• Konya11 °C

Lokman Koyuncuoğlu

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

O zaman her şey biter!

13 Eylül 2011 11:52

Bu haftaki Yeni Şafak Pazar ekinde Bilgi Üniversitesinde görevli iki araştırmacının bir söyleşisi yayınlandı.

Büşra ve Kübra Sönmezışık kardeşler yazıyı ilginç ve dikkat çekici bir başlıkla sunmuşlar. “Kadınların meclisteki sayısı artmadıkça şiddet çözülmez”  Gerçekten öyle mi acaba?  Aynı günün gecesinde de Habertürk TV’de Üç Nokta programında aynı konu vardı. O programda da “Türkiye’nin yarısı kadın, demek ki meclisinde yarısı kadın olmalı” tezi işleniyordu.

Kadına şiddet ve boşanma noktasında Türkiye’nin çok kötü bir sabıkası var. Son günlerde eşinden ayrılmak isteyen onlarca kadının katledilişini duyuyoruz. Artık o kadar çok oldu ki bu cinayetler, bu olayları nerdeyse kanıksadık ve olağan bir hal almaya başladı.

Şiddetin yasal olarak düzenleme yeri şüphesiz meclistir.Ancak bunu kadın milletvekili sayısını artırarak yapmayı düşünmek herhalde son çözümlerden biridir.

Konu gerçekten hassas. Bu konuda toplumsal bir çözüm üretmek gerekir. Öncelikle şiddet ve boşanmaya ortak bir bakış açısı getirmek gerekir.

Türkiye son yıllarda ortalama 100 bin çiftin boşandığı bir ülke oldu. Bu gerçekten çok ürkütücü bir rakam. Bu konuda nasıl bir politika belirlemeli ki bu boşanmalar dursun.

Öncelikle aile bireylerinin neden boşandığına baktığınızda karşınıza çoğunlukla ekonomik sebepler, şiddet,uyumsuz ilişkiler, yanlış tercihler geliyor. 

Burada aile kavramını tekrar ele almak ve içini gerçek anlamda doldurmak gerekiyor. Hem anne hem de babanın görev ve sorumluluklarını iyice bilmeleri şart. Modern dünyanın dayatmaları belli ki ciddi bir çözülmeyi getirdi. Özellikle yeni evlenen çiftlerin boşanma oranlarının artmasında medyanın müthiş bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu hem erkek hem kadın için geçerli.

Televizyon dizileri ve rol modellerinin şaşalı hayat teşviki bu konuda etken.Ayrıca yine son dönem dizilerin, her iki cins içinde yasak çok eşli hayat empozesinin boşanmaları tetiklediği bir gerçek.

Anadolu’da daha az olan boşanma oranları da ne yazık ki gittikçe artıyor. Sorun topyekün bir ülke sorunu. Bu bağlamda ciddi bir devlet politikası gerekiyor.

Batının aile üzerinde yaşadığı ciddi bir travma var. Şuan kaos içindeler. Bunun için Başbakan Erdoğan yeni evlenen çiftlerden en az üç çocuk sahibi olmalarını istiyor. Burada üç çocuğa bakacak nitelikli anne konusunun da ıskalanmaması gerekir. Her aile üç çocuk sahibi olduğunda, bu çocukları “adam” gibi yetiştirecek annenin de olması demek.
Ailenin kurumsal işlevi ve annelik makamının ne demek olduğu da böylece ortaya çıkmış olacak. Yoksa üç çocuk sahibi ol, bu çocuklar nasıl beslenir büyür, nasıl bir inanç ve kültür eğitimi alır umurunda olmazsa, bu değildir annelerden istenen fonksiyon. Burada ciddi anne eğitim merkezleri açmak gerekecek, çok kreş açmak yerine, bilinçli anne okulları Türkiye’nin umududur.

Tabi bu konuda devletin  ciddi bir teşvik vermesi de gerekir. Tek maaşla geçinemeyecek ailelere hatırı sayılır bir destek sunulmalı. Örneğin, eşi çalışmayan bir memura 400 TL aile yardımı, her çocuk içinde 100 TL çocuk yardımı verildiğinde, üç çocuklu evin annesinin çalışıp alacağı 1000 TL yerine, devletten alacağı 700 TL aile yardımını tercih etmesi mantıklı olmaz mı?

Burada üç türlü kazanç olacaktır. Öncelikle aile kurumu korunup, boşanma oranları düşecektir. Başı boş kalan çocukların kötü alışkanlıklara bulaşması engellenecek, nitelikli çocuklar yetiştirilecek. Türkiye’de istihdam sorunu azalacak.

Ailede babanın da katkısı şart. Üç çocuk sahibi babanın çocuklarına vereceği eğitim ve misyon çok önemli. Bu bağlamda baba,eşine destek vermez, çocuklara zaman ayırmazsa her şeyi anneden beklerse bu da önemli bir yıpranmaya yol açar

Ben bir başlıktan sonra bu yazıya gerek duydum. Kadın örgütleri vekil sayısının artmasını tek çözüm olarak görüyor olabilir ama kültür ve inanç değerlerine bağlı sivil toplum örgütlerinin bu konuda içi hiç acımıyor mu acaba?  Yoksa hayat onlar içinde sadece dizilerden mi ibaret?

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • '15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldık'
  • 'Dünyanın nazar boncuğu' can suyu bekliyor
  • Konya’da Ar-Ge merkezi sayısı 5 yılda 14 kat arttı
  • Bu kadar da olmaz! Ona da karşı çıktılar
  • ‘Müftüler de Medeni Kanuna göre nikah kıyacak’

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA