• Konya21 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ev alırken yeterli özeni göstermiyoruz
11 Aralık 2011 Pazar 12:50

Ev alırken yeterli özeni göstermiyoruz

KTÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof Dr Alemdar Bayraktar, Van ve Erciş'te deprem sonrası yapı stoku incelendiğinde, yıkılan veya ağır hasar alan binaların yetersiz olduklarının görüldüğünü söyledi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alemdar Bayraktar, Van ve Erciş'te deprem sonrası yapı stoku incelendiğinde, yıkılan veya ağır hasar alan binalarda yetersiz donatı detaylandırılması olduğunun görüldüğünü söyledi.

Prof. Dr. Bayraktar, yaptığı açıklamada, 23 Ekim 2011'de meydana gelen 7.2 şiddetindeki Van depreminin, büyüklüğü bakımından Türkiye'de 1999 yılında yaşanan Kocaeli ve Düzce depremleriyle beraber yer ivmesi kayıtları alınmış ilk 3 büyük deprem arasında bulunduğunu belirtti.
Deprem bölgesini ziyaret ederek, incelemelerde bulunma fırsatı yakaladığını ifade eden Prof. Dr. Bayraktar, ''Az katlı ve bodrumlu binalarda az hasar var. Perdeli binalar depreme direnmiş. 7.2'lik depremde İzmit ve Adapazarı yapıları, Van yapıları kadar direnememişti. Çatı yan duvarları, kalkan duvarları düşmüş. Kamu binalarının çoğu hasarlı, halbuki kamu binaları depremde ayakta kalmalı. Henüz hasar belli olmadı ve 100 ekip çalışma yürütüyor'' dedi.
 
Prof.Dr.Bayraktar, 7.2'lik depremin ardından Van'da 4 Aralık 2011 tarihine kadar, 5 bin 500 artçı deprem meydana geldiğini vurgulayarak, ''Van ve yöresinde çok sayıda fay var, adeta fay tarlası. 40 bin konut yapılması planlanıyor ve bunun için alan belirleniyor. Yetkililer ilk etapta 18 bin konutun inşa edileceğini bildiriyor. Kısa kolon hasarları çok. Binalar çökerken komşu binalara zarar vermiş. Kerpiç binalar oldukça zayıf. İlk katların dolgu, perde duvarsız dükkan olarak kullanılması dikkat çekiyor. İşçiliğin ve malzemenin kalitesizliği de başka bir sorun'' diye konuştu.
 
-''Kırsaldaki yapılar az hasarlı olsa da kullanılmamalı''-
 
Hasar çeşitleri arasında toptan göçme, ağır hasar, yapısal elemanları hasarsız, yapısal olmayan dolgu duvarları hasarlarının göze çarptığını anlatan Prof.Dr.Bayraktar, şöyle devam etti:
''Van ve Erciş'te deprem sonrası yapı stoku incelendiğinde, yıkılan veya ağır hasar alan binalarda yetersiz donatı detaylandırılması olduğu görülüyor. Seyrek etriye kullanımı, kritik bölgelerde etriye sıklaştırılması yapılmaması, çiroz kullanılmaması, düz donatı kullanımı, beton zayıflığı, boyuna donatı eksikliği, granülometrinin iyi olmaması yetersiz donatı detaylandırılmalardan bazıları. Briket, tuğla zayıf görünüyor, straforlu sandviç duvar hasarı çok var, yıkanmamış kum ve çakıl kullanılmış, ayrıca vasıfsız işçilik önemli bir sorun.''
Prof. Dr. Bayraktar, ağır ve orta hasarlı binalardan uzak durulması ve hasar durumlarının uzmanlar tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Kırsal kesimlerdeki yapılar önemli. Kırsaldaki yapılar az hasarlı olsa da kullanılmamalı. Bölgedeki baraj, yol, köprü ve benzeri mühendislik yapılarının durumları için gerekli tedbirler alınmalı. Bölgede çok sayıda tarihi yapı var. Hasar incelemesi yapılması ve tedbirlerin alınması gerekiyor. Tüm deprem bölgelerinde hastane, baraj, köprü, emniyet binaları, otogar, hava limanı, liman, telekominikasyon, itfaiye, okul, kışla gibi binalarda acil durumlarda ön inceleme yapılmalı, gerekli tedbirler alınmalı. Malzeme kalitesi düşük yapıların hasarsız da olsa kullanılmaması ve yıkılması gerekiyor.''
 
Kentsel dönüşümün teşvik edilmesi gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Deprem ülkesiyiz. Dolayısıyla depremin olasılığı ile ilgili değil, yapılarla ilgili konuların konuşulması önemli, buna göre tedbirler alınmalı. Deprem bölgelerinde konutlarda zorunlu kat sınırlaması uygulanmalı. Bu konuda en fazla 2 ve 3 kat öneriyorum. Ticari ve önemli mühendislik yapıları kurallara uyularak yüksek yapılabilir. Sadece mühendislik hizmetinin değil, işçi ve ustanın da sıradan olmaması önemli. Araba, giysi, hatta domates alırken verdiğimiz önemi maalesef ev alırken vermiyoruz. Suçluların meslekten men edilmesi gerektiğine inanıyorum. Yeni yerleşim bölgesinin iyi seçilmesi, binanın yapılacağı zeminin ıslah edilmesi ve binaların vasıflı elemanlar tarafından yapılması, ucuz işçilikten kaçınılması çok önemli. Tüm yapılara sigorta sistemi uygulanmalı.''
 
-''Malzeme kalitesi kamu binalarından başlayarak kontrol edilmeli''-
 
Prof. Dr. Bayraktar, kalitesiz binaların kesinlikle güçlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, ''Tüm bölgedeki kırsal evler gözden geçirilmeli. İşçi ve mühendislere sertifika sistemi uygulanmalı. Özellik arz eden binalar hariç, güçlendirmeden kaçınılmalı. Güçlendirme işlemleri bir merkezden uzmanlarca kontrol edilmeli. İnsanlar gibi yapıların da sağlık taraması belirli aralıklarla yapılmalı. Özellikle de bu taramalara kamu yapılarından başlanmalı'' dedi.
Erzincan, Gölcük ve Düzce depremlerinde yıkımlara neden olan hataların, aynı şekilde Van'da da yıkımlara neden olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Prof. Dr. Bayraktar, şunları kaydetti:
''O zaman yapmamız gereken bir şey var, lütfen kullanacağımız malzemeye, donatıya, betona, işçiliğimize dikkat edelim. Projelerimizi ona göre yapalım. Başlangıçta maliyet getirebilir bu unsurlar ama sonuçta bir hayatı kurtarıyoruz. Van'ı düşündüğümüz zaman geceleri ışık yanmıyor, bunun anlamı nedir? Orada yaklaşık 1 milyon nüfuslu şehir var. Bu şehrin yeniden yapılanması lazım. 40 bin konutun maliyetini düşünün, dolayısıyla başlangıçta böyle küçük hatalardan dolayı bir bina kullanılamaz hale geliyor. Binaların kullanılmamasını bir kenara bırakın, insanlar gitmiş oluyor. Yerel yönetimlerden odalarımıza, üniversitelerimize kadar herkesin bu işten kendine bir pay çıkarması lazım ve bu işe bir 'dur' dememiz gerekiyor.''

Prof. Dr. Bayraktar, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''Malzeme kalitesinin özellikle kamu binalarından başlayarak kontrol edilmesi gerekir. Bunu daha sonra şehirlere yaymalıyız. Şehir yöneticisinin, belediye başkanının, o şehre ait bir yapı bilgi bankasının olması lazım. Hangi binada hasar var, nerelerde hasar olabilir diyebilmeli. Lütfen yöneticilerimiz, bu konuda karar verecek olan herkes, projeleri onaylarken, ruhsatları verirken, 'binaların altında biz de kalabilirdik' diye düşünmeli, ona göre hareket etmeli. Bu sorumluluk herkesin sorumluluğu. Ben insan sağlığı kontrolü bilmiyorsam doktorluk yapamam. Bir doktorun hatası bir insanın ölümüne, bir ustanın, işçinin, mühendisin hatası ise insanların, şehrin ölümüne neden oluyor. Dolayısıyla herkesin bu sorumlulukta olması gerekir''....
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • "FETÖ, eğitimdeki zafiyetlerden yararlandı"
  • 'FETÖ, futbol ile ciddi şekilde ilgilendi'
  • Genç öğretmenlerin mezuniyet coşkusu
  • Ilgın'da ramazan pidesine zam yapılmadı
  • Ak Parti'nin yeni 'A Takımı' belli oluyor

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA