• Konya18 °C

Hakan Bahçeci

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kaleciden Yazar Olur mu?

25 Haziran 2011 14:19
Futboldaki en nankör mevkiinin kalecilik olduğu söylenir. En zor topları çıkarır, karşı karşıya onca pozisyon kurtarır ama bir serseri bir topu elinden kaçırınca hatırda hep o yediği gol kalır. Yazarlık için aynı şey denebilir mi acaba? Yazarlık da nankör bir meslek midir?
“Yazmak” eylemi, ilk anlamıyla; bir yazı aracıyla belirli anlamları bulunan işaret ve şekilleri kullanarak yazılacak satha karalamalar yapmak demektir. Yazı, yazarın elinden çıktığı andan itibaren belli bir ağırlığı, anlamı ve şekli olan bir ürüne dönüşmüştür. Bu ürünü veren kimseye de “yazar” denilmektedir.
Yazarlık, yazının icadı ile doğan ve gelişen en eski mesleklerden biridir. Fiziksel olarak görülen ve dokunulabilen yazıyı bizzat eliyle kâğıda döken kişiye yazar denmesi işin doğasındandır. Bununla birlikte yazarlık tarih boyunca özel bir meslek adı olarak günümüze kadar gelmiştir. Önceleri, bizzat yazının kendisi de, görsel olarak ayrı bir ürün idi, el yazması eselerin kıymeti de buradan gelse gerek. Daktilo, bilgisayar gibi aletlerin kullanımından sonra bu görsellik yerini tekdüzeliğe bıraktı. Fakat içerik, her çağa göre ayrı bir mefhum kazandı.
Çoğunlukla, roman, hikâye ve gazete yazıları yazanların akla geldiği bir meslek dalı olarak yazarlık, artık düşünsel bir faaliyetin sonucu olarak karşımıza çıkar. Yazarın, aydın olması gibi bir durum da “yazar” olgusunun içinde mündemiçtir. Bu sebeple yazardan beklenenler nerdeyse olağan üstü şeylerdir.
Yazardan beklenenleri saymaya ilk önce okurdan başlamak gerekir. Okur, yazar seçer, yazı seçer, başlık seçer, konu seçer. Bu sebeple her yazar her zaman aynı okuyucu ile buluşamaz. Okur, yazardan görmediğini göstermesini ister. Bu normal şartlar altında bir okuyucunun istendik bir davranışıdır belki. Ancak, kimi okurlar kendi düşündüğünü onaylatacak bir makam aradığı için yazarı okur. Bazen de, taraf olmasını bekler yazardan.

 

Böyle zor ve sınırı meçhul bir meslek olarak yazarlık, vefasızdır da. Okunmayan bir yazar çok da hoş karşılanmaz. Her ne kadar her yazar, öncelikle kendisi için yazmış olsa da, nitekim ortaya çıkan ürünün okunmakla pazara çıkması gerekir. Değilse gün yüzüne çıkmayan yazı, kâğıt üzerindeki çizgiler olarak kalacaktır.
 
Yazarlık, bir iddia sahibi olmayı gerektirir. Bu iddia, kuru ve mesnetsiz bir sav olmaktan ziyade, temeli ve ispatı olan bir düşünsel yapı olmalıdır. Aynı zamanda yazar, farklı ve özgün şeyler söyleyebilme çabasında olduğundan iddia sahibi olması gerekir. Görülmeyeni görmek yazara verilmiş zorunlu bir görev değildir elbet, lakin bu durum işin doğasında vardır.
Yazar, herkes kadar dilbilgisi kurallarına vakıftır, yine herkes kadar kalem ve kâğıt kullanabilir, içinde yaşadığı toplumun dilini kullanmaktan başka çaresi de yoktur. Fakat aynı malzeme ile aynı şartlarda yazar farklılık taşımak durumundadır. Tıpkı bir futbol kalecisi gibi. Kaleci de on bir kişilik bir takımın oyuncusudur ama sistem ister 3-5-2 ister 4-4-2 olsun sistemin dışındadır. Korumak zorunda olduğu saha her ne kadar çizgilerle sınırlı olsa da tüm futbol sahasını görmeye mecburdur.

 

Yazar da kaleci de hem sahanın tümünü görmek hem sistemin dışında kalıp sistemi iyi işletmeye yardımcı olmak durumundadır. Yazar, kendi farklılığını ve özgünlüğünü yazılarına ve dolaysı ile okura yansıtmak ister. Okuyucu ile arasındaki bu gizli anlaşma her ne kadar yazılı bir kontrata bağlı değilse de okur, yazarının kendisine göre yazmasını istemekten vazgeçmez. Aslında yazarın mı okurları vardır, yoksa okurun mu yazarı; tartışmaya değer farklı bir konudur.

 

Kaleciden “yazar” olur mu? Elbet olur. Biraz yeteneği varsa, biraz kitap tozu yutmuşsa, sanatçı ruhu da varsa jübilesinden sonra bir kaleci, usta bir spor yazarı olabilir. Yazardan kaleci olur mu bilmem.

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Flaş düzenleme: Bilet fiyatının yarısı verilecek..
  • ABD'ye doğru ilerliyor! 'Her şeyimizi kaybettik'
  • TÜİK açıkladı: Para parayı çekti!
  • Selçuk’tan Miryokefalon Zaferi sempozyumu
  • Bağdat’tan yeni hamle! Barzani geri adım atacak mı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA