• Konya17 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kimse bize rota çizemez
07 Aralık 2010 Salı 14:25

'Kimse bize rota çizemez'

Recep Tayyip Erdoğan, 'Bölgesiyle ilgilenmenin bir ülke için eksen kaymasına işaret etmeyeceğini' belirterek, 'Dış politikada hiç kimse bize rota çizemez; rotayı, istikameti yalnız ve yalnız aziz milletimiz çizer' dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin seçim atmosferine girmeden önce acil bazı yasaların Meclisten çıkarılacağını kaydetti. Erdoğan, bunlar arasında bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması, günlük hayata ilişkin bazı düzenlemeler ve Anayasa değişikliğine uyum yasaları bulunduğunu ifade ederek, bütçe görüşmelerinin de ay sonuna kadar tamamlanacağını anımsattı.

Meclisin sekiz yılda azami verimlilikle çalıştırdıklarını anlatan Erdoğan, ''Aynı şekilde bu sürece devam edeceğiz'' dedi. Erdoğan, ''Muhalefet yorulabilir, bıkabilir. Bunlar bizim lügatimizde yer almıyor. Biz son ana kadar aşkla, şevkle çalışmaya devam edeceğiz'' dedi.

Erdoğan, Lübnan'a yaptığı ziyarete değinerek, bu ülkedeki temasları hakkında bilgi verdi. Libya'daki programına ilişkin değerlendirmede de bulunan Erdoğan, buralarda gördüğü coşku ve ilginin halklar arasındaki kopukluğun ne kadar anlamsız olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Tarihi geçmişimiz olan komşu ve dost ülkelere yönelik ilgisizliğin, kopukluğun makul bir gerekçesi olamaz. Türkiye gibi bir devlet bölgesindeki gelişmelere kayıtsız kalamaz. Komşularıyla bölge ülkeleriyle ilişkilerini ihmal edemez. Bölgesiyle ilgilenmek bir ülke için eksen kaymasına işaret etmez. Bölgesine bigane kalmak eksenini yitirmekle izah edilebilir. Büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür.

Kendi ülkesinde Sivas'ın ötesine geçemeyenler, uçağa binip yurt dışına gidemeyenler Balkanlar'a, Ortadoğu'ya Orta Asya'ya bigane kalanlar Türkiye'nin uluslararası çıkarlarını, milli menfaatlerini koruyamazlar.

Türkiye'yi iddialarından, çıkarlarından, tarihin yolundan uzaklaştıran bir dış politika anlayışını hakim kılmak isteyenler sadece bu ülkeye ve bu millete değil bölge halklarına da büyük bir haksızlık yapmış olurlar. Kimse kendi çapsızlığını, kendi vizyonsuzluğunu, kendi yetersizliğini bölgesel ve küresel bir güç olma gayretlerinin önüne bir engel olarak koyamaz. Sanal korkularla, ideolojik takıntılarla Türkiye'nin uluslararası vizyonu daraltılamaz.''

ImageWİKİLEAKS BELGELERİ

Erdoğan, Wikileaks belgelerine de değinerek, şunları kaydetti:

''Özellikle Amerikan diplomasisin kendi diplomasisiyle ilgili çok ciddi bir sorunu ortaya çıkmıştır. Kendi diplomatlarıyla çok ciddi bir sorunu ortaya çıkmıştır. Tabii ki bu sorun birinci derecede ABD'nin sorunudur. Dünyanın bir numaralı ülkesinin şu anda diplomaside böyle bir noktaya gelmesi gerçekten düşündürücüdür.

Bu çapta bir olayın sıradan, önemsiz kendi halinde münferit bir hadise gibi takdim edilmesi mümkün değildir. Yalan yanlış bilgilere, nezaketsiz yorumlara dayanan bu yazışmaların sızdırılmasını ve yayımlanmasını bir erdem veya şeffaflaşmayı sağlayan olumlu bir gelişme olarak göstermek isteyenler resmin tamamını gözden kaçırmış oldular. Ortada büyük bir ciddiyetsizliğin olduğu ne kadar açıksa birilerinin bundan farklı hesaplar içinde olduğu da o kadar açıktır.

Sağduyu ve serinkanlılık özellikle diplomaside hayati derecede önemlidir. Birileri diyor ki şeffaflık. Hayır. Kimse her yerde, her zaman şeffaflığı savunamaz. Eğer birileri sır kavramını, şeffaflık kavramını sınırsız diyorsa bu kendini inkardır. Böyle bir şey sözkonusu değildir.

Bir meseleyi daha anlamadan, önünü ardını görmeden, niyetini hedefini analiz etmeden verilen her tepki erkendir, eksiktir. Onun için de bizler süreci sürekli takip ediyoruz. Gelişmeleri izliyoruz, izlediğimizi ilk günden söyledik. 

Ne yazık ki anamuhalefet partisi meseleye böyle yaklaşmaktan hep kaçındı. Daha ilk çıkan belgelerle birlikte konuyu iç politika malzemesi yapmak gibi bir fırsatçılığını içine girdi. CHP'nin yabancı diplomatların hezeyanlarına, yalanlarına sarılarak götürdüğü kampanyanın CHP kitlesinde bile rahatsızlık doğurduğunu görüyoruz.''

Erdoğan, bu belgelere temkinli davranmaya devam edeceklerini de belirterek, ''Dış politikada hiç kimse bize rota çizemez; rotayı, istikameti yalnız ve yalnız aziz milletimiz çizer'' dedi.

ÖNCE ÖZÜR DİLEYECEKLER

Erdoğan, dünyanın neresinde afet, felaket ve insani yardıma ihtiyaç duyulan halklar varsa, bütün imkanları ile o insanlara yardım ettiklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, Gazze'nin yaralarının sarılması için de milletçe seferber olduklarını ifade ederek, aynı niyet ve samimiyetle, İsrail Hayfa'daki orman yangınına da yardım ettiklerini söyledi.

"(İsrail ile meselelerimiz var) deyip, ormanların yanmasına, tabiatın kül olmasına, insanların ölmesine seyirci kalamazdık. Bu, ne insanlığa ne de manevi değerlerimize uygundur" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz Gazze için haykırırken, Mavi Marmara için sesimizi yükseltirken, hangi hassasiyetle bunu yaptıysak, orman yangınına da aynı hassasiyetle yardım elimizi uzattık. Bizim insanlığımız, manevi değerlerimiz, çocukların öldürülmesine, sivillerin katledilmesine, yardım gemilerine korsanca saldırılmasına karşı çıkmamızı gerektiriyor. Bizim insanlığımız, vicdanımız, manevi değerlerimiz ölen insanlara, yanan tabiata sahip çıkmayı, onlara yardım elini uzatmayı bize emrediyor. Eğer bu noktada kafa karışıklığı yaşayan varsa, onlar bizi yanlış tanımışlardır. Biz Mavi Marmara'nın, oradaki 9 şehidimizin ruhaniyeti ile ilgili hassasiyetimizi koruyoruz. Gazze'de yapılanları unutmadık. Eğer yeni bir dönem başlatmak isteyenler varsa; önce suçunu kabul edecek, özür dileyecek, tazminat ödeyecek, ambargolar da kalkacak.

Bu adımların atıldığını görürsek, biz de o zaman durumu değerlendiririz. Bu adımlar atılmadığı sürece de hiç kimse bizden adım atmamızı beklemesin. Biz kategorik düşünmüyoruz, biz kin ve nefretle hareket etmiyoruz. Bizim amacımız, bölgede barış ve istikrarın hakim olmasıdır, adalet ve refahın tesis edilmesidir. Biz yapılan yanlışı asla sineye çekmeyiz, asla unutmayız. Ama yanlışından dönene de 'yok sen yanlışta ısrar et' demeyiz."

SOPAYLA GEZEN GENÇLERLE TOPLANTI YAPMAYIZ

"Gazeteler ve televizyon kanalları birkaç gündür bazı gençlerin provokatif eylemlerine ağırlıklı olarak yer veriyor" diyen Başbakan Erdoğan, protestonun demokratik bir hak olduğunu vurguladı.

Emniyetin, o tür bir toplantıda rektörlerin güvenliğinin tesis etmekle mükellef olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Öğrenciler, bir siyasi partinin çatısı altında belli bir ideolojinin mensubu olarak burada toplanmak suretiyle, -burada protesto değil bakın söyledikleri şey anlamlı- 'biz de bu toplantıya girmek istedik' diyorlar. Davetli olan toplantılar vardır, halka açık toplantılar vardır. Sizi böyle bir toplantıya davet mi ettik de geliyorsunuz? Bizim şimdi gençlerle de toplantımız olacak ama biz kusura bakmayın elinde sopayla, taşla, molotofkokteyli ile yumurtalarla gezen gençlerle toplantı yapmayız. Bunu çok açık, net söyleyeyim. Biz düşüncesiyle, fikriyle, entelektüel zemini oluşturmaya, güçlendirmeye katkı sağlamak isteyen gençlerle ülkenin sorunlarını konuşuruz.

Diğerleriyle zaten bu konuyu görüşemezsiniz ki konuşamazsınız ki... Karşı düşünceye saygısı olmayan ve karşı düşünceye karşı herhangi bir sabır göstermeyen gençlerle neyi konuşacaksınız? Önyargılar, ön kabuller var. Neyi konuşacaksınız? Demokrasi bu değil, demokrasi katkıdır. Özgürlükler, özgürcü düşüncenizi ifade etmektir. Taşla, sopayla, kasaturayla, bıçakla, şunla, bunla değil. İşte bunu aşmamız gerekiyor." 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • İHH 105 ülkede Ramazan’ı yaşatacak
  • "Konya'dan geldik defineciyiz" dediler, sonra da dolandırdılar
  • 15 Temmuz kahramanlarını resmetti
  • MÜSİAD Konya ile İTÜ-KKTC arasında işbirliği protokolü
  • Pema Koleji Bahar Şenlikleri coşkuyla kutlandı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA