• Konya20 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dekandan üniversite gençliğine ahlaki eleştiri
06 Ekim 2010 Çarşamba 16:23

Dekandan üniversite gençliğine ahlaki eleştiri

Kongrede konuşan Mevlana üniversitesi eğitim fakültesi dekanı Prof. Dr. Vehbi Çelik ' Gençler kendi kimliğinin farkında değil'

Konya Mevlana ÜniversitesiEğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vehbi Çelik, 20 yıl sonrasının neslinin çokdaha farklı bir gençlik ve toplum profiliyle karşı karşıya kalabileceğini ifadeederek, "Bugünün gençliği, maalesef kendi bedenlerini bir ürün olarak sergilemektenhaz duyuyor" dedi.
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) 1. İlköğretim Bölümleri Öğrenci Kongresi,Sineport Sinema Salonları'nda gerçekleştirildi. Kongreye; Belediye BaşkanıNecmettin Dede, Muş Alparslan Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Osman Özcan,Mevlana Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vehbi Çelik,akademisyenler, kamu kurum amirleri ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu veİstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan kongrede konuşma yapan Rektör VekiliProf. Dr. Osman Özcan, ilköğretimde büyük sorunlar olduğunu söyledi. 8 yılboyunca öğretmenlerin takdir ettiği notların bir kenara itildiğini ifade edenOsman Özcan, öğrencilerin bilgi ve becerilerinin 1,5 saatlik bir sınavlaölçüldüğünü kaydetti. Konuşmasında öğrencilere de seslenen Özcan, "Her yıl1 milyondan fazla öğrencinin okula başladığını düşünürsek, ilköğretimin ülkemiziçin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Ülkemizin ilköğretiminindevasa problemleri var. Benim genç katılımcılardan istirhamım şu, batıdaki güncelproblemlerin gölgesinde ülkemizin ilköğretim problemlerini tartışmayın. Çünküonlarda problem olmayan bir sürü şey bizde çok ciddi problem oluşturuyor.İlköğretimin problemini tartışırken, ülkemiz gerçeklerine göre bunlarıtartışalım. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde şubat soğuğunda babalar sıcakyataklarında yatarken sabahın erken saatlerinde körpe çocuklar sokaklaradüşmüş, dershane dershane koşturmuyorlardır. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde, 8 yılboyunca öğretmenlerimizin takdir ettiği o notlar birkenara itilip, sadece 1,5 saatlik
bir sınavla öğrencilerin bilgi ve becerileri ölçülmüyordur. Dershanelerimiz,özellikle özel okullarımız, bunlara uyan diğer okullarımız sadece bu noktayıhedefledi. Bu seneki OKS sınavında okulumda kaç öğrenci tam puan çekecek vebunları övüne övüne anlatacağız. Cadde ve sokaklara bu çocukların resimleriniasıp onları onurlandırdığımızı zannedeceğiz. Onların resimlerini asarken,geriye kalan yüzlerce öğrencimizin hangi halet-i ruhiye içerisine düştüğünüdüşünebiliyor musunuz?" dedi.

"ÖĞRENCİLER KİMLİK KAZANMA VE KAYBETME SAVAŞI VERİYOR"


Daha sonra konuşan Mevlana Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. VehbiÇelik ise, gençliğin sorunlarına değindi. Öğrencilerin kimlik kazanma vekaybetme savaşı verdiğini belirten Vehbi Çelik, "Gençler toplumumuzunaynası, yani onları bu toplumdan ayrı bir dünyada yaşayan varlıklar olarakgörmüyoruz. Dolayısıyla üniversite gençliğinin sorunları dediğimiz zaman,aslında bir ölçüde o toplumun sorunlarını da yansıtmış oluyoruz. Yani genelanlamda gençliğin sorunları, toplumun sorunlarından ayrı düşünülemez,değerlendirilemez. Gençlik dönemini insan hayatının en fırtınalı dönemi olarakgörüyoruz. Kimliği kazanma veya kaybetme savaşını verdiği, artık yetişkin birinsan olarak topluma girmeye çalıştığı çok kritik bir dönemdir. İlköğretiminikinci kademesinin son yıllarında başlayıp üniversite öğrenimi ile birliktesona eren bir kritik dönemdir. Gençler kendi kimliğinin farkında değil. Bizimkültürümüzde, inançlarımızda kendini bilmek çok önemli. Gençlerimiz kendinibilemiyor ve birçok arayışa giriyor. Kendisini ilgilendirmeyen boş işlereyöneliyor. Bütün bunların yayında kendini yönlendiremiyor ve kendini bir kimlikkalıbı içerisine sokamıyor. Bu çok önemli bir problemdir. Ne yaparsanız yapınama önce kendinizi bilin ve kendinizi tanıyın. Gençlerimiz bugün kitle iletişimaraçlarının yoğun bir baskısı altında kalıyor. Durumumuz gerçekten çok kritik.Bilgi çağı toplumu şu an içinde bulunmuş olduğumuz durumu çok farklı şekillerdedeğerlendiriyor. Deniliyor ki toplum sanal bir bölünmeye doğru gidiyor. Herkeskendine göre bir adacık oluşturarak bizlere gerçekmiş gibi sunulan kendidünyamız olarak nitelediğimiz bir dünyada yaşamaya zorlanıyoruz. Bu dijitalbölünmenin en açık örneğini bugün evlerimizde yaşıyoruz" dedi.

"KENDİ KİMLİĞİNİN FARKINDA OLMAYAN GENÇLER VAR"


Üniversiteli gençlerin bir çilecilik felsefesinin etkisi altında kaldığını dilegetiren Prof. Dr. Çelik, "Çocuklarımıza yeterince yatırım yapmıyoruz. Bubir şekilde gençlerin sorunlarına yansıyor. Ailevi ilişkilerin, anne ve babailişkilerinin zayıflaması, bunların hepsi bir etkendir. Çok yaygın olmasa bileözellikle üniversiteli gençlerimizin bir çilecilik felsefesinin etkisi altındakaldığını görüyoruz. Ne yaptığının farkında olmayan ve kimlik arayışıiçerisinde olan bir gençlik ile karşı karşıyayız. Yaşı 21'e gelmiş fakat halakendi kimliğinin farkında olmayan, yaşayış gayesi olmayan geçlerin var olduğunubiliyoruz. Bizler bunlara yardımcı olmalıyız. Sosyal problemleri olangençlerimize el uzatmak durumundayız. Gençlerin temel problemlerinin arasındaolan bir problem ise kalabalıklar içerisinde kendilerini yalnızhissetmeleridir. Bunun sebebi ise bireyselleşme ve özgürleşmenin getirmiş olduğuyalnızlık felsefesidir" diye konuştu.

"BEDENLERİNİ ÜRÜN OLARAK SERGİLİYORLAR"


Kız ve erkek öğrencilerinin bir evde kalmasını ahlaki değer bunalımı olarakniteleyen Prof. Dr. Çelik, "Bugünün gençliği, maalesef kendi bedenlerinibir ürün olarak sergilemekten haz duyuyor. Bu benim görüşüm değil, genelpsikiyatri profesörünün ifadesidir. Gençlerimizin yaşadığı bir başka önemliproblem de ahlaki değer bunalımıdır. Bugünün gençliğine baktığımız zaman ahlakideğerleri ve ilkelerin tamamen bir erozyona uğradığını, bir karakter ve değerbunalımının var oldu'n sorunlarına değindi. Öğğunu
görüyoruz. İnsanın insan için risk teşkil ettiği bir toplum biçimine doğruhızla değişim süreci yaşıyoruz. Bu da son derece tehlikeli bir durum vedeğerler, ahlaki ilkeler ciddi bir aşınmaya uğruyor. Üniversite gencininkafasında çok net bir ahlaki kimlik yok. Ahlaki değerleri taşıyan bir toplumdaha güvenli bir toplum olma özelliği taşıyor ama maalesef bizim bu özelliğimizgün geçtikçe kayboluyor. Çok yaygın olmasa da gittikçe yaygınlaşan bir problemvar. Üniversite gençliği kız ve erkek birlikte aynı
evlerde kalıyorlar. Ben bunu bir yere oturtamıyorum. Biz melek değiliz,insanız. İnsanın dürtüleri var, nefsi var. 4 yıl birlikte aynı fiziki mekanıpaylaşacaksınız, ondan sonra tıpış tıpış ayrılacaksınız. Mahremiyetin yitimidirbu. Bugünün gençliği maalesef kendi bedenlerini bir ürün olarak sergilemektenhaz duyuyor. İdeolojiler ve düşünceler karşısında bugünün gençliği neyin doğru,neyin yanlış olduğuna karar vermede güçlük çekiyor. Biz batının bugün etikdediği şeye sarılıyoruz. Etik bizim kültürümüzde
var ve bunları kaybediyoruz. Bundan 20 yıl sonrasının nesline baktığımız zamançok daha farklı bir gençlikle, toplum profiliyle karşı karşıyakalabiliriz" şeklinde konuştu.


Kongrenin 8 Ekim 2010 tarihine kadar süreceği belirtildi.

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • İkametgah oyunu!
  • Konya'da cami minaresinde gamalı haç!
  • Konya'da feci kaza ucuz atlatıldı!
  • Beyşehir’e atanan emniyet müdürü görevine başladı
  • Kanla yazılan destan, kalemle ölümsüzleşti

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA