• Konya28 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Pankobirlik kalite zirvesinde
09 Haziran 2010 Çarşamba 10:38

Pankobirlik kalite zirvesinde

Modern tarıma yaptığı katkı ve tarımsal sanayideki etkinliği ile yenilikçi ürünleri ülkemize kazandırmada gösterdiği başarı nedeniyle Pankobirlike bir ödül de Tüketici Akademisi tarafından verildi.
Brüksel’de gerçekleştirilen AB II. Kalite Zirvesinde düzenlenen AB 2010 Kalite Ödülü törenine, Pankobirlik’in 2005 yılında üye statüsüyle kabul edildiği ve eşit haklarla yönetiminde de yer aldığı Uluslar arası Avrupa Pancar Üreticileri Konfederasyonu “CIBE” üyeliğinde elde ettiği başarı damgasını vurdu.
Tüketici Akademisi tarafından düzenlenen ve ana teması “Kendimize Dışarıdan Bakıyoruz” olan, AB II. Kalite Zirvesi Türkiye’den çok sayıda kurum, kuruluş, şirket, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile üst düzey bürokratların ve Türkiye’nin AB nezdindeki temsilcilerinin katılımıyla Brüksel’de yapıldı.
Tam üye olmak için müzakere yürüttüğümüz ve standart ile normlarına entegre olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği’nin merkezinden Türkiye’nin durumunu ve kıyaslamasını, küresel bir bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçlayan zirvede, yaptıkları çalışmalarla farklılık yaratan ve organizasyonlarında gerçekleştirdikleri kalite yaklaşımlarıyla yüksek standart ve normlara ulaşan kurum, kuruluş, şirket ve sivil toplum kuruluşlarına Kalite Ödülleri verildi.
Tüketici Akademisi tarafından belirlenen adaylar arasından yapılan seçimde Pankobirlik, ülkemizde modern tarımın gelişimine yaptığı katkı, üretim süreçlerindeki etkinliği, sözleşmeli tarım uygulamasındaki başarılı organizasyonu, sanayi yatırımlarındaki etkinliği ile iştirakleri vasıtasıyla biyoenerjiden, sıvı şekere uzanan yenilikçi ürünleri ülkemize kazandırma, inovatif ürün geliştirmedeki başarıları nedeniyle AB Kalite Ödülüne layık görüldü.
Pankobirlik adına ödülü Genel Başkan Recep Konuk’u temsilen Genel Müdür Vekili Fahrettin Tan alırken, ödül töreni öncesi gerçekleştirilen panelde de katılımcılara Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk’un mesajlarını iletti.
Biri üretici, diğeri sanayici olmak üzere Pankobirlik’in iki vasfı olduğunu vurgulayan Genel Müdür Vekili Fahrettin Tan, “iktisadi sistemin sermaye yapısı bakımından iki temel ayağının var olduğu kabul ediliyor, bunlardan biri özel sektör, diğeri kamu sektörü ancak dünyada artık üçüncü bir sektör gelişti kooperatifçilik. Biz ülkemizde bunun en başarılı temsilcilerinden biriyiz. Bu vasfımızla da ekonomiye yeni bir kan ve sinerji katıyoruz. Tabana yayılmış sermayesi ve yatırımları ile Pankobirlik bir model oluşturmuştur ” dedi.
Pankobirlik Genel Müdür Vekili Fahrettin Tan, Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üye olup olmamasından daha önemli olanın Avrupa Birliği standart ve normlarına ulaşmak olduğunu vurgulayarak, “Türkiye yönünü AB’ye çevirmiştir. Gireriz veya girmeyiz bu siyasilerin tercihidir.  Ancak biz Pankobirlik olarak kendimize Avrupa Birliği normlarına ulaşmayı hedefleyerek bir çıta koyduk ve o çıtayı aştık. Avrupa Birliği’nin bünyesindeki ve kısa adı CIBE olan Avrupa Pancar Üreticileri Konfederasyonu’na 7 yıl önce Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Recep Konuk’un bizim de üretim ve hizmet standartlarımız o normlarda olmalı hedefi doğrultusunda müracaat ettik. AB de pancar ve şekerle ilgili her türlü konuda bizler de sizlerle aynı masaya oturmak istiyoruz dedik. Geldiler bizi incelediler ve AB ülkeleri dışından tek ülke olarak Pankobirlik’i oy birliği ile 2005 yılında kabul ettiler. Biz CIBE ye girerek bu çıtayı aştık. Emin olun istedikten sonra çok şey oluyor. Hali hazırda CIBE Yönetiminde, Sayın Başkanımız Recep KONUK tarafından ve tüm komitelerde temsil ediliyoruz. Bununla da yetinmedik. Kısa adı WABCG olan Dünya Kamış ve Pancar Üreticileri Konfederasyonuna da üyelik için başvurduk ve buraya da kabul edildik. Şimdi bizim sektörümüzde her gelişmeden haberdar oluyoruz ve her kararda bizim de söz hakkımız var” diye konuştu.
Pankobirlik’in vizyonunu ve misyonunu Konya Şeker’den örnekler vererek anlatan Pankobirlik Genel Müdür Vekili Fahrettin Tan konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Türkiye'nin ilk sıvı şekeri bu vizyonla üretildi. Katma değerli ürünlere yöneldiğimiz ve sürecin her yerinde yer almak istediğimiz için yatırımlarımız arasında çikolata ve şekerleme üretimi var. İlk etapta Dondurulmuş Parmak Patates üretimi yapan Seydibey Tarım Ürünleri İşletme Tesisi münavebe ürünlerin de sözleşmeli tarımının yaygınlaşması için kuruldu. Çiftçimizi tohumda dışa bağımlılıktan kurtarmak amacıyla Tohum Üretim ve İşletme Tesisleri kuruldu. Su kaynaklarımızın giderek azaldığı günümüzde, sulama teknolojileri konusunda ülkemizde büyük bir eksiklik olduğunu fark ettik. Türkiye’nin ilk Damla Sulama Boru Fabrikası Panplast'ı bu eksikliği gidermek ve piyasa regülasyonunu sağlayarak çiftçimizi korumak amacıyla planladık. Ve ilk yılda sonuç aldık, hammadde fiyatları artmasına rağmen fiyatlar %50 ucuzladı. Biz sektörü bir bütün olarak değerlendiriyoruz, enerji tarımını geliştirmek için, biyoetanol tesisini, hayvancılığı desteklemek için yem fabrikasını kurduk. Bunların hepsi bir birine entegre projelerdir. Mesela bir yatırımımız daha var, ülkemizde et fiyatları yükseldi. Bu gelişme hayvancılığı gündeme taşıdı. Ancak biz bu sorun ayyuka çıkmadan problemi gördük ve o konuda yatırımımızı projelendirdik. Yüksek et verimine sahip bir ırk olan Angus sığırlarını ülkemize kazandıracak ve üretimini burada gerçekleştireceğimiz bu proje ile devasa bir çiftlik ve et süt entegre tesisi yatırımını planladık ve bitirmek üzereyiz.”
Katılımcıların dikkat ve ilgisini çeken bir diğer konu ise Konya Şeker’in AB hayvancılık müzakereleri çerçevesinde model proje olarak değerlendirilmek üzere geliştirdiği Dana Kreşi projesi oldu. Danabank diye de bilinen projeyi anlatan Genel Müdür Vekili Tan, “Bu projenin fikir babası ve mimarı genel başkanımız sayın Recep Konuk’tur. Bu tesisimizde çiftçilerimize ait olan süt inekleri barınıyor. Ortak ahırlar yapılarak toplu üretime geçilmesi hem köylerde hijyenik ortamın yaratılması hem de bakım masraflarının azaltılması açısından önemlidir. Bir diğer etken de tüm ürünlerde olduğu gibi AB müzakerelerinde süt üretimi de tarım dosyası görüşülmeye başlandığında müzakere edilecek ve ülkemize kayıtlı üretimiyle orantılı kota verilecektir. Evlerde tek tek ailelerin yaptığı üretimin kayıt altına alınması hemen hemen imkânsızdır. Bu nedenle bizim bu yatırımı yaparken düşündüğümüz şey bu yatırımın örnek bir model teşkil etmesi ve devlet desteğiyle yaygınlaşması idi. İnşallah yaygınlaşacak” sözleriyle anlattı.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • "İki ülke arasındaki tarihi anlaşmalardan biri"
  • İşte yerli otonun 15 babayiğidi!
  • 'İnternetten kurbanlık alırken 'kurban' olmayın'
  • İşte Konya'nın yeni mülki idari amirleri!
  • Konya'da otomobil tırın altına girdi!

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA