• Konya3 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İtibarlılaştırma değil ihtiyaca cevap
16 Temmuz 2012 Pazartesi 13:40

İtibarlılaştırma değil ihtiyaca cevap

TİMAVın İHLlerle ilgili yaptığı algı araştırmasına göre birçok insan katsayı adaletsizliğinin ortadan kaldırılması ile birlikte çocuklarına İHL müfredatıyla dinini öğretmek, yüksek öğretim döneminde

TİMAV’ın İHL’lerle ilgili yaptığı algı araştırmasına göre birçok insan katsayı adaletsizliğinin ortadan kaldırılması ile birlikte çocuklarına İHL müfredatıyla dinini öğretmek, yüksek öğretim döneminde ise farklı bir alanda meslek edindirmek istiyor. Ayrıca, çocuğunun herhangi bir STK ve cemaat bağlantısı olmadan dinini öğrenmesini isteyen ciddi bir kesimin olduğu da göz ardı edilmemelidir.

ECEVİT ÖKSÜZ / Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı

Türkiye İmam Hatipliler Vakfı’nın (TİMAV) gerçekleştirdiği “İmam Hatip Liseleri ve İmam Hatipliler algısı araştırması” ile İpsos KMG’nin “Türkiye’yi anlama kılavuzu” araştırma raporlarının çıktılarına göre ülkemizde Allah İnancının yüzde 90’larda olması, kendisini inançlarına bağlı ve dininin gereklerini yerine getiriyor görenlerin oranının da yüzde 70’ler seviyesinin üzerinde bulunmasına rağmen din eğitimi bağlamında gerekli mi gereksiz mi tartışmasının yapılıyor olması sosyolojik açıdan incelenmeye değer bir durumdur. Ayrıca bu tartışmaların kaynakları da sorgulanır niteliktedir.
Milli Eğitim sistemimiz içerisinde önemli başarılara imza atmış, ülkemiz ve milletimiz için değerli insanlar yetiştirmiş, bizzat milletimizin katkıları ile birçok engellemelere rağmen yoluna devam etmiş olan İmam Hatip Liseleri hakkında kopartılan fırtınaların sadece bu okullara ve mensuplarına değil aynı zamanda ülkemizin sosyal dinamiklerine de zarar verdiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır.
 

Özellikle son dönemde gündeme gelen İmam Hatip Liselerinin misyonunu tamamladığı, bundan sonraki dönem için de din eğitimi ve genel eğitime dair birçok soruna kaynaklık edeceği görüşü yıllardır süregelen tartışmalara katkı üretmeyeceği gibi sorunun daha da büyümesine ve tartışmaların farklı boyutları ile devam etmesine hizmet edecektir.

Kademeli sistemin avantajları

 İmam Hatip Okulları misyonunu tamamladı mı sorusuna verilecek cevap bizim penceremizden hayır, tamamlamadı şeklindedir. Ancak, misyonunu tamamladığına dair görüş beyan edenlerin bu okullara hangi pencereden baktıklarını, bu okullara hangi misyonu yüklediklerini ve din eğitiminden ne anladıklarını sorgulamaları gerekir.

İmam Hatip Liseleri tarih boyunca sıradan eğitim kurumları olmadı. Bundan sonra da sıradanlaşmayacaktır. Sıradanlaşmaması, yetiştirdiği değerli insanlar, müfredatı, genel lise eğitiminin yanında din eğitiminin de verilmesi ile birlikte bizzat eğitim kurumu olarak kendisi bir değer haline dönüşmesindendir.

İmam Hatip Liseleri bağlamında son dönemde önemli tartışma konularından bir tanesi de 4+4+4 olarak nitelendirilen eğitimdeki yeni düzenlemeler. Yeni eğitim sistemiyle birlikte geçmişte ortaokulu bulunan okullar yeniden ortaokuluna kavuşuyor, imam hatip liseleri dışındaki okullarda Kur’an ve Peygamberimizin hayatı dersleri isteğe bağlı olarak müfredata ekleniyor. Yıllardır ülkemizde eğitim yönetimine dair istikrarlı bir süreç yakalanamamıştı. Nesillerin yetişmesinde en büyük role sahip olan bir bakanlığın bakanlık koltuğundaki değişimlere göre strateji ve sistem değiştirmesi hepimiz için büyük bir handikaptı. Bu handikap sadece belli okulları değil eğitimin bütününü ilgilendiren bir sorundu. Yapılan yeni düzenlemeler ile eğitimin önündeki birçok engelin kaldırıldığını, istikrarın yakalanabilmesi adına köklü çözümlerin üretilmeye başlandığını, eğitimde fırsat eşitliğinin yeniden tesis edilmeye gayret edildiğini, tüm bunlardan öte mesleki eğitim ve din eğitimi ihtiyacının giderilebilmesi adına olumlu sinyaller verildiğini ifade etmek gerekir. Yeni eğitim sistemine dair yapılan araştırmalarda halkın ciddi bir kesiminin sisteme dair bilgi eksikliği bulunmasına rağmen yapılan düzenlemeleri olumlu bulmasının temelinde de mesleki eğitim ve din eğitiminin önünün açıldığı gerçeğinin yattığı görülmektedir (Kaynak: TİMAV İHL Algı Araştırması). Bu düzenlemeleri sadece İmam Hatip Liselerinin önünü açmak ve itibarını yükseltmek amaçlı görmek eksik ve maksatlı bir bakış açısıdır. Zira sadece İmam Hatip Liseleri bağlamında bakılsa dahi yeni düzenleme bir itibarlaştırma operasyonu değil gasp edilen bir hakkın teslimi olarak değerlendirilebilir. Yeni eğitim sistemi içerisinde barındırdığı sorunlara rağmen geçmişe oranla daha geliştirilebilir, eğitim ve öğretimin sosyo-psikolojisine daha uygun bir sistemdir düşüncesindeyim.

İmam Hatip Liseleri sadece din eğitimi veren kurumlar değildir. Dini eğitim takviyeli genel liselerdir. İmam Hatip Liselerinin alternatifi Kur’an Kursları ya da STK’ların açtığı özel okullar değildir. Olamazlar da. İmam Hatip Liselerine alternatif gösterilen okulların kendi içerisindeki kıymetleri saklı olmakla birlikte, İmam Hatip Liselerine alternatif olma niteliği de taşımamaktadırlar. Çünkü STK’ların hizmete açtığı okulların ve Kur’an Kurslarının müfredatı ile İmam Hatip Liselerinin müfredatı arasında kıyaslanamayacak ölçekte farklılıklar söz konusu.  Diğer taraftan neredeyse tüm İmam Hatip Liselerinin binasını kendisi yapan, üzerindeki tartışmalara ve engellemelere rağmen bu okullardan ilgi ve desteğini esirgemeyen halkın yüzde 80’lere varan kısmı çocuğunun ve bir yakınının İHL’ ye gitmesini desteklediğini, çocuklarını İHL’ye lise eğitimi yanında dinini de öğrensinler diye gönderenlerin oranının ise yüzde 67’lik bir kesimden oluştuğunu dikkate almak gerekir.

İmam Hatip Liselerinin ve bu okullardaki din eğitiminin velilerce ciddi oranda teveccüh görmesi din hizmetlerine eleman yetiştirmekle sınırlı değerlendirilemeyeceğini bu veriler bir kaz daha göstermektedir. Birçok insan özellikle kademeli sisteme geçilmesi ve katsayı adaletsizliğinin ortadan kaldırılması ile birlikte çocuklarına İmam Hatip Lisesi müfredatıyla dinini öğretmek, yüksek öğretim döneminde ise farklı bir alanda meslek edindirmek istiyor. Ayrıca, çocuğunun herhangi bir STK ve cemaat bağlantısı olmadan dinini öğrenmesini isteyen de ciddi bir kesimin varlığı göz ardı edilmemelidir. Zira İmam Hatip Liseleri din eğitimi ve din hizmetleri alanında faaliyet gösteren tüm kesimler için ortak bir değer, ortak bir havuz niteliği de taşımaktadır. Diğer taraftan İmam Hatip Liselerinde yetişen neslin ciddi bir oranı hürriyetine düşkün Müslümanlardır da diyebiliriz.

İmam Hatip Liselerinin diğer önemli bir özelliği de bu okullarda; seküler olan ile dini olan arasında inanç temelli sağlam köprüler inşa edilmesidir. İnşa edilen bu köprünün yolcusu gençlerimiz ise; sekülerleşmenin getirdiği yalnızlık ve bireysellikten, hazcılıktan ve değer temelli savrulmalardan olabildiğince uzaktır. İnsana ve hayata dair itidal ve dengenin inşasında bu köprüler, en güçlü kurumlardır diye düşünüyoruz.

İmam Hatip Liselerinin siyasi tartışmanın malzemesi yapılmasında önemli unsurlardan birisinin Türkiye’deki din eğitimine yaklaşım ve din eğitiminden beklentiler kaynaklı olduğu açıktır. Bu bağlamda din eğitiminin devletin dışına çıkartılması ayrıca değerlendirilmesi gereken bir başlık olmalıdır. Zira devletçi bir mantıkla din eğitimi vermekle STK’lar üzerinden din eğitimi vermek konusu da birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken hususlardır. STK’lar kendi yorum ve stratejilerine uygun eğitim veren kurumları ciddi oranda oluşturmuşken, bu okullardan istifade etmeyen ya da edemeyen öğrenciler için ihtiyacın nasıl karşılanabileceği hususunda çözüm üretmek çok da kolay olmayacaktır. İmam Hatip Liselerinin diğer hiçbir İslam ülkesinde örneği bulunmayan Türkiye’ye özgü bir eğitim kurumu olmasına dair tespitlere katıldığımızı da ifade etmek isterim. Ancak, diğer İslam ülkelerindeki din eğitimi ve bu temelde yaşanılan ayrışma ve tartışmalar incelendiğinde İmam Hatip Liselerinin anlam ve misyonu daha iyi anlaşılacaktır kanaatindeyim.

Din eğitimini kim verecek tartışması

Din eğitimi temelinde yeni eğitim sistemi içerisinde genel eğitim kurumlarında okutulacak olan seçmeli Kur’an ve Peygamberimizin Hayatı derslerinin İmam Hatip Liselerine duyulan ihtiyacı karşılamayacağı da aşikârdır. Genel eğitim kurumlarında isteğe bağlı olarak müfredata eklenen bu dersler temel dini bilgileri edindirmek, Kur’an ve Peygamberimizin hayatına dair da temel bir yaklaşım sunacak nitelikte olduğu gibi sınırlı bir ders saatine de sahiptir. Buna rağmen ilgili derslerin öğrencilerin yaş gruplarına uygun bir şekilde içerik çalışmasının yapılması, Kur’an derslerinde Kur’an’ın orijinal dili ile öğretilmesinin yanında anlamı üzerinde de yoğunlukla durulması, Peygamberimizin Hayatı dersinin ise hikayeci bir yöntemden daha çok hadisler, Hz. Peygamberin bireysel ve sosyal hayatı ile ahlakına dair konulara ağırlık verilmesi önem arz etmektedir. Genel liselerde din dersleri ile diğer disiplinlerin dinle olan bağ ve ilişkilerine dair yorumların da öğrencilerle paylaşılması hem din eğitimi hem genel eğitim açısından önemli bir unsur olarak değerlendirilmelidir.

TİMAV’ın araştırma bulgularına göre vatandaşlarımızın yüzde 51,5’i İmam Hatip Liselerinin sayısının artırılmasını talep etmektedir. Bu bilgi ışığında yine de İmam Hatip Liselerinin yerini daha iyisi ile ikame edebilecek alternatifler de konuşulabilir, belki de konuşulmalıdır. Mevcudun geliştirilebilirliği değerlendirilmeden ya da aynı ihtiyacı daha iyi şekilde giderebilecek alternatifleri oluşturmadan var olanın misyonunu tamamladığını söylemek sanırım ciddi bir haksızlık olacaktır. İmhayı, yıkmayı, kapatmayı değil daha iyi ve güzel olanı odağa almayı öncelikli görüyorum.


 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Yeni sistem Türkiye'nin kurtuluş reçetesi olacak
  • Türkiye'den 'Sincar' hamlesi
  • Tespit edildi! FETÖ DAEŞ'e satmış
  • TSK harekete geçti! İKU'lar silahlanıyor
  • Demir kapının altında kalan kişi yaralandı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA