• Konya10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Konya değişiyor, gelişiyor
16 Temmuz 2012 Pazartesi 13:04

Konya değişiyor, gelişiyor

Adalet ve Kalkınma Partisi Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı, Paşa Köşkünde Egemen Gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Konyanın turizmden, sanayisine kadar birçok konunun gündeme geldiği...
Adalet ve Kalkınma Partisi Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı, Paşa Köşkü’nde Egemen Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Konya’nın turizmden, sanayisine kadar birçok konunun gündeme geldiği söyleşide Ak Parti’nin iç ve dış siyasetinde yaşananlar da konu edildi.
Konya’nın marka şehir olma yolunda geçtiği yolları anlatan Kabakcı, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Konya turunu ve ülke gündemi ile ilgili birçok konuda da görüşlerini paylaştı. Röportajda Konya’nın Kültür ve Turizm açısından önemine değinen Ak Parti Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı, ‘‘Topkapı Sarayı’ndan sonra en çok ziyaretçiye sahip olan Mevlana Müzesi gelirinin Konya’ya aktarılması konusunda Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun girişimleri etkili olmuştur, kendisine Konyalılar adına teşekkür ediyorum’’ dedi.

SAYIN KABAKCI, KONYA MARKA ŞEHİR OLMA YOLUNDA NE GİBİ YOLLARDAN GEÇTİ. SİZCE KONYA MARKA ŞEHİR OLDU MU?
Konya’nın geleceğine baktığınız zaman her Ülke, her şehir bir planlama yapıyor. Konya’nın da marka şehir olma gibi bir iddiası var. Konya hangi sektörlerde öne gelebilir diye düşünüyoruz ve araştırıyoruz. Tarım ve gıda Konya’nın olmazsa olmazlarındandır. Devamında baktığımızda Enerjide Konya’da ciddi bir imkân var. Karapınar’da ki enerji havzasından bahsediyorsunuz. Güneş enerjisinden bahsediyorsunuz. Ilgın’da ki 1 milyar 832 milyonluk kömür rezervinden bahsediyorsunuz. Arkasından devam ediyorsunuz. Lojistikte Konya iyi bir yere gelebilir çünkü yolların birleştiği bir noktadayız. Çünkü her şehre veya bölgeye yakın konumdayız. Sanayide önemli bir yere sahibiz, otomotiv yedek parçasında varız, Ayakkabıda varız, sektörel çeşitlilik çok iyi durumda. Tek sektör zaman zaman ülke içinde şehir içinde tehlike yaratabilir. Biz buna Hollanda sendromu derler. Yani biz tek bir sahada çok güçlüyüzdür fakat o saha krize girdiği an kaybolabilirsiniz. Hâlbuki sektörel çeşitliliğe sahipseniz bir başka sektörle güçlenebilirsiniz ve yolunuza devam edebilirsiniz, Konya sanayide de böyle bir şansa sahip konumda bulunuyor. Turizm bunların içinde hiç ihmal edilmemesi gereken bir sektördür. Turizme baktığımız zaman Dünyada turizm hangi noktada araştırmalıyız. 1 Milyara yakın insan şu an Dünya’da turist olarak hareket halinde bulunuyor. Bunların getirisine baktığımız zaman 1 Trilyon Dolara yakın bir gelir ortaya çıkıyor. Konya olarak ne durumdayız, yeteri kadar payımızı alıyor muyuz diye baktığımızda 2 Milyona yakın turistimiz var fakat gelir olarak beklenen bir gelire sahip değiliz. Orda 3 Milyon lira gibi cüzi bir rakamdan bahsediliyor. Sebebini araştırdığımızda Konya’ya gelen turistler gece kalmıyorlar, günü birlik uğrayıp gidiyorlar. Konya’da ki turizmin meselesi turisti gece Konya’da tutmaktır. Turisti Konya’da tutmak istiyorsanız da farklılıklar oluşturmanız gerekiyor. Turisti meşgul edeceğiniz, gezmekten zevk alacağı yeni alanlar oluşturmak gerekiyor. Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun girişimleri ve Kültür Bakanımızın onayıyla Mevlana Müzesinin 5 yıllık geliri Konya’da kaldı. Peki, Konya müzeden gelen parayı ne yapacak diye düşünebilirsiniz. Konya’da ki eski tarihi eserlerin yenilenmesinde, güzelleşmesinde, görünür hale gelmesinde kullanılacak. Bu ciddi bir avantaj olarak değerlendirilebilir. Hızlı trenimizin Manavgat’a bağlanması konusunda 2023 öngörümüz var. Manavgat’a, Nevşehir’e, İstanbul’a bağlanmış bir Konya ben inanıyorum ki 10 milyon turisti çok çabuk bulacak. Çok çabuk bulduğu bu turistlere de Mevlana’nın hoşgörüsüyle Konya misafirperverliğini yaşatmalıyız. Mevlana bizim en büyük marka değerimizdir. Görünürden çok daha güzel hale getirmeliyiz.
 
1 LİRALIK ÇİN İŞİ TAHTA KAŞIK SATMAKTAN KONYA ARTIK VAZGEÇMELİ!
Hala 30 yıl önceki naylon poşetlere doldurduğu Mevlana şekerini çok ucuz fiyata satmaktan vazgeçmeli. Konya hediyelik eşya sektöründe de turlar düzenlemede de profesyonelliği bir an önce yakalamalı diye düşünüyorum.

SAYIN KABAKCI, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY BEY İLE 2 GÜNLÜK BİR KONYA TURUNUZ OLDU? BU AŞAMADA KÜLTÜR BAKANI İLE NE GİBİ TESPİTLERDE BULUNDUNUZ?
Kubadabad Sarayında Kültür ve Turizm Bakanımız ile incelemelerde bulunduk. Bu konuda desteğini bizden esirmeyen iş adamımız Ali Akkanat’a, hem Mevlana müzesine yaptığı destekle, hem de Kubadabad sarayının onarımı ile ilgili sponsor olduğu için teşekkür ediyoruz. Ayrıca Meclis Başkanımız Cemil Çiçek Bey, Kubadabad Sarayı ile ilgili Meclis bütçesinden Milli Saraylara ayrılan bütçeden 5 Milyon tl destek sözü verdi, kendisine Konya adına teşekkür ediyoruz. Kubadabad Sarayı için ciddi gayretleri ve projeleri olan Konya Valisi Aydın Nezih Doğan’a da teşekkürlerimizi iletelim. İnşallah el birliği ile kültür ve turizmi en iyi yerlere taşıyacağız. Kültür ve Turizm Bakanımız ile Kubadabad Sarayı, Eflatunpınar, Fasılları gezdik, inşallah bu tarihi mekânlarımızı daha görünür hale getirip, çevre düzenlemelerini ihmal etmeyeceğiz.

HEDEF TURİZM GELİRİNDE 8 MİLYAR DOLAR
Çatalhöyük Unesco’nun Dünya İnsanlık Mirası listesine girdi. Bundan sonra dünyada kim İnsanlık Mirası olarak dünyada ne var diye internete yazdığında karşısına Çatalhöyük çıkacaktır. Bu demektir ki Çatalhöyük’ün görünürlüğü artacak ve daha fazla ziyaretçi gelecektir. Biz Konya siyaseti olarak Yerköprü Şelalesi, Kilistra ve Çatalhöyük’ün turizm yolu kapsamına alınması için ve turistin gidip geleceği hale getirilmesi konusunda gayretlerimiz devam ediyor. Kültür Bakanlığı müsteşarımız bu konuda gerekenleri yaptı, Ulaştırma Bakanlığı müsteşarı da bunu kabul etti. Çok yakın zamanda bunlar da gerçekleşecektir. Bu turizm merkezlerini harekete geçirerek Konya’nın turizmden aldığı payı artıracağız. Sanayi’de bu kadar güçlenmemize rağmen halen 2 Milyar dolar sınırını ihracatta aşamadık ama turizm Dünyada bacasız sanayi olarak bilinir.  Biz Konya’da ki turizm imkânlarını çok iyi değerlendirip 2 Milyar dolar geliri yakalamamız lazım. 2023’te turist sayımız 10 milyonu bulduğunda Konya’nın turizmden elde edeceği gelir 8 Milyar dolardan aşağı değildir. Bu sanayide bütün ürettiğimiz ürünün karşılığına denk gelir. Bu konuda gayret etmeliyiz. Çatalhöyük’te yapılacak müze için büyükşehir belediye başkanımız yeri ayırdı.  20 Trilyonluk bir yatırımla 1. Sınıf bir müzeye sahip olacağız.

SAYIN KABAKCI, HAS PARTİ GENEL BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ VE EKİBİNİN AK PARTİ’YE GEÇMESİ NOKTASINDA NELER DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Siyasi hayatta hiçbir zaman değerlerimizi heba etmemeliyiz. Muhalefette, iktidarda, karşımızda, yanımızda kim olursa olsun, bu ülke için fikir üreten, düşüncesi olan, iddiası olan herkes bizim için saygıdeğerdir. Numan Bey neticede kumaşımız aynı olan bir genel başkanımızdır. Kendisi saygı duyduğumuz, değer verdiğimiz biridir, onun Ak Parti’de görev almasından biz şeref duyarız. Ak Partide herkese yer vardır. Buna CHP’de dahildir. Önemli olan insanların ürettikleri fikirlerle bu ülkeye hizmet etmektir. Türkiye artık modern kabilecilik dediğimiz başkalarını yok etmeye yönelik tavırlardan vazgeçmelidir. Bunlar doğru değildir. Ak Parti dönemi, ortak aklın güçlendiği, düşüncelerin, gönüllerin birleştiği ve gelecek vizyonuyla geleceğe hizmetin adıdır bence birleşmeler devam etmelidir.

SAYIN KABAKCI, 28 ŞUBATIN İZLERİ DE GÜN GEÇTİKÇE SİLİNMEYE BAŞLADI. SİZİN HÜKÜMETİNİZ ZAMANINDA BİRÇOK DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ. NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
O dönem yapılanlar Türkiye’ye yakışmayan şeylerdir. Konjonktürle ilgili bir takım değişmeler olmuştur ve konjonktürlerin Türkiye’ye yansımaları olmuştur. Türkiye’de hiçbir kurum kendi inancıyla, kendi milletiyle mücadele edecek konuma düşmemelidir. Bu doğru değildir. Bu dönemler gelip geçici dönemlerdir. Türk milleti kalıcı olandır. Biz şunu biliyoruz, Osmanlı döneminde 7 odalı bir sarayda oturuyorduk,  saldırıya uğradık ve iç odaya yani Anadolu’ya doğru bütün mal ve eşya varlığımızla geri geldik. Şu anda bayrak düştüğü yerden yeniden ayağa kalkıyor. Yeniden bütün coğrafyamız kıpır kıpır hale geldi. Osmanlı’nın bulunduğu her bölgede yeni bir fetihten bahsetmiyorum. Ama gönüller dünyasının birleşmesine sınırların engel olması mümkün değildir. Bugün Suriye ile sıkıntımız var hâlbuki Suriye’de ki halklarla dostluğumuz, kardeşliğimiz var, ortak kültür dünyamız var, sınırlar olsa da gönüllerin birleşmesine hiç kimse engel olamaz. 28 Şubat’ın izleri zamanla silinip gidecektir, o dönemde zulme uğrayan birçok kişi olmuştur fakat bunu sonu gelmez bir kan davasına dönüştürmek Türkiye’nin ve Türk milletinin adına doğru değildir. Bu yaraları bir an önce kapatıp geleceğe bakmalıyız. Şu anda güçlü bir ülkenin sahibiyiz. Değerini bilelim.
 
Sami GEDİZ / Konya Egemen Gazetesi
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA