• Konya11 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsrail’in “derdi” Gazze’nin doğal gazı
15 Ocak 2009 Perşembe 02:18

İsrail’in “derdi” Gazze’nin doğal gazı

Binden fazla sivilin katledildiği Gazzedeki kanlı işgalini sürdüren İsrailin hedefi, Gazze açıklarındaki 4 milyar dolarlık doğal gaz rezervlerinin kontrolünü ele geçirmek mi?
TIMETURK

 

İsrail’in 27 Aralık’ta, 18 aydır abluka altındaki Gazze’ye yönelik kanlı işgalin arkasında yatan asıl nedenin Gazze kıyılarındaki 4 milyar dolarlık doğal gaz rezervleri olduğu öne sürüldü. Global Research’den  David K. Schermerhorn, Gazzeli balıkçılara yönelik yaptığı uluslararası kanun ihlallerinden yola çıkarak İsrail’in doğal gaz hedefinin kronolojisini verdi. Schermerhorn’un raporunu TIMETURK için tercüme ettik.

JEOPOLİTİK KRONOLOJİ: SAVAŞ, DOĞAL GAZ VE GAZZE’NİN KITA SAHANLIĞI

 

David K. Schermerhorn*

 

ARKA PLAN

 

Gazze toplumu ve sahil balıkçılığı arasında tarihi bir bağ vardır. Yakın zamana kadar 700 tekneyle 3 bin kadar balıkçı hayatlarını Gazze kıyılarından kazanmaktaydı. Balıkçılık alanı Sina kıyılarını da kapsadığı 1978 öncesinde toplam saha 75 bin kilometre kareye ulaşıyordu.

 

Büyük teknelerin boyu yaklaşık 20 metre ve 7 mürettebat taşıyordu. Tipik trol tekneleri okyanus tabanına ağlarını sermek için vinçleri kullanılırdı. Genelde avları boyları 8 ila 14 inç arası değişen sardalye ve karinaydı. Küçük tekneler sahilden birkaç yüz metre ötede ağla avlanırdı. Elle çekilen ağlardan mütevazi avlar çıkardı.

 

1994 Gazze-Erika anlaşmasının ardından balıkçılar, kuzey ve güneydeki İsrail ve Mısır sularıyla çizili Gazze sahilinden 20 deniz mili uzaktaki koridorda avlanabiliyordu. BM’nin 2002’deki Bertini önermesinin ardından bu alan 12 deniz miline düştü. Yakın zamanda kullanılabilecek alan 300 kilometrekareyle sınırlandırıldı.

 

2000’lerin sonlarından itibaren İsrail ordusu, 6 deniz mili limitin ötesinde ya da yakınlara gelen balıkçı teknelerine yıldırma ve taciz kampanyasına başladı. Filistinlilere resmi bir açıklama yapmaya tenezzüle edilmedi bile. Bunun yerine düzenleme İsrail makineli tüfekleri ve toplarıyla yazıldı ve uygulandı. İsrailliler tarafından en az 14 balıkçı öldürüldü, 200’den fazlası yaralandı ve sayısız tekneye hasar verildi ya da el konuldu.

 

NEDEN?

 

1990’ların sonunda British Gas Group (BG Group), Gazze suları altında büyük bir doğal gaz yatağı keşfetti. 150 milyon varil petrole eşdeğer 1 trilyon feet küp doğal gaz olduğu tahmin edildi. Bariz şekilde daha az bir yatak İsrail sularında da keşfedildi.

 

8 Kasım 1999’da Yaser Arafat, karın yüzde 90’ının BG Group’a ve yüzde 10’unu da Atina’da faaliyet gösteren ve FKÖ’ye bağlı Filistin firması Consolidated Contractors’a veren bir anlaşma imzaladı.

 

KRONOLOJİ

 

 

4 Mayıs 1994: FKÖ Lideri Yaser Arafat ve İsrail Başbakanı İzak Rabin, Gazze-Erika Anlaşması’nı imzaladı. 11’mci maddeye göre Deniz Kıta Sahanlığı Gazze’den 20 deniz mili açıklara uzanıyordu. Mısır ve İsrail su sınırlarına paralel uzanan iki koridor, balıkçılığa kapalı bölge olarak belirlendi. Bu anlaşma uyarınca geri kalan geniş bölge, “balıkçılığa ve ekonomik edimlere açık olacaktı”. Gazze balıkçıları 6 yıl boyunca İsraillilerle önemli bir sorun yaşamadan burada avlandı.

 

1990’ların sonları: British Gas Group (BG Group) İsrail ve Gazze sularında doğal gaz aramalarına başladı. Gazze Deniz Sahası yakınlarında İsrail sularında az bir yatak bulundu. Gazze sahasında sahilden 10-15 deniz mili açıklarında öncekinden belirgin olarak daha büyük bir yatak daha keşfedildi.  Tahmini değere göre bulunan yatak tüm Filistinlilerin 10 yıl elektrik ihtiyacının karşılamasının yanında ihraç edilecek kadar büyüktü.

 

25 Haziran 2000: Yaser Arafat Camp David görüşmelerini terk etti.

 

27 Eylül 2000: Yaser Arafat, Gazze sahilinden 19 mil açığa giderek, doğal gazdan gelen ilk bacayı ateşledi. İsrailli petrol konsorsiyumu gazla ilgili Filistinlilerin haklarına karşı çıktı ancak İsrail mahkemesi reddetti. İlk yapılan anlaşmada BG Group’a yüzde 90 ve Atina’dan Filistinli bir gruba da yüzde 10 verildi. Onlar ve Filistin Yatırım Fonu (PIF) yüzde 40’a kadar hisse sahibi olma opsiyonuna sahipti.

 

İlk olarak BG Group Mısır’la gazı ihracı için deniz altından geçen bir boru için görüştü. Tony Blair’in (eski İngiliz Başbakanı) baskısıyla BG Group İsraillilerle görüşmek zorunda kaldı. Fiyat etrafında odaklanan görüşmeler o kadar uzadı ki BG Group İsrail ofisini kapatarak Mısırlılarla görüşmeye başladı.

 

28 Eylül 2008: Arafat’ın ve diğer Filistinlilerin uyarılarına rağmen Ariel Sharon, Tapınak Tepesi’ni ziyaret etti. Bu provokasyonu izleyen tahmin edilebilir ayaklanmalar ve ölümler, İkinci İntifada’nın başlangıcını oluşturdu. Şubat 2001’de Sharon, başbakan olarak seçildi. İsrail’in Filistinlilerden asla gaz almayacağına dair ant içti. İkinci İntifada’nın başlamasının ardından, İsrailliler sürekli daha az kamyonların girişine izin vererek Gazze’nin ablukasına başladı.

 

2000’lerin sonu: Gazze balıkçı teknelerine İsrail gemileri tarafından saldırılar bu zamanlar başladı ve bugüne kadar devam etti. Bu saldırılar, 25 Ocak 2006’da Hamas’ın meşru seçimleri kazanmasından 5 yıl önce başladı. Yani balıkçılara yapılan saldırıların güvenlik ya da Hamas’la ilgili olmadığı açıktır. Hatta tüm bunlar sadece Filistinlilere ait olan 4 milyar dolarlık kaynakla ilgilidir.

 

Ağustos 2002: Başbakan Sharon’dan gelen bir isteğe karşılık olarak BM Genel Sekreteri, Catherine Bertini’yi Filistinlilerin insani ihtiyaçları için Kişisel İnsanı Delegesi olarak atar. Bölgeye ziyaretinin ardından içlerinde balıkçı teknelerinin olduğu sayısız değerlendirme yapar. Raporunda “İsrail’in Verdiği Önceki Sözler”in bir listesi de yer alır: “Gazze sahilindeki Filistin balıkçı teknelerinin alanı 12 deniz milidir. Bu politika olduğu gibi uygulanmalıdır”. Bu asla gerçekleşmez!

 

Her ne kadar saldırılar tüm Deniz Sahası içerisinde oluyorsa da, tekneler 6 mil limitini geçtiklerinde daha sık vuku buluyordu. Birçok tekne şu an tam noktalarını tayin etmek için GPS taşımakta. Bazı kaptanlar İsrail tehdidinden yılarak geri dönmektedir. Diğerleri İsrail’in artan tehlikesine rağmen daha ileri gitmektedir. Sahile yakın bölgedeki balıkçılık bu kadar çok tekne kısıtlı böylesi bir alana sıkıştığı için bitmiştir. Buna ek olarak sahilin yakınlarındaki sular, kırılmış borulardan sızan kanalizasyonla kirlenmektedir. İsrail tarafından yok edilen alt yapının sonuçlarından biri. Bu saldırıların başlangıcından beri en az 14 balıkçı öldürülmüş, 200’ü de yaralanmıştı. Tekneler hala hasar görmeye ve el konulmaya devam ediyor.

 

12 Eylül 2005: İsrail Gazze’deki işgale son verdiğini ve geri çekileceğini açıkladı. Sınır geçişlerinin yanında deniz ve kara sahalarının kontrolünü elinde tutmaya devam etti.

 

25 Ocak 2006: Hamas, açık dürüst seçimlerden sonra Filistin Meclisi’nde 132 sandalyeden 76’sını kazandı. Fetih unsurlarıyla yapılan kanlı bir savaştan sonra Hamas, Gazze’yi kontrolü altına aldı. İsrail ve Birleşik Devletler, Hamas’ı terörist örgüt olarak ilan etti ve ilişki kurmayı reddetti. Sınırdan geçişlere uygulanan kısıtlamalar iyice artırıldı. Üretim, malzeme, ilaç ve insan geçişlerine büyük sınırlamalar getirildi. Anemi ve yetersiz beslenme sonuçta iyice yayıldı.

 

2008 Haziran Başları: İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, ödlekçe, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne, “Dökme Kurşun” operasyonu olarak bilinecek Gazze’nin işgalini planlamasını emretti.

 

Haziran 2008: İsrail, BG Group’la bağlantıya geçerek doğal gaz kaynaklarıyla ilgili görüşmelerin tekrar başlamasını istedi. Ehud Olmert tarafından denetlenen görüşmeler Kasım 2008’de başlamıştı. İsrail, gizlice planlanan işgalden önce BG Group’la anlaşmaya varmaya çalışıyordu.

 

19 Haziran 2008: Hamas ve İsrail, Hamas’ın roket ve İsrail’in askeri saldırılarını durduran 6 aylık bir ateşkes imzaladı. Mayıs ayında 300 roket fırlatıldı. Eylül’de bu rakam 5 ila 10 arasındaydı. Hamas, Gazze’ye giren malzemelerde belirgin bir artış olacağını düşünüyordu. Ateşkesten önce her gün Gazze’ye yaklaşık 70 araçlık izine giriyordu. İsrail’in 2000’deki kısıtlamasından önce bu rakam 900 civarındaydı. Hamas benzeri bir trafik akışı olacağını düşünüyordu. Ancak İsrail giren araç sayısını 70’den 90’a çıkarmakla yetindi.

 

5 Kasım 2008: IDF kuvvetleri, sınırda bir tünel arama gerekçesiyle 6 Filistinliyi öldürdü. Gerçekte ateşkes bu provokasyonun ardından sonlandı. Arkasından gelen 5 hafta içerisinde İsrail’e 237 roket fırlatıldı. Eylül’de bu rakam 5 civarıydı. Roket atışlarındaki artış İsrail’in uzun süredir planladığı “Dökme Demir” işgaline kamuoyu bahanesi yapıldı.

 

18 Kasım 2008: Bir Mısır mahkemesi, hükümetin İsrail’e doğal gaz satışını durdurması kararı verdi. 2005’teki anlaşma uyarınca Mısır, İsrail’e 15 yıl boyunca 1,7 milyar metreküp doğal gaz satacaktı. Gaz akışı 2008 Mayıs’ında başladı. Parlamento onay vermediği için yürütmeyi durdurma davası açıldı. Mahkeme davayı haklı gördü. Mısır’dan  gaz akışının kesilmesi Gazze’deki deniz yataklarının kontrolünü ele geçirmek ve ister Hamas ister Fetih olsun Filistinlilerin hakkını inkar etmek için İsrail’i teşvik etti.

 

18 Kasım 2008: İsrail deniz kuvvetleri Deir el Balah sahilinden 1994 Gazze-Erika Anlaşmasına uygun olarak 7 mil uzaktaki Filistin balıkçı teknelerine saldırdı. 15 Filistinli balıkçı ve 3 uluslararası gözlemci kaçırıldı ve İsrail’e götürüldü. Balıkçılar bir gün tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Tekneler hasarlı olarak geri verildi. Uluslararası gözlemciler günlerce İsrail’de hapis tutuldu ardından sınır dışı edildi.

 

27 Aralık 2008: İsrail “Dökme Kurşun” operasyonun 1’nci fazı olarak bombalamaya başladı. Gazze Marine 1 ve 2’deki engin doğal gaz yatakları sahilden birkaç mil uzakta duruyor.

 

 

Bir kez daha galip olan ganimeti alacak mı? Zaman ve dünyanın sağ duyusu bunu belirleyecek.

 

Ortaya çıkan şiddetin yanında Gazzeli balıkçılara uygulanan insan hakları ve kanun ihlalleri devede kulak olsa da, onlar da asla unutulmamalı ve affedilmemeli. İsrail’in gazetecilere uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle gelen sınırlı haberlere dayanarak Gazze’de artık ne balıkçı ne de liman kalmadı. Belki bu saldırıları başlatan ve uygulayanlara asla adalet tecelli etmeyecek. Ancak hırs ve kişisel çıkarlar içeren bu ülkenin ar damarının patladığını, onurunu kaybettiğini asla unutmayalım.

 

 

*David K. Schermerhorn, Gazze’ye Özgürlük Hareketi’yle Gazze’ye düzenlenen 3 insanı yardım misyonunda görev aldı. İsrail makineli tüfekleri ve toplarıyla taciz edilen balıkçı teknelerinde 2 gün geçirdi

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA