• Konya10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Güçlü: Birlik olalım
15 Ekim 2010 Cuma 15:49

Güçlü: 'Birlik olalım'

Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Kerbelâ Olayının tarihî, felsefî, sosyal ve kültürel boyutunu tarihi süreç içerisinde ele alarak Alevi-Sünni meselesini gündeme getirdi.
Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Kerbelâ Olayı’nın tarihî, felsefî, sosyal ve kültürel boyutunu tarihi süreç içerisinde ele alarak Alevi-Sünni meselesini gündeme getirdi.

Sille Kültür Evi’nde kalabalık bir dinleyici topluluğuna seslenen Dr. Mustafa Güçlü, dünyada en zor olan şeyin devlet kurmak olduğunu, ondan daha güç olanının ise “süper güç” olmak olduğunu dile getirdi.

Konuyu tarihi süreç içerisinde ele alarak anlatan Dr. Güçlü, münafıkların başı olan Abdullah bin Übey’in Hz. Aişe ile Hz. Ali arasında vuku bulan bir hadiseye temas ederek Gadir-i Hum Olayını hatırlattı.

8 Haziran 632’de Peygamber Efendimiz’in vefatından sonra Hz. Ömer’in halife olduğu dönemde İran’ın fethedildiğini ve Müslümanların Anadolu’nun içlerine doğru akınlar yaptıklarını belirten Dr. Güçlü, İran’lı Mecusilerin o dönemde rahat durmadıklarını ve uydurma hadislerle insanların kafalarını karıştırdıklarını kaydetti.

Güçlü, Halife Hz. Ömer’in İranlı Firûz adında bir köle tarafından hançerlenmek suretiyle öldürüldüğünü ve daha sonraki dönemlerde de İranlılar ile Araplar arasındaki iktidar, rekabet ve kinin 100 yıllara yayıldığını kaydetti.

Halife Hz. Osman’ın, 15 kişiden oluşan bir tim tarafından öldürülmesi karşısında Halife olan Hz. Ali’ye, muhalifleri tarafından Hz. Osman’ın katillerinin bulunması yönünde baskı yapıldığını ifade eden Dr. Güçlü, Halife seçildikten sonra Hz. Aişe’nin, önce Hz. Ali’ye biad etmediğini ve kışkırtmalarla birlikte Cemel Vak’ası yaşandığına ve bu savaşta Müslümanların birbirlerini öldürdüklerine dikkat çekti.

Kerbelâ olayından sonra Muaviye’nin Emevi iktidarlığının perçinlendiğini, 750 yılında Emeviler’in tarih sahnesinden çekilmesinden sonra Abbasiler’in iktidara geldiğini kaydeden Dr. Mustafa Güçlü, Alevilik inancının da Safiüddin (Erdebil)Tekkesi’nde bir sistematiğe oturtulduğunu söyledi. Şah İsmail’in Safevi Devleti’ni kurmasından sonra yer ve zamanların İranlılar tarafından çarpıtıldığını, hadis ve ayetlerin bozularak Şiilik felsefesinin oluştuğunu ve şialığın da İran’ın resmî mezhebi haline geldiğini hatırlatan

Dr. Güçlü, Safeviliğe karşı Halvetilik, Mevlevilik ve Nakşibendilik tarikatlarının kurdurularak Selçuklu ve Osmanlılar döneminde desteklendiğini ifade etti.

Alevi-Sünni mes’elesinin tarihi seyri boyunca halledilemediğine işaret eden Dr. Güçlü, günümüz Türkiye’sinde bu problemin hâlâ devam ettiğini, çok canlar ve kanlar aktığını belirterek çözümü noktasında; “Herkes bu geminin içerisinde. Bir ve beraber hareket edeceksek birlik olalım, birliğe sarılalım” görüşünü dile getirdi.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • '15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldık'
  • 'Dünyanın nazar boncuğu' can suyu bekliyor
  • Konya’da Ar-Ge merkezi sayısı 5 yılda 14 kat arttı
  • Bu kadar da olmaz! Ona da karşı çıktılar
  • Minik Kalpler'de yılın ilk veli toplantısı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA