• Konya14 °C

Alev Ayyıldız

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Müslüman Alemini Sınıfta Bırakan İmtihan

13 Eylül 2010 18:19

Oluşturduğu gündemle Ramazan ayını hatta bayramını bile gölgede bırakan, dış dünyaya bizleri kapatan bir referandum sürecini çok şükür geride bıraktık. Öyle görünüyor ki sonuçların açıklanmasıyla gündem değişmeyecek kim bilir daha neler söylenecek. Gereksiz polemikler, hakarete varan tartışmalarla bir dönem daha devam eder süreç. Her şey bir tarafa ülkesi için doğruda buluşamamış bir siyasetin vebali daha ne kadar büyüyebilir ki?.

 
Seçim gündemiyle birlikte ertelenenleri ve propaganda için kullanılan maddi zararı düşündükçe değer miydi demekten kendini alamıyor insan. Herkes birbirini suçluya dursun görünen o ki uzlaşma kavramı uzun bir dönem daha uzak duracak bizlerden.

Umudumuz kazanılacak olanların kaybedilenlerden daha fazla olması.

 
Zihinlerin ve yüreklerin iyice sıkıldığı bu gündemden bir nebze uzaklaşıp, insani ve vicdani değerleri sorgulatacak daha önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum.

Her ne kadar yaşadıkları iç ve dış problemler yüzünden pek ilişkiler gelişemese de biz onları hep dost bildik. Kurtuluş savaşında atılan köprüler öyle sağlam işledi ki yüreklere dost deyince onlar geldi akıllara.

 
Gönüller bir oldu. Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı zaman ağzıyla su getiren kuş misali depremde imdadımıza  koştular. Amaç niyeti belli etmekse Pakistan bize yüreğini tüm samimiyetiyle açtı. Ahde vefayı gösterme sırası bizlerdeydi. Sömürülmenin ve güçler savaşının bedelini ödeyen kardeş ülke Pakistan son imtihanı olan sel felaketinde aynı samimiyeti ve yardımı gösterdiğimizi düşünüyorum. Fakat yaşanan felaket onların olduğu kadar Müslüman alemi içinde gerçek bir sınavdı.
 
Irak’ta , Filistin’de , Balkanlarda, Kafkasya’da, Afrika’da kısacası zulüm gören İslam ülkelerinde olmayan vicdanların sorumsuzluğu sel yıkımında da tekrarladı kendini.

Pakistan’a sahip çıkılmadı.

 
Milyarlarca Müslüman’ın istendiği takdirde elbirliğiyle çok kısa sürede çözeceği bu sorun askıda kaldı. Hala açlık, salgın hastalık ve ölüm kusuyor ülke. Bir tarafta musluğunu, arabasını altından yaptıran kalpleri kararmış insanlar diğer yanda çaresizliğin avucuna düşmüş ölümü bekleyen bedenler.
 
Nedenler ve niçinler üzerine yapılacak yorum çok. A.B. D. ve Rusya arasında sıkışmış, İran’in himaye etmeye çalıştığı, Taliban’ın terör estirdiği, güçler dengesinde şaşkın kalan hükümeti, güvenlikten çok siyaset ve çıkar ilişkilerine düşmüş askerleriyle vahim bir durumda Pakistan. Üstüne birde sel felaketi olunca işler iyice çıkmaza döndü haliyle.

Bu karışık tabloda bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla hareket eden ve durumun vahametinden çıkarları neticesinde  sadist bir zevk alan komşular ve diğer İslam ülkeleri.

Asıl suçluyu bulmak ne kadar zor olsa da bariz gerçek ezilen, sömürülen ve gün geçtikçe daha çok ölen bir halk. Unutulmamsı gereken bir gerçek var ki Pakistan bir terör devleti olmadığı gibi, felaketzedeler de terörist değil. Nüfusun %74’ünün günde iki dolardan az parayla geçindiği toprak, sanayi ve ticaret mülkiyetinin üçte ikisi, üsteğmenden generale, emekli ve muvazzaf subaylara ait olduğu yaşamanın savaşla eşdeğer olduğu bir memleket. Üstelik açlıkla ve hastalıklarla boğuşan halkın talebi yemek ve ilaç, silah değil. Anlayacağınız mantık ve durum bu denli açık. Fakat hala ses yok. Üstelik hükümet yardımların sistemli bir şekilde dağıtılacağına yönelik bu denli önlem alıp çalışma yapmışken.

 
Bu susuş bir çürümenin göstergesi. Yaşananlar İslam coğrafyasının geldiği nokta açısından oldukça hazin bir tablo adeta. Hz. Peygamberin’de Arap olmasından dolayı onları eleştirme hakkını kendimde görmediğim ve mümkün mertebe saygılı davranmaya çalıştığım Arap ülkelerinin acınası halinin dışa vurmuş hali. Düşünsenize A.B.D. bankalarında ülke ekonomisini sarsacak kadar büyük paraları bulunan, daha yenilerde çok büyük silah anlaşması yapan ve müttefiki Amerika’nın sözünden çıkmayan bu devletler dindaşları için daha karakterli bir duruş gösterebilseydi gelinen nokta kuşkusuz bu denli vahim olmazdı.

Fakat yazık ki kendini Batılı ülkeleri dost görüp İran’a karşı silahlanan petrol zengini sözde Müslümanlar ülkeler onlar.

 
Tek damla ter akıtmadan mirasını yedikleri petrolün gelirini A.B.D’nin kucağına atan başta S.Arabistan olmak üzere diğer Arap ülkelerinin uyanacağı günler geleceğine dair umudum yok. Neticede onlar farklı imtihanlarda da sınıfta kaldılar.
 
Genel bir değerlendirme yapmaktan çok çözüme yönelik tespitlerde bulunmak istiyorum ama inanın vicdanların durduğu yerde akıl çoktan duruyor. Yeni başlangıçlar, yeni umutlar ise yazık ki hayal olmaktan bile uzak. İslam Dünyasının uyanacağına dair umudum Pakistan felaketiyle birlikte yeniden söndü.
 
Fakat onlara artık kızamıyorum bile. İnancın ve merhametin ne denli büyük nimet olduğunu gösterdiler bana. Yalnızca acıyorum vicdanı ve inancı olmayanların ne denli fakir olduğunu göremedikleri için.

Selam ve dua ile. 

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Emniyetten vatandaşlara kritik uyarı
  • Emekliler dikkat! 1 yıl içinde başvurmayan...
  • Başkan Hançerli'den Regaib Kandili Mesajı
  • Başkan Toru’dan Regaib Kandili mesajı
  • Kerkük Valisi kışkırtıyor

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA