• Konya11 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dönemin haşhaşi örgütü
21 Aralık 2014 Pazar 09:14

Dönemin haşhaşi örgütü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel örgüte yönelik 14 Aralık soruşturmasında her şeyin yasalara uygun şekilde geliştiğini, geçmişteki gibi kimsenin de medya lincine uğramadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Wyndham Hotel’de düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu toplantısında gündeme yönelik önemli açıklamalar yaptı. 2002 yılından beri milli iradenin birçok tehlike atlattığına işaret eden Erdoğan, darbe senaryoları, AK Parti’yi kapatma davası, tehditler ve suikast girişimlerinin bunlardan birkaçı olduğunu dile getirdi. Paralel ihanet çetesinin geçtiğimiz yılki 17-25 Aralık darbe girişimini hatırlatarak “Boyun eğip diz çökseydik inanın bugünlere ulaşamazdık” diyen Erdoğan, kendisi hakkında hazırlanan fezlekede örgütün, ‘dönemin Başbakanı’ ifadesini kullandığına dikkat çekti, şunları söyledi:

HİÇ KİMSE HATIRLAMIYOR

“Darbenin sonucu konusunda kendilerinden o kadar eminlerdi ki darbe sonrasında kullanmak üzere iddianameyi hazırlamışlar ve o iddianameye ‘dönemin Başbakanı’ ifadesini koymuşlardı. ‘Dönemin Başbakanı’ diyenler, şimdi dönemin haşhaşi örgütü oldular. Merhum Menderes’e, devran aynı, ‘sabık başbakan’ diyenleri hiç kimse hatırlamıyor. Aynı. Hatırlayanlar da hayırla yâd etmiyor. Bizim için ‘dönemin Başbakanı’ diyen, dönemin haşhaşi örgütünü de inşallah kısa süre zarfında hiç kimse hatırlamayacak, hatırlayan da hayırla yâd etmeyecek.”

HASAN SABBAH’LAR BİTMEZ

“Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız; eğer bir maşa kullanılamaz hale gelirse, bu üst akıl gider kendisine başka bir maşa bulur. Bunu unutmayalım. Bir senaryo çökerse, giderler başka bir senaryo yazarlar, çünkü 12 yıldır bunu yapıyorlar. 12 yıldır renk değişse de görüntü, maske, kılıf değişse de oyun değişmiyor.Maşalar her zaman olacak. Dün din alimi maskesiyle vatanına ihanet edenler, yarın başka bir maskeyle ülkelerinin karşısına çıkacaklar. Hasan Sabbah’lar hiçbir zaman bitmez, bunlar her zaman olacaktır. İşte gün geldi, hesap döndü, ihanet hesabı yapanlar millete hesap vermeye başladı.”

ÜST AKIL ÖYLE EMREDİYOR 

“Düne kadar birbirlerine yapmadıklarını bırakmayanlar, birbirlerini hasım görenler bugün kucaklaşıyor. Niye? Çünkü üst akıl, öyle emrediyor. Patron öyle istiyor. Patrona itiraz edemezler, çünkü aldıkları sözlerin diyetini ödemek zorundalar. Bunların tabuları o. Şimdi tabular yıkılıyor. Hamdolsun Allah’a, bizim ödenecek bir diyetimiz yok, biz yetkiyi milletten aldık."

Burası guguk devleti mi

Tahşiye kumpasına imza atanlara yönelik başlatılan 14 Aralık soruşturmasına değinen Erdoğan, süreci yakından izlediğini, her şeyin de yasalara uygun cereyan ettiğini kaydetti. Yargı ve emniyetin geçmişteki hatalarını tekrar etmediğini, kimsenin medya lincine uğramadığını ifade eden Erdoğan, diğer yandan paralel çevrelerin ‘basın susturuluyor’ kampanyası başlattığına dikkat çekti. Kampanyanın batıda da yankı bulduğuna işaret eden Erdoğan, “Çok enteresan AB, tatil gününde bununla ilgili açıklama yapıyor ya. Bunlar ne zamandan beri tatil günlerinde bu tür açıklamalar yapmaya başladılar? Ne kadar da hassaslar! 50 yıldır kapılarında bizi bekletenler acaba bu hassasiyeti nereden elde ettiler?” sözleriyle duruma tepki gösterdi. Erdoğan, şöyle konuştu:

BEKLEYECEKSİNİZ

“Ben bu AB’nin en büyük ülkesine ‘PKK terör örgütünü ülkenizde barındırıyorsunuz. Buyurun size dosyalar’ diye sunduğumda, baştaki hanımefendiden aldığım cevap şu, ‘Şu anda haklarında 4 bin dava var.’ Netice? Bir hiç. Aynı şekilde diğerlerinden aldığım cevap, bir hiç. Verilen bir cevap da ne biliyor musunuz? ‘Burası bir hukuk devleti, dolayısıyla biz hukuk devletindeki neticeyi bekliyoruz.’ Türkiye ne? Guguk devleti mi? Burası da hukuk devleti, dolayısıyla bu hukuk devletinin verdiği kararı bekleyeceksin.”

Kapıkulu değiliz

Türkiye’yi eleştiren AB ülkelerinin son bir yılda 16 gazeteciyi öldüren İsrail’e karşı suskun kaldığına işaret eden Erdoğan, aynı kesimlerin, İsrail lehine haber yapmadığı için işinden kovulan ya da sürülen gazetecilere de sahip çıkmadığını söyledi. Erdoğan, “Mısır’da, içinde Türkiyeli gazeteciler de olmak üzere onlarca gazeteci gözaltına alındı, Anadolu Ajansı mensubu da şiddete maruz kaldı. Neden sesinizi çıkarmadınız? Türkiye’de polis-bekçi katiline, insanların hürriyetlerine kasteden örgüt üyelerine gazeteci diyerek sahip çıkacaksın, ama AB içinde olanı görmeyeceksin. Hiç kimse kusura bakmasın...” dedi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün yeni yayınladığı raporda Türkiye’nin yine baş köşeye yerleştirildiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

TÜRKİYE’DE OLSAYDI...

“İsrail ile ilgili ne yazdıklarını merak edip baktım. Raporun bir yerinde bile İsrail’in adı geçmiyor. Raporda Filistin’in adı geçiyor, Filistin’de 7 gazetecinin öldürüldüğü yazıyor. ‘Sanki o gazetecileri Filistinliler öldürdü’ gibi bir algı oluşturuluyor. Tarihin en büyük işkence iddiaları karşısında da ağızlarını açmadılar, Guantanamo’da olanları, diğer cezaevleri ve hapishanelerde olanları izlediler. Türkiye’deki bir cezaevinde böyle bir şey olsa acaba bunlar bu şekilde dururlar mı? Dünyanın altını üstüne getirirler. İş aleyhlerine dönünce paralel yapının inlerine girilmeye başlanınca, hepsinin dili çözüldü.” 

BİZİ TUTAN OLMAYACAK

“O günler geçti. Türkiye, AB’nin önünde kapıkulu değildir. Türkiye, bırakın boynunu eğmeyi, bırakın geri adım atmayı asla ve asla azarlanacak, tedip edilecek, kendisine gündem belirlenecek, istikamet çizilecek bir ülke hiç değildir. Biz ne itibarımızdan ne gücümüzden ne de büyümemizden bir şey kaybederiz. Hiç merak etmeyin. Ben inanıyorum ki şurada bulunan bütün iş adamlarımız, girişimci kardeşlerim bir defa bu azminden bu kararlığından hiçbir şey kaybetmesin. İnanın bizi tutan olmayacak. Biz yine azimle kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Sahte rapor hazırlayanlar, bırakın onlar sahte rapor hazırlamaya devam etsinler.”

Tanrıları para!

Suriye’de 300 bini aşkın insanın öldürüldüğünü, 1 milyon 700 bin kişinin de Türkiye’ye sığındığını hatırlatan Erdoğan, 5,5 milyar dolar harcamaya karşın Avrupa’dan gelen yardımın 200 milyon dolarda kaldığını söyledi. Avrupalıların para vermeyip yalnızca övgü cümleleri kurduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, “Bize nasihat vereceğinize gelin destek verin dedik. Yok. Paraya gelince onların tanrısı o. Ama biz öyle de olsa böyle de olsa o insanları bombalara teslim etmeyeceğiz” dedi. 

Suriye’de eyalete müsaade etmeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kobani yaygarası koparanların uçaklarla oraya mühimmat indirdiklerini, silahların da hem DEAŞ’a hem de PYD’ye gittiğini hatırlattı. Kobani’de sivil kalmadığını, 200 bin kişinin Türkiye’ye geldiğini kaydeden Erdoğan, “Şu anda orada son haliyle 3 bin kadar savaşçı var. Bunlar DEAŞ ile savaşıyor. Peki Halep ile niye ilgilenmiyorsunuz? Asıl önemli olan orada Halep. Kobani’nin stratejik önemi yok. Birileri için var. Yoksa Kuzey Suriye’de yeni bir eyalet mi oluşturuluyor? Çünkü Esed’in böyle bir derdi yok. Üç kantonu birleştirmek suretiyle burada yeni bir yapılanmanın içerisine girebilirler. Bu ülkem için bir sıkıntıdır, bir tehdittir. Bunu görmemezlikten gelemeyiz” diye konuştu. 

Şiddete çağıran diyet ödüyor

Erdoğan, 100 yıl önce Sarıkamış’ta gözleri açık donup kalan onbinlerce Mehmetçiğin, sayısız şehidin gözlerinin üzerilerinde olduğunu belirtti. “Bizden bekleneni yapmazsak önce şehitlerimize sonra milletimize, Türkiye’ye umut bağlamış mazlumlara mahcup oluruz” diyen Erdoğan, çözüm sürecini sabote etmek için gençleri sokağa çağıran sorumsuz siyasetçilerin, ‘Pensilvanya ile ittifakın diyetini ödeme peşinde olduklarını’ söyledi. Paralel yapının güç kaybetmesiyle çatışma hayali kuranların da hayal kırıklığı yaşadığına dikkat çeken Erdoğan, “2023 yılında en önemli ve milli bir projemiz olan çözün sürecini inşallah nihayete erdirecek, 77 milyon huzur içinde, emniyet içinde geleceğe yürüyeceğiz” şeklinde konuştu. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA