• Konya29 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gün ışığı
01 Kasım 2010 Pazartesi 05:59

Gün ışığı

Yeni güne merhaba derken...
Günün Ayeti
 
-O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.Mülk 2
 
Günün Hadisi
 
-Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
Enes'in (r.a.) naklettiğine göre: Hz. Peygamber (a.s.) büyük günahlar olarak şunları saydı: "Allah'a ortak koşmak, ebeveyne eziyet etmek, cana kıymak ve yalan söylemektir."Müslim, iman
 
Günün Duası
 
Sıkıntılı anlarda okunacak dua
 
"Subhânallâhil Aziym!"
Manası:"Büyük ve yüce Allâh'ı tesbih ederim!"
 
Günün Sözü
 
-Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir. Hz. Ebubekir
 
Tarihte Bugün

-Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet tahtını terketti.1922
- 623 yıl süren Osmanlı Saltanatı, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla sona erdi. 1922
-Yeni Türk harfleri kabul edildi.1928
-Sovyetler Birliği, Mars'a ilk roketi fırlattı.1962
-Cihan Haber Ajansı (CHA) kuruldu.1992
-Cumhuriyet tarihinin ilk Din Şûrası toplandı. Başbakan Tansu Çiller toplantıda başını örterek ayet okudu.1993

Günün Esma-i Hüsnası
 
-EŞ ŞEHİD:Her zamanda hâdiselerin dış yüzünü bilen ve her yerde hâzır ve nâzır olan... Allah, mutlak surette herşey'i bilmesi bakımından Alîm'dir. Hâdiselerin esrarını, iç yüzünü bilmesi yönünden Habîr'dir. Dış yüzünü bilmesi yönünden de Şehîd'dir.

Günün Sahabisi
 
-ABDULLAH İBN ZEYD:Abdullah İbni Zeyd radıyallahu anh “Sâhibü’l-Ezân” lakabıyla tanınan bir sahâbi. İslam’ın şiârı, en büyük alâmeti olan “Ezân-ı Muhammedî”nin okunuşunu rüyasında öğrenen bir yigit... Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden ezan ile ilgili hadis-i şerifi rivayet etmekle meşhur olmuş bir iman eri...
O, Medine’li olup Hazrec kabilesine mensuptur. Akabe’de Rasûlullah (s.a.)’e biat ederek islâm’la şereflenen Medine’li ilk müslümanlardandır. Babası Zeyd İbni Sa’lebe’dir.
İki Cihan Güneşi efendimiz Medine-i Münevvere’ye teşrif edince, Ensar ile muhaciri birbiriyle kardeş ilân etti. Sonra ashabıyla birlikte islâm’ın ilk müessesesi olan mescidi inşa etti. Hicretin birinci yılında “Mescid-i Nebevî” tamamlandıktan sonra müslümanların ibadete nasıl çağrılacaği konusu gündeme geldi. Namaz vakitleri nasıl duyurulacaktı?
Fahr-i Kâinat (s.a.) efendimiz bu konuda ashabının fikirlerini almak üzere onları topladı ve istişarede bulundu. Onlara ibâdet vakitlerini halka duyurmak için ne yapılması lâzım geldiğini ve müslümanların cemaate, câmiye nasıl çağrılması gerektiğini sordu. Namaz vaktinin girdiği nasıl ilân edilmeli? diyerek ashâbına sorular yöneltti.
Teker teker onların görüşlerini aldı. Herkes bir fikir beyân ediyordu. Kimi namaz vakti câmi üzerine bayrak dikelim dedi. Kimi çan çalalım, boru öttürelim dedi. Kimisi de ateş yakalım dedi. Resûl-i Ekrem (s.a.) efendimiz bu görüşlere iltifat buyurmadı. Çan çalma hristiyanların, boru sesi yahûdilerin, ateş yakmak da mecûsîlerin âdetleriydi. Bu sebeble bu görüşler hüsnü kabul görmedi. Edasıyla, sedasıyla ve manasıyla gönüllere hoş gelecek, kulakları okşayacak ve imanları coşturacak bir çare bulunmalıydı. Bir müddet sabredilmeliydi. Allah (c.c) her şeye kadirdi. Görüşler henüz bir fikir üzerinde birleşemeden toplantı dağıldı. Müzâkereler birkaç gün devam etti.
Abdullah İbni Zeyd (r.a.) bir gece rüyasında değişik kelimelerle bir takım sözler işitti. Bu işin gerçekleştiğini gördü. Sabah erkenden iki Cihan Güneşi efendimizin huzuruna geldi ve rüyasını heyecanla anlattı. Rüya şöyle idi:
Üzerinde iki kat (alt ve üst) yeşil elbise bulunan biri yanıma geldi. Elinde bir de nâkus (çan) vardı. Ona: Elindeki çanı satar mısın?” dedim. O da: “Ne yapacaksın?” diye sordu. Bende: “Namaz vakitlerini bildirmek için çalacağım” dedim. O kişi bana: “Ben sana daha hayırlısını tarif edeyim.” dedi. Kıbleye karşı durdu ve yüksek sesle “Allahu Ekber” diye başlayarak ezanı bütünüyle okudu. Sonra biraz durdu; ezan cümlelerini bir daha okudu.
Aynı kelimeleri tekrar etti. Sonuna doğru iki defa “Kad kâmetis salâh” dedi. Bu cümleyi ilâve etti.Abdullah İbni Zeyd (r.a.) bu şekilde rüyasını anlatınca Resûl-i Ekrem (s.a.) efendimiz: “Bu sâdık bir rüyadır. Hak, gerçek bir rüyadır. Onu Bilâl’e öğret. Onun sesi seninkinden daha gürdür.” buyurdu. Ezan’da geçen, cümleleri, sözleri Bilâl (r.a.)’a öğretmesini duyurdu. O da Bilâl (r.a.)’e aynı kelimelerle bugün okunmakta olan ezânı öğretti.

Şifalı Bitkiler
 
-YERELMASI:Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini artırır. Kabızlığı giderir. Anne sütünü artırır. Bol idrar söktürür. Böbreklerin ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Romatizma, nikris ve mafsal ağrılarında şikayetleri azaltır. Cildin güzel olmasını sağlar.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • MÜSİAD'da “Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği” konusu anlatıldı
  • “Gazeteciler bağımsızlığımızın teminatıdır”
  • Milli buğdaya 4 yeni çeşit ekleniyor
  • Konyalı şirketin hacker'la imtihanı
  • Yükselen Mahalle konağına kavuşuyor

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA