• Konya10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hayatımızın belgeselini çektik
13 Mayıs 2012 Pazar 11:01

'Hayatımızın belgeselini çektik'

Belgesel çekmek için gittikleri Suriye'de 58'i hücrede olmak üzere 70 gün geçiren gazeteciler Adem Özköse ve Hamit Coşkun'un Başbakanlığa ait uçakla Tahran'dan İstanbul'a yaptıkları yolculuğa ...

Belgesel çekmek için gittikleri Suriye'de 58'i hücrede olmak üzere 70 gün geçiren gazeteciler Adem Özköse ve Hamit Coşkun'un Başbakanlığa ait uçakla Tahran'dan İstanbul'a yaptıkları yolculuğa Anadolu Ajansı (AA) tanıklık etti.
Adem Özköse, ''İlk yakalandığımızda bizi bir evin bodrumuna götürdüler. Gözlerimizi bağladılar. Ellerimizi kelepçelediler. Başlarımıza silahları dayadılar. Kendi aralarında bizi ne yapacaklarını konuşuyorlardı. Biraz kafaları karışıktı. Muhaliflerin elinde olan Esed yanlılarıyla takas yapmak istiyorlardı. Öldürmekten bahsediyorlardı'' şeklinde konuştu.
O zaman namaz kılmak istediğini ve son namazıymış gibi kıldığını dile getiren Özköse, Hamit'e de 'Sen de bir namaz kıl' dediğini, orada o hissi yaşadığını söyledi.

Polat Alemdar gelsin, kurtarsın sizi
''2 metre uzunluğunda ve 1 metre genişliğindeki hücrede beton zemine elleri kelepçeli şekilde oturtup sorguya aldılar. Birbirimizi tam 52 gün sonra gördük" diyen Özköse, hücredeyken Suriyelilerin kendileriyle Kurtlar Vadisi dizisi üzerinden dalga geçtiğini, gardiyanların, ''Hadi gelsin Polat Alemdar kurtarsın sizi. Sizin bir tane Polat Alemdar'ınız var bizim bin tane'' dediklerini aktardı.
Suriye'ye belgesel çekmek, hikaye çıkarmak için gittiklerini hatırlatan Adem Özköse, ''Biz aslında hayatımızın belgeselini çekmişiz; farkında değiliz. Hücrede şahit olduklarımızı yazacağım. Kitabın adı 'Hücre' olacak'' diye konuştu.
Kameraman Hamit Coşkun ise ölüm korkusunu, silahlı grubun ortasında kaldıkları ilk andan itibaren hissettiklerini ifade ederek, ''Aracımızın şoförünü başka aracın bagajına sokarlarken gördüğümde korku tavan yaptı'' diyerek yaşadıklarını anlattı.

Romanlara konu olur

Özel uçakla Tahran'dan İstanbul'a getirilen Gerçek Hayat Dergisi Orta Doğu Temsilcisi ve Milat Gazetesi yazarı Adem Özköse ile kameraman Hamit Coşkun'u, Atatürk Havalimanı'nda, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile Özköse ve Coşkun'un aileleri ve yakınları, İHH Başkanı Bülent Yıldırım ve vakıf yetkilileri karşıladı.
Özköse ve Coşkun, kendilerini karşılamaya gelen yakınlarına sarılarak hasret giderdi.
Adem Özköse ve Hamit Coşkun ile birlikte Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Atalay, iki gazetecinin, gazetecilik yapmak ve belgesel çekmek için Suriye'ye gittiğini ifade ederek, ''Kaçırıldılar ve o günden bu yana da uzun bir süredir özgürlüklerinden mahrum kaldılar. Türkiye'de, gazetecilerimizin kaçırılmaları büyük olay oldu. Burada Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Dışişleri Bakanlığımızdan değişik girişimlerde bulunuldu'' dedi.
Sivil toplum kuruluşları ve basın kuruluşlarının da bu yönde çabaları olduğunu anlatan Atalay, bütün bu çabalar sonucunda iki gazetecinin özgürlüklerine kavuştuğunu söyledi. Atalay, ''Ailelerine 'geçmiş olsun' ve 'gözünüz aydın' diyorum'' şeklinde konuştu.

Hayatımızın belgeselini çekmişiz  
Gazeteci Adem Özköse de Türkiye'den haber alamadıkları için neler olup bittiğini bilmediklerini belirterek, Suriye'ye hem belgesel çekmek hem de haber yapmak için gittiklerini hatırlattı.
''Tahran'a indik, gelişmeleri takip ettik, konuştuk. Hayatımızın belgeselini çekmişiz, onu fark ettik. Bu iki ay içinde, aksiyon filmlerine, romanlara konu olabilecek şeyler yaşadık'' diyen Özköse, şunları kaydetti:
''Özgürlüğe kavuşmamızda büyük emeği olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve özellikle vicdani, insani diplomasi yürüterek çıkmamızda en büyük payı olan İHH İnsani Yardım Vakfı ve onun başkanı Bülent Yıldırım olmak üzere, tüm sivil toplum kuruluşları ve bizim için dua eden herkese çok teşekkür ediyorum.''

İşkenceye maruz kalmadık
Gazetecilerin, ''Özel bir işkenceye maruz kaldınız mı, sağlık durumunuz nasıl?'' şeklindeki sorusuna Özköse, ''Bir sağlık sorunumuz yok. Özel bir işkenceye maruz kalmadık. Küçücük bir hücrede günlerce yalnız kalıyorsunuz. Kaçırıldık. Kaçırıldığımız zaman 11 gün boyunca ölüm kokusuyla karşı karşıyaydık. Başımıza silah dayadılar. Bu başlı başına bir işkence, ama özel fiziksel bir işkenceye maruz kalmadık, çok tehdit edildik. Ama sanırım bu dualar, Türkiye'deki bu kamuoyu, Türkiye devletinin baskısı ve İHH'nın yürüttüğü diplomasi bizim orada işkence görmemizi engelledi diye düşünüyorum'' yanıtını verdi.

Dünyanın en güzel şeyi özgürlükmüş
İstanbul'a getirildikten sonra, babası Ali Coşkun ve ağabeyi Yahya ile Karamürsel'e gelen Hamit Coşkun'u, Hacımehmet Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'ndaki evlerinde annesi Nazmiye Coşkun ve yakınları, sevinç gösterileriyle karşıladı.
Karşılama sırasında Coşkun, annesine uzun süre sarılarak, hasret giderdi.
Burada, AA muhabirine açıklama yapan Coşkun,  ''Çok mutluyum, dünyanın en güzel şeyi özgürlükmüş, bunu fark ettik. Allah tüm mazlumlara ve masumlara özgürlüğü nasip etsin. Anneme, anneler gününde kavuştum, büyük bir hediye oldu'' dedi.

Annesi sevdiği yemekleri yaptı
Hamit Coşkun'un Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinin Akçat köyünde yaşayan babası Ali Coşkun, Hamit'in geleceği haberi üzerine oğullarına kiraz toplamak üzere Akçat köyündeki kiraz bahçelerine geldiklerini bildirerek, annesinin de evde Hamit'in sevdiği yemekleri yaptığını söylemişti.  AA

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Başkan Hançerli'den Regaib Kandili Mesajı
  • Başkan Toru’dan Regaib Kandili mesajı
  • Emniyetten vatandaşlara kritik uyarı
  • Kerkük Valisi kışkırtıyor
  • Emekliler dikkat! 1 yıl içinde başvurmayan...

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA