• Konya25 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir İthal Kültür: Fastfood
15 Mart 2015 Pazar 17:27

Bir İthal Kültür: Fastfood

YUSUF KARAKAŞ / YENİ HABER

Son dönemlerde hayatımıza giren hazır yiyecekler ve hazır yaşam isteği olan fastfood alışkanlığı, artık hayatımıza yerleşen bir kültür olmaya başladı. Özellikle gençleri etkisine alan hazır ve hızlı yeme alışkanlığı tüm hayatı etkisi altına alıyor.

İnsanların geçmişten gelen beslenme alışkanlıkları özellikle son yıllarda farklılık gösteriyor. Fastfood yani “ayaküstü beslenme” gittikçe yerleşik bir kültür halini alıyor.  Fastfood ürünler yeme, içmenin yanı sıra her şeyi hızlı yaşama isteğini beraberinde getiriyor. Amerika’da ortaya çıkan bu ürünler dünyaya yayılmış durumda ve ülkemizde de bir ithal yemek kültürü olma yolunda ilerliyor. Yemesi kolay ve lezzetli olan bu hazır yiyecek ve içecek ürünlerinin sağlığa etkisi tartışılıyor. Medicana hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Mine Bilge, fastfood ürünlerinin sağlık açısından kansere varan derecede olumsuz etkilerinin olduğunu söyledi.

Yüksek enerjili ürünler vücuda zarar veriyor

Hazır tüketilebilen ürünlerin hazırlanmasının da pratik olduğu için genel olarak hızlı pişirilebilir ürünlerin tercih edildiğini ifade eden Beslenme ve Diyet uzmanı Mine Bilge, bir öğünde yediğimiz hamburger, enerji içeceği gibi menülerin tek öğünde günlük alacağımız kalori miktarını karşıladığını ve düşük hacimde yüksek enerjili, direkt yağ yapma oranının yüksek olduğu ürünlerin vücuda büyük zararları olduğunu aktardı. Bilge, “Bu ürünler sadece kilo aldırmıyor aynı zamanda nitruzamin denen kanserojen maddeler de içeriyor ve kansere destek vermiş oluyor fastfood ürünlerinin uzun vadede obezite ve başka sağlık sorunlarına da yol açabileceğini belirterek, insanların bunları tüketirken sağlık açısından bu tür etkenleri göz önünde bulundurması konusunda uyarıyor’’ şeklinde konuştu.

Sebze diye bir şey kalmadı

Hazır yiyecekleri tüketenlerin sağlıklı besinlerden uzaklaşmaya başladığını dile getiren Mine Bilge, genel olarak fast food tüketenlerde sebze diye bir olay kalmadığını, et ağırlıklı, olabildiğince hazır ve pratik, sağlıksız besinler tüketildiğini vurguladı.  Evde yapılan yemeklerde genellikle ihtiyacımız olan enerjinin bulunduğunu altını çizen Bilge, “Fast food alışkanlığıyla ev yemeklerinden daha çok hazır yiyecekler tüketilirken, bu da sağlıklı beslenmeden uzaklaşmamıza neden oluyor” dedi. Hazır ürünlerle birlikte alınan enerji miktarı artış gösterdiğini hatırlatan Bilge,  bu ürünleri tüketilmesinin nedeninin vakitsizlik olduğunu ifade ederken, hazır yiyeceklerin de daha fazla kalori cinsinden enerjiye neden olduğu için ve bunun üstüne bir de hareketsiz kalınca doğal olarak kilolarda artış yaşandığını ve obezitenin gün geçtikçe özellikle gençler arasında çokça yayıldığını vurguluyor. Fastfood ürünlerin enerji içeriklerinin insanlar tarafından bilinmesinin tüketimi azaltabileceğine değinen Bilge, “Hepsi kızartma ve içinde yüksek oranda yağ var. İnsanlar bunu görünce tüketmek istemiyorlar. Bunun için devlet bazında yapılan çalışmalar var. Halk sağlığı merkezlerinde obezite merkezleri kuruldu ve insanlar bilinçlendirilmeye çalışıyor. Bunun dışında bazı kola ve hazır yiyecek firmaları da light ürünler çıkararak enerjiyi azaltmaya çalıştılar. Ancak gün geçtikçe bu ürünler çoğaldığı için ve insanlar gittikçe hareketsizleştiği, vakitsizleştiği için bu ürünler tüketilmeye devam ediyor” diyerek ürünler hakkında daha fazla bilgilendirme gereksiniminin üstünde duruyor.

Öğrencilerde obezite artıyor

Fastfood ürünlerin toplumda daha çok Üniversite öğrencileri tarafından tüketildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Mine Bilge, öğrencilerin hem bütçelerine göre hareket etmesi hem de bu ürünlerin hazırlanması ve tüketiminin pratik olmasının onları bu ürünleri tüketmeye iten en büyük neden olduğunu belirtti. Öğrencilere tavsiyesinin bu ürünleri evlerine almamaları olduğunu dile getiren Bilge şunları ekledi: “Öğrenciler ev yemeklerini çok fazla yapamadığı için belki bu ürünleri tüketiyorlar ancak onlara tavsiyemiz bu ürünleri evlerine almazlarsa tüketmezler. Bunun yerine pratik sayılabilecek ev yemekleri yapsınlar, özellikle meyve tüketsinler. Öğrenciler üzerine yaptığımız bir araştırmada önceki yıllardaki araştırmalara göre öğrencilerde obezite olayının daha fazla olduğunu gördük. Bu konuda önlem alınmazsa ileride daha fazla sıkıntı yaşayacağız. En azından öğrencilerin bu konuda biraz daha bilgili olup bu hazır ve çok enerjili ürünleri mümkün olduğu kadar az tüketmeleri onların sağlığı açısından çok önemlidir.”

Ürünlerin zararını anlatan film ve kitap var

Fast food ürünlerin tüketiminin dünya çapında hızla artması ve büyük bir endüstri halini almasından sonra ürünler tüm dünyada tartışılmaya başlandı. Bu konuda Eric Scholesser’in yazdığı “Fastfoot Nation” kitabı Hamburger Cumhuriyeti olarak dilimize çevrilirken, eser aynı isimle filme de alındı. Filmde, hazır yiyecek sektöründeki markaların büyük bir yarış içinde oldukları ve yarışta öne geçmek için müşterilere farklı kampanyalar sundukları görülüyor. Bu kampanyalarda da maliyeti düşürmek için insan sağlığına zarar verecek kimyasal aromalar kullanılıyor. Fastfood ürünlerin üretildiği fabrikaların sağlığa uygun olmayışı, kesilen hayvanlara verilen yemlerdeki hormonsal maddeler ve kesimlerin helal olmayışı hatta vahşice oluşu bu ürünlerin üretiminin nasıl yapıldığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Hayatın her alanına yansıyor

Fastfood yaşam tarzı ile ilgili yazılmış başka bir eser olan “Toplumun McDonaltlaştırılması” kitabında George Ritzer, McDonald’s teriminin artık sadece tüketilen hazır yiyecek, içecekler için kullanılamayacağını, toplumun genel olarak her alanda bu hazırcılığa alıştığını belirtiyor. Ritzer, McDonalds’ın toplama kampı modelinden ilham alarak bütün dünyayı “akılcılığın demir kafesi” içine hapseden toplumsal, ekonomik, kültürel bir sistemin adı olduğuna dikkat çekerek, modern yaşamın ihtiyaçlarına karşılık verilebilmesi için toplumun makine gibi işlemesi gerektiğini anlatıyor. Fastfood ülkemizde de artık ithal bir kültür haline geliyor ve yaşantımızın tüm alanlarını kapsıyor. Gençler başta olmak üzere insanlar, kültürümüzün büyük bir parçasını oluşturan yemeklerimizi artık zaman bulamama ve zor olması bahanesiyle yapmıyor, hazır ve ithal yiyeceklere yöneliyor. Bu da hem kültürün yozlaşmasına hem de sağlığın bozulmasına, daha obez bir toplum yapısı oluşmasına neden oluyor. Toronto Üniversitesinde yapılan bir araştırmada Fastfood tüketen insanların anlık mutluluklar yaşadığı ve hayatın genelinde mutsuz bir yaşam sürdürdüklerini gözlemlendi. Araştırmada ayrıca bu ürünlerin çabukluğa dayalı olmasından dolayı tüketenlerde sabırsızlık olduğunu ve yediklerini sadece karın doyurmak için, zevk almadan tükettikleri tespit ediliyor. Yapılan araştırmalar, çıkan kitaplar ve filmler sonucunda insanların kendi kültürlerindeki yemekleri tüketmesi, sabırlı olması durumunda daha sağlıklı ve mutlu olduğunu, fastfood tarzı pratik yiyecekler tüketenlere göre daha mutlu bir yaşam sürdürdüğünü görüyoruz.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Türk Kültürünü tanımak için Konya’ya geldiler
  • Konya Türkiye’ye yeter!
  • Erdoğan’a “Dünya 5’ten Büyüktür” yüzüğü
  • Cinnet kurbanı hemşire gözyaşları içinde toprağa verildi
  • Başkan Özgüven, Milletvekili Etyemez’le görüştü

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA