• Konya5 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Her türlü şiddete karşıyız
16 Ocak 2015 Cuma 09:46

"Her türlü şiddete karşıyız"

Başbakan Davutoğlu, Bizim tutumuz açık ve ilkeseldir. Her türlü şiddete karşıyız. Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir hakarete de tepkisiz, tavırsız kalmayız" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizim tutumuz açık ve ilkeseldir. Her türlü şiddete karşıyız. Aynı şekilde de Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir hakarete de tepkisiz, tavırsız kalmayız. O alemlere rahmettir ve ona yönelecek en küçük bir söz dahi bizim yüreğimize hançer gibi saplanır" dedi.

Davutoğlu, Brüksel'deki programı kapsamında, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Başkanlığı Square Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Belçika Buluşması" etkinliğine katıldı.

Başbakan Davutoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, Brüksel’de bugün müstesna bir gün yaşadıklarını, ikili görüşmeler yaptığını ve bir konferans verdiğini belirterek, ayrıca AK Parti Brüksel Temsilciliğini açtıklarını söyledi.

"AK Parti bayrağı ve al bayrak Anadolu’nun her bir yerinde olduğu gibi Brüksel’de yan yana gururla dalgalanacak, hepinize teşekkür ediyorum. Belçika’daki 220 bin vatandaşımıza teşekkür ediyorum" diye konuşan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Her türlü zorluk karşısında, 60 seneye yakındır bütün zorlukları aşarak, büyük mücadele veriyorlar, kökleşiyorlar, milletvekili, bakan oluyorlar. Bu bizim içih iftihar vesilesidir. Evet, (Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Genel Başkanı) Süleyman Çelik Beyin söylediği gibi zor günler de yaşıyor olabiliriz ama kesinlikle hiçbirinize boyun eğmek, mahcup durmak yakışmaz. Başımız her zaman dik olacak. Bir kez daha (Belçika'da polis kurşunuyla öldürülen Cemil Kaya) kardeşimize rahmet diliyorum, çok değerli kızı Tuğba kardeşimiz geldiler, onlara da sabır diliyorum. Bu benzer olaylarda her zaman bizim vatandaşımız, vakarını korumuştur. Bizim devletimiz de her zaman bu tür davaların takipçisi olmuştur, olacaktır. Özellikle son dönem yaşanan gelişmeler sebebiyle her zamankinden daha fazla vakar içinde, tavrımızı koymak durumundayız. Onun için Pazar günü, diğer Avrupalı liderlerle birlikte Paris’te diğer Avrupalı liderlerle yürüyüşe katıldık. Oraya katılmamızın sebebi, teröre karşı sesimizi yükseltmek, dayanışmamızı göstermek. Terörden acı çekmiş milletin başbakanı olarak bulunduk. Almanya ziyaretimde de Mevlana Camisi'ni ziyaret ettim, yakılan Mevlana Camisi'ni.''

"Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir hakarete tepkisiz kalmayız"

"Biz nasıl teröre karşı omuz omuza durmuşsak, bütün Avrupalı liderlerden de herkesten bu tür şiddet ve vandalizme, İslamafobia'ya karşı da omuz omuza durmalarını bekliyoruz" ifadesini kullanan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bizim tutumuz açık ve ilkeseldir. Her türlü şiddete karşıyız. Aynı şekilde de Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir hakarete de tepkisiz, tavırsız kalmayız. O alemlere rahmettir ve ona yönelecek en küçük bir söz dahi bizim yüreğimize hançer gibi saplanır. Her yerde hem şiddete karşı duracağız hem de  değerlerimizi korumak gerektiğinde barış içinde, omuz omuza güzel sözle herkese bu anlamda merhamet, şefkat ve  hoşgörü dersi vereceğiz. Bizim milletimiz öylesine vakur, öylesine özgüven sahibidir ki dünyanın neresine giderseniz gidin, onlar kendilerini fark ettirirler. Vakarın, edebin öncüsüdür, bizim kültürümüz ve sizden de beklenen de budur."

"Yeni Türkiye’yi en iyi Almanya’da, Belçika’da yaşayan kardeşlerimiz anlar" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Avrupa'ya ne zaman göç başladı? 1961-62. Ne zaman yani? 1960 ihtilalinden hemen sonra. Adnan Menderes şehit edildikten sonra göç başladı. Bu ne demek biliyor musunuz? Darbe dönemlerine müteakip insanların kendi ülkesiyle güven ilişkisi sarsılmaya başlar. 70’li yıllarda göç devam etti. 12 Eylül ihtilalinden sonra tekrar artış görüyoruz. 28 Şubat’ta da gitmeye dönük ciddi talepler uyandı. Halbuki son 12 yıl içinde, milli iradenin hakim olduğu ülkede hiçkimse gitmeye çalışmıyor aksine herkes Türkiye’ye dönmeye çalışıyor. İhtilaller, darbeler, ülke insanımızın kendi devletiyle, hükümetiyle ciddi sıkıntılar yaşadığı dönemler oldu. Ne zaman milli irade hakim olduysa, milletin devletiyle arasındaki mesafe kapandı, millet gerçek anlamda devletle buluşarak geleceğe yürüme iradesini gösterdi. 12 yıldır nakış nakış dokuduğumuz yeni Türkiye dediğimiz dönem, sadece ve sadece yalnızca milli iradenin hakim olduğu yeni Türkiye demektir. 12 yılda demokrasiyi güçlendirerek, fikir hürriyetinin önündeki her türlü engelleri aşarak insan hakları anlamında, yeni anlayışı inşa ettik. İşte o sebepledir ki ekonomimiz de büyük tırmanışa geçti. Yine bakınız, ne zaman ekonomik kriz varsa Türkiye’den dışarıya doğru insan göçü var, ne zaman kalkınma varsa bu göç durduğu gibi dışarıdaki vatandaşlarımızın da Türkiye ile gurur duyduğu yeni dönem başlamıştır. 2008’den bu yana Avrupa’da milyonlarca insan işini kaybederken, Türkiye ekonomik kriz esnasında 6 milyon vatandaşına yeni iş buldu. Geçen sene 1.4 milyon yeni iş alanı oluşturduk. Aramızdaki fark bu. İşte gururla geleceğe ümitle baktığınız, sizin arkanızda olması sebebiyle gurur duyduğunuz yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu.”

"Türkçe'yi unutursanız, Yunus Emre ahirette yakanıza yapışır"

Davutoğlu, "Yeni Türkiye’den gurur duyuyor musunuz? İhtilallerin olmadığı, milli iradenin egemen olduğu, yeni Türkiye’den memnun musunuz? Belçika’da dolaşırken yeni Türkiye dolayısıyla başınız dik dolaşıyor musunuz?" şeklinde sorularına "evet" yanıtını veren salondakilerin, daha sonra tekbir getirmesi üzerine, sözlerini şöyle şöyle sürdürdü:

"İşte bu tekbir, bu barış tekbiridir. Sizler ki binlerce camiyle ve Avrupa'nın her köşesine yayılan o dost yüzlerle, gözlerle Türkiye’nin buradaki temsilcileri oldunuz. Şunu gösterdiniz; bir millet kimliğinden geleneğinden feragat etmeden, dininden feragat etmeden, bir başka ülkenin başı dik, onurlu vatandaşı olabilir. Belçika’ya entegre oldunuz, hem de kimliğinizi korudunuz. Tarihte böyle olaylar azdır. Bu şekilde göçler yaşayan topluluklar, sizler Avrupa’daki Türkler, özellikle de Brüksel’de sizler kimliğinden feragat etmeden, entegrasyonu gerçekleştirme konusunda gerçek başarı hikayesisiniz. Bakın Türkçe'yi unutursanız, Yunus Emre ahirette yakanıza yapışır ve hesabını sorar. Unutmayacaksın, unutturmayacaksınız . Aynı şekilde Avrupa’daki bütün dilleri de öğreneceksiniz."

"Devlete, hükümete, millete karşı her türlü tuzağı kurdular"

"Milli iradeyi egemen kıldıktan sonra birçok çevre rahatsız oldu. Türkiye’nin bu yükselişinden, bu başarı hikayesinden Türkiye’yi uzaklaştırmak için değişik oyunlara, tuzaklara girdiler. Neden biliyor musunuz?'' diyen Davutoğlu, salondakilerin "Vur vur inlesin, paralel dinlesin" şeklindeki yanıtı üzerine, şöyle konuştu:

"Milli irade konuştuğunda herkes dinler, herkes haddini bilir ve dinler. Türkiye’de son 1.5 yılda yaşananlara, Gezi provokasyonları, 17 Aralık ve 25 Aralık olayları, 19 Ocak’ta MİT tırlarına yapılan operasyon, benim odamın dinlenmesi dahil olmak üzere devlete, hükümete, millete karşı her türlü tuzağı kurdular ama millet de cevabı 30 Mart’ta yerel seçimler  ve 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en net şekilde verdi."

Salondakilerin "Recep Tayyip Erdoğan" şeklinde slogan atmaları üzerine, Davutoğlu, "Selamınızı Sayın Cumhurbaşkanımıza götüreceğim.O da inşallah Nisan-Mayıs gibi Brüksel’e ziyarette bulunacak ve sizlerle kucaklaşacak" dedi.

"Bütün bu kumpasların arkasında..."

Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlerin, 10 Ağustos seçimlerinde cevaplarını aldığını dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bütün bu kumpasların arkasında ne var; İslam dünyası uzun zamandır sadece şiddetle bunalımla anılıyor. Bir ülkede bir hareket ortaya konuldu ki; Türkiye Cumhuriyeti, hareketin adı da AK Parti hareketi. Uzun on yıllardır başarısızlıklarla anılan İslam dünyasında bir başarı hikayesi oldu, bir destan yazdık. Ekonomik krizden, bunalımlar içinde kıvrılırken, Türkiye son 12 yıl içinde 4 misli büyüdü. 230 milyar dolardan 830 milyar dolara çıktı. Yaklaşık 4 misli Gayri Safi Milli Hasıla büyüdü. Dünyada ekonomik kriz yaşanırken, Türkiye’de istihdam arttı. Dünyada her yerde Ortadoğu’da birçok bölgede siyasi istikrarsızlık varken, iç çatışmalar varken, biz çözüm süreciyle, kardeşlik bağıyla, milli birlik ve kardeşlik diyerek milletimizi bütünleştirdik, aramıza fitne sokulmasına izin vermedik. İşte birileri bu başarı hikayesinden rahatsız oldu. Onun için Türkiye’yi de böyle başarısızlık tablosuna dönüştürmek için ellerinden geleni yaptılar."

"Kimse bizi durduramaz"

"Gezi provokasyonunda 8-9 ağacın yer değiştirmesini istismar ettiler. Paralel çete üzerinden Türkiye’de algı operasyonu yaptılar ama biz sadece şunu söyledik: 'kim ne yaparsa yapsın bizim arkamızda Rabbimiz ve milletimiz varken, kimse bizi durduramaz" diye konuşan Davutoğlu, şöyle dedi:

"Şimdi bu başarı hikayesini devam ettirmek bizim için borçtur, emanettir. İnşallah Haziran seçimlerinde bu başarı hikayesini yeni seçim zaferiyle taçlandıracağız. Arkamızda millet varken tek bir an dahi tereddüt etmeyeceğiz, tek bir an dahi durmayacağız. Çünkü artık AK Parti hareketi sadece Türkiye Cumhuriyeti için, sadece aziz milletimiz için değil Filistinliler için, Suriyeliler için Evlad-ı Fatihan olan Balkanlı soydaşlarımız için Afrikalılar için sembol harekettir ve bu al bayrak artık bütün mazlumların onur bayrağıdır. Bu al bayrağın yükseldiği yerden inmesine izin vermeyeceğiz. Bizim idealimiz, bizim davamız bu. Bugün bu al bayrak Gazze’de ızdırap içindeki bir Müslüman için Myanmar'da baskı altındaki Müslüman için, Orta Asya'daki kardeşlerimiz için, Irak'taki Araplar, Kürtler, Türkmenler için, Balkanlar için bir onur sembolüdür, bir vakar sembolüdür, bir umuttur. Bu umudun sönmesine izin vermeyeceğiz."

"Bütün vatandaşlarımız, bütün kardeşlerimiz birbirine eşit, tarağın dişleri gibi"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Belçika'da yaşayan vatandaşlardan bu kritik süreçlerde birlik ve beraberliklerini korumaları ricasında bulunarak, "Farklı kanaatlere, faklı etnik ve mezhebi arka plana sahip olunabilir. Farklı görüşlere de sahip olunabilir. Fakat buradan bir kere daha ilan ediyorum ki; bizim için, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti için, 77 milyon, Türkiye'nin içindeki ve dışındaki bütün vatandaşlarımız, bütün kardeşlerimiz birbirine eşit, tarağın dişleri gibi, Hazreti Peygamberin söylediği gibi, tarağın dişleri gibi birbirine eşit, ezeli ve ebedi kardeşlerdir. Aranıza fitne girmesine hiç izin vermeyin" dedi.

Square Kongre Merkezinde, Belçika'da yaşayan Türk vatandaşlarıyla bir araya gelen Davutoğlu, yeni hükümeti kurar kurmaz bir çok çalışma yürüttüklerini, geçen hafta açıkladıkları, ailenin ve dinamik nüfusun korunmasıyla ilgili paketi açıklarken büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirerek, bununla çalışan kadınlarla ilgili önemli kararlar alındığını anımsattı.

Altın yardımının hem yurt içi ve hem de yurt dışındakiler için geçerli olacağını vurgulayan Davutoğlu, ailenin istemesi halinde doğan her çocuk için çeyiz hesabı açtırılacağını, çeyiz hesabında biriken paranın yüzde 15'ini de kişi evlenirken devletin vereceğini anlattı.

Başbakan Davutoğlu, eskiden Türkiye'nin Avrupa'dan gelecek dövize baktığını, gözlerin işçilerin dövizine dikildiğini, şimdi ise aksine Anadolu'dan, doğan her çocuğa gurbette bir altın takıldığını, yeni Türkiye'nin bu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Sizlerden ricam; bu dönemde, özellikle bu kritik süreçlerde birliğinizi korumanızdır, beraberliğinizi muhafaza etmenizdir. Farklı kanaatlere, faklı etnik ve mezhebi arka plana sahip olunabilir. Farklı görüşlere de sahip olunabilir. Fakat buradan bir kere daha ilan ediyorum ki bizim için, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti için, 77 milyon Türkiye'nin içindeki ve dışındaki bütün vatandaşlarımız, bütün kardeşlerimiz birbirine eşit, tarağın dişleri gibi, Hazreti Peygamber'in söylediği gibi, 'tarağın dişleri gibi' birbirine eşit, ezeli ve ebedi kardeşlerdir. Aranıza fitne girmesine hiç izin vermeyin. Dilinizi, kültürünüzü, geleneğinizi koruyun ama Belçika toplumuna da ve Belçika'daki her bir komşunuza da Ahi Evran'ın torunu olmak nedir gösterin. Misafirperverliği, merhameti, şefkati gösterin. Şunu hiç unutmayın ki artık sizden döviz bekleyen eski Türkiye yok. Artık arkanızda şefkatli ve kudretli Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Şefkatiyle dünyanın neresinde olursa olsun her vatandaşına ulaşan Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Şefkatiyle dünyadaki bütün mazlumlara ulaşabilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti var ve kudretiyle de kendi vatandaşına biri el uzattığında onun haddini bildirecek Türkiye Cumhuriyeti Devleti var."

Allah'ın devlete ve millete zeval vermemesi dileğinde bulunan Davutoğlu, "Allah sizi Anadolu'dan, Trakya'dan hiç bir zaman gönül olarak koparmasın" dedi.

Davutoğlu, mazlumlara, yetimlere, acizlere yardım edebilme temennisini de dile getirdi.

"Böyle büyük millet olabilir mi?"

Bugünlerde herkesin değişik yorumlar yaptığını, terör dehşeti dolayısıyla Müslümanlar ile ilgili son derece olumsuz algılar oluşturulabildiğini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

"Bakınız Suriye ve Irak'tan 3,5-4 yıl içinde 2 milyon kardeşimiz Türkiye'ye geldi. Bugün Avrupa Birliği görüşmelerinde bazı dostlarımıza söyledim. Eğer 2 milyon değil 200 bin göçmen herhangi bir Avrupa ülkesine gelseydi orada yer yerinden oynardı. Yabancı düşmanlığı artardı. 'Bunlar burada ne arıyor?' derlerdi ve sorgularlardı. Benim aziz milletim Gaziantep'te, Hatay'da, Kilis'te, Osmaniye'de, Şanlıurfa'da, Adana'da, Türkiye'nin her yerinde hiçbir yabancılık çektirmeden o masumlara, o mazlumlara kucak açtı. Böyle büyük millet olabilir mi? O millete güvenen Türkiye Cumhuriyeti hükümeti de o kardeşlerini bağrına bastı.

Geçen gün AFAD'ın 5. kuruluş yıl dönümündeydik. Suriye'den, Irak'tan, dünyanın her yerinden AFAD üzerinden Türkiye'ye gelen çocukları getirdiler. Belki gördünüz. Bir küçük kız, Rua. Yanağından öpebilmek için eğildiğimde başımı tuttu, kendine çekti ve alnımdan öptü. Arap kültüründe alnından öpmek ihtiramdır. Sonra öğrendim bu kızın geçmişini. Hamalı. Bir saldırıda annesini kaybediyor. Babası Suriye'de köyünü savunabilmek için kalıyor. Bu, babaannesi ve 3 kardeşiyle birlikte yürüyerek Türkiye'ye sığınıyor. Şimdi böyle bir çocuğa, böyle bir trajedi yaşayan babaanneye kapıyı kapatabilir miyiz biz? Kaderleri ne olursa olsun diyebilir miyiz?"

"Sessiz kalamayız"

Yapılanların, Türk milletinin büyüklüğünü gösterdiğini dile getiren Davutoğlu, "Dünyaya hamdolsun bir vicdan dersi veriyoruz. Bir destan yazıyoruz. Kim ne derse desin. Evet, Osmanlı torunları, Selçuklu torunları, böyle bir durum karşısında sessiz kalmaz" dedi.

Eski Türkiye'nin Sakarya'da deprem olduğunda kendi vatandaşlarına 3-4 gün ulaşamayan başbakanların Türkiye'si olduğunu belirten Davutoğlu, yeni Türkiye'nin Van'da 1 yıl içinde 18 bin konut yapıp, yeni bir Van inşa edebildiğini söyledi.

Davutoğlu, "Eski Türkiye, küçük bir IMF memuru da gelse bürokratların, bakanların hizaya dizilip görüşme talep ettiği bir Türkiye'ydi. Yeni Türkiye IMF'yi 5 milyar dolar borç veren Türkiye. Eski Türkiye neydi? Avrupa'dan, Amerika'dan envanterden düşen hibe silahlarla ordusunu teçhiz etmeye çalışan Türkiye'ydi. O silahlar eskidiğinde ise modernizasyon için İsrail'e gönderen Türkiye'ydi. Yeni Türkiye kendi tankını yapan Türkiye, Altay tankını yapan Türkiye" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, geçen hafta Savunma Sanayii İcra Komitesinde Türkiye'nin milli savaş uçağını yapmak üzere ön tasarım talimatı verdiklerini belirterek, 2023 yılında yüzde 100 Türk yapımı savaş uçağının yüce vatanın ufkunda uçmaya başlayacağını, bunun da eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki farkı ortaya koyduğunu bildirdi.

Kadınlara seslenen Davutoğlu, "Size Ankara'dan Başbakanlık mührü ve hediyesiyle bir altın gelmesi sizi memnun edecek mi? İşte o da bizi memnun edecek. İnşallah hep beraber bu yeni Türkiye'nin ayak seslerini sadece duymayacağız. O yeni Türkiye'nin birlikte taşıyıcısı olacağız" diye konuştu.

Uygulamadaki eksiklikleri giderip gurbetteki Türk vatandaşlarının oy verme imkanlarını artıracaklarını belirten Davutoğlu, "Sizin de Haziran'da fevç fevç sandıklara giderek milli iradeye sahip çıkmanızı talep ediyoruz" dedi.

Katılımcılardan Haziran seçimlerinde oy kullanma, milli iradeye sahip çıkma, sandık ne kadar uzakta olursa olsun gidip kendi iradelerini gösterme sözü alan Davutoğlu, bunun kendilerini memnun edeceğini belirtti.

Davutoğlu, konuşmasını, "Allah yar ve yardımcınız olsun. Buraya gelemeyen kardeşlerimizin hepsine selamlarımızı iletin. Onları bağrımıza basıyor, hepsini alnından öpüyorum. Allah'a emanet olun" sözleriyle tamamladı.

Notlar

Başbakan Davutoğlu’nun yaklaşık 40 dakika süren konuşması sık sık "vur vur inlesin, paralel dinlesin", "Türkiye seninle gurur duyuyor" şeklindeki sloganlarla kesildi.

Brüksel Buluşması’na, Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay da katıldı.

AB Bakanı Bozkır

Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkileri açısından bugün önemli adım atıldığını, yeni hükümetin kurulmasının ardından Başbakan Davutoğlu’nun Brüksel’e ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdiğini söyledi.

Türkiye’nin bugün cumhuriyet tarihinin en güçlü noktasında olduğunu ifade eden Bozkır, "Türkiye'de son 10 senede bütün rakamlarını üçe katladı" ifadesini kullandı.

Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Genel Başkanı Süleyman Çelik de Belçika’da, 220 bin civarında Türkiye kökenli vatandaşın yaşadığını belirterek, Türkler'in, Avrupa’nın diğer ülkelerinde olduğu gibi Belçika’da da başı dik bir şekilde varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Belçika’da yaşanan sıkıntıları anlatan Çelik, hükümetten bu sorunların çözümü konusunda yardım beklediklerini ifade etti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • "Avrupa hasta olduğunu kabul etmiyor"
  • 'FETÖ'nün 2 bin 700 kişilik bağış listesi çıktı'
  • MÜSİAD'dan Rektör Şeker’e ziyaret
  • Konya kitap günleri yoğun bir katılımla açıldı
  • Seydişehir'da bazı mahallelere oyun parkı kuruldu

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA