• Konya-9 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İslam, yaşama ve yaşatma dinidir
15 Temmuz 2013 Pazartesi 09:12

''İslam, yaşama ve yaşatma dinidir''

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Türkiyede artık askerin siyasete müdahale etme döneminin kapandığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından Almanya'nın Köln yakınlarında bulunan Hürth kentindeki bir salonda düzenlediği iftar yemeğine katıldı.

Türkiye’de darbe yapanların yargı önünde olduklarını ifade eden Bozdağ, "Türkiye’de geçmişten günümüze darbe teşebbüsü yapmış veya darbe gerçekleştirmiş olanlarla ilgili kimse (la havle) diyemezdi. Ama bakın şu anda Silivri’de devam eden davalara baktığınız zaman darbe teşebbüsü yaptıkları gerekçesiyle yargılanan siviller var, rütbeli insanlar var, emekliler var, başkaları var. Artık milli iradeye, demokrasiye, hukuka karşı bir iş yapılıyorsa, birileri buna cesaret ediyorsa onların karşısında hukuk dikilebiliyor" dedi.

Türkiye’de 28 Şubat’ın olduğunu, bunu gerçekleştirenlerden hesap sorulmadığını anımsatan Bozdağ, "28 şubat oldu. Yargı hesap sordu mu, sormadı. Ama gitti o dönemde yargı brifinglerine katıldı, askerleri ayakta alkışladı. Ama şimdi bakın, Türkiye’de hukuka, milli iradeye, demokrasiye birileri kastetmek için teşebbüse geçtiği zaman hesap soran bir yargı var" diye konuştu.

Darbeleri gerçekleştirenlerin yargılandıklarına dikkati çeken Bozdağ, şöyle devam etti:

"Anayasa'nın geçici 15. Maddesini yürürlükten kaldırmak suretiyle bütün bunlara karşı yargının yolunu açtık. Milletin iradesini yok sayanlar, demokrasiyi askıya alanlar, hukuku çiğneyenler, Anayasayı yok edenler şimdi yargıda hesap veriyor. İşte demokrasiyi  güçlendirmek, hukuku güçlendirmek böyle olur. Meclis kapanmadan önce başka bir devrim gibi adımı da attık bu konuda. Türkiye’de gerçekleştirilmiş bütün darbelere Türk Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Yasası'nın 35. Maddesi gerekçe gösterildi. Madde buna izin vermiyor, ama maalesef her darbeyi yapan veya buna her niyetlenen yasa izin vermese de bu yasayı kendine dayanak gösteriyordu ve oradan güç aldığını gösteriyordu. Bugüne kadar bu madde üzerinde nice yazılar yazıldı. Nice nutuklar atıldı, ama maalesef bu madde değiştirilemedi. Bu konuda adım atılmadı. TBMM tatile girmeden önce son kanunla darbecilerin darbe yaparken, istismar ederken kendilerine dayanak gösterdikleri İç Hizmet Yasasının 35. Maddesi ve bununla irtibatlı diğer maddelerin tamamını değiştirdik. Artık Türkiye’de durumdan vazife çıkarma dönemi kapanmıştır. Artık Türkiye’de askerin siyasete müdahale etme dönemi kapanmıştır. Artık Türkiye’de milli iradeye hiza ve istikamet verme dönemi kapanmıştır. Tarihi adımlar bunlar.’’

Bu adımları millet ve ülke için attıklarını ifade eden Bozdağ, milletin bu adımları gördüğünü ve takdir ettiğini söyledi.

Başka adımları da atacaklarını belirten Bozdağ, "28 Şubat sürecinde büyük bir kıyıma uğrayıpta memurluktan atılanlara, okullardan atılan yavrularımıza haklarını iade eden adımları da bu yasayla attık. YAŞ kararları ile TSK’dan atılanlara haklarını veren adımları attık’’ dedi.

AK Parti hükümetini diktatörlükle ve otoriterlikle itham edenlerin Türkiye’deki demokratikleşmeye iyi bakmalarını isteyen Bozdağ, Türkiye’deki demokrasinin güçlü olduğunu ve kendini koruyabilecek güce ve kudrete eriştiğini ifade etti.

Eşitlik, hürriyet, adalet ve adil paylaşım kavramları üzerinde duran Bozdağ, geçmişte de bu kavramlar üzerinden mücadeleler yapıldığına işaret etti.

21. yüzyılda hala dünyanın dört bir yanında bu konuda mücadelenin yapıldığını ifade eden Bozdağ, huzur ve barış ikliminin inşası için adaletin, eşitliğin, hürriyetin ve sosyal paylaşımın adil olmasının şart olduğunu kaydetti.

Türkiye olarak, hem eşitlik, hem hürriyet, hem adalet, hem de adil paylaşım konusunda yılların ihmallerini ortadan kaldırmak için ciddi adımlar attıklarını dile getiren Bozdağ, "Atmaya da devam ediyoruz. Türkiyemizin her alanda daha iyi olması için gayretler ortaya koyduk. Anayasamızın içerisinde yer alan hükümlerden önemli kısımlarını değiştirdik. Belki unutuldu. AK Parti iktidarları döneminde anayasada dev adımlar attık" ifadelerini kullandı.

-"Yasalarda devrimler, değişimler oluyor ama zihinlerin değişmesi maalesef aynı hızla olamıyor"

"Türkiye’nin taraf olduğu ne kadar sözleşme varsa onların tamamını iç hukukumuzun bir parçası haline getirdik’’ diyen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi konuşuyorlar. Ne yaptınız. Bu tarihi bir devrimdir. Büyük bir olaydır. Bunu kim uygulayacak. Mahkemeler uygulayacak. Bunu kim uygulayacak idare uygulayacak. Biz reformu yaptık Anayasada ve yasalarda. İdareye ve yargıya uygulayabilecekleri en kıymetli değişikliği önlerine getirip koyduk. Onlar da bunu uygulayacaklar. Yasalarda devrimler, değişimler oluyor ama zihinlerin değişmesi maalesef aynı hızla olamıyor. Ben inanıyorum ki zaman içerisinde Türkiye bunu da başaracaktır’

Türkiye’de insan hakları ve diğer konularda AK Parti iktidarını eleştirenlerin Türkiye’nin yaptığı bu değişim ve dönüşümleri yakından takip etmesi gerektiğini vurgulayan Bozdağ, " 2002’den önce gazeteciler, yazarlar, televizyonda yorum yapanlar, makale yazanlar, bilimsel eser yapanlar, bugün konuşulan, tartışılan konuların önemli bir kısmını yazmayı akıllarına dahi getiremezlerdi. Neden, çünkü nereden ne geleceği belli olmazdı. Ama bugün Türkiye’de yazılmayan, tartışılmayan, yorumlanmayan bir konu asla söz konusu değildir. Herkes özgür biçimde bunu yapmaktadır. Ama bir yandan da Türkiye’yi Avrupa’ya şikayet ediyorlar. Başka yerlere şikayet ediyorlar"

Bozdağ, "Geçmişe dönüp baktığınızda hükümetler içerisinde AK Parti hükümeti kadar, başbakanlar içerisinde de sayın Başbakanımız kadar eleştirilen ve bu kadar iftiraya maruz bırakılan hükümet ve başbakan yoktur’’ ifadesini kullandı. Bozdağ, bu konuda tazminat davası açıldığında da buna kızıldığını kaydetti.

İslam ülkelerinden olumsuz haberlerin geldiğini, batı ve Amerika’dan ise güzel olayların yansıtıldığını belirten Bozdağ,  güzel haberlerin İslam ülkelerinden de gelmesini arzuladıklarını ifade etti.

- ''İslam, yaşama ve yaşatma dinidir''

 Müslüman ülkelerdeki olumsuz şeylerin basının da gayretleriyle birazda abartılarak dünya kamuoyunun gündemine taşındığını ve İslam dünyasının adeta haberler yoluyla adeta mahkum edildiğini aktaran Bozdağ, "O yüzden diyoruz ki ramazanın bu feyizli ikliminden dünyanın her yerindeki insanlar, her yerindeki Müslümanlar kendilerine düşen payı almalı ve bir kez daha dönüp kendilerine sormalı. Biz neyi ne kadar doğru yapıyoruz neyi ne kadar yanlış yapıyoruz. Eksik yapıyoruz veya hiç yapmıyoruz. Olanda, bitende bize düşen bir kusur, bize düşen bir mesuliyet var mı diye mutlaka sormalıdır. Sormaya da mecburuz. Çünkü bu kötü fotoğrafı, bu görüntüleri ortadan kaldıracak olan yine bizleriz’’ dedi.

İftar soflarında, sahurda, namazlarda İslam dünyasının dört bir yanında yaşanan acıların son bulması, akan kanların durması, cehaletten çıkmış putların yıkılması için dua edilmesini isteyen Bozdağ, "İslam dini ölme ve öldürme dini değildir.  İslam, yaşama ve yaşatma dinidir. Adı barış olan bir dindir. Bütün insanları barışa, kardeşliğe çağıran bir dindir, huzura çağıran dindir. Kimki İslam'la ölmeyi, öldürmeyi, kim ki İslam'la şiddeti yan yana getiriyorsa o İslam'a ve Müslümanlara en büyük hakareti yapmış demektir’’ ifadelerini kullandı.

Dövizle askerlik bedelinin 10 bin avrodan 6 bin avroya düşürüldüğünü hatırlatan Bozdağ, pasaport harçları konusunda da bir düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, bu konuyu önemsediklerini ve ileride bir müjde vereceklerini kaydetti.

Bozdağ, Avrupa’da yaşayanların seçim vakti havaalanlarında çile çekmeyeceklerini, bulundukları mahallerde oy kullanma imkanı bulacaklarını, bu konuda hazırlıkların sürdüğünü söyledi.

Avrupa'Da ekonomik kriz

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Avrupa'da sadece bir ekonomik krizin olmadığını, AB'nin üzerinde yükseldiği değerler konusunda da bir kriz olduğunu söyledi.

Almanya’da Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD)’nin iftar yemeğine katıldıktan sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Bozdağ, bir gazetecinin AB’nin bir yetkilisinin Mısır yönetimini "gayrimeşru" gördüğü yönündeki bir soruya ilişkin, AB’de uzun bir zamandır büyük bir sıkıntı olduğunu belirterek, "Sadece ekonomik kriz yok Avrupa’da. Aynı zamanda AB’nin üzerinde yükseldiği değerler konusunda da bir kriz var. Mısır’da yaşanan askeri darbe sonrası AB’nin aldığı tutum bunun bir göstergesidir. Çünkü darbe AB kriterlerine uygun bir şey değildir. Ama maalesef darbe oldu. Darbe diyemediler, darbeyi kınayamadılar. Yani herhalde bir 10 güne yaklaştı darbenin olması, 10 gün içinde bir açıklama, o da tam detayları şu anda ben görmüş değilim açıklamanın. Çok geç kalınmış bu açıklamanın tam, açık ve net bir tavrı da içermesi lazım. Muhtevayı görünce belki ona ikişkin bir şey söyleme imkanı olur" ifadesini kullandı.

- Gençlik dairesi tarafından alınan çocuklar

İftar programında Gelsenkirchen kentinde gençlik dairesi tarafından alınan ancak daha sonra mahkeme kararıyla ailesine geri verilen Ece bebeği sevdiğinin hatırlatılması ve Almanya’da gençlik daireleri ile ilgili Türkiye’nin girişimlerine ilişkin soru üzerine Bozdağ, gençlik dairesi tarafından alınan çocukların içerisinde Ece bebeğin de olduğunu belirtti.

Ece bebeğin ailesinden alındığında haberdar olduğunu ve gereken desteği verdiğini anlatan Bozdağ, "Bugün burada olduğunu söyleyince arkadaşlar Ece bebeği görmek istedim. Maaşallah o da çok güzel bir yavrumuz. Annesi ve babasıyla görüşme fırsatı buldum. Ece bebeği öpme imkanı buldum. Allah bağışlasın. İnşallah bahtı hep açık olur" dedi.

 Aileden alınmayı gerektiren objektif nedenler varsa çocukların alınmasında herhangi bir mahsur bulmadıklarını ifade eden Bozdağ, şunları söyledi:

"Türkiye’de de objektif nedenlerle alınabiliyor, ancak bizim aldığımız bilgiler subjektif nedenlerle çocukların ailelerden alındığına ilişkin pek çok şikayet var. Onu gösteriyor. Bu noktadan da biz girişimlerde bulunuyoruz. Objektif kriterler olsun ve bu kriterlere uyulsun. Bizim talebimizin birincisi bu. İkincisi aileden alınan çocuklar, sözkonusu olduğu zaman ailenin rızasına uygun olduğu bir aileye verilsin. Öncelikle Türk bir aileye verilsin. Bu mümkün değilse Müslüman bir aileye verilsin. Bu mümkün değilse başka bir aileye verilebilir. Çocuk hangi aileye verilirse verilsin, ailenin muvafakatının alınmasının son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Tabi çocuk ile aile arasında ilişki kurulması da son derece önemli. Annenin-babanın çocuklarını düzenli aralıklarla görmesi ve bu görüşmenin güvence altına alınması son derece önemli. Bu noktada ciddi sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Bir de çocukların, ailenin sahip olduğu kültürle kavga edecek bir şekilde değilde bu kültürle uyumlu bir şekilde yetiştirilmesinin son derece önemli olduğunu söylüyoruz’’

Bu noktada girişimleri sürdürdüklerini, vatandaşların bilinçlendirilmesi konusunda çalışmaların yapıldığını ifade eden Bozdağ, şartları uyan ve imkanı olan yurt dışındaki Türk vatandaşlarına bakıcı aile olmaları ve bu konuda yetkili kurumlara müracaatta bulunmaları çağrısında bulundu.

Bozdağ, Türk ailelerden bakıcı aile müracaatı yapanların sayısının neredeyse yok denecek kadar az olduğunu da kaydetti.

Pasaport harçlarıyla ilgili olarak da Bozdağ, bu konuyu pek çok kişinin dile getirdiğini, pasaport harçlarının her yıl yeniden güncenlendiğini belirterek, "Yıl başı yeniden güncellenecektir. Ben bu talepleri aldım. Onun da takipçisi olacağım inşallah" ifadesini kullandı.

- Çifte vatandaşlık

Başbakan Yardımcısı Bozdağ Almanya’da çifte vatandaşlıkla ilgili bir soru üzerine de şunları kaydetti:

"Çifte vatandaşlık konusu bir haktır. Avrupa’nın bazı ülkelerinde sadece Türklere dönük olarak bunun uygulanmaması bir insan hakkı ihlalidir. Biz bunu her defasında ifade ediyoruz. Özellikle 18 yaşını dolduran kişilerin opsiyon modeli ile iki vatandaşlıktan birini seçmeye zorlanması da bir hak ihlalidir. Bunu her defasında ifade ediyoruz. Bundan sonra ifade etmeye devam edeceğiz. Bu değişmesi gereken bir durumdur. Almanya uygulamasında onu değiştirecek. Ben Almanya’daki siyasilerin bu konuda farklı düşündüklerini biliyorum. Umarız bu olumsuzluk da ortadan kalkar ve bu konudaki hak ihlali sona erer."

UETD Genel Başkanı Süleyman Çelik de konuşmasında Düsseldorf’ta 7 Temmuz’da düzenlenen ’’Demokrasiye Saygı’’ mitingine katılanlara ve katkı yapanlara teşekkür ederek, bu mitinge katılan gençlerin milletini ve başbakanını sevdiğini gösterdiğini ifade etti.

Dövizli askerlik bedelinin düşürülmesinden dolayı Başbakan Erdoğan’a ve düşürülmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Çelik, 22 Eylül’de Almanya’da genel seçimler yapılacağını hatırlatarak, Alman vatandaşı olan Türk kökenlilerin oy kullanmalarını ve siyasete katılmalarını istedi.

Bozdağ, program öncesi, Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde gençlik dairesi tarafından alınan, ancak daha sonra mahkeme kararıyla ailesine geri verilen Ece bebeği kucağına alarak sevdi ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ece bebeğin babası Ferhat Kışla, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın mahkeme sürecinde Ece ile yakından ilgilendiğini ifade etti.

Kışla, kızının yalnış bilirkişi raporları sebebiyle gençlik dairesi tarafından alındığını ve 35 gün sonra mahkeme kararıyla yeniden kendilerine verildiğini kaydetti.


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Medova Hastanesi, muhtarları ağırladı
  • 65 terörist etkisiz hale getirildi
  • Yeni Kararname ile Konya'da ihraç edilen isimler
  • ‘Evet’ mitingleri başlıyor
  • Dağda kaybolan gençleri jandarma kurtardı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA