• Konya26 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Biz davalardan vazgeçmeyeceğiz
07 Şubat 2014 Cuma 15:08

'Biz davalardan vazgeçmeyeceğiz'

“Operasyonun ve Türkiye’de bugün olanların tek bir sebebi var, o da Türkiye’yi kaybetmiş Siyonistlerin Türkiye’yi tekrar ele geçirme operasyonudur” dedi.

 İnsani Yardım Vakfı (İHH) Genel Başkanı Bülent Yıldırım, İHH Kilis Bürosu'na baskın yapanların kendileri gibi 5 vakit namaz kılan insanlar olduğunu ifade ederek, “Operasyonun ve Türkiye’de bugün olanların tek bir sebebi var, o da Türkiye’yi kaybetmiş Siyonistlerin Türkiye’yi tekrar ele geçirme operasyonudur” dedi. 
Konya’da bulunan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Japon Parkı’nda yerel ve ulusal basın temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gelişmeleri değerlendirdi. İslam dünyasının son günlerde toplu olarak saldırıya uğradığı bir dönem içerisinde olduğunu belirten Yıldırım, “Şu an 4'üncü dünya savaşını yaşıyoruz. 1’inci ve 2’inci Dünya Savaşı, 3’üncü Dünya Savaşı soğuk savaştı ve Amerika kazandı. 4’üncü Dünya Savaşı tamamen İslam coğrafyasına yapılmış bir saldırıdır. İslam dünyasını her zaman zayıf bırakan içimizdeki işbirlikçilerdir. Yoksa biz bugün bu kadar katliama uğramayız” dedi.

“TÜRKİYE PARALEL GÜÇLE UĞRAŞMAKTAN ORTA AFRİKA’YA MÜDAHALE EDEMİYOR”
Türkiye’nin şu anda Orta Afrika’ya müdahale edemediğini savunan Yıldırım, “Türkiye Somali’ye müdahale edebildi, Arakan’a kısmen müdahale etmeye çalıştık, Orta Afrika’ya hiç müdahale edemiyor niye? Türkiye’de darbe girişimi oldu da ondan. Orta Afrika’ya ilk giden kuruluşuz, raporlarımızı yayınladık. Türkiye’ye dedik ki; 'NATO’nun içerisindesin Birleşmiş Milletler’desin, Afrika’da önümüzdeki on yılda bir Hıristiyan Müslüman çatışması zemini hazırlanıyor harekete geç'. Geçemedi harekete niye? Yargının, emniyetin içindeki paralel güçle uğraşmaktan” diye konuştu.
İslam dünyasında medeniyetler içi çatışmanın körüklendiğini aktaran Yıldırım, “Aranızdaki ihtilafları bırakın, sen ben kavgasını bırakın. Zaman Müslümanların birlik zamanıdır. Aksi takdirde Suriye’de, Irak’ta, Arakan’da başımıza gelenin Misakı Milli sınırları içerisinde de başımıza gelmeyeceğine kimse emin olamaz. Hiçbir toprak parçası kutsal değildir. Kutsal olan üç tane şehir, üç tane mescit vardır; Mekke, Medine ve Kudüs. İslam Birliği önce kişilerin kalbinde kurulur, sivil toplum kuruluşlarında kurulur ve bakarsınız ki siyasilerde bu birliğe gelir” ifadelerini kullandı.

“SURİYE’DE SÜNNİ VE Şİİ DÜNYASI KAYBETMİŞTİR”
100 yılda 35 milyon Doğu Türkistanlı’nın bir şekilde katledildiğini söyleyen Yıldırım, “Suriye’de şu anda büyük bir katliam var. Suriye’de Sünni ve Şii dünyası kaybetmiştir. Şu ana kadar 2 bin 100'den fazla yardımımız Suriye’nin içerisine ulaşmış durumdadır. Ama bu 23’üne kadar 500 TIR daha çıkarmak istiyoruz. Filistin’de de yetim, şehit ailesi ve hapishanelerdekiler içinde bir yardım kampanyası başlatmak zorundayız. Dünyada 200 milyon yetim var kayıtlı olarak. Bunların çoğu misyonerlerin eline gidiyor. Bununla ilgili bir yetim çalışması yaptık. Şu anda 40 binini bulduk. Üzücü bir rakam ise, bir misyoner kuruluşunun yetim sayısı 3 milyon civarında. Ve bunun yüzde 75’i İslam topraklarında” şeklinde konuştu.

“İSRAİL’İN ÖDEYECEĞİ TAZMİNAT TÜRKİYE TARAFINDAN TEYİT EDİLMEDİ”
Bir gazetecinin İsrail’in Mavi Marmara olayında öldürülenler için 25-30 milyon doların tazminat olarak verileceği iddialarının sorulması üzerine Bülent Yıldırım, “İHH’nın, Mavi Marmara Derneği’nin, Mavi Marmara katılımcılarının hiçbirinin bir bilgisi yok. Böyle bir anlaşmanın içeriğinden, anlaşma metninden, anlaşmanın yapılıp yapılmadığından. Bu henüz Türkiye tarafından teyit edilmedi. Biz diyoruz ki, bir özür dilenecek, iki tazminat ödenecek ama bu tazminat böyle 25 veya 30 milyon dolar şeklinde değil, bunu çok başarılı olarak görmeyiz. İsrail, Amerika’da ölen kendi vatandaşı için 350 milyon dolar alırken, açık denizde kendi gemimizde uluslararası sularda eğer kalkıp hepsi için 25-30 milyon dolarlar konuşuluyorsa bunu ayrı düşünmek lazım. Biz güçlüyüz şu anda, haklıyız. İsrail’in bütün kirli yüzü ortaya çıktı. Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi açılan davalardır. Türkiye’de açılan dava, uluslararası ceza mahkemesinde açılan davalar, Güney Afrika’da, İspanya’da, İngiltere’de. Şimdi İsrail heyecanla diyor ki, ‘ben özür diledim size 25-30 milyon dolar veriyorum, siz bütün bu davalardan vazgeçeceksiniz’. Ben Sayın Başbakanın bu konuda bu davalardan vazgeçeceğine inanmıyorum. İsrail’in istediği davalardan vazgeçmektir. Biz davalardan vazgeçemeyeceğiz. Mutlaka katil olan İsrailliler yargılanacaklar” dedi.

İHH KİLİS BÜROSU BASKINI
İHH Kilis Bürosu’na yapılan baskının hatırlatılması üzerine Yıldırım, “Operasyonun ve bugün Türkiye’de olanların tek bir sebebi var, o da Türkiye’yi kaybetmiş Siyonistlerin tekrar Türkiye’yi ele geçirme operasyonudur. Mavi Marmara’dan sonra Türkiye bağımsızlık kararını vermiştir. Silah sanayisinde de olmak üzere her alanda bağımsızlaşmaya başlamıştır. Bunun üzerine Türkiye’nin bölgedeki etkin gücü İslam dünyasında bütün mezhepleri toparlayacak medeniyetler için çatışmayı bitirebilecek bir güce ulaştığını gören Siyonist anlayış, işbirlikçileriyle beraber Türkiye’de bir darbe girişiminde bulunmuşlardır. Lebarmann’ın İHH aleyhine yaptığı açıklamasından sonra birileri birdenbire bir TIR meselesini ve Kilis büromuza baskın meselesini gündeme getirdiler. O görevlileri oraya götürenler, bu kanunsuzluğun hesabını vereceğini bile bile gönderdiler. Ama bir hedef için, bir ideal için adeta harakiri yaptılar. Bu baskını bize yapanlar bizim gibi 5 vakit namaz kılan insanlar. Bu bizimle beraber namaz kılıp Kilis ofisine baskın yapanların, yaptıklarından kim memnuniyet duydu diye gazeteleri ve televizyonları araştırdık. En çok memnun olanların İsrail gazeteleri olduğunu gördük” diye konuştu.

“İHH İSMİ KUTSAL DEĞİLDİR”
İHH olarak misyonlarını tamamladıklarını da ifade eden Yıldırım, “Biz bütün araçları yerine getirdik. Bizim için İHH ismi kutsal değildir. Yarın da kapanabilir. Hiç önemli değil. Ama öyle şey ortaya koyduk ki biz kapansak binlerce İHH çıkar, adı başka olabilir” dedi. 
İkinci Mavi Marmara’nın toplumun yüzde 70’inin istememesi üzerine Filistin’e gidemediğini hatırlatan Yıldırım, “Halkın gönlüne göre, rabbimin rızasını bulduğumuz anda tekrar yola çıkması gerekirse çıkar. Şu anda hazır bekliyor” diyerek sözlerini tamamlandı.
Konuşmaların ardından İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Suriyelilerin yaşadığı katliamlara duyarsız kalmayan ve yapılan insani yardım çalışmalarında maddi ve manevi olarak destek veren basın kuruluşlarına plaket verdi. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Konya'da en çok tercih edilen otomobil markası
  • Beyşehir’in en büyük parkına yürüyüş yolu
  • Milyonlarca kişiye uyarı! Son gün 27 Temmuz
  • FETÖ'ye "marka" darbesi!
  • Meram’da iş güvenliği eğitimi

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA