• Konya7 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Güçlü; "Kılıçdaroğlu benimle ne zaman görüşmüş?"
19 Mayıs 2011 Perşembe 12:55

Güçlü; "Kılıçdaroğlu benimle ne zaman görüşmüş?"

Tarım ve Köyişleri eski bakanı Sami Güçlü, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlunun yaptığı açıklamalara cevap verdi

Eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü, "Bakanlıktan alınmamla ilgili gerekçe, Sayın Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği gibi 'yolsuzluk' olsaydı, 2007 seçimlerinde yeniden aday gösterilmezdim. Bakan ve milletvekili olarak toplam 8.5 yıl görev yaptığım dönemde, bugüne kadar ne vatandaştan, ne basından, ne muhalefetten, ne Sayın Başbakan'dan ima yolu ile bile olsa yolsuzluk eleştirisi almadım" dedi.

Tarım ve Köyişleri eski bakanı Sami Güçlü, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamalara cevap verdi.Güçlü, “Yurdışından yeni döndüm.Benimde içinde adımın geçtiği iddiaları yeni öğrendim Kendisi ile görüşmedim. Sayın Kılıçdaroğlu, ne zaman benimle görüşmüş, bunu açıklasın ya da iddia ettiği gibi onurlu davransın” dedi.
Sami Güçlü; 2.5 yılı Bakanlık olmak üzere “8.5 yıl TBMM’de görev ifa ettim. Bugüne kadar ne vatandaştan, ne basından ,ne muhalefetten ne de sayın Başbakan’dan ima yolu ile bile olsa yolsuzluk eleştirisi almadım.Sayın Kılıçdaroğlu’nu  çok ayıplıyorum ve bu nezaketsiz tavrı ve tutumundan dolayı bir gün büyük üzüntü duyacağını hatırlatıyorum” şeklinde konuştu.

İşte eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı Sami Güçlü'nün açıklamaları;

SORU: Siyasi polemiklere konu olan açıklamalarda Başbakan’ın sözleri ile sizin adınızın anılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

SAMİ  GÜÇLÜ: Sayın Başbakan kabine ve bakan değişikliklerini içeren konuşmasında değişikliklerle ilgili olarak “bir çok gerekçeleri vardır” demektedir. Hal böyle iken;Başbakanın ifadesindeki “bir çok gerekçe” göz ardı edilip, bir gerekçeye indirgenmesi, üstelik en uzak ve en olumsuz sebeple ilişkilendirilmesi anlaşılır gibi değil. Bırakın benim adımın anılıp anılmamasını, sayın Başbakan hiçbir kimsenin adını anmamışken, Bakanlık yapmış arkadaşlarımızın bu konu ile anılarak gündeme getirilmesi üzüntü vericidir.

SORU: Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın bazı bakanları değiştirmesinin çok sayıda gerekçesi olduğunu, bazılarının milletvekili bile gösterilmediğini gündeme getirerek bu konuşmalardan   “senin bazı Bakanların yolsuzluk yaptı… “ sonucuna ulaşmakta, sizin de  adınızı anarak, sizi konuşmaya davet etmesini nasıl karşılıyorsunuz?

SAMİ  GÜÇLÜ: Ben 2005 yılı Haziran ayında Tarım Bakanlığından ayrıldıktan sonra yaklaşık 2 yıl daha Milletvekilliği yaptım. Sonra 2007 seçimlerinde yine kendi şehrimden liste başı olarak aday gösterildim ve yeniden milletvekili seçildim. Bakanlıktan alınmamla ilgili gerekçe, Sayın Kılıçdaroğlu’nun iddia ettiği gibi ‘yolsuzluk’ gerekçesi olsaydı, ben 2007 seçimlerinde yeniden aday gösterilmezdim. Ben 2007 değil 2011 de aday gösterilmedim. Buna ilaveten bakan ve milletvekili olarak toplam 8.5 yıl görev yaptığım dönemde; bugüne kadar ne vatandaştan, ne basından, ne muhalefetten, ne de sayın Başbakan’dan ima yolu ile bile olsa yolsuzluk eleştirisi almadım.

SORU: Bakanlıktan ayrılma sürecinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

SAMİ  GÜÇLÜ: Benim Bakanlıktan ayrılmam da dahil, Bakan ya da kabine değişikliklerini bayrak yarışı olarak görüyorum. Siz bayrağı bir başkasından devralıyorsunuz, görevinizi yaptıktan sonra bir başka arkadaşınıza devrediyorsunuz . Yani siyaset bir takım oyunudur ve bu takımın antrenörü, hükümet söz konusu olunca Başbakandır. Bir antrenörün maçın akışı içinde oyuncu ve sistem değişikliği yapması nasıl makul ise, Başbakanında süreç içinde bakanları ve hatta kabineyi büyük ölçüde değiştirmesi, Hükümetin başarılı olması için gerekli olabilir. Bu sebeple bakan değişiklikleri kişisel duygularla değil takımın başarısı açısından değerlendirilmedir. Ben böyle düşünüyor böyle değerlendiriyorum. Kaldı ki   Ben bu partinin kurucularındanım ve bu siyasi hareketi çok önemsiyorum. Çok da başarılı olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki dönemde de yapılacak çok önemli işlerin olduğunu biliyorum.  Şimdi ben meclis kadrosunda değilim. Ama bu partinin hem üyesi hem de gönüllüsüyüm. Bundan sonra da partimin başarısı için   çaba sarf etmeye devam edeceğim.

SORU: Sayın Kılıçdaroğlu,” sizde zerre kadar onur varsa, açıklarsınız… “ diyerek hem sayın Başbakan’a hem de size çağrıda bulunuyor.

SAMİ  GÜÇLÜ: Böyle bir çağrıyı yapan insanın kimi nasıl ve neyle itham ettiği kadar üslubuna da bakmak lazım. Bizi onur sınavından geçirecek insan, kendisinin onurunu tartışmaya açmıştır. Onurlu bir insan, onurlu olduğunu başkalarının onurunu da koruyarak gösterir. İnsanların onurları üzerinden politika yapmayı da doğrusu, değil siyasi bir lidere, sıradan bir insana bile yakıştıramıyorum.
Sayın Kılıçdaroğlu, bizden kendisini mutlu edecek bir açıklama bekliyor.Bu açıklama ile bizim üzerimizden AK parti içinde bir çatışma, bir ayrışma çıkmasını arzu ediyor, aradığı malzeme bizde yok. CHP’ye baksın, orada kendisini bunaltacak kadar malzeme olduğunu zaten biliyor.

SORU: Sayın Kılıçdaroğlu, bu konuşmaları yaparken veya öncesinde hiç sizinle irtibat kurdu mu, ya da bir aracı ile size danıştı mı?

SAMİ  GÜÇLÜ: Kesinlikle hayır.
Sayın Kılıçdaroğlu ile 2002 yılından beri Meclisteyiz. Bakanlık dönemimde CHP Grubuna mensup milletvekilleri, Tarım komisyonu üyeleri ve özellikle grup başkan vekilleri ile sürekli ilişki içinde bulunduk. Benden ne zaman bir bilgi talep ettilerse her zaman ve herkese yaptığım gibi en samimi en açık şekilde ve de belgeleri ile bilgilendirdim. Bakanlık ve Milletvekilliği yaptığım dönemlerde bu ilişkiler çerçevesinde kişiliğim ile ilgili bir kanaatinin oluştuğunu sanıyordum. Ayrıca bu meselede adımı anmadan önce, geçmişten gelen bu hukuku da göz önünde bulundurarak, önce bana sormasını beklerdim. Ben her zaman olduğu gibi bütün açıklığımla kendisine cevap verirdim.
Bana sormakla yetinmiyorsa kendi partisinden bir çok parti yetkilisi arkadaşına sorabilirdi. Ama bunun yerine her zaman olduğu gibi mesnetsiz iddia ve iftiralarını seçim meydanlarına taşımayı tercih etti.
Doğrusu sayın Başbakan’ın isim vermediği bir konuda bizim isimlerimizi anarak böyle siyaset malzemesi yapmasını kınıyorum. Kınıyorum diyebiliyorum çünkü benim anlayışım daha fazlasına müsaade etmiyor.

SORU: Kılıçdaroğlu, "Bu bakanlar kimler? Kürşad Tüzmen, Sami Güçlü, Kemal Unakıtan. Allah büyük. Şimdi bu bakanlar bana gelip diyorlar ki, ’Bizim dürüst olduğumuzu sen söyle.’ Böyle şey olur mu? Gelip bana sığınıyorlar" diyor. Sayın Kılıçdaroğlu ile bu konuda herhangi bir şekilde temas kurup, böyle bir talepte bulundunuz mu?

SAMİ  GÜÇLÜ: Asla ve hiçbir şekilde. Doğrusu bu iddia, yeni CHP yaklaşımları ile ilgili beklentileri yerle bir etti.

Bize,’zerre kadar onurunuz varsa’ diyen Kılıçdaroğlu’na bende diyorum ki; kendisinin zerre kadar onuru varsa;

-Kendisiyle ne zaman görüştüğümü,
-Kendisine nerde ve ne zaman sığındığımı,
-Yalvardığımı,
-Dürüstlüğümü onaylamasını  beklediğimi,
-Adımla ilişkilendirdiği yolsuzluk iddialarını ispatlamasını bekliyorum.

Herkesi onur sınavından geçiren Kılıçdaroğlu, bu iddialarını onurunu ortaya koyarak ispatlamak zorundadır.

Anladığım kadarı ile sayın Kılıçdaroğlu, seçimin yüksek heyecanı nedeniyle akıl tutulmasına maruz kaldı, ben bu tartışmanın olduğu süreçte 20 gündür yurt dışındaydım ve geleli 3 gün oldu. Kendisi ile hiçbir şekilde görüşmedim, dolaylı da olsa mesaj göndermedim. Benim adımı kullanarak, kendisine gittiğimi söylüyor. Çok ayıplıyorum ve sergilediği bu nezaketsiz tavrından dolayı bir gün büyük pişmanlık duyacağını hatırlatıyorum.

SORU: “Sana yolsuzluk yaptı diyen senin başbakanın. Senin başbakanın sana ’yolsuzluk yaptın’ dedi. Ona bir şey demekten korkuyorlar” diyor. Başbakandan korkuyor musunuz?

SAMİ  GÜÇLÜ: Başbakandan neden korkacakmışız? Bu ifade hem bize hem başbakana karşı yapılmış bir haksızlıktır. İnsanları itibarsızlaştırmaya çalışarak itibar kazanmak bir itibarsızlık işaretidir. Bu yöntem döner dolaşır sahibini yok eder. Eğer sayın başbakanın sözlerinden şahsımı ilzam eden en küçük bir işaret bulsaydım, ona da gereken cevabı vermekten asla imtina etmezdim. Sayın Başbakan kendi arkadaşlarını ve çevresini iyi tanır. Kime nasıl davranacağını Kılıçdaroğlu’ndan çok daha iyi bilir.
Ben onurumu ortaya atarak benden cevap bekleyenlere cevabını verdim. Şimdi ben bir özür bekliyorum. Ve bu özür, bizi itham edenlerin onurunu da ölçüsünü de ortaya koyacaktır. Benim bu konuda söyleyebileceklerim bu kadardır. Bundan sonrası Sayın Başbakana kalmıştır.

 

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Saate dikkat! Kafa karışıklığı yaşanıyor
  • Bağırsak ve mide ağrılarından safra kesesi alındı
  • Yahyalı cemaatinden referandum açıklaması
  • Hayır çıkarsa istifa edecek mi? Bahçeli'den cevap!
  • Bulgaristan'da ZİK'in skandal seçim kararı

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA