• Konya17 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mısır halkına kader boyun eğmek zorunda
16 Şubat 2011 Çarşamba 14:48

'Mısır halkına kader boyun eğmek zorunda'

Aydınlar Ocağında Mısırdaki halk ayaklanmasını değerlendiren Prof. Dr. Kâzım Ürün, Mısırdaki fitili gençlerin paylaşım sitelerinde yazışarak ateşlediğini belirterek 'Halk yaşamak istiyorsa buna..
Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde Mısır olayları gündeme geldi. Mısır, Tunus, Filistin gibi İslâm ülkelerine yaptığı gezi izlenimlerini aktaran Selçuk Üniversitesi Fen-Edb. Fak. Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kâzım Ürün, Mısır’daki olayların fitilini gençlerin ateşlediğini söyledi.

Prof. Dr. Ahmet Kâzım Ürün, Tahrir Meydanı ile ilgili “ Trafiğin en yoğun olduğu, 5 bulvarın birleştiği ve otobüs ile dolmuşların bulunduğu büyük bir alandır. Fransızlar tarafından yapılan ve 1987’de açılan dev metronun da ana merkezidir. Kısacası Tahrir Meydanı, altıyla üstüyle dev bir ulaşım ağı merkezi konumundadır” şeklinde bilgi verdi.

Konuşmasını “Mısır denilince akla ilk gelen dünyanın yedi harikası piramitler gelir. En büyüğü olan Keos Piramidi 146 metre. Nil yoluyla binbir zorlukla getirilen granit taşlarının ortalama ağırlığı 2,5 tondur. Bu piramit kaidelerinin altındaki taşlar ise 15 ton ağırlığındadır. Firavunlara mezar olması için binlerce insanın çalıştığı piramitler 2 milyar 300 milyon granit taşının bir araya getirilmesiyle yapılmış” dedi.

El-Ezher Üniversitesi’nin bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu ve El-Ezher’e rakip olarak Batılılar tarafından Kahire Üniversitesi’nin kurulduğunu belirten Prof. Ürün, üçüncü üniversitenin güneşin gözü anlamına gelen Aynşems Üniversitesi olduğunu ve  çok önemli bir misyona sahip Özel Kahire-Amerikan Üniversitesi’nin de sonradan kurulduğunu kaydetti. 

OLAYLARIN FİTİLİNİ GENÇLER ATEŞLEDİ
Mısır’daki olayların başlangıcının paylaşım siteleri olan Facebook ve Mesanger’deki duyurularla başladığını ifade eden Prof. Dr. Ürün, “Bu olayların tetikleyicisi gençler oldu. “Gençlik âdeta delilikten bir şubedir” hadisini burada hatırlatmakta fayda var. Mısır’daki olaylarda gençler istediklerinde neler yapabildiklerini görmekteyiz. Gençlerin kendi aralarındaki yazışmaları ve bu yazışmaların akabinde o meydanda toplanmaları önemli. Bu arada İhvan-ı Müslimin zaten örgütlü bir kuruluş. Pek çok alanda organize olmuş bir teşekkül. Tabipler Sendikası olsun, Avukatlar Sendikası olsun pek çok sendikalarda yer almışlar. Özellikle yoksullara, yardıma muhtaç ailelere sosyal yardım konusunda çok başarılılar”dedi

MISIR’DA HALK SEFALET İÇİNDE YAŞIYOR
Mısır insanının yıllarca korkutulduğunu ve sindirildiğini belirten Ürün, “Bunlara rağmen Mısırlı insana baktığınızda kültürel bir derinlik görüyorsunuz. Mısırlılar garibanlar ve yoksullar. Mısır sinema endüstrisi çok önemli bir noktada. Tiyatroda da çok önemli bir noktada” dedikten sonra şunları söyledi.

“Mübarek’in devrilme talebi ise; 30 yıldır devletin ve ülkenin imkânları bir kişi, kurum ve yandaşları tarafından âdeta bir kene gibi emilmiş. 25-30 milyar dolar mı? Büyük çapta bir varlık söz konusu. Mısır’a bakıldığında gerçekten çok yoksul. Mezar evlerinde 1,5 milyon insan sefalet içinde yaşıyor. Bir Arap şair, Mısır halkı için “deve gibidir” diyor. Deve bildiğiniz gibi çok sabırlı bir hayvandır. Sabırlıdır, sabreder sabreder ama bir öfkelendi mi... Ayaklanmayı durdurmak imkânsız.”

Ürün, sohbetin sonunda dinleyicilerden gelen “şair ve yazarların bu tür ayaklanmalardaki rolü nedir?” sorusunu ise, “Tunuslu Ebul Kasım el-Şafi’nin çok güzel bir sözünü sizinle paylaşmak isterim. Tahrir Meydanı’ndaki gösterilerde taşınan dövizlerde de gördüm bu sözü: “Halk yaşamak istiyorsa buna kader boyun eğmek zorundadır” diye cevaplandırdı.
“MISIR’DAKİ KIYAM ŞEREFLİ BİR TEPKİDİR”
Mısır’da 23 yıl kalan ve olayların canlı şahidi olarak söz alan Konyalı Ömer Atilla Ataseven de, “Mısır’daki kıyam şerefli, izzetli bir tepkidir. Nev-i şahsına münhasır bir ayaklanmadır. Mısırlılar gelecek nesillere iyi şeyler bırakmak için elimizden ne gelirse, geliyorsa yapacağız diye yola çıktılar” şeklinde konuşarak şu görüşlere yer verdi: “Mübarek’in özelliği ise asker kökenli olması Aşırı inatçı ve teşkilatçı bir insan olması. Ortadoğu’daki neocanların uzantılarından birisiydi. Amerika’daki şahinler onu destekliyordu. Bu adamın buradan gitmesi gerektiğini onlar da biliyorlar. İsrail’in himayesi ve güvenliği noktasında ne kadar fatura varsa ümmete ödettirdiler. Özellikle Gazze konusunda Mısır’ı yönetenlerin takındığı tavır, Mısır halkını ciddi şekilde incitti.

Ortadoğu ile Arap dünyasında Türkiye’ye karşı çok ciddi bir teveccüh, ciddi bir saygı ve sevgi var. Türkiye gibi olmak psikolojisi var. Ticaretimiz sürekli artıyor. Bundan 5 sene önce 400-500 milyon dolar olan ticaret hacmimiz bugün 3 milyar doların üzerinde. Kapıların ve engellerin kaldırılmasında Türkiye çok fedâkar davranıyor.

Mısır halkının Türkiye’ye karşı bir sempati ve sevgisi var.
Bundan sonrası ne olacak? İnşaallah hayırlı olacak. Mısır el firenini çekmiş bir şekilde ilerliyordu. Hüsnü Mübarek buz dağının görünen tarafı. Bunun çok ciddi bir ekibi var. Partinin görünen ve görünmeyen adamlarıyla, iş adamlarıyla Mısır’ın kilit noktaları hâla bu adamların elinde. Yani mutlu azınlık dediğimiz ekip.”
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • İkametgah oyunu!
  • Konya'da cami minaresinde gamalı haç!
  • Konya'da feci kaza ucuz atlatıldı!
  • Erdoğan'ın o sözleri ne anlama geliyor?
  • Kanla yazılan destan, kalemle ölümsüzleşti

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA