• Konya16 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdoğan, Pakistan Meclisinde konuştu
21 Mayıs 2012 Pazartesi 18:22

Erdoğan, Pakistan Meclisi'nde konuştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tunus'ta başlayan sürecin, Mısır'da, Yemen'de, Filistin'de, Suriye'de devam eden sürecin ve Irak'taki gelişmelerin güçlü bir İslam dünyası olması halinde barışla...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tunus'ta başlayan sürecin, Mısır'da, Yemen'de, Filistin'de, Suriye'de devam eden sürecin ve Irak'taki gelişmelerin güçlü bir İslam dünyası olması halinde barışla çözülebileceğini belirterek, 'Burada ciddi bir sorumluluğumuzun olduğuna inanıyorum' dedi.
Pakistan Parlamentosu ve Senatosu'nun ortak oturumu, iki ülke milli marşlarının çalınması ile başladı. Daha sonra Kur'an-ı Kerim okundu. Pakistan Milli Meclisi Başkanı Fehmida Mirza'nın sunuş konuşmasının ardından kürsüye gelen Erdoğan, Pakistan siyasetine demokrasi mesajları verdi.  Başbakan Erdoğan, demokrasi vurgusunu öne çıkardığı konuşmasına, 'Pakistan'ın geleceğini inşa eden sizlere ikinci kez bu kürsüden hitap edebilmeyi şüphesiz büyük bir ayrıcalık, büyük bir gurur vesilesi addediyorum' sözleriyle başladı. Parlamentonun ortak oturumunu yöneten İslam dünyasının ilk kadın Meclis Başkanı Fehmida Mirza ile parlamento üyelerine kendisine verdikleri imkan için teşekkürlerini ileten Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Siaçen Buzulu'nda çığ düşmesi sonucu şehit olan Pakistanlı askerlerle, İslamabad yakınlarındaki uçak kazasında hayatını kaybedenlere de Allah'tan rahmet dileğinde bulundu.
 
"Demokraside karar da yetki de milletindir'
 
Parlamentonun millet iradesini yansıtan başlıca kurum olduğunu belirten Erdoğan, 'Demokrasi ise bu yapının işleyişini sağlayan temel unsurdur. Demokrasilerde karar da yetki de milletindir' diye konuştu. Pakistan'ın farklı görüşlerin meclis çatısı altında ifade edilebildiği örnek gösterilebilecek, demokrasi geleneğine sahip bir ülke olma yolunda sağlam adımlarla ilerlediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
'Geçmişte yaşanmış tüm zorluklara rağmen Pakistanlı kardeşlerimizin millet iradesini tecelli ettirmek için var güçleriyle çalıştıklarını biliyorum. Çok partili demokrasi esasen Pakistan'ın en önemli gücü. Adil bir şekilde sadece ve sadece vakur Pakistan halkının çıkarlarını gözeten parlamento Pakistan'ın dünyanın değişmiş milletleri arasındaki yerini almasında en önemli itici gücü teşkil ediyor. Bu hususta siz değerli parlamenterlerin omuzlarında önemli bir sorumluluk bulunuyor. Arkasında halkın desteği bulunan bir parlamentonun başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Dolayısıyla Pakistan'ın böyle bir parlamento ile büyümeye, gelişmeye, güçlenmeye devam edeceğine yürekten inanıyorum.'
 
Yılmadan, yorulmadan mücadele
 
Demokrasi kültürünün artık evrensel bir kültür halini aldığını belirten Erdoğan, 'Tarihin demokrasi yönündeki akışı demokrasiye intibak edemeyen devletleri er ya da geç süreçlerin dışında bırakacaktır. Demokrasi dünyanın hiçbir köşesinde kolay elde edilmemiştir. Mücadele zorlu, menzile giden yol engellerle doludur. Bu engelleri aşmanın yolu hiçbir şekilde yılmadan, yorulmadan mücadele etmektir' dedi.
 
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
'Millet iradesinden alınan gücü millete hizmet için kullanmak, arzu edilen huzurlu ve müreffeh geleceği genç nesillerimize hazırlamanın yegane yoludur. Halkın demokratik ideallerden temel beklentisi her zaman ekonomik sorunlarına çare bulunması, özgürlük alanının genişletilmesi olacaktır. Demokratik kazanımların sağlamlaştırılması ve daha da ilerletilmesi için ekonomik altyapının güçlendirilmesi de gereklidir. Türkiye'nin bugünkü ekonomik, siyasi ve diplomatik performansının altında son dönemde büyük hız kazanan kapsamlı hukuki ve ekonomik reformlar yatmaktadır. Unutulmamalıdır ki demokrasi durağan bir mükemmeliyet rejimi değildir. Demokrasi her zaman reform ve değişim gerektiren ilerlemeci bir yönetim şeklidir.'
 
Uluslararası alanda söz sahibi olmak için sağlam bir demokrasi ve bu demokrasiden güç alan istikrarlı büyüyen bir ekonominin gerekli olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Pakistan'ın demokratik meşruiyet ve toplumsal mutabakat çerçevesinde yönetiliyor olması bölgemizde barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve refahın yayılması çabaları bakımından hayati önemdedir' diye konuştu.
 
'Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar önemlidir'
 
İktidarın halkın verdiği çok önemli bir sorumluluk olduğuna işaret eden Başbakan
Erdoğan, şunları söyledi:
 
'İktidar partilerinin her zaman bunun bilinci içerisinde hareket etmesi, halkın sorumluluğunu halkın emanetini her an omuzlarında hissetmesi demokrasinin güç kazanmasını sağlayacaktır. Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar önemlidir. Muhalefetin tek amacı iktidarı sınırsızca eleştirmek, onu bir an önce iktidardan uzaklaştırmak olamaz. Muhalefetin esas işlevi, halk yararına icraatlara destek olmak, yanlış yapılıyorsa doğrusunu söylemektir. Yapıcı bir bir muhalefet demokrasinin olmazsa olmazıdır.'
 
Türkiye'nin tarih boyunca Pakistan'ı her zaman kardeş ülke, Pakistan halkını da her zaman kardeş bildiklerini dile getiren Erdoğan, 'Pakistan'ın acısını acımız, sevincini sevincimiz bildik. Yaşanan afetlerde, felaketlerde dünyaya örnek olacak, model teşkil edecek bir dayanışma sergiledik. Bugün aramızda var olan kardeşlik, tarihin güçlendirdiği, tarihi olayların pekiştirdiği bir kardeşliktir. Biz Pakistan halkının Kurtuluş Savaşı'mız sırasında ekmeğinden artırarak gönderdiği yardımları hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız' diye konuştu. İki ülke arasındaki ezeli kardeşliği ebediyen muhafaza etmeye ve daha da güçlendirmeye,  iyi ve kötü günlerde birlikte olmaya devam edileceğini belirten Erdoğan, ülkeler arasındaki ilişkilerin istisnai nitelikte olduğunu, Türk halkı ile Pakistan halkı arasındaki derin muhabbet ve hürmetin, iki ülke arasındaki dayanışmanın emsalinin bulunmadığını vurguladı.
 
Pakistan'da kendilerini evlerinde, akrabalarının, kardeşlerinin yanında hissettiklerini ifade eden Erdoğan, halklar arasındaki bu özel bağın, iki ülke arasındaki ilişkileri de her alanda ilerletme ve güçlendirme sorumluluğunu getirdiğini kaydetti. Pakistan'da görüştüğü tüm yetkililerin, Türkiye ile bağların kuvvetine her zaman vurgu yaptıklarını anlatan Erdoğan, bu bağları daha da güçlendirmek için Türkiye-Pakistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısının Ankara'da yapıldığını, ikincisinin da yarın yapılacağını söyledi.
 
Bu çerçevede, ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ivme kazanması için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, halihazırda 1 milyar doların biraz üzerinde olan ticaret hacmini, mümkün olan en kısa zamanda 2 milyar dolara, hatta daha yukarılara yükseltmek gerektiğinin altını çizdi.  Dün ve bugün yapılan ortak çalışma grupları ve 14. Dönem Karma Ekonomik Komisyon toplantılarında, bu amaçla önemli adımların atıldığını ifade eden Erdoğan, halklar arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin geliştirilmesi için ülkeler arasındaki hava, kara ve denizden ulaşım imkanlarının da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Genç nüfusa sahip iki ülke olarak, eğitimde işbirliğinin daha ileri seviyelere taşınması gerektiğini de belirten Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Pakistan Silahlı Kuvvetleri arasındaki güçlü bağların da ilişkilerin özel boyutunu oluşturduğunu vurguladı.
 
'Pakistan terörle mücadelesinde yalnız değildir'
 
Pakistan halkının, askeriyle, polisiyle teröre karşı kararlı bir mücadele yürüttüğünü söyleyen Erdoğan, son 11 yılda 15 binden fazla sivil ve askerin hayatını kaybettiğini, bunun, Pakistan'ın terörle mücadelesinin acı bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Erdoğan, 'Ancak şunun bilinmesini isterim ki Pakistan terörle mücadelesinde yalnız değildir. Terörün acısını yaşayan bir ülke olarak, bu kararlı, haklı mücadelenizde her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz' dedi. Bölgede huzur ve istikrar için ellerinden gelen her katkıyı sağladıklarını anlatan Erdoğan, 2007 yılında başlattıkları Türkiye-Pakistan-Afganistan Üçlü Zirve sürecinin önemine işaret etti.  Bu sürecin herkes tarafından takdir edilip, örnek alındığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
'Pakistan'ın Afganistan'a her alanda yaptığı katkıları ilgiyle ve hayranlıkla izliyoruz. Afganistan'da sağlanacak istikrar ve refah şüphesiz Pakistan'a da yansıyacaktır. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası ve bölgesel kuruluşlarda Pakistan ile kuvvetli bir birlik içindeyiz. Esasen bunun aksinin olması da düşünülemez. Pakistan ve Türkiye bölgenin iki güçlü ülkesidir. Pakistan ile Türkiye, bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayan ülkelerdir. Dayanışma içinde olacağız.'
 
'Bizi birbirimize bağlayan 'Ancak inananlar kardeştir' ilkesidir'
 
Pakistan depreminde, sel felaketinde Türk vatandaşlarının Pakistan halkının hep yanında olduğunu dile getiren Erdoğan, TİKA ve TOKİ gibi Türk kuruluşlarının, felaketten etkilenen bölgelerde konut, hastane, okul gibi çalışmalar yaptığını, çalışmaların bu yılın sonuna kadar büyük ölçüde tamamlanacağını bildirdi.
 
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
'Çünkü dayanışma kardeşliğimizin gereğidir. Bizi birbirimize bağlayan bağ 'Ancak inananlar kardeştir' ilkesidir. Bu lafla değil, uygulamayla olacak. Onun için de uygulamayı her zaman birbirimize karşı göstermek durumundayız. Dayanışma içinde olduğumuz sürece, tarihten bugüne kadar gelen kardeşliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece, hiçbir bölgesel mesele, huzur ve istikrarımız önünde engel teşkil etmeyecektir. Fakat üzülerek şunu söylemek durumundayım. Şu anda İslam dünyasında olanları görüyoruz, takip ediyoruz. Tunus'ta başlayan süreç, Mısır'da, Yemen'de, Filistin'de, Suriye'de devam eden süreç, Irak'taki gelişmeler, eğer güçlü bir İslam dünyası olursa bunları barışla çözme imkanımız olacaktır.
 
Burada ciddi bir sorumluluğumuzun olduğuna inanıyorum. Onun için halkın iradesini saygın, hakim irade olarak görüyoruz. Zira halkın iradesinin karşısında durulmaz. Pakistan halkı ne istiyorsa ona saygı duymak, size de saygıyı getirir ve inanıyorum ki Pakistan halkının bu noktadaki tavrı Pakistan'ın geleceğini çok daha güçlü kılacaktır.'  AA
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA