• Konya18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kıbrıs Rumları Türkiyeden çekinmesin
07 Ocak 2011 Cuma 22:04

'Kıbrıs Rumlar'ı Türkiye'den çekinmesin'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim Türk-Yunan ilişkilerine artık yakınlaşma merceğinden ziyade, bunun altını çiziyorum, ortaklık perspektifinden baktığımızı özellikle vurgulamak istiyorum'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ile Erzurum'da düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye ile Yunanistan arasında mutabakat metnini Mayıs ayında Atina'da imzaladıklarını belirterek, bunun Türk-Yunan ilişkileri açısından çok ciddi bir kurumsal yapının oluşmasına fırsat verdiğini bildirdi.

Erdoğan, 2010 yılında bu mutabakat metinlerinin imzalanmasının ve bu gelişmelerin, Türk-Yunan ilişkileri tarihinde bir dönüm noktasını oluşturduğunu belirterek, ''Üst düzey temas ve ziyaretlerin sayısındaki artış kayda değerdir. 5 aylık süre zarfında, özellikle Atina'ya gerçekleştirmiş olduğum iki ziyaret Yunanistan ile ilişkilerimizin her alanda daha da ilerlemekte olduğunun somut göstergesidir. Üst düzey ziyaretleri bundan sonra da aynı yoğunlukta sürdürme kararlılığında olduğumuzu da burada ifade etmek isterim'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Dostum Sayın Yorgo ile bugünkü görüşmemizde, Türk-Yunan ilişkilerinde sağlanan pozitif ivmenin ışığında, ikili ve çok taraflı konularda neler yaptık, neler yapıyoruz, neler yapacağız bunları görüşme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde yeni işbirliği alanları geliştirilmesi için adete bir takvimin de belirlenmesi gibi adımları da atmış bulunuyoruz.

Türk-Yunan ilişkilerinin geleceği konusunda ortak bir vizyonu paylaştığımızı bir kez daha memnuniyetle teyit ettik. Bu irade her iki tarafta da mevcut. Bizim Türk-Yunan ilişkilerine artık yakınlaşma merceğinden ziyade, bunun altını çiziyorum, ortaklık perspektifinden baktığımızı özellikle vurgulamak istiyorum.

Esasen değerli dostum ile Türk dış politikasının geleceğine yönelik değerlendirmelerin yapıldığı bu konferansa iştirakini de ben bu açıdan anlamlı buluyorum.''

-''KIBRIS RUMLARININ, TÜRKİYE'DEN ÇEKİNMELERİ İÇİN HİÇBİR SEBEP YOKTUR''-

''İki ana vatan ve garantör olarak bir araya gelmemiz vesilesiyle Kıbrıs adasına da seslenmek istiyorum'' diyen Erdoğan, şunları söyledi:

''Artık adil ve kapsamlı bir çözüm bulma zamanı gelmiştir. Kıbrıs Rumlarının bu yolda Türkiye'nin gücünden çekindiklerini, anlaşma olsa bile Türkiye'nin taahhütlerini yerine getirmeyeceği yolunda endişeler beyan ettiklerini duyuyoruz. Bunlar aslında mesnetsiz kaygılardır. Türkiye'nin dostluğu sağlamdır. Kıbrıs Rumlarının, Türkiye'den çekinmeleri için hiçbir sebep yoktur. Rum halkına, barış yönünde cesaretle adım atmaları ve Kıbrıslı Türk ortaklarıyla birlikte kucaklaşarak geleceğe bakma çağrısı yapıyorum.''

Türkiye ve Yunanistan arasındaki dostlukta, sürekli işbirliğinin en güçlü bağı olarak gördükleri azınlıkların önemli bir yeri olduğuna inandıklarını belirten Erdoğan, ''İki ülkede azınlıkların müreffeh ve mutlu bir hayat sürdürebilmeleri, şüphesiz dostluğumuzu daha da pekiştirecektir. Bu yöndeki gayretlerimiz de kararlı bir şekilde sürecektir'' dedi.

-''BİZ ŞİMDİ YENİ BİR DİL İNŞA ETME DÖNEMİNDEYİZ''-


''Ülkelerimiz arasındaki sorunların karşılıklı olarak mutabık kalınacak yöntemlerle barışçı yollardan çözümlenmesine önem veriyoruz. Bu çerçevede çözüm yollarının araştırılmasında hükümetlerimizin siyasi iradesinin yanı sıra halklarımız arasındaki dostluğun da büyük rolü olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Tabii burada bir gerçeği vurgulamadan yapamayacağım. Artık biz geçmişin olumsuz yaklaşımlarını, olumsuz ifadelerini hiçbir zaman bugün hala konuşmak durumunda değiliz.

Onlar üzerine geleceği inşa etmek durumunda değiliz. Biz geçmişin olumsuz dilini, olumsuz ifadelerini geçmişte bırakmak suretiyle şimdi yeni bir dil inşa etme dönemindeyiz. 'Yeni bir dil kullanarak, geleceği inşa etmenin gayreti içerisinde olmalıyız' diye düşünüyorum. Bu tabii geçmişin olumsuz dili, gerçekten bizlere çok şeyler kaybettirmiştir. 'Artık enerjimizi buralarda harcamayacağız. Geleceğimizi inşa etmeye harcayacağız' diye düşünüyorum.

Zaman zaman farklı terminolojiler olabilir. Ama bunlar bizi asla bağlamamalıdır. Bizler bu tür gelişmeler için sorun teşkil edecek ifadeleri kullanmaktan da tabii ki her zaman için kaçındık, kaçınıyoruz, kaçınacağız, ki halklarımızı bir an önce bir araya getirelim, kaynaştıralım, kucaklaştıralım ve geleceğin, özellikle Akdeniz'de, Ege'de şöyle barış denizini oluşturalım diye düşünüyorum.''

Başbakan Erdoğan, ''Bugün özellikle değerli dostum Yorgo'nun Erzurum'daki bulunuşu, ikili görüşmelerdeki attığımız adımlar, yaptığımız görüşmeler, daha sonra toplu açılış merasimindeki gerçekten yaptıkları konuşma ve daha sonra halkımızın arasında birlikte bulunmamız, inanıyorum ki doğunun bu güçlü kentinde, doğunun adeta tarih, kültür başkentinde geleceğe yönelik çok önemli adımların atılmasına da vesile teşkil edecektir'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu'ya ''kardaşım'' diye hitap ederek, ''Tarih zaten bizi birbirimize dost etmiş ama ne yazık ki geçmişteki olumsuzluklar bugün aramızdaki sıkıntıların meydana gelmesine neden olmuş. Bunlarla biz geleceği inşa edemeyiz. Onun için biz geleceği farklı bir zeminde oluşturmak, yeni bir dil geliştirmek ve 'kardaş' dediğimiz o ifadeyi, içini iyi doldurmak suretiyle geleceğe taşımak durumundayız'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Papandreu ile düzenlediği ortak basın toplantısında soruları yanıtladı.

Bir Yunan gazetecinin, ''İki ülke başbakanlarının kişisel ilişkilerinin iyi olduğunu, aralarında güçlü bir güven tesis edildiğini'' dile getirerek, ''Bu güven iki ülke halkları arasında da tesis edilebilir mi? Türk ve Yunan halklarına mesajınız nedir'' diye sorması üzerine Erdoğan, konuşmasına, Papandreu'ya ''kardaşım'' diye hitap ederek başladı.

''Kardaş'' ifadesinin Türkiye'de de Anadolu'nun belli bölgelerinde kullanıldığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bizde de kardaş ifadesi var. Çünkü tarih zaten bizi birbirimize dost etmiş ama ne yazık ki geçmişteki olumsuzluklar bugün aramızdaki sıkıntıların meydana gelmesine neden olmuş. Bunlarla biz geleceği inşa edemeyiz. Onun için biz geleceği farklı bir zeminde oluşturmak, yeni bir dil geliştirmek ve 'kardaş' dediğimiz o ifadeyi, içini iyi doldurmak suretiyle geleceğe taşımak durumundayız. Ama burada tahrik unsurları olacaktır. Biz bu tahrik unsurlarına aldırmayacağız. Zaten değerli dostum Yorgo'da bu irade var, bizde bu irade var. Hükümetlerimizde de bu iradeyi olgunlaştırmak suretiyle geleceğin bu noktadaki Ege'sini, Akdeniz'ini bir barış denizi haline getireceğiz. Ben buna inanıyorum.''

Papandreu'nun ''İki ülke arasındaki ilişkilerin iyi hale gelmesi için daha fazla çalışma yapılması gerektiği''nin önemini vurguladığı hatırlatılarak, ''Yunanistan'ın iki ülke sınırları arasına bir çit örme projesinin bununla bir çelişki yaratıp yaratmadığı'' sorusu üzerine de Erdoğan, sabahki görüşmede Papandreu ile bu konuyu hassasiyetle ele aldıklarını söyledi.

İki ülke arasında 206 kilometrelik bir sınır bulunduğunu, bu sınır içinde 12.5 kilometrelik böyle bir çitin söz konusu olduğunu belirten Erdoğan, bunu ''duvar'' olarak nitelemenin yanlış olduğunu, duvar ile çitin farklı şeyler olduğunu vurguladı.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Buradaki olay Türkiye'ye karşı olan veya Yunanistan'a karşı olan bir düzenleme değil. Bu sadece, ki bugün rakamı değerli dostumdan öğrenince bende de biraz farklı bir düşünce meydana geldi. Sordum, 'Ne kadar sizde bu tür kaçak var' diye, rakam hakikaten çok çok yüksek. 1 milyondan bahsettiler. Son 2 yılda 500 bin kişi bu yolla kaçmış ve bunlar şu anda Yunanistan'da yaşıyorlar. Bunlardan Meriç üzerinden Yunanistan'a giriş yapanlar var, farklı yerlerden giriş yapanlar var. Böyle bir durum söz konusu. Biz şu anda biliyorsunuz aramızdaki anlaşmalar muvacehesinde, hatta bunlarla ilgili olarak da bizim geriye kabul anlaşmalarımız var, şimdi Dikili'de yılda bin kişiyi geri kabul noktasında alma gibi de bir adımımız var. Onun da çalışmalarını arkadaşlarımız yürütüyorlar. Dolayısıyla böyle bir tablo söz konusu. Bunu bir duvar olarak değerlendirmek yanlış olur. Sadece olay çittir. Bu konuda görüşmelerimizi yaptık ve aramızda kendimize karşı olan güvenimiz de tam.''

-''MERİÇ NEHRİ ÇÖZÜME KAVUŞTURULACAK''-


Meriç nehrinin her yıl Türkiye'nin yanı sıra komşu ülkelerde sıkıntılar doğurduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, özellikle bütün ovanın sular altında kaldığını, taşkınların büyük hasarlar meydana getirdiğini, iskan bölgelerinin bile sular altında kaldığını söyledi.

Bununla ilgili Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye'den çevre bakanlarının bir araya geleceklerini bildiren Erdoğan, daha sonra da üç ülke başbakanlarının Edirne'de toplanarak, konuya ortak çözüm getireceklerini belirtti.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Türkiye'den Almanya'ya büyük darbe geliyor
  • Yeni milli enerji politikasını bugün açıklanacak
  • NEÜ’de 53. Kütüphane Haftası etkinlikle kutlandı
  • Meram’da Halk Toplantıları sürüyor
  • Türkiye'nin yeni nesil dizel motoru üretildi

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA