• Konya22 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cemaatini mahvettin
29 Mart 2014 Cumartesi 09:27

Cemaatini mahvettin

Prof. Dr. Hüsamettin Arslan, Gülen Grubu'nun iktidar hırsı uğruna Türkiye Müslümanlarını dünya kamuoyu önünde rezil ettiğini söyledi.

Yaşanan çatışmaların çerçevesini bagajdaki ideolojik tartışmalar nasıl etkiliyor? Her şeyi CHP'lilik ile açıklamak yeterli mi?

Artık kabul edelim. Elimizi vicdanımıza koyalım ve kabul edelim. Ya itikaden ya da kültürel olarak Müslümanız; ya pozitif açıdan ya da negatif açıdan Osmanlıyız. Sünni ve Aleviyiz; moderniz ve otantiktiz; hem pre-moderniz hem de moderniz. Böyleyiz. Böyle olmak da güzel olabilir. CHP'lilik tam da bu apaçık olguların ve hakikatlerin reddidir. CHP'lilik halkçı olduğunu söyler; Marksistler halkçı olduklarını söyler; fakat halk Osmanlının bakiyesidir; Hz. İbrahim'in geleneğine bağlıdır. CHP'lilik bunları reddetmesi ölçüsünde Türkiye'deki fiili halka karşı alınmış bir karşı-tutumun adıdır. Bu yüzden fiili halka oy nedeniyle yeşil ışık yaktığı zamanlarda bile inandırıcı olamıyor. Şu 'rüşvet ve yolsuzluk' tartışmalarına ve eleştirilerine bakın! Bunu AK Parti'ye karşı bir silah olarak kullananlara, Türkiye halkının ezici çoğunluğu neden inanmıyor acaba!

ELİTLER HALKI APTAL SANIYOR

Neden?

Nedeni basit ve anlaşılması hiç de zor değil. Çünkü siz Türkiye'yi en az yetmiş sene yönetmişsiniz. Devletçi bir rejimle, demokrasisiz yönetmişsiniz. Meclis siz olmuşsunuz, yargıç siz olmuşsunuz, basın ve ordu siz olmuşsunuz, patron siz olmuşsunuz, memur siz olmuşsunuz. Hesap sorabilecek kurumların olmadığı bir ortamda Türkiye'yi yıllarca yönetmişsiniz. Rüşvet ve yolsuzluk yapmamış olsanız bile, Türkiye'nin nimetlerini partililerinize dağıtmışsınız. Devletin rantlarını yemişsiniz, yemişsiniz ve yemişsiniz. En az yetmiş sene. Dile kolay. Ve şimdi 'Hırsız var' diye bağırdığınızda kimse size inanmıyor, inanmak istemiyor. Bu düzeni muhalefet ettiğiniz ve suçladığınız partinin seçmenleri kurmadı. Değişmeniz gerekiyor, değişemiyorsunuz. Muhafazakârlar aptal değildir; hiçbir halk aptal değildir; yalnızca aptal elitler halkın veya halkların aptal olduğunu düşünürler.

ÖNCE DEVLET MODERNLEŞTİ

Laiklik eski anlamını koruyabilir mi?

Radikal demokrasi taleplerinin yükseldiği bir dünyada laiklik eski anlamını koruyamazdı. Günümüzde devletin farklı dinlere, farklı cemaatlere karşı eşit mesafede durması olarak anlaşılıyor. Devlet devlettir, din de din. Benzer fikirler muhafazakârlık için de söylenebilir. Muhafazakârlık Batı'da yükselen modern güçlere ve onların ideolojilerine tepkiden doğmuştur. Muhafazakârlık Batı'da egemen güçlerin ideolojisidir. Bunun nedeni modernliğin toplum hiyerarşisinin alt katmanlarından doğmuş olmasıdır. Batı'da muhafazakârlar geçmişin getirdiği egemen politik konumların sahipleri ve savunucularıdır. 1789 Fransız Devrimi Batılı muhafazakârlığın doğuşundaki en önemli olaydır. Muhafazakârlık Devrime tepkiden doğmuştur. Türkiye'de durum farklıdır. Türkiye'de devlet 'devrimci', halk muhafazakârdır. Devlet 'moderni', halk 'muhafazakârlığı' temsil eder. Çünkü Türkiye'de önce devlet modernleşmiştir. Muhafazakârlığımızın doğuşundaki en önemli faktör, imparatorluğun kaybıdır. Türkiye'de muhafazakârlık İmparatorluğun kaybından doğmuştur. Bu kayıp bugün tahayyül etmemiz zor bir travmaya yol açmıştır.

MUHAFAZAKARLIK CHP TEPKİSİNİN ADI

Muhafazakâr olmak Özi Kalesi düştüğünde felç geçirmektir; bu damarıyla muhafazakârlık antiemperyalisttir. Batı muhafazakârlığı doğaldır ki böyle bir damardan yoksundur. Muhafazakârlık İmparatorluğun çöküşünün yol açtığı büyük travmadan doğmuştur. Bir diğer faktör, devlet eliyle yapılmış devrimlerdir. Harf devriminin muhafazakârlığın doğuşundaki rolü neredeyse tartışma götürmezdir. Muhafazakârlık İttihat ve Terakki'ye ve Cumhuriyet döneminde Tek Parti (CHP) yönetimine tepkinin adıdır. Takrir-i Sükûn, Serbest Fırka girişimi, Türkçe ezan ve muhafazakârların kâbusu Menderes, Polatkan ve Zorlu'nun idamı. Muhafazakârlığı anlamak için Cumhuriyet dönemi eğitim hamlesine ve bu eğitimin içeriğine bakmak bile yeterli olabilir.

MÜSLÜMANLARIN İSLAMCI OLMAYA İHTİYACI YOK

Muhafazakârlık Cumhuriyet Devletine tepki değildir; CHP'nin Cumhuriyetine tepkidir. Ve 28 Şubat ve ve ve... 'İslamcılık' terimi oryantalistik bir terimdir; Müslümanın İslamcı olmaya ihtiyacı yoktur. Bir Soğuk Savaş dönemi yönelimi olarak görülebilir. Muhafazakârlığın sağında durur; tek parti yönetimi ne kadar radikalse o kadar radikaldir. Devlet radikalizmini yitirdiği ölçüde o da radikalizmini yitirmiştir. Allah aşırıları sevmez; radikalizm aşırılıktır. Müslümanlık bir devlet projesi ya da Aydınlanma projesi türünde bir toplum projesi değildir.

Bu kavga iktidar kavgası

Cemaati bu kavganın aktörü haline getiren şey neydi? Dini kaygılar mı?

Son zamanlarda medyadaki patlayan teoloji tartışmaları külliyen abesle iştigaldir; Cemaat-AK Parti çatışması dini bir çatışma değildir; iktidar, politik, ekonomik bir iktidar çatışmasıdır. Etik bir çatışma ve kavga değildir. Keşke öyle olsaydı! Bu dindarları incitmezdi. Fakat bu kavga bir iktidar kavgasıdır. İktidar kavgasının aktörleri her durumda dini aktörler değil iktidar aktörleridir. Tayyip Erdoğan bir politikacıdır; politikacı politik iktidar mücadelesine soyunmuş adamdır; fakat Fethullah Gülen için bu geçerli değildir. Çünkü o bir seçilmiş değildir ve aynı zamanda gözümüzün içine baka baka bize din adamı, mürşit olduğunu söylemektedir. Bu Gülen'in ve onu destekleyenlerin trajedisidir.

Türkiye'nin resmi ideolojisi dönüşme kapasitesini yitirdi mi?

Devlet dev bir kurumdur ve değişmesi çok zordur. Resmi ideoloji askeri ve sivil eğitim sisteminde hala çok etkili. CHP'de hala çok etkili. Resmi ideolojinin kaderi Türkiye solunun ve CHP'nin de kaderidir. CHP misyonunu tamamlamıştır; misyonu Cumhuriyet ve kurumlarını inşa etmekti. CHP'nin bugünkü iflah olmaz sorunları, büyük ölçüde misyonunu yitirmiş olmaktan doğuyor. Türkiye artık bir ideoloji devleti olarak kalamaz. İdeoloji devletlerinin dünyadaki ömrü bitmiştir. Türkiye'nin resmi ideolojisi ölmüştür ve artık ölüdür. Cesetler değişme potansiyelinden yoksundur. Devlete yeni bir resmi ideoloji lazım; demokratik bir resmi ideoloji; zamanın ruhuna uygun, halkını aşağılamayan, bölmeyen, halkının dinini ve geçmişini aşağılamayan bir ideoloji. Bugüne kadarki ideolojisi jakoben bir ideolojiydi. Her tür jakobenizmi reddetmeliyiz.

Müslümanlar resmi ideolojinin günah keçisi

Türkiye'de iktidara ne zaman İslamiyete önem veren bir parti gelse 'sistem krizi' yaşanıyor. Sistemi gerçekte krize sokan nedir?

Türkiye'de 'sistem krizi' daima jakoben bir devletin jakoben krizi olmuştur. Resmi ideoloji bu krizin sorumlusunun Türkiye'nin Müslüman halkı olduğunu ileri sürmüştür. Müslümanlık en az yetmiş yıldır resmi ideolojinin günah keçisidir. Yalnızca jakoben demokrasiler, yalnızca seküler teokrasiler, yalnızca ideokratik rejimler kendi krizlerinden muhatap oldukları halkı sorumlu tutabilirler.

KANLI TASFİYELER VAR

Türkiye'de dindarların, Türkiye'de halkın, yani muhafazakârların tarihi tasfiyelerinin tarihidir. Muhafazakârları, bu tasfiyelerin kilometre taşlarını tespit etmek mümkündür. 1826'dan günümüze devlet muhafazakârları tasfiye etmektedir. Bu modernleşme adına yapılmıştır. Cumhuriyet döneminde bir ideal seküler toplum yaratma adına devlet kendi halkını tasfiye etmiştir ve bu tasfiyelerin hatırı sayılır bir kısmı kanlıdır.

AK PARTİ'YE TEVECCÜHÜN NEDENİ TARİHİ SÜREÇ

Mustafa Kemal İkinci Meclis'te muhafazakârları tasfiye etmiştir; Takrir-i Sükûn muhafazakârların tasfiyesidir ve kanlıdır. Serbest Fırka girişimi muhafazakârların tasfiyesiyle sonuçlanmıştır. Demokrat Parti'nin darbeyle tasfiyesi kanlıdır ve muhafazakârların tasfiyesidir. Sözün gelişi 1960 darbesinde sadece ordudan yedi bin asker tasfiye edilmiştir. Dönemin Genelkurmay Başkanı buna dâhildir. Unutuyordum, 1933 Üniversite Devrimi muhafazakârların tasfiyesidir: entelektüellerin tasfiyesi. 28 Şubat bir muhafazakârları tasfiye hamlesidir. Kapanan partileri saymadım bile. AK Parti'ye günümüzde halkın teveccühünün arkasında bu uzun tasfiye tarihi vardır. Türkiye'de muhafazakârın AK Parti'yi desteklemesinin, ısrarla desteklemesinin arkasındaki en temel tarihsel faktör bu olabilir. Türk solunun bunu görme ihtimali yok gibidir. AK Parti alternatifsizdir; alternatiflere yer bırakmayacak kadar alternatifsizdir. Sorunuz burada ele alamayacağımız ölçüde derin bir bahis.

İmanı pazara çıkardılar

Türkiye'de dini oluşum ve cemaatler nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdi? Siyasi ve ekonomik gücün ötesinde Hükümet devirme çabası, gizli kayıtlara, ittifaklara cevaz veren bir yapı din ile bağdaşıyor mu? Bu eylemler ile dini yapıların örtüşmesi mümkün mü?

Fethullah Gülen hareketi Türkiye'nin Müslümanlarını dünya kamuoyu önünde iktidar hırsı uğruna rezil etmiştir. Müslümanların imanını politik pazara çıkarmıştır. En az sekiz TV kanalın, gazetelerin, dergilerin, marketlerin, iş adamların, fabrikaların, dershanelerin, yurtların, öğrenci evlerin, marketlerin, politikacıların var. Daha ne istiyorsun, daha ne istiyorsun! Nasıl bu kadar ihtiraslı olunabilir? Daha fazla iktidar talebi şeytanın çağrısıdır, Cebrail'in değil. Kendi cemaatinin gariban tabanını mahvettin, mahvettin. AK Parti'ye karşı uluslararası güçlerle işbirliği yapmak, Türkiye'ye karşı uluslararası güçlerle işbirliği yapmak anlamına gelmez mi?

PENSİLVANYA'YI ALLAH'A HAVALE ETTİLER

Türkiye'nin en az yarısı Amerika ile Türkiye'ye karşı işbirliği yaptığına inanıyor. Kalbine, Allah'ın içindeki evine değil, Pensilvanya'ya kaçtın. Müslüman Allah'a kaçar, Pensilvanya'ya değil. Akif Mısır'a gitmişti, Jöntürkler Paris'e, sen Pensilvanya'ya! Pensilvanya'dan Tayyip Erdoğan'a savaş ilan ediyorsun; bu AK Parti'ye oy verenlere savaş ilan etmek anlamına gelmez mi? Bu kendi halkına savaş ilan etmek anlamına gelmez mi? İktidarla kavganın başına neler getirebileceğini bilemezler; fakat Türkiye'nin muhafazakârları seni Allah'a havale ettiler, Allah'a havale ediyorlar. Ve hep Allaha havale edecekler. Tayyip Erdoğan ve AK Parti'den hesap sorma imkânları var, fakat senden hesap sorma imkanları yok, seni yalnızca Allah'a havale edebilirler ve sadece bunu yapıyorlar!

ÖZGÜN KAYNAK

 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA