• Konya17 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kazım Karabekir Konyada anıldı
26 Ocak 2012 Perşembe 14:01

Kazım Karabekir Konyada anıldı

Konya Aydınlar Ocağının bu haftaki Salı Sohbetlerinde Kâzım Karabekir Paşa bütün yönleriyle ele alındı.

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Salı Sohbetleri’nde “Kâzım Karabekir Paşa” bütün yönleriyle ele alındı.
Sille Kültür Evi’nde verilen konferansta konuşan Selçuk Üniversitesi İletim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Arabacı, “Şark Fatihi” olarak bilinen Musa Kâzım Karabekir Paşa’nın hayatını kronolojik olarak anlatarak, mücadelesini, fikir ve düşüncelerini dile getirdi.  “Kâzım Karabekir’in son dönemi yakın tarihimizin aynası durumunda” diyen Doç. Dr. Arabacı, Karabekir’in aslen eski adı “Gafariyat” olan Karaman’ın Kâzımkarabekir ilçesinden olduğunu, o dönemde Karaman’ın adının “Lârende” ve Konya’ya bağlı olduğunu ifade etti. Babasının, Avşar boyundan Karamanlı Mehmet Emin Paşa, annesinin ise Hacı Havva Hanım olduğunu ve üç kız çocuğunun da Hayat, Emel ve Timsal olduğunu söyledi.
Kâzım Karabekir’in İstanbul İttihat Terakki Cemiyeti’ni kurarak örgütleyen ve Hareket Ordusu adına Yıldız Sarayı’nı işgal eden kumandan durumunda olduğunu da kaydeden Arabacı, 1909’dan sonra İttihat Terakki örgütüyle arasına mesafe koyduğunu hatırlattı.
Bu arada Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşanan Balkan Bozğunu’na da değinen Arabacı, Selanik’te Talat Paşa’nın emrinde 35 bin asker olmasına rağmen hem Selanik’in ve hem Manastır’ın tek bir kurşun dahi atılmadan Yunanlılar’a teslim edildiğini, Kâzım Karabekir’in Edirne’nin savunmasında Aksakallı Rüştü Paşa’nın yanında yer aldığını ve Bulgarlar’a esir düştüğünü belirtti.
Karabekir’in, Teşkilat-ı Mahsusa’nın önemli şahsiyetlerinden olduğunu ve Çanakkale’de yerli kumandanların önemlileri arasında bulunduğunu sözlerine ekleyen Doç. Dr. Arabacı, “Kâzımkarabekir, 14 Aralık 1916’da “Mirliva” rütbesine yükseltildi ve “Paşa” oldu. Galiçya’da Fransızlar’a karşı savaşarak 4 madalya aldı. Tarihimizde önemli bir yere sahip olan 24 Nisan 1916’daki Kut’ül Amara Savaşı’nda XVIII. Kolordu Komutanı olarak görevlendirildi. Bu savaşta bütün İngiliz Ordusu’nu komutanlarıyla birlikte yok ettiği için Kâzım Karabekir Paşa’ya, 8 Şubat 1917’de yeniden “Altın Muharebe Liyakat Madalyası” ve “İki Yıllık Kıdem Zammı verildi” dedi.

KAFKASYA CEPHESİ VE ERMENİLER
Kâzım Karabekir’in, Kafkas Cephesindeki II. Kolorduya komutan olarak atandıktan sonra başarılarından dolayı 1919’da Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanlığı’na atandığını belirten Arabacı, şunları dile getirdi: “1878’de 93 Harbi sırasında Rus Çarlığına kaybettiğimiz Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin ve Batum’u Eylül 1920’de kurtaran Kâzım Karabekir, Türkiye'nin doğu sınırlarında Misak-ı Milli’yi gerçekleştirdikten sonra kendisine TBMM tarafından 31 Ekim 1920’de (Ferik Korgeneral) rütbesi verildi. Ruslar, Erzurum, Erzincan ve Van’dan çekilirken ağır silahlarını Ermeniler’e bırakmışlardı. Ermeni çeteleri bu şehirlerde çoluk çocuk ve yaşlı demeden korkunç şekilde Türk katliamı yaparak büyük bir mezalim gerçekleştirdiler. Kâzım Karabekir, ilk müdafaa teşkilatı olan Kars İslâm Şûrası’nı toplar. Ahaliye de; “19 Nisan 1919’da İhtilaf Devletleri yorgundur ve önümüze Rumlar ile Ermeniler’i getirecekler” diyerek metin olmalarını, birlik ve beraber olduğumuz taktirde düşmanların yenilebileceğini söyler. Bu arada Erzurum’da telsizi tekrar harekete geçirerek Moskova, Londra ve Paris’i dinleyerek dünyadaki gelişmeleri yakından takip eder. Kâzım Karabekir, Milli Mücadele’yi başlatıcı konumunda davranır. İzmir’in işgalini tel’in edici mitingler düzenler. Küçük Erzurum Kongresi’ni düzenleyerek önemli kararlar alır. İstiklâl Harbi’nin esasları arasında bulunan 9 kişilik bir ekiple gizli bir toplantı yapılır. 30 Ekim 1923’te Kars’ı, tek cephe taktiği ile geri alır. Ve Ermeniler’in bel kemiğini kırar. Ermeniler 1110 ölü vererek 1278’i esir alınır. Bizim kaybımız ise 9 kişidir. Bu, Gümrü Antlaşması’yla birlikte yeni Türkiye’nin ilk zaferidir. Bu savaştan İstiklâl Harbi’ni 10 yıl sürdürecek büyük ganimetler elde edilir.”

SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI’NIN KAYNAĞI
Konuşmasına “Dünyada “Sözde Ermeni Soykımı”nın asıl kaynağı Amerikalılar’dır” şeklinde devam eden Arabacı, 2 Tümenle Şark Fatihi olan Kâzım Karabekir’in, Sakarya Zaferi için bu tümenleri Ankara’nın emrine vererek 1. Ordu Müfettişi olduğunu, fakat bu görevinden kısa bir süre sonra istifa ederek ayrılmak zorunda kaldığını dile getirdi.  1924’de 42 yaşında iken Aydın’lı Cemal Bey’in kızı İclâl Hanım’la evlenen Karabekir’in bundan sonraki hayatının maddi ve manevi sıkıntılar içinde geçtiğini ifade eden Doç. Dr. Arabacı, şair, yazar ve vatanperver bir insan olan Kâzım Karabekir’in 60’a yakın esere imza attığını belirterek sözlerini “Karabekir’in Ermeni mezalimlerini işleyen 5 eseri mevcuttur. Bu eserlerin birleştirilerek resimleriyle birlikte tek kitap halinde basılması durumunda ben, günümüz Fransa’sı dahil bütün dünya umum-u efkarına karşı sözde Ermeni soykırımıyla ilgili çıkartılan iddialara karşı bir cevap teşkil edebilir.
Vefatının 64. Yıldönümünde Kâzım Karabekir’in anmaya çalıştık. Ruhuna Fatiha” şeklinde tamamladı.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA