• Konya10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Batıdaki güç 300 yıl sonra doğuya kayıyor
11 Haziran 2012 Pazartesi 13:15

Batıdaki güç 300 yıl sonra doğuya kayıyor

Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Doç. Dr. Ahmet Kesik, krizle boğuşan batı dünyasının elindeki gücü doğuya kaptırdığını ve yenidünyanın sahiplerinin doğu ülkeleri olacağını söyledi.
Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Doç. Dr. Ahmet Kesik, krizle boğuşan batı dünyasının elindeki gücü doğuya kaptırdığını ve yenidünyanın sahiplerinin doğu ülkeleri olacağını söyledi.
Aktif İşadamları ve Sanayiciler Derneği(AKTİSAD) tarafından konferans vermesi için davet edilen Kesik, Dünya ekonomisi ve Türkiye’nin İktisadi durumu hakkında çok önemli bilgiler verdi.

Amerika ve Avrupa da yaşanan krizin en fazla iki yıl süreceğini iddia edenlerin, bugün ne kadar yanıldıklarını gördüklerini ifade eden Kesik, bazı dengelerin değiştiğini,  batının 300 yıldır elinde bulundurduğu gücün artık doğuya doğru kaydığını söyledi.
 ‘’Avrupa’nın ve Amerika’nın bu zenginliği nerden geliyor? Diye merak ettiğimiz sorunun altında çok önemli bir gerçek yatıyor’’ diyen Kesik, bu gerçeğin aslında krizin de temel sebebi olduğunu dile getirdi. Kesik:’’Dünyadaki bütün evler, arabalar, eşyalar aklınıza ne geliyorsa bütün varlıkların toplam maliyeti 80 trilyon dolara tekabül ettiğini söylüyorlar. Fakat krizden önce oluşturulan sanal servetin 800 trilyon dolar olduğunu söylüyor uzmanlar. İşte krizin asıl sebebi bu. İnanlar bu sanal servete güvenerek çılgınca tüketti ve savurdu. Sonuç ise ortada. Dünyada müthiş bir istihdam kaybı oluştu. Amerika da 6 milyon, Avrupa da 2 milyon insan işsiz kaldı. Türkiye ise bu süreçte 3 milyon istihdam sağladı. Gelecek 10 yıl içinde Dünyada 600 milyon insana istihdam sağlanması gerekiyor. Dünyanın konuşması gereken en önemli meselede budur.
 2050 yılında dünyada üretilen bütün petrolün tamamını Hindistan ve Çin tüketecek, eğer bu hızla gidilirse. Dünyada gelir dağılımının en adaletsiz olduğu dönemi yaşıyoruz. Türkiye de ise bu konuda iyileşmeye gidiliyor.
Türkiye’nin ekonomik karnesi her geçen gün biraz daha düzeliyor.1950’den bugüne kadar yüzde 4 olan büyüme hızının bugün oran olarak üstündeyiz. Gayri safi milli hâsıla son on yılda 3 kat arttı. Genç nüfusumuz fazla. Aktif nüfus normal nüfusun yüzde 64’ü kadar. Çin, 1 çocuk politikasının işe yarayacağını zannetti ama yanıldı. Bugün çocuk sayısını 2’ye çıkardılar.

Avrupa’nın çöküşünün arkasındaki sebep de budur aslında. Genç nüfusun olmayışı. Nüfustaki azalma krizi tetikledi. Türkiye bu manada iyi durumda.
2002’de 100 milyar bütçe açığı veriyorduk. Reel faizler yüzde 30’lar civarındaydı. Bugün reel faizler düştü. İşadamları kredi bulma noktasında artık zorlanmıyorlar. Devlet kendine çeki düzen verince piyasalar da düzeldi.
Dünyada kabul gören bir şey vardır. Eğer üretemiyorsan üretileni geliştir. Yani taklit et. Bugün dünya ülkeleri bu yolla ekonomilerini düze çıkardı. Biz etik derken, dürüstlük derken onlar tam tersini yaparak yol aldılar. Ben burada bir ayıp görmüyorum.
Şu anda kötü bir yanımız varsa oda cari açıktır. Yıllık 50 milyar dolar enerji faturamız var. Dışarıdan satın aldığımız rakam bu. Tunus’ta bir devrim oldu. Yıllar sonra o insanlar gözlerini Türkiye’ye çevirdiler. Cari açık ihracatla düşer. O ülkelere yatırım yaparak düşer. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.
1,8 ton domatesin fiyatı 1 tane IPAD’e tekabül ediyor. Teknolojik kapasitesi yüksek olan ürünlere yönelmemiz gerekiyor. Eğer cari açığın düşmesini istiyorsak.
Konya 2011 yılında 1 milyar dolar ihracat yapmış. Bu rakam Konya için çok komik bir rakam.2023’lere geldiğimizde Konya ihracat rakamlarını 70 milyar dolarlara çıkarması gerekiyor. 2002’de AR-GE’ ye verdiğimiz rakam 8 trilyonmuş. Bugün bu rakam 800 trilyon kadar. Aradaki farka bakacak olursak Türkiye’nin son on yılda bu manada göstermiş olduğu gayreti görebiliriz.
2002 yılında 6 bin km olan demiryolu hattı bugün 20 bin km civarında.
1950 yılından 2003’e kadar yılda 18 km demiryolu yaparken, 2003 yılından 2012 yılına kadar yılda 135 km demiryolu hattı yapmışız.
Bölünmüş yollardan devletin yıllık karı 9 trilyon civarı.
Bütün bu değerlere bakarak sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Dünya krizle boğuşarak güç kaybederken Türkiye krizi fırsata çevirerek son sürat ilerlemeye devam ediyor.2050 yılında geldiğimizde güç dengeleri tamamen değişmiş olacak ve artık sahada yeni söz sahipleri olacak. Eğer o gün geldiğinde söz sahibi olmak istiyorsak hızımızı kesmeden yolumuza devam etmeliyiz. Sanayisi ile tarımı ile güçlü bir ülke olmak zorundayız. İnovasyon dediğimiz sürdürülebilme olayına ve AR-GE çalışmalarına aralıksız devam etmeliyiz. Dünya çılgınca tüketmeye devam ediyor. Bizim böyle bir lüksümüz yok.
Darbeler bu ülkenin önünü kapattı.1961 yılında aynı anda hem Türkiye’de hem de Güney Korede darbe oldu.

Ama arada bir fark vardı. Onların darbecileri sanayi alanında, teknoloji alanında bir darbe yaptılar ve o yolun önünü açtılar. Bizim darbeciler ise statüko’nun, rejimin ve rantın korunması için darbe yaptılar ve ülke en az 10 yıl geri gitti. Daha sonra yapılan darbelerde bundan farklı olmadı. Dolaysıyla bizim kaybedecek zamanımız yok artık.2023 yılına kadar her alanda sistemini kurmuş bir ülkenin hazır hale gelmesi gerekiyor.
Cari açığın düşmesi nüfusla, teknoloji ile doğrudan ilgilidir. Her ikisini de başarılı bir şekilde yürütüp cari açığı kapatabiliriz’’.

 

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • Selçuklu'da teravih buluşmaları devam ediyor
  • Konya'da fuhuş operasyonu
  • Konya'da cip takla attı: 1 ölü, 2 yaralı
  • "Zam olmaması için çalışıyoruz"
  • Afganistan'da bombalı saldırı! Onlarca ölü var

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA