• Konya13 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Önderin sözlerinin karşılığı yok
05 Haziran 2015 Cuma 15:13

"Önder'in sözlerinin karşılığı yok"

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Sırrı Süreyya Önder'in, Çözüm Süreci ile ilgili açıklamalarına ilişkin, "Karşılığı olmayan bir cümledir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Sırrı Süreyya Önder'in, Çözüm Süreci ile ilgili açıklamalarına ilişkin, "(MHP ile de yaparız falan) çok anlamlı sözler değil bunlar. MHP'ye sormak lazım. Yani HDP ile PKK'nın... Birtakım meselelerin üzerinden oturup konuşurlar mı? Veya böyle birlikte çalışabilirler mi? Bu yüzden karşılığı olmayan bir cümledir" dedi.

Akdoğan, A Haber televizyonunda katıldığı programda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in dün yaptığı "Halk süreci sahiplendi, MHP ile bile yürütürüz, yeter ki ciddiyet olsun, biz Dolmabahçe'de bu işi demokratik siyasete bağlamışız kanalların açılması, buna Türk milliyetçisi itiraz eder mi sizce" açıklaması hatırlatılan Akdoğan, "(Yürütürüz) derken iktidara mı gelecek HDP? İktidara gelmeye mi planlıyor, hedefliyor da 'Yürütürüm' diyor" ifadesini kullandı.

Akdoğan, 8 Haziran'da AK Parti'nin güçlü bir şekilde iktidarını muhafaza edeceğini belirterek, kendi başına iktidar olamaması durumunda ise ülkede kimsenin hükümeti ya da koalisyonu kuramayacağını söyledi.

Çözüm Süreci'nin ancak AK Parti ile devam edebileceğini vurgulayan Akdoğan, "Burada şunu söyleyebilirler; Biz olmadan Çözüm Süreci olur mu? Bal gibi de olur. Yani HDP barajı geçse de geçmese de Çözüm Süreci devam edecek. Herkesin bunu anlaması gerekiyor" ifadesini kullandı.

Akdoğan, "HDP yok iken süreci başlattıklarını" anlatarak, sürecin ana lokomotifinin AK Parti olduğunu kaydetti.

"(MHP ile de yaparız falan) çok anlamlı sözler değil bunlar" diyen Akdoğan, "MHP'ye sormak lazım. Yani HDP ile PKK'nın... Birtakım meselelerin üzerinden oturup konuşurlar mı? Veya böyle birlikte çalışabilirler mi? Bu yüzden karşılığı olmayan bir cümledir. Bu süreç AK Parti varsa bir noktaya gidecek" diye konuştu.

Yalçın Akdoğan, 8 Haziran'da öncelikli konularından birisinin Çözüm Süreci olduğuna dikkati çekerek, yaz aylarında çok önemli mesafe alınacağına inandığını ifade etti.

Bu konunun akşamdan sabaha sonuca ulaşacak bir konu olmadığını bildiren Akdoğan, şöyle devam etti:

"Hızlı bir şekilde de bir yere varılabilir. Bu süreçte bunlar güveni sarstılar. Çünkü HDP, öyle bir senaryonun parçası oldu ki o senaryonun içerisinde Çözüm Süreci yok. Çözüm Süreci'nin düşmanı paralel çeteyle işbirliği yapıyor. Darbeci, vesayetçi odaklar kendi varlığına düşman olan odaklarla işbirliği yapıyor. Kendisini kullandırtan bir HDP var. Bu bir kaos planı. Buradan nasıl hayırlı bir şey çıkabilir? Bunlar şu anda yanlış bir yola girdiler, Çözüm Süreci'nin düşmanlarıyla iş tutmuş durumdalar. Siz, Çözüm Süreci'ni başlatan, sahibi olan partiye savaş açarsanız, onun baş aktörü Tayyip Erdoğan'a savaş açarsanız ondan sonra da 'Biz, süreci MHP ile yaparız' derseniz kargalar bile güler."

"Darbeci odaklarla işbirliği var. HDP makas değiştirdi"

Akdoğan, seçimden sonra Çözüm Süreci'ne dair atılacak ilk adımın ne olacağı sorusuna şu karşılığı verdi:

"Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Sayın Başbakanımızın önemli vaatleri arasındadır. Çözüm Süreci Kurulu toplanacaktır, durum nedir, bunun değerlendirmesi yapılacaktır. Çözüm Süreci askıya filan alınmadı, dondurulmadı, Çözüm Süreci devam ediyor. Onun ötesinde temaslar diyaloglar devam eder. Bundan sonraki süreci biz kimle devam ettireceğiz, ciddi bir güven sarsılması var. Partiler arasında rekabet, belki polemikler olur... Bu ayrı bir şeydir. Ama şu anki tablo bu değil. Darbeci odaklarla işbirliği var. HDP makas değiştirdi."

Kobani olaylarından sonra HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın makas değiştirdiğini belirten Yalçın Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kandil'in ayak diremesi var. Şu anda girdiği yol Türkiye'nin hayrına değil, HDP'nin hayrına değil, Çözüm Süreci'nin hayrına değil bu çok açık ve nettir. Burada HDP, PKK ve terör örgütü ile darbeci, vesayetçi odaklar altında sıkışmış bir görüntü veriyor. Niye parlatılıyor, bu dostluk birden bire nasıl ortaya çıktı? Birden bire Selahattin Demirtaş'ı 'beyaz Türk' ilan ettiler, bir PR objesine dönüştü, saz çalmaya kadar. İnsan yanında sazıyla mı dolaşır? Bu aile şirketi midir? Senin abin bir dönem genel başkanlık yapıyor sonra sen yapıyorsun, bir taraftan da Tayyip Erdoğan'a çıkıp 'Bu padişahlık mı?' diyorsun. Peki bu abiden kardeşe mi geçiyor, usül bu mudur, aile şirketi midir bu? Bir dönem genel başkanlık yapmış bir insan sonra nasıl dağa çıkar, eline nasıl silah alır, bu nasıl demokrasiye inanmaktır?"

"Demirtaş'ın ne dediğinin bir önemi yok"

Paralel Devlet Yapılanması'nın, Çözüm Süreci'ne düşmanlığının rekabetten kaynaklandığını belirten Akdoğan, "Kendine biat etmeyen kim varsa yok edilmeli, tasfiye edilmeli' anlayışına sahipler. Aynı şey PKK'da da var. HDP bir mahallede oy alıyor, arkasından PKK, KCK giriyor zaten kampanyayı KCK yapıyor, oraya artık 'kurtarılmış bölge' gibi muamele yapıyor. KCK, alternatif otorite kurmaya çalışıyor, paralel çete de devlet içinde alternatif yapı kurmaya çalışıyor. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz" diye konuştu.

Akdoğan, devletin seçim güvenliği konusunda ne yapması gerekiyorsa yapacağını, her bir vatandaşına sahip çıkacağını, "Barajı geçmezse kıyamet kopar" tehditlerine de asla pabuç bırakmayacağını vurguladı.

Selahattin Demirtaş'ın "7 Haziran gecesi kutlamamız yok, sokağa çıkmayın" açıklaması üzerine değerlendirmesi sorulan Akdoğan, "Demirtaş'ın ne dediğinin bir önemi yok. Kandil'in nasıl çağrı yapacağı önemli. Cizre olaylarında bunlar açıklama yaptılar, hiç kimse bunları dinlemedi. Kandil'i bile neredeyse dinlemeyecek bir yapı orada oluşmuş. Bir de kutlayacak bir şeyleri olur mu o gece onu görmek lazım" ifadesini kullandı.

"HDP mesaj taşıyan bir postacı"

Akdoğan, HDP barajı geçse de geçmese de sürecin devam edeceğinin altını çizerek, "Süreci başarıya ulaştıracağız. Burada HDP, olmazsa olmaz aktör değil HDP mesaj taşıyan bir postacı. Onlarla zaten bizim güvenimiz sarsıldı mesele barajı geçip, geçmemeleri değil. Bunlar Öcalan adına yalan konuşuyorlar, Çözüm Süreci'nin düşmanlarıyla işbirliği yaptılar. Bunların 'çözüm' diye dertleri yok. Burada kiminle hangi aktörle bu süreç yürüyecek, bunu seçimden sonra biz değerlendireceğiz" dedi.

HDP'nin Batman mitinginde "Barajı aşamazsak benim meskenim dağlardır, dağlar" yazılı pankart açılmasıyla ilgili görüşü sorulan Yalçın Akdoğan, "Yani barajı aşarlarsa dağdan inecekler miymiş? Böyle bir şey olur mu? Olmaz. Bir tarafta silahlı bir güç var, bir tarafta siyasi güç var. İkisi aynı anda yükselirse büyük tehlikedir. Biri yukarı gider, biri aşağı gider. Ama sen 'İkisini birden elimin altından tutacağım, bir elimde silah olacak, bir elimde siyaset olacak' dersen bu tehlikeli bir durumdur. Başın sıkıştığında Mecliste, o zaman dağdaki adam konuşmaya başlar, tehdit etmeye başlar" ifadesini kullandı.

"İnsanların sandığa gitmesi önemli"

AK Parti'nin gücünü koruduğunu belirten Akdoğan, "(AK Parti nasıl olsa kazanıyor, 9 seçime girdi kazandı. Nasıl olsa kazanıyor) diye bir rehavet vardı, cumhurbaşkanlığı seçiminde de bunu gördük. AK Parti gücünü koruyor ama insanların işini sıkı tutması, rehavete kapılmaması ve sandığa gitmesi önemli" ifadesini kullandı.

Akdoğan, vatandaşların sandığa gitmemelerinin ve seçime katılımın az olmasının doğrudan HDP'yi destekleme anlamına geldiğini belirterek, "Bir milyon kişi sandığa gitmezse 200 bin kişi HDP'ye destek etkisi meydana gelir. 'Ben herhangi birini desteklemeyeceğim' diyen vatandaş dolaylı olarak HDP'yi desteklemiş oluyor. Bunu da bilerek insanlar hareket etsinler. Sandığa gitsinler, ellerini vicdanlarına koysunlar ve 'Türkiye'nin geleceğinde ben de söz sahibiyim' desinler. Bu bir vatandaşlık görevidir, oy namustur. Sandıklara da oya da irademize de sahip çıkalım" diye konuştu.

Seçimden sonra öncelikli işlerinden birinin Çözüm Süreci olduğunu kaydeden Akdoğan, "Burada önemli olan son dönemdeki hamleler aslında, AK Parti ve Tayyip Erdoğan karşıtı hamleler olarak görülüyor. Ama bir yönüyle Çözüm Süreci karşıtı hamleler, bir yönüyle İmralı'yı boşa düşürmeye dönük hamleler. Burada ayak diretmeleri de gördük" dedi.

"Türkmenlere yardım etmek mi pisliktir?"

Yalçın Akdoğan, HDP'nin terör örgütü PKK'ya silah bıraktırma gücünün olmadığını belirterek, "Şimdi onlar (HDP) konuşuyorlar, 'Şununla yaparız, bununla yaparız', senin iraden de yok, bir şey yaptırma gücün de yok. PKK'ya silah bıraktırma konusunda lafının bir anlamı olan bir İmralı var" ifadesini kullandı.

Dışarıdan birtakım odakların, hükümetin Çözüm Süreci'ni başarıya ulaştıracağı yönünde kaygıları bulunduğunu vurgulayan Akdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye, kendi kendine çok hızlı bir şekilde bu sorunu çözüyor. 'Türkiye, bu işi kendi kendine nasıl yapıyor? Nasıl yapıyorsa şimdi o enstrümanları bırakalım, Türkiye bize muhtaç olsun, biz o projelerle süreci kontrol altına alalım. Bu mesele çözülmesin veya Türkiye'nin kontrolünden çıksın bu enstrümanları biz tasfiye edelim' çabasıdır bu."

Akdoğan, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "MİT'i pisliklerine memur yaptılar" açıklamalarına karşılık da şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkmenlere yardım etmek mi pisliktir? Böyle bir anlayış nasıl milliyetçi olabilir? 'Siz Suriye'nin içişlerine nasıl karışırsınız?' Böyle bir şey olabilir mi? Suriye'de, Irak'ta, Kerkük'te benim Türkmen kardeşlerim olacak, biz karışmayacak mıyız? Oradaki insanlar diyelim katlediliyorlar, bu Türkiye'nin ulus güvenliğini de genel çıkarlarını da ilgilendirir. En azından kardeşlik hukukunun gereğidir. Kerkük'te bir hadise oldu 'Biz karışmayalım, bu Irak'ın içişleridir' mi diyeceğiz? Biz yanı başımızda, komşumuzda kardeşlerimize seyirci kalacağız öyle mi? Bunun adı da 'milliyetçilik' mi olacak? Biz dünyanın neresinde olursa olsun etnik kimliği, mezhebi ne olursa olsun mazluma da sahip çıkarız. İster Suriye'de ister Irak'ta, ne gerekiyorsa bundan sonra da yaparız."

"Referandum yapmaya inşallah çoğunluğumuz yeter"

"Devlet gücünün istismar edilerek, bir casusluk faaliyeti yapıldığını ve MİT tırı meselesinin de bu olduğunu" vurgulayan Akdoğan, "Bunun adı açık ihanettir, casusluk faaliyetidir. Sırf seçimi etkilemek için daha önce Dışişleri Bakanlığındaki güvenlik toplantısının dinlenmesi ve sızdırılması gibi. Bu o çetenin, darbeci ve vesayetçi odakların ideolojik aygıtı olarak, psikolojik harekat parçası olarak hareket ediyorsunuz demektir. Bu yüzden sizin yaptığınız gazetecilik değildir" dedi.

Vatandaşların oy verirken yeni anayasa değişikliğini de hesaba katmaları gerektiğine işaret eden Akdoğan, "Yeni anayasaya ve başkanlık sistemine vurgu yapan tek parti AK Parti. Bugüne kadar sonuç alınamamasının tek sebebi bunların gönülsüz olması, istememesi. Ama vatandaş istiyor. Seçimden sonra referandum yapmaya inşallah çoğunluğumuz yeter. Vatandaşımız oy kullanırken de bunu düşünsün, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması ve büyük Türkiye idealine ulaşmamız için Anayasa'nın değişmesi gerekiyor. Diğer partilere verilen oylar, bu hedefi biraz daha geri plana düşüren oylar anlamına geliyor."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'ya karşı yürütülen algı operasyonlarının amacı ne
  • Altınekin'de temizlik ve hijyen eğitimi
  • Ak Parti Konya Gençlik Kolları Başkanı'nın istifası istendi!
  • Ak Parti Konya Kadın Kolları Başkanı istifa etti
  • İzin verildi! Türkiye'nin ilki olacak

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA