• Konya5 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gerilimi önlemek için arabulucular devrede
15 Ekim 2014 Çarşamba 16:23

Gerilimi önlemek için arabulucular devrede

IŞİD bahanesiyle düzenlenen gösterilerin ardından HDP ile HÜDA PAR arasında yaşanan gerginliğin sona ermesi için sivil toplum örgütleri arabuluculuk girişiminde bulunuyor.
Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde terör örgütü IŞİD'in Kobani'ye (Ayn el Arap) yönelik saldırıları bahane edilerek düzenlenen ve 34 kişinin ölümü çok sayıda kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan gösterilerin ardından, HDP ve DBP ile HÜDA PAR arasında yoğunlaşan gerginliğin çatışmaya dönüşmesini engellemek için sivil toplum kuruluşları devreye girdi.
 
Aralarında Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der), Memur-Sen ve Diyarbakır Barosu'nun da yer aldığı bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, parti yöneticileriyle temasa geçerken, tarafları bir araya getirip gerginliğin sona ermesi için çaba gösteriyor.
 
Sivil toplum kuruluşları HDP ve DBP ile temaslarını Demokratik Toplum Kongresi (DTK) üzerinden yürütürken, HÜDA PAR'ın görüşme için "özür dilenmesi" yönünde bir talep ortaya koyduğu öğrenildi.
 
"Sorunlar diyalogla çözülebilir"
 
HDP Şırnak Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Selma Irmak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, partiler arasındaki gerginliğin suni bir gündem olduğunu, partileri karşı karşıya getirme çabasının bulunduğunu, bu çabaya müsaade etmeyeceklerini belirtti.
 
Siyaset yapan hiçbir kuruma tavır ve tepkilerinin olmadığını dile getiren Irmak, "Tam tersine bu ülkede herkesin siyaset yapabilmesinin zemini oluşturulmalıdır. Sorunlar diyalogla çözülebilir. Türkiye'de hep böyle oldu. Çatışma siyaseti yürütüldü ve çatışmalarla insanlar kurban edildi. Bu dönem müzakere ve diyalog yöntemini esas aldığımız için buna müsaade etmeyeceğiz. Türkiye'yi o karanlık döneme sürüklemek isteyenler başaramayacaklar" ifadelerini kullandı. 
 
"İnşallah kısa sürede barış sağlanır"
 
Özgür-Der Şube Başkanı Murat Koç da Diyarbakır'da bayramın son günü ölümle sonuçlanan olaydan hemen sonra sivil toplum kuruluşlarının, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Vali Hüseyin Aksoy, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Hatip Dicle, Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ile temasa geçtiğini aktardı.
 
 HDP ile HÜDA PAR arasındaki gerginliğin son bulması için de DTK ve HÜDA PAR yetkilileriyle temasa geçtiklerini vurgulayan Koç, olaylarda ölümlerin yaşanması nedeniyle tarafları ikna etmenin kolay olmadığını vurguladı.
 
"Kimse bizi hakem tayin etmedi" ifadesini kullanan Koç, "DTK ile HÜDA PAR yetkililerini bir araya getirmeye çabalıyoruz. Kolay değil ama ikna etmeye çalışıyoruz. İnşallah kısa sürede barış sağlanır" dedi.
 
"Çalışmalarımız devam edecek"
 
Memur Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş ise 72 sivil toplum kuruluşun yer aldığı platformda bazılarının DBP ve HDP'lilerle bazılarının da HÜDA PAR ile görüştüğünü, gerginliğin sonra ermesi için sivil toplum kuruluşlarının çabasının sürdüğünü belirtti.
 
Görüşmeler sonucunda tarafların geçen cumartesi günü bir araya gelmesinin planlandığını ancak son anda yaşanan bir aksilik nedeniyle görüşmenin gerçekleşemediğini dile getiren Memiş, "HÜDA PAR'dan özür dilenmesi yönünde bir talep var. Kendilerinin hiçbir şekilde olayla bir alakaları olmadığı halde HDP ve DBP'nin, muhafazakar insanları hedef gösterdiğini, bu şekilde bunların kabul edilemeyeceğini belirtti. Şu an özür dileme olayı gerçekleşmezse bir araya gelmeleri zor görünüyor" diye konuştu.
 
DTK Eş Başkanı Hatip Dicle'nin çok olumlu görüşler belirttiğini aktaran Memiş, konuşmasını şöyle tamamladı:
 
"Bu işlerin doğru olmadığını, HÜDA PAR'ın bu konuda haklı olduğunu özellikle dile getiriyor. Ancak DBP ve HDP'de baş olmadığı için eş başkanlar da olduğu için henüz somut bir karar çıkmadı. 72 sivil toplum kuruluşu olarak girişimde bulunduk. İlimiz ve ülkemizin menfaatleri doğrultusunda hareket etmek için çalışmalarımız devam edecek." 
 
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ise Diyarbakır'daki sivil toplum örgütleri olarak toplumun farklı kesimleri üzerinde etkileri olduğunu düşündükleri kişi ve kurumlarla son bir hafta içerisinde yoğun görüşmeler yaptıklarını aktardı.
 
Elçi, özellikle toplumun farklı kesimlerinin karşı karşıya gelmesini önlemek, geçmişin acı tecrübelerini de gözeterek şiddetin ve özellikle silahlı şiddetin topluma sirayet etmesini engellemek amacıyla toplumsal sorumluluk ve duyarlılık çerçevesinde görüşmeler yaptıklarını dile getirdi.
 
HÜDA PAR'ın "özür" şartı
 
HÜDA PAR İl Başkanı Şehmus Tanrıkulu da aracı olan bütün sivil toplum kuruluşlarının çabalarını takdirle karşıladığını, sivil toplum kuruluşlarının gerçekten hayırlı bir işte bulunduklarını söyledi.
 
Sivil toplum kuruluşları ile yaptıkları görüşmede özellikle ortada işlenen barbarca ve vahşice cinayetlerin olduğunu, kurban eti dağıtan gençlerin vahşi bir şekilde katledildiğini bildirdiklerini dile getiren Tanrıkulu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Bunu yapanlar da kitleyi sokağa çağıranlar da belli. Bu cinayeti işleyenler kınanmadığı, lanetlenmediği ve Kürt halkından özür dilenmediği müddetçe biz hiç kimse ile hiçbir şekilde konuşmayız. Çünkü konuşacak bir şey yok. Bu bizim ne inancımız ne de örf ve adetlerimize uyuyor. Fakat maalesef bugüne kadar kurumsal olarak ne PKK ne HDP'den herhangi bir açıklama yapılmadı."
 
Tanrıkulu, bugüne kadar görüşme taleplerinin olmadığını, olayın mağdur tarafı olduklarını savunarak, sivil toplum kuruluşlarının girişimlerinin olduğunu anlattı.
 
"Biz de kendilerine 'Bu cinayetleri lanetlesinler, halkın mallarını talan eden, iş yerlerini yakan, camileri, medreseleri kül eden, müzeleri yok edenleri, bunları lanetleyecekler, kınayacaklar, özür dileyecekler, ondan sonra görüşme talepleri varsa HÜDA PAR olarak düşünürüz' dedik" diyen Tanrıkulu, Diyarbakır Barosu, Mazlum Der, Memur Sen gibi sivil toplum kuruluşlarının kendileriyle görüştüğünü kaydetti.
 
"HÜDA PAR ve farklı kesimleri hedef alacak bir açıklamamız olmamıştır"
 
  DBP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt de DBP ve HDP'nin hiçbir kurumu hedef almadığını, süreci farklı bir yöne çekmeye çalışanların bulunduğunu savundu.
 
Kobani ile gelişen halk direnişinin gündeminin değiştirilmek istendiğini belirten Zümrüt, "Ne HÜDA PAR'ın adı konularak ne de başka bir şeyin adı konularak bu direniş yapılmıştır. Bu Kobani direnişidir. Kobani'yi sahiplenmedir. Bu noktada HÜDA PAR ve farklı kesimleri hedef alacak bir açıklamamız olmamıştır. Bunu öyle değerlendirmek gerekiyor" diye konuştu.
 
Zümrüt, hiçbir zaman diyaloglara kapalı olan bir parti olmadıklarını, sivil toplum kuruluşlarının DTK ile görüşmelerinin olduğunu anlatarak, görüşmeler sonucunda ne olduğu yönünde net bir bilgiye sahip olmadığını kaydetti.
 
Görüşmelere kapalı olmadıklarını aktaran Zümrüt, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"(Ben insanım) diyen herkesin Kobani'nin yanında yer alması, IŞİD'e karşı mücadele etmesi lazım. Olayı götürüp HÜDA PAR, DBP ve HDP arasında bir sorunmuş gibi gösterme yaklaşımını kabul etmiyoruz. Bizim mücadelemiz HÜDA PAR veya bir kurumu hedef almıyor. Hiçbir zaman bunu yapmadık, bunu yapmayız da. Görüşmeler henüz sonuçlanmamış. Görüşmeler DTK'da yapılıyor. Görüşmelerin sonucu henüz bize aktarılmadı. Her dönem sivil toplum örgütleri bu kentte rolünü oynamıştır."
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • FETÖ'cü hainler cezaevinde birbirine girdi
  • Avrupa Türkiye'ye engel olamadı! Araplar peşinde
  • Jandarma'da bir dönem sona erdi
  • Konya’da Kitap Baharı
  • Meram Gençlik Meclisi’nde yeni dönem

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA