• Konya6 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kuzu: Barış sürecinden çok umutluyum
27 Ocak 2013 Pazar 09:58

Kuzu: Barış sürecinden çok umutluyum

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, terörün bitirilmesi için yürütülen sürecin olumlu yönde sonuçlanmasını ümit ettiğini belirtti.

İmralı ile yapılan görüşmelerin devletin yaptığı görüşmeler olduğunu belirten Burhan Kuzu, "Oslo süreci biraz daha kapalı götürüldü. Oslo'daki görüşmeleri biz daha sonra duyabildik. Çok doğal oldu bizim duymamamız. Gizli götürüldü, ama süreci de malumunuz bir şekilde tıkadılar. Öyle olunca, bu süreç, iyi niyetle başlanıyor, inşallah sonu gelir. Bu, şekilde gidişi, daha açık daha şeffaf şekilde takip ediliyor. Süreç konusunda benim ümidim var. Bu sefer öyle gözüküyor." dedi.
Burhan Kuzu, 'Başkanlık Sistemi ve Anayasa' konulu konferansa katılmak için geldiği Yalova'da AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. Ardından Ali Demirhan’a ait avukatlık bürosunun açılışını yapan Kuzu, burada gazetecilerin soruları üzerine 'İmralı süreci' ile ilgili görüşlerini açıkladı.

Kuzu, devletin terörle mücadele için harcadığı paranın ülkenin ihtiyaçları için harcanması halinde elde edilebilecek faydalar olduğuna dikkat çekti. Kuzu, “30 yıl sürmüş, 40 bin insanımız ölmüş, 10 binlerce şehit var, binlerce yaralı, binlerce dul, yetim var. Nereye kadar gidecek- Bu işin bu tarafı. Öbür tarafta 400 milyar dolardan fazla devlet oraya, havaya masraf yapmak zorunda kalmış. Başka da çaresi yok. Şuanda İstanbul'a dünyanın en büyük havaalanı yapılıyor neredeyse 150 milyon yolcu kapasiteli, 5 milyar dolara mal oluyor. 400 milyar doları hesap edin, Doğu'nun, Güneydoğu'nun halini siz düşünün. Bu paranın bu haliyle ve bunun çalışmış halini düşünün. Böyle bir durum var." diye konuştu.

PKK'nın kimi devletlerin taşeronu haline geldiğini anlatan Kuzu, “Önceleri kuruluş amaçlarının bölgeye hizmet olduğunu iddia eden PKK, kimi devletlerin taşeronu haline gelmiş, uyuşturucu mafyasının geçtiği yer haline gelmiş. Silah tüccarlarının emrinde çalışıyorlar. Öyle olunca da o devlet de buna ne kadar müsaade eder. Çünkü bunlara karşı uyanık olmak lazım. Bundan önceki süreçler değişik nedenlerle tıkandı. Hepinizin bildiği gibi. 'Sen tıkadın, ben tıkadım' noktasına da gelmek istemiyorum. Bunları zaten sizler biliyorsunuz. O bakımdan herhangi bir siyasi partiyi suçlamak istemem. Çünkü bu yeni süreçte mümkün olduğu kadar en azından susmak bile güzel bir şeydir, böyle bir dönemde. Bıktı artık bu süreçten insanlar. Süreçte temkinli gitmek, çok fazla konuşmamak gerekiyor. İnşallah 'ümit var' diye düşünüyoruz. Şimdi, 'bu kış aylarında bu işin zor olacağı, yaza doğru, bahardan sonra oradaki kampların boşaltılacağı' şeklinde basından duyduğumuz haberler var. Bunlar doğru olabilir, mantıken de yanlış şeyler değil. Bir çözüm bulunacak. İyi niyetli olmak gerekiyor. Dünyada İngiltere'nin, İspanya'nın, İtalya'nın başında vardı bu bela. Bu bütün ülkeler görüşmelerle bu işi bir yere bağladılar. Yoksa sonu gelmiyor yani. Bir senden, bir benden, bir oradan bir öbür taraftan bu nereye kadar. O yüzden o ülkeler ne yapmışsa, onun benzerini, daha uygun olanı neyse onu yapmaya çalışacağız. İnşallah bir sonuç alınacak." ifadelerini kullandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gece-gündüz bu işin peşinde koştuğunu ve önemli bir hale getirdiğini aktaran Kuzu, "Türkiye'nin bir numaralı meselesi bu biliyorsunuz. Bak göreceksiniz o zaman Türkiye ataklar yapacak. Şu gördüğünüz ülke 10'a, 20'ye katlayacak o zaman, buna inanıyorum. Potansiyeli çok yüksek bir ülke ama maalesef prangalar vurulmuş. Çok meşgul ediyor bizi. Üzüyor, morali bozuyor. Ne kadar güzel şeyler de yapsan akşam duyduğun 5–10 şehit, zaman zaman bunlar maalesef oldu. Hepimizi üzüyor. Aynı ailenin oğlunun biri Kandil'de birisi asker ya da polis. Böyle bir tabloyu nasıl izah edersiniz? Tabii kaynaşmış bir toplum. Çok şükür ki, tüm güç odakları, şer odakları bu kadar gayrete rağmen Türkiye'de Türk-Kürt kavgası gibi bir şeyi başaramadılar, başaramazlar.” şeklinde konuştu.

BAŞKANLIK SİSTEMİNDE PARLAMENTO GÜÇLÜ

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, başkanlık sistemi modelinde güçlü hükümetlerin değil, güçlü parlamentonun söz konusu olduğunu söyledi.

Burhan Kuzu, AK Parti Yalova İl Başkanlığı tarafından Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen 'Başkanlık Sistemi ve Anayasa' konferansında konuştu. Yeni anayasa çalışmalarının yavaş gittiğini ve komisyona mayıs ayı başına kadar süre verildiğini kaydeden Kuzu, bu süre içinde çalışmaların bitmemesi halinde AK Parti’nin konuyu Meclis'e getirip referandum isteyeceğini belirtti.

Anayasa yapım sürecinin tamamlanması gerektiğini vurgulayan Kuzu, komisyon kararına göre, anayasa yapım çalışmalarının 31 Aralık'ta bitmesi gerektiğini ancak çalışmaların oy birliği şartından dolayı ağır gittiğini ve komisyona mayıs ayı başına kadar süre verildiğini dile getiren Kuzu, “4 ay içerisinde çalışmalar bitmezse o zaman AK Parti, sorumlu bir parti olarak, daha doğrusu 326 vekili olan en büyük parti olarak, ya bir parti ya bir iki parti ile veya onlar da yanaşmazsa kendi metnimizi getirmek suretiyle parlamentoya, destek verilirse referanduma giderek işin içinden çıkıp bir metin hazırlamak istiyoruz.” dedi.

"BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİKRAR GETİRİR"

Başkanlık sisteminin Türkiye’ye istikrar getireceğini söyleyen Kuzu, bu sistemle güçlü hükümetlerin değil, güçlü parlamentonun söz konusu olduğunu vurguladı. Kuzu, “Benim savunduğum ya da AK Parti'nin savunduğu modelde, aslında güçlü hükümetler yok, güçlü Parlamento var. Fakat hükümetin beni cezbeden tarafı neresi sizce? Devamlılık var. Koalisyona, mutlak paydos, ömür billah paydos. Çünkü gelen, 4 yıl hükümette kalıyor. Yüzde 51'le geliyor ya da 2 dönem en çok gelebiliyor. Sonra da bitiyor. Başka geliyor ondan sonra. Bu sistemde belki yüzde 18'lik büyüme olmayacak, belki yüzde 8 olacak büyüme. Ama hep olacak. Şimdi ne oluyor? Yüzde 18, eksi 9. Tansiyondan beter, buna can mı dayanır? Bir iniyor bir çıkıyor.” dedi.

"FEDERAL HER ÜLKEDE BAŞKANLIK MI VAR?"

Başkanlık sistemine geçilmesinin eyalet sistemine geçmek demek olmadığını hatırlatan Kuzu, izleyicilerin sorularını yanıtlarken Almanya, Yeni Zelanda gibi federal sistemin olduğu, ancak başkanlık sisteminin olmadığı ülkeleri örnek verdi.

Kuzu, “Federal yapı meselesi bana çok soruluyor. Şunu açık söylüyorum. Bilsem ki bu başkanlık modeli Türkiye’yi yerel yapılanma, özerk bir yapılanma federal bir duruma götürecek, şu an burada vazgeçerim. Zerre kadar böyle bir şüphem yok. Nereden geliyor biliyor musunuz? Amerika’da başkanlık modeli var, oradan geldiği için burada da başkanlık olur. Güzel ama Amerika’da federal yapı zaten doğuştan var. Yani başkanı seçtiği için federal yapı oluşmadı. Zaten adamlar federal, öyle kurulmuşlar. O zaman federal yapının üzerine başkanlık üretilecek ise Almanya niye başkanlık modelinde değil, federal. Niye yeni Zelanda başkanlık modelinde değil, o da federal. Kanada öyle, Avustralya öyle. Niye bunlar parlamenter modelde federal yapı olduğu halde başkanlık modelinde değil. Böyle bir şey yok çünkü.” ifadelerini kullandı.

"GERÇEKTEN EYALET SİSTEMİYLE İLGİLİ OLSA BDP BALIKLAMA DALARDI"

Kuzu sözlerine; “Kaldı ki, 1969 yılında rahmetli 'Türkeş 9 Işık' kitabını yazıyor. Orada diyor ki; ‘Başkanlık modeli Türkiye’nin tek kurtuluşudur.’ Peki, Rahmetli Türkeş, federal yapı konusunda bizim kadar hassas değil mi, böyle bir şey olabilir mi? Eğer bu sistem, gerçekten başkanlık modeli, federal bir yapıyla ilgiliyse, eyalet yapısıyla ilgiliyse, özerk bir yapıyla ilgiliyse BDP’nin balıklama dalması lazım. MHP karşı çıkıyor, BDP karşı çıkıyor. Demek ki böyle bir şey yok.” dedi.

“SOL KESİM YÜZDE 35’LİK OYU NEDENİYLE KARŞI”

Kuzu, başkanlık sistemini istemeyen sol kesimin de yüzde 35’lik genel oyundan dolayı buna itirazı olduğunu ancak, başkanlık sistemi ile her kesimin iktidar şansı olduğunu söyledi.

Kuzu, “Bunun sebebi şu; Türkiye’de sol kesim, kimse alınmasın, yüzde 51 ile başkanlık modelinde iktidar olduğu için, yüzde 51’den az olunca 2.tura kalıyor. Sol kesim yüzde 35’te kaldığı için 2.turda iktidar sağlanmış oluyor. Yüzde 51’le iktidar olunduğu için diyor ki sol kesim, yahu yüzde 35 sol var, yüzde 65 sağ kesim var Türkiye’de genel potansiyel. 'Ben istemiyorum' diyor. Peki, ben de diyorum ki; 50 yıldır, 60 yıldır Türkiye’de parlamenter model uygulanıyor, siz zaten gelmediniz ya 60 yıldır. Sonuç itibariyle açık söylüyorum, benim anlattığım modelde sol kesinlikle gelir. Hiç tereddütsüz. Kesinlikle gelir, Ölçü şu; Özal’ından tutun, rahmetliden örnek verelim, merkez burada ise, elini açar sağdan da soldan da kucaklar, insanlar gelir, yüzde 35’lik olay değil. Ne olursan gel. Özal böyle yapıyordu geliyordu, başka türlü gelemez. Bu modelde etnik, dini kimlikte bir takım şeyler öne çıkararak gelme şansınız sıfır. Kimse gelemez. Hiçbir grup gelemez, AK Parti buna dâhil. Bu kadar basit. Ha anlaşmayı sol kesim bu şekilde yaparım diyorsa ben saygılıyım insanlara diyebiliyorsa, aynı şekilde sağ kesim de, o zaman insanlar gelebilir. Ve yüzde 35–65 rakamı bugün artık yok arkadaşlar. Bakın 10 yıldır milletvekiliyim. 4 kişilik aile düşünün, baba, anne, oğul, kız. Dört kişinin de oyu farklı farklı partilere. Ben bunu gördüm.” şeklinde konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Bağırsak ve mide ağrılarından safra kesesi alındı
  • Saate dikkat! Kafa karışıklığı yaşanıyor
  • Yahyalı cemaatinden referandum açıklaması
  • Hayır çıkarsa istifa edecek mi? Bahçeli'den cevap!
  • Bulgaristan'da ZİK'in skandal seçim kararı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA