• Konya-7 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başbakan Erdoğanın Darbe Cevabı
27 Kasım 2012 Salı 09:48

Başbakan Erdoğan'ın Darbe Cevabı

Başbakan Erdoğan, Darbeleri Arıştırma Komisyonu'nun sorularına yazılı olarak cevap verdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, darbeler için, “Göle maya çalmak gibi akıl dışı, güneşi üfleyerek söndürmeye çalışmak gibi mantık dışı” derken, daha önce “benimle mezara gidecek sır” dediği eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Dolmabahçe Sarayı’ndaki görüşmesi için de bu kez, “Olağan, sıradan” dedi.

DARBE MAĞDURUYUM

Erdoğan, Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun kendisine yönelttiği 50 sorunun yanıtını dün verdi. Komisyona akşam saatlerinde ulaşan 29 sayfalık yanıtta, “Yakın tarihimizdeki demokrasiye müdahale girişimlerine şahit olmuş, bazı müdahale girişimlerinde bizzat hedef seçilmiş ve mağduriyet yaşamış bir siyasetçi olarak, demokratikleşme sürecinin, öncelikle darbeci ve vesayetçi anlayışla mücadeleden geçtiğine inanıyorum” dedi.

AYNI DERECE KÖTÜLER

“Doğrudan veya dolaylı olarak, bir gecede veya sürekli olarak, silah marifetiyle veya bürokratik aygıtlarla milletin iradesine ve onun adına yetki kullanan demokratik kurumlara tasallutta bulunan her girişim, her müdahale, her tavır aynı derecede kötüdür, aynı derecede demokrasi ve millet düşmanlığıdır” diyen Erdoğan’ın yanıtları özetle şöyle:

HASTALIKLI ZİHNİYET

“Demokrasiye kasteden müdahaleler, hem ülkede cari olan sisteme, hukuk düzenine inanmamak manasına gelmektedir, hem de milli iradeye, millete güvenmemek gibi bir anlayışa dayanmaktadır. Ülkesine, kendi siyasi-idari-hukuki sistemine güvenmeyen, kendi halkına inanmayan bir anlayış ya hastalıklı bir zihniyetin tezahürü olabilir ya da belli kişi ve grupların menfaatini esas alan keyfi, despot ve kural tanımaz bir zihniyete dayanır.

RUHSAL DA İNCELENMELİ

Darbe şartlarını oluşturmak için her türlü kirli oyuna başvuran, demokratik rejimi yıkarak milletin iradesini ayaklar altına alan, müdahale süreçlerinde her türlü zulüm ve haksızlığı kendi halkına reva gören bir anlayış, bir ruh hali, bir siyasi zihniyet sadece hukuken ve siyaseten değil, ahlaki ve ruhsal açıdan da irdelenmek durumundadır.

ONLARI DA İNCELEYİN

Türkiye’de sivil demokratik siyasete ve milli iradeye yönelik karanlık girişimler araştırılırken, millet iradesinin gasp edilmesi süreçlerinde ittifak yapan siyasetçilerin, bürokrasinin, ekonomi çevrelerinin, medyanın ve sivil toplum örgütlerinin rolü mutlaka genişlemesine incelenmelidir.

DARBE SORUNU DERİNDE

Darbeler, statükocu zihniyeti korumak veya milletin seçtiği iktidarı devirmek isteyen farklı kesimlerin işbirliği ve konsorsiyumu şeklinde gerçekleşmiştir. Darbelerin içinde veya arkasında yer alan, alkış ve çanak tutan, darbelerden medet uman anlayışlar bu darbe sorununun daha derinlere inen boyutları olduğunu göstermektedir.

AĞIR BEDELLER ÖDEDİK

Şahsım ve arkadaşlarım, 12 Eylül 1980 müdahalesini ve 28 Şubat müdahalesini bizzat yaşadık ve bu müdahalelerde ağır bedeller ödedik. 1980 darbesiyle, bütün siyasetçiler gibi ben de siyasi faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım.

HEDEF ÖNÜMÜZÜ KESMEKTİ

28 Şubat müdahalesi, TBMM’yi, seçilmiş Hükümeti, millet iradesini, sivil siyaseti hedef aldığı kadar, doğrudan şahsımı da hedef almıştır. Demokrasi yolundaki yürüyüşümüzü akamete uğratmak için, yasaları zorlamak suretiyle, kurumları harekete geçirerek, önümüzü kesmeyi hedeflemiştir.

GÖLE MAYA ÇALMAK GİBİ AKIL DIŞI

Bu tür müdahaleler göle maya çalmak gibi akıl dışıdır, güneşi üfleyerek söndürmeye çalışmak gibi mantık dışıdır. 28 Şubat müdahalesi karşısındaki cesur ve sabırlı duruşumuz, kararlı mücadelemiz oyunu bozmuştur.

27 NİSAN’I BOŞA ÇIKARDIK

27 Nisan bildirisi sonrasında yaşananlar, Türkiye’de samimi ve kararlı bir sivil irade bulunması halinde, demokrasiye yönelik tehlikelerin demokratik sistemin kendi dinamikleri ile bertaraf edilebileceğini göstermiştir. Bildiri ve bildirideki haddi aşan ifadeler, hükümetimizin net ve güçlü tavrıyla anlamsız hale getirilmiş, sergilediğimiz demokratik duruş sayesinde muhtemel oyunlar boşa çıkarılmıştır.

DOLMABAHÇE SIRADAN GÖRÜŞME

Kamuoyunda ‘Dolmabahçe Görüşmesi’ olarak adlandırılan, dönemin Genelkurmay Başkanı ile yaptığımız görüşme konusundaki spekülasyonların abartılı, haksız ve gerçekdışı olduğunu ifade etmek durumundayım. Başbakan ile kendisine bağlı olan Genelkurmay Başkanının haftalık görüşmelere başlaması ve asker-sivil ilişkilerinin olması gerektiği şekle dönüşmesi, Türk siyaseti açısından olumlu bir gelişmedir. Bu görüşme de haftalık olağan ve sıradan bir görüşmedir. Bu görüşmenin muhtevasında speküle edilen hususlar veya devam eden davalarla ilgili konular bulunmamaktadır. Bildirinin danışıklı dövüş olduğu iddiaları, dönemi yaşayanlar için, gerçekten çok anlamsız, insafsız ve mesnetsiz boş laflardır.

KURUMLAR YIPRATILMADAN ÇÖKERTİLMELİ

Hükümetimize ve milli iradeye karşı tertiplenen birçok oyun bozulmuş, birçok illegal girişim yargı konusu yapılmış, müdahaleci senaryolar peşinde koşan birçok odak tasfiye edilmiştir. Biz bu süreçte hiçbir kuruma, hiçbir kişiye karşı önyargıyla, peşin hükümle hareket etmedik, böyle bir yöntemi de doğru bulmayız. Önemli olan kurumları yıpratmadan yanlış yapan kişilerin cezalandırılması, illegal şebekelerin çökertilmesidir.

ERGENEKON-BALYOZ YANITI

Doğal olarak demokratikleşme mücadelesi tüm bu boyutları da kapsamak durumundadır. Böylesine ciddi bir hususta, sadece kulaktan dolma bilgiyle, dedikoduyla, duyumla hareket edilmesi söz konusu olamaz. 2003 sonrasında gündeme getirilen darbe planları ve hazırlıklarıyla ilgili somut bilgiler, belgeler, iddialar yargıya ulaştığında, savcılarımız ve hakimlerimiz üzerlerine düşeni cesaretle yapmışlar, iddianameleri hazırlayıp davaları görmeye başlamışlardır. Bizim hükümet olarak bu süreçte yaptığımız, yargının işleyişini kolaylaştıracak imkanları sağlamaktan ve adaletin tecelli etmesini sabırla izlemekten ibarettir.

YARGIYA İNTİKAL ETTİRDİK

Yakın tarihimizde yaşanan sorunlardan ders çıkarmış olarak, demokrasi dışı kurumların demokrasiye müdahale etmesinin, milli irade üzerinde vesayet kurmasının önüne geçmek için kararlı duruş sergiledik. Her ne şekilde olursa olsun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Hükümete, sivil siyasete yönelik girişimlerin önünü kestik, bu girişimleri Anayasa ve Yasalar çerçevesinde yargıya intikal ettirdik.

HAYALİNİ BİLE KURAN

Biz bir yol açtık. Biz, cesur adımlar attık, cesur reformlar gerçekleştirdik. Hiç kimsenin, hiçbir Hükümet ve siyasi partinin yapmadığını, yapamadığını yaparak, geçmişle yüzleştik, geleceğe sağlam bir zemin hazırladık. Demokrasiye müdahale girişiminde bulunan, bunun tasavvuru ya da hayali içinde bulunan herkes, her kurum, er ya da geç, milletin mahkemelerinde yargılanacağını, hesap vereceğini aklında bulunduracaktır. Türkiye’ye çok ağır bedeller ödeten darbeler dönemi artık geride kalmıştır. Vesayetçi anlayışı, darbeci zihniyeti, müdahaleci yaklaşımı tamamen tasfiye edene kadar, hukuki ve siyasi çabalarımız devam edecektir.”

 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • 107 DEAŞ hedefi vuruldu, 13 terörist etkisiz hale getirildi
  • Terör operasyonunda 10 kişi tutuklandı
  • Yahoo'nun Verizon'a satışı ikinci çeyreğe kaldı
  • 'Vazife malulü sayılmayanlara da aylık bağlanacak'
  • Uçurumdan düşen nişanlı çift hayatını kaybetti

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA