• Konya11 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gülay Samancı: İnfaz yasası “af yasası” değil
14 Nisan 2020 Salı 16:14

Gülay Samancı: İnfaz yasası “af yasası” değil

AK Parti Konya Milletvekili ve Adalet Komisyonu Sözcüsü Gülay Samancı, “infaz yasası” olarak bilinen “ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

AK Parti Konya Milletvekili ve Adalet Komisyonu Sözcüsü Gülay Samancı, kamuoyunda “infaz yasası” olarak bilinen “ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin muhafetin söylediği gibi bir af kanunu değil, ceza infaz sisteminde yeni usul ve esasların belirlendiği bir düzenleme olduğunu bildirdi.

Teklifin genel durumuyla ilgili bilgi veren Samancı, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Hafta sonu da dâhil olmak üzere TBMM Genel Kurulunda görüşülerek kabul edilen kanun teklifi, bir af yasası değil, cezaların infaz sistemine dair bir kısım değişikliğe ilişkin yeni uygulama ve değişiklikleri içeren,  ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına yönelik usul ve esasları belirleyen bir düzenlemedir.

Bu sebeple teklifin komisyonda ve genel kurulda yapılan görüşmeler esnasında ısrarla af olarak nitelendirilmeye çalışılması doğru bir yaklaşım değildir.

Anayasanın 87. maddesine göre genel ve özel af ilanına karar vermek için aranan usul ve esaslar bellidir.

5237 sayılı türk ceza kanunu 65. maddesine göre “genel af”da kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile ortadan kalkar. Oysa ki yapılan düzenleme ile kamu davasının düşmesi söz konusu olmadığı gibi hükmolunan cezaların bütün neticelerinin ortadan kalkması da söz konusu değildir.

Kaldi ki, iddia edilenin tam aksine, yapılan yargılama sonucunda verilen cezaların adil ve hükümlülerin yeniden suç işlemelerini engelleyici etkenlerinin artırılması, topluma entegre olmalarını kolaylaştırıcı, verilen cezaların önleyici etkilerinin artırılmasını sağlamaya matuftur. Yine toplum vicdanını derinden yaralayan cinsel istismar suçları, gerek toplum, gerekse geleceğimiz olan yavrularımızı zehirleyen uyuşturucu ticareti suçunu işleyenler ile kasten öldürme suçunu işleyenler için herhangi bir infaz indirimi düşünülmemiş ve düzenlenmemiştir. Yasa teklifinin görüşüldüğü genel kurulda yandaş ifadesinin kullanılması anlamsız ve hakikatten oldukça uzak bir ifadedir. Şartlı salıverme ve denetimli serbestlik süresinin yeniden düzenlendiği bu teklif üzerinden asılsız isnatların hiç bir tarafa faydası olmayacaktır. Subjektif veya taraflı değerlendirme, ancak bunu iddia edenlerin,  kendilerini bağlayıcı olmaktan öteye gitmeyecektir.

Teklifin hazırlanmasında toplumun genelinden gelen talepler ve özellikle milletimizin birlik ve beraberliği ile devletimizin bölünmez bütünlüğü hususundaki tüm hassasiyetler dikkate alınarak bu konuda hukukçularımızın, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerimizin görüşlerine başvurulmuş, geniş hacimli bir çalışma yapılmıştır.

Bundan 18 yıl önce sahip oldukları siyasi görüşler ya da dini inançları gereği bunu giyim-kuşamına yansıtan yada mütedeyyin olması nedeniyle tecrit edilen, tutuklanan, mahkûm olan veya çalıştığı kurumlarda soruşturmalara maruz kalan kesimler vardı. Ancak AK Parti ile birlikte etnik kimliğini ve inançlarını açıklamakta bugün hiç kimse bir beis görmüyor. Hangi inanca sahip olursa olunsun, hangi siyasi görüşe sahip olunursa olunsun bundan dolayı kimseye ne tecrit, ne öteleme ne de bir suçlama vardır. Herkes sahip olduğu görüşünü, muhalif duruşunu gayet net bir şekilde açıklamakta ve sergilemektedir.

Ancak bu hak ve yetkiler ile özgürlükler suç işleme aracı olarak kullanılamaz…. Toplumsal barış diyorsak kullanılmamalı da...

Bu kanun ile getirilen değişiklerden biri de hükümlülerin cezaevinde kalacakları süredir. Buna göre cezaevlerindeki koşullu salıverme oranı yarı yarıya düşürülmektedir. Sonuç olarak cinsel istismar, terör, uyuşturucu ve kasten öldürme buna dâhil edilmemiştir.

Herkese maktu 1 yıl uygulama yerine, hükmolunan ceza ile orantılı bir uygulama yapılarak denetimli serbestlik kriterleri değiştirilmiş, böylece denetimli serbestliğin toplumdaki cezasızlık algısının önüne geçilmiştir. Hükümlülerin ceza infaz kurumlarındaki hal ve davranışları her altı ayda bir değerlendirmeye tabi olacaktır.

10 yıl ve üzerindeki ceza alanların tahliyesine cumhuriyet savcısının başkanlığında bir kurul karar verecek, bu kurula cezaevi izleme kurulu üyesi, aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı ve sağlık bakanlığı temsilcileri de katılacaktır.

Açık ceza infaz kurumundan ayrılmak için de infaz hâkiminin onayı alınacaktır. Getirilen teklifle özel infaz usullerinin de kapsamı genişletilmiştir. Hafta sonu, geceleyin veya konutta infaza ilişkin uygulama kapsamı genişletilmekte, kadın ve yaşlılar ile çocuklar bu usule dâhil edilmek suretiyle infaz usulünün ceza sınırı artırılmaktadır. Buna göre; kadın, çocuk ve 65 yaş üstü erkekler için 1 yıl, 70 yaşını bitirenler için 2 yıl, 75 yaşını bitirenler için 4 yıl olarak belirlenmiştir. 5 yıl ve daha az hapis cezası olan hasta ve engelli hükümlüler adli tıp raporu ile yeni doğum yapan 3 yıldan az ceza alan kadın hükümlüler,  cezalarını konutlarında infaz edebilecektir.

Bir diğer önemli husus hamile kadınların cezası 1,5 yıl ertelenebilecektir.

30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlarda denetimli serbestlik süresi 3 yıl olarak uygulanacak, 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadınlar ile ağır hastalık, engellilik vb ruhsal ve fiziksel durumları nedeniyle cezaevinde yalnız kalamayacak hükümlülerin cezası denetimli serbestlik kapsamında infaz edilecektir.

Çocuk hükümlülerin 15 yaşına kadar cezaevinde kaldıkları 1 gün 3 gün, 15 ila 18 yaş arası kaldıkları 1 gün 2 gün sayılacaktır.

Koronavirüs nedeniyle açık cezaevinde ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlüler, gerektiğinde uzatılmak üzere mayıs ayı sonuna kadar izinli sayılmışlardır.

Teklifte yapılan düzenlemeler ile infaz hizmetleri daha da iyileştirilmektedir. Buna göre:

Zorunlu ve çok acil durumlarda, hükümlülerin eş ve çocuklarının sürekli hastalık veya malullüklerinde hapis cezasının infazına 1 yıl ara verilebilecektir.

Açık cezaevinde bulunanların mazeret izinleri 7 güne çıkarılmakta, ayrıca hasta yakınlarını ziyaret etme hakkı da artırılmaktadır.

Cezaların infazı sürecinde, infaz hâkimliği kurumunun kapasitesi artırılmak suretiyle kararların uzmanlaşmış hâkimler tarafından verilmesi sağlanmaktadır.

Yaralama suçunun canavarca his saiki ile işlenmesi durumunda verilecek azami ceza sınırı 18 yıla çıkarılmakta, tefecilik yapanlar, örgüt kuran ve yönetenlerin cezaları artırılmaktadır.

Görüleceği üzere kanun, topluma yansıtıldığı gibi bir af veya toplum vicdanını yaralayan suçların infazının indirilmesine yönelik bir teklif değil, tam tersine adil bir infaz sisteminin uygulanmasına yöneliktir.

Cezaların infazında daha adil ve iyileştirici uygulamalar getiren bu kanunun ülkemize ve  halkımıza hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA