• Konya0 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ölmeden ifademi alın
27 Eylül 2010 Pazartesi 07:26

Ölmeden ifademi alın

Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan, eski Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis'in şaibeli ölümüyle ilgili ses kaydının kendisine ait olduğunu kabul etti. "Ölmeden önce ifademi alın" çağrısın
Ergenekon davasının tutuksuz sanığı emekli Albay Arif Doğan, JİTEM'i tek başına, kimseden talimat almadan kurduğunu ve 1990 yılında tayini çıkınca kimseye sormadan dondurduğunu söyledi. Habertürk Gazetesi'ne konuşan Doğan, Ergenekon örgütüyle ile ilgisinin olmadığını belirterek "Benim ilgim alakam JİTEM'ledir" dedi.

AVUKATIM PAZARTESİ MAHKEMEYE GİDECEK

İstanbul Sultanbeyli'de bir sitede iki koruması ve bakıcısı ile solunum cihazına bağlı olarak yaşamını sürdüren Doğan, avukatı olan yeğenini pazartesi günü mahkemeye gönderip bir an önce ifadesinin alınmasını isteyeceğini söyledi. Diyabet, panik atak ve kalp hastası olduğunu söyleyen Doğan, "Hâkimlere yalvarıyorum, ölmeden benim ifademi alın, kayda geçin. Anlatacaklarım hem Ergenekon davasına, hem PKK ile mücadeleye ışık tutacaktır" dedi.

BİTLİS'İN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SES KAYDI BANA AİT

Doğan, şaibeli bir uçak kazasında hayatını kaybeden Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in ölümüyle ilgili ifadelerin yer aldığı ses kaydının kendisine ait olduğunu da kabul etti. Kaydın montajlandığını iddia eden Doğan, "Bitlis 1993'te öldürüldü. Ben 1990'da JİTEM'den ayrıldım. JİTEM o yılda öldü, bitti, 1993'te yeniden mi dirildi?" diye konuştu.

KELLE BAŞI 3 BİN LİRA

JİTEM'i güvendiği Kürtlerden oluşturduğunu belirten Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bana çok önemli ve gizli bilgiler getirirlerdi. Akıl almaz istihbarat bilgileriyle donatılıyordum. PKK'nın yapacağı eylemleri önceden biliyordum. JİTEM aktifken, PKK ile mücadelemizi sürdürürken bölgenin sorumluluğunu Dicle'ye kadar aşiretlere vermiştim. Herkesin bölgesi ve sorumluları vardı. 10 bin elemanım vardı. Hepsinin ortak düşmanı PKK idi. Terörist öldürmek onlara çıkar sağlıyordu. Kelle başına 3 bin lira prim alıyorlardı."

JANDARMA İSTİHBARATI'NI KÜÇÜK'E TESLİM ETTİM

Doğan, bir diğer Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Öveli Küçük'le ilişkisini anlatırken ağır ifadeler kullandı. Kendisi Yalova'da alay komutanıyken Edirne'de görev yapan Küçük'le zaman zaman görüştüğünü anlatan Doğan, "Ama onunla ortak hiçbir yanımız, bağlantımız olmamıştır. 1990'da tayinim çıktı. Veli Küçük'ün de tayini çıkmıştı. Güneydoğu'daydım. Veli Küçük denilen ka..t bana geldi. Ben ona JİTEM'i değil, Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı'nı teslim ettim" diye konuştu.

 

Öldürdüğüm PKK'lı sayısını hatırlamıyorum

Daha önce de JİTEM'i kurduğunu itiraf eden Arif Doğan röportajında bunu yineliyor: "JİTEM'i kurduğum için hiç pişman olmadım. İyi ki kurmuşum. Öldürdüğüm PKK'lı sayısını hatırlamam bile söz konusu değil. PKK'nın içinde bile adamlarımız vardı, bilgiler anında geliyordu... Operasyon dönüşü mermi hesabı yapardık. Yine Kürtlerden bir grup, leş hesabı yapardı, primler ona göre dağıtılırdı. İzin derdimiz ve sınır derdimiz yoktu. Her yol Ankara misali. Ben şimdiye kadar üç kez öldüm. Birincisi tutuklanıp demir parmaklıklar ardına atıldığımda. 25 yıldır dağlarda terör ile terörist ile mücadelede bulundum. Sağlığım terör yüzünden bozuldu. Bunu hak etmemiştim. Ne zaman ki Meclis'e PKK'lı Leyla Zana, Sırrı Sakık, Ahmet Türk, Orhan Doğan gibi adamlar sokuldu, ikinci kez öldüm. En kötüsü ve vahimi ise PKK'lıların davul zurna ve halaylar ile karşılanması. İşte bu beni bitirmiştir. TV kanallarında, gazetelerde PKK ile ahkam kesenler masal anlatıyor. Erdal Sarızeybek, Bülent Orakoğlu, Mahir Kaynak, Osman Pamukoğlu, Hanefi Avcı, bunların anlattıkları masal, hikâye. Onların eline kâğıt parçası tutuşturup konuşturuyorlar. Benim kadar mücadeleci olamamışlardır. Onlar PKK'nın 'P'sini, JİTEM'in 'J'sini bile bilmezler.

 

Arif Doğan'dan Ergenekon tarifi

Yapmadığım, bilmediğim olayın sorumluluğunu almam, konuşmam da" diyen emekli Albay Doğan, Ergenekon'la ilgili, "Ergenekon ile ilgili gözaltına alındım ve sorgulandım. Bana kiraladığım depoda çıkan 280 tane bombayı ne yapacaksın diye sordular. Dedim ki onlara pimlerini çekip bir yerinizde patlatacağım. Ya, benim bombalarla işim olmaz. Daha sonra bomba çıkmadığı söylendi. Zaten o düzmece bir olaydı. Ergenekon nedir biliyor musunuz? Her tarladan bir tezek, her şehirden bir p......gin bir araya gelip kurduğu bir şeydir. Benim ilgim alakam JİTEM iledir, Ergenekon ile değil" diye konuştu.

 

Tuncay'ın yüreği yazmaya yetmedi

Susurluk kazasında ölen Hüseyin Kocadağ ve Mehmet Özbay'ın (Abdullah Çatlı) değer verdiği dostları olduğunu belirten Doğan, şöyle konuştu: "Yalova Jandarma Alay Komutanı iken bana gelmişlerdi. Termal Otel'de konuk ettim. Uzun uzun görüşmeler olmuştu. O kazadan sonra gazeteci Tuncay Özkan bana gelip kaza öncesi yani oteldeki görüşmelerle ilgili bilgiler almıştı. Kendisine Termal Otel'deki görüşmede bir bakanın kızının olduğunu da söylemiştim. 'Yüreğiniz yetiyorsa yazın. Yarın tüm gazeteleri aldırıp bakacağım' dedim. Ama kimsenin yazmaya yüreği yetmedi. Evet o görüşmelerde bir bakanın kızı da vardı."

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA