince rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Biyolojik sistem uykuyu istediğinde yapay ışıkla ona gündüzü yaşatmak size zarar veriyor. Galiba günümüz sistemi bizim daha fazla uyanık kalıp daha fazla çalışmamızı, alışveriş yapmamızı, paylaşmamızı istemektedir. O halde bununla ilgili söyleyebileceğimiz en güzel söz, ‘Güzel bir uyku, kapitalizme atılmış sıkı bir yumruktur’ diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ

prof-dr-yavuz-selvi-konya-kitap-gunleri-4.png

prof-dr-yavuz-selvi-konya-kitap-gunleri-5.png

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Bakan Kurum'dan Boğaziçi Kanunu ile ilgili açıklama!
  • Bakan Varank Konya'da açıkladı! Başvuru tarihi 15 gün uzatıldı
  • "SOBE umut ışığı olmaya devam edecek"
  • MHP'li Kalaycı'dan, Dedemli Konutları için talep
  • Beyşehir’de “Peygamberimiz ve Aile” konulu konferans

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA