• Konya7 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başbakan bütçe görüşmelerinde konuştu
10 Aralık 2012 Pazartesi 23:13

Başbakan bütçe görüşmelerinde konuştu

Bütçe görüşmelerinde konuşan Başbakan Erdoğan, Cumhuriyetle hesaplaşma gibi bir durumlarının olmadığını ifade etti "Elbette ülke için taş üstüne taş koymuş herkese şükran borçluyuz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , 11. Bütçe Görüşmesi kapsamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM ) açıklamalarda bulunuyor.

Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin 10 yıllık başarılı icraat dönemini, Cumhuriyet tarihinin tamamıyla kıyasladıklarında birilerinin rahatsız olduğunu belirterek, "Şunu herkes bilsin ki biz, asla ve asla bir hesaplaşma içinde değiliz" dedi.

Erdoğan, BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak'a, "Allah aşkına soruyorum size o çocukların eline taşı, molotofu veren, buna sessiz kalan siz değil misiniz? Bütün bunların yanında siz değil misiniz o çocukları yokluğa yoksulluğa mahkum eden?" diye seslendi...

İşte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2013 bütçe kanunu tasarısı görüşmelerindeki açıklamalarının satır başları:

2013 yılı bütçesi AK Parti hükümetleri tarafından hazırlanmış 11. bütçedir. Şu ana kadar 10 bütçe hazırladık ve tamamında da başarıyla gerçekleştirdik. Ben ayrıntılara girmeden geride bıraktığımız 10 yıla ilişkin ve önümüzdeki 10 yıla ilişkin değerlendirmelerimi anlatmak istiyorum. AK Parti'nin 10 yıllık başarılı dönemini Cumhuriyet'le kıyasladığımızda birileri rahatsız oluyor. Biz bir hesaplaşma içinde değiliz biz Cumhuriyet için neler yaptığımızı konuşuyoruz. Elbette ülke için taş üstüne taş koymuş herkese şükran borçluyuz. Ancak şunu da görmek durumundayız. Ne yazık ki Gazi Mustafa'nın vefatından sonra Türkiye'nin potansiyeli yeterince kullanılmamıştır.

Bir yandan neler başardığımızı anlatıyor bir yandan da bu başarıların neden gerçekleştirmediğini hatırlatıyoruz. Bizim her zaman ifade ettiğimiz bir gerçek var. 10 yıldaki başarı bizatihi aziz milletin başarısıdır. Biz hemen her alanda Cumhuriyet'in rekorlarını kırıyoruz diyorsak bunu cumhuriyet ve millet adına bir kazanım olduğunu ifade ediyoruz. Rekorları elde etmiş olmamızdan kimse rahatsız olmasın. Bundan herkes mutluluk duysun istiyoruz. 79 yılda yapılanları elbette taktir ediyoruz ama artık şunun sorgulanmasını istiyoruz: 79 yılda Türkiye'nin ulaşmış olduğu seviye 2002'deki seviye midir. 1945'te taş üstünde taş kalmayan Almanya ve Japonya dünyanın en güçlü ülkeleri arasına girdi. Bizim işgücümüze ihtiyaç duydular. Ama bütün bu süreçte Türkiye kendi iç işleriyle uğraşıyor ve sürkeli kan kaybediyordu. Boğaz'a köprü için proje hazırlayanlar, uçak için proje hazırlayanalar dönemin hükümetleri bunları dışladı. Bu parlamento içinde bunları çok iyi bilenler var.

Kendi evladığını iç düşman diye tanıtan bir yönetim ülkenin enerjisini yok etti. Koalisyon dönemlerinde Türkiye ağır bedeller ödedi. Türkiye 10 yılda bir müdahaleye maruz kaldı. Ağır bedeller ödedik. Bugün bizim ekonomide elde ettiğimiz başarıları cumhuriyetle kıyas olarak sorgulayanlar önce darbeler karşısındaki tavırlarını sorgulasınlar.

Az önce BDP eş genel başkanı Doğu ve Güneydoğu'da çocuklardan bahsetti. Bu çocukların eline molotofu veren siz değil misiniz? Biz bölgesel milliyetçilik dinsel milliyetçilik yapmıyoruz. Bunu diyenler kendilerine baksınlar.

Bugün artık Türkiye sanayide de demokraside de ileri standartlara sahip. 2023 hedeflerimize 10 yıl var. Bizim iki alanda seviyeyi iyice yukarıya çekmemiz gerekiyor. Biz yapacağımızı ne yaptığımızı konuşuyoruz. Bu kürsüye çıkanlar yalan yanlış ne yapacaklarını konuşmuyorlar. Ben onlara cevap vermeye kalkarsam kendi konuşmamı yapamayacağım. Zaman zaman da belki biraz dokunduracağım. Yüksek yoğunluklu teknolojiye ve demokrasilerde yüksek standartlara yükselmemiz gerekiyor. 2023'te bizim 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var. Ya şunu niye kıskanıyorsunuz. 10 yıl önce kişi başı gelir 3 bin 600 dolarken bugün 10 bin 700 dolara yükselmesinden neden rahatsız oluyorsunuz. Muhalefet genel başkanına da soruyorum. Bize devrettiğiniz rakama bakın. Biz tekrar ayağa kaldırdık. Bunları lütfen görelim. Eğitimi daha da yaygınlaştırarak özgüveni yüksek gençler yetiştirerek gençlerin geleceğini kuracağız. Biz gençlere özgüven sağladık.

Bu ülke geçmişte nasıl bilime ve sanata yön veren insanlar çıkardıysa bu genç nesiller de geleceğe yön verecek. Ekonomi ile demokrasi arasındaki paralellik kadar dış politika arasında da büyük bir paralellik var. Bunlar sıfır töleransın tanımını öğrenmek için çok ekmek yemeleri var. Hayatında hıç bir zaman dış politika ilişkisi koymayanlar bunu anlayamazlar. Biz sessizce dinledik ama bunlar konuştuğu yerden boğmaya çalışıyorlar.

Adaleti yüceltik, dayanışmaya vurgu yaptık. Sorun çıkaran değil sorunları çözen bir ülke olduk. her ülkeyle iyi ilişkiler tesis etmeye gayret ettik. KKTC'nin Azerbaycan'ın Türk Cumhuriyetlerin hukukunun en güçlü şekilde savun duk. ARap halklarının insanca taleplerini en güçlü şekilde destekledik.

Uluslarası kuruluşlarda aktif görevler alıyoruz. Vizesiz gidilebilen ülke sayısı 64 oldu. Biz bir çok ülkedeki dış temsilcilik sayımızı arttırdık. Türkiye'nin 93 büyükelçiliğimiz vardı biz bu rakamı 120'ye çıkardık. Afrika'da 34'e çıkardık.

Müteahhitlikte dünyanın ikinci ülkesiyiz. Tursit sayısında dünyada altıncı gelirlerde dünyada 9. ülkeye yükseldik. Her zaman uzlaşmanın tarafında olduk. türkiye olarak zalimin yanında değil mağdurun yanında yer aldık. Biz İsrail'in yaptığı zalimliklere rağmen birileri gibi değil.. Evet az önce bizi İsrail'le kapalı kapılar arasında ne konştuğumuzu soruyor. Siz eğer kapalı kapılar arasında ne konuştuğumuzu ispatlamazsanız müfterisiniz. Biz uluslarası sularda vatandaşlarımıza saldıranlarla asla kirli pazarlıklara girmedik. Hiç bir ülkenin topraklarına göz dikmedik. Suriye halkı bizim canımız ciğerimizdir. Asla Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygısızlık içerisinde değiliz.

"TBMM'yi Karıştıran İsrail Cevabı" HABERİNİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ...

Altay milli tankımız tamamlandı, ANKA insansız hava aracımızın tasarımı yapıldı. Üretim süreci devam ediyor. MİLGEM savaş gemimizi 2088'de denize indirdik. GÖKTÜRK2 uydumuzun üretimini tamamladık. Onu 19 Aralık'ta uzaya gönderiyoruz. Hayırlı olsun inşallah.

"Erdoğan'dan Göktürk Uydusu Müjdesi" HABERİNİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ...

Biz nutuk milliyetçiliği değil, millete hizmet üreten fiili milliyetçilik yapıyoruz. Ekonomimiz küresel krizlerde çok sağlam bir duruş sergiledi. Ekonomimiz 10 yılda gerçekleşen 2 genel seçim, 3 mali seçim 2 referandumdan alnının akıyla çıktı en küçük bir sapma göstermedi.

Yunus Emre enstütülerini kurarak dünyaya Türkçe öğretiyoruz. 92-2002 yılında TİKA'nın toplam proje sayısı 2 bin civarındaydı. Biz bu proje sayısını 10 bine yükselttik. Ülkemizin resmi kalkınma yardımlarını 1 milyar 273 milyon dolar oldu.

Türkiye içinde de vakıf eserlerine güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. 1996-2002 yılları arasında sadece 46 vakıf binası onarılırken bizim dönemimizde 3 bini aşkın binanın onarımını gerçekleştirdik. Tarihi ve kültürel mirasımızı korumaya yönelik çok özel projeler yürütüyoruz.

Bize bazı konularda konuşurken ok iyi düşünmeniz lazım. Türkiye'deki en iyi değişimi ifade eden savunma sanayiidir. Milli sermayemizin ürettiği insansız hava araçlarının seri üretimi hızlı bir şekilde başlayacaktır. Altay milli tankımızın ön tasarımı tamamlandı. Anka insansız hava aracımızın prototipini tamamladık. Uzun menzilli füzeler artık ülkemizde üretiliyor. Türkiye'nin ilk milli savaş gemisi olan MİLGEM Savaş Gemisini 2008 yılında denize indirdik. Atak helikopterimizin üretimine başladık. Göktürk 2 uydumuzun üretimini tamamladık bu uydumuzu 18.52'de uzaya gönderiyoruz hayırlı olsun inşallah. Bundan muhalefet rahatsız olabilir. Gönlüm arzu eder ki muhalefet gelsin birlikte izleyelim.

Ekonomimiz yurt içinde yaratılmaya çalışılan siyasi krizlerin üstesinden gelmeyi başardı. 2 mahalli seçim 3 genel seçim 2 referanduma karşı iyi bir direnç sergiledi. Geçmişte her seçim döneminde dengeleri bozulan ekonomi en ufak bir sapma sergilemedi. Ekonomimiz dünyaya örnek bir tavır sergiledi. Karneyi millet verir millet. Siz milletin verdiği karneye bakın. Elbetteki bir insanı ekonomik bir nesne olarak görmeyiz. Bizim için insan sadece bir tüketici değil. Pazarın ve piyasanın bir aktörü değildir. Biz insanı eşrefi mahlukat olarak görüyoruz.

'CHP Milletin Verdiği Karneye Baksın' HABERİNİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ...

Aile yardımı ödeneği dair en düşük memur maaşı 392 lirayken bin 700 liraya çıktı.En düşük memur emekli maaşı 339 TL iken bin 084 liraya yükseldi. Muhtar aylığı 97 liraydı. Bu rakam 427 liraya çıktı. Emekli maaşları arasındaki farkları gidermek için intibak yasası 1 Ocak 2013 tarihiyle yürürlüğe giriyor. Sayın Kılıçdaroğlu emeklilik katkı payının kaldırıldığını söylüyor. SK'yı yöneten birisi bu hesapları yapamıyorsa diyecek bir sözüm yok.

Sıkça istismar edilen çarpıtılan yoksulluk konusu. Dünyaya referans olacak şekilde hesap yaptık. 1 doların altında günlük harcama yapan nüfus kalmadı.

Hemen her yıl bütçe görüşmelerinde Türkiye'nin dış borcu bu kürsüden dile getiriliyor. 2002 yılından beri uyguladığımız ekonomik programlar sayesinde tarihinin en düşük seviyesine düştü. 2002 de gecelik faiz yüzde 63 iken şu an yüzde 6 civarlarında. Sayın Kılıçdaroığlu yüzde 63 mü büyük yoksa yüzde 6 mı. Hükümeti devraldığımızda hükümet ancak 9 ay borçlanabiliyordu. Şu an hükümet 120 ay borçlanabiliyor. Bu gerçekleri görelim, bunun adı güvendir.

2002'de toplam gelirin yüzde 87'si faize giderken şu an yüzde 17.6 ya düştüğünü görüyoruz. Şimdi geliyorum borç yüküne... 10 yıllık dönemde Türkiye'nin kamu borç yükü 40 puan düşmüştür. 2002 de 53 milyar dolar borcu varken 2012'ye bakıldığında 1.6 milyar dolayındadır.

Tam 2 yıl önce CHP Belediye Başkanı eline tutuşturulan notlarla Kayseri Belediye Başkanımız hakkında ağır ithamlarda bulundu. Hemen iddiaların ardından kendisine bunların iftira olduğunu söylesim. Açılan davalardan üçü sonuçlandı ve CHP Genel Başkanı 75 bin lira ödemeye mahkum edildi. Bugün kayseri'de 3.5 ton sucuk birer kiloluk paketler halinde şihtişyacı olan ailelere dağıtıldı. Kayseri sucuğa doydu. Bu yardımın finansörü hükümet yada Kayseri belediye değildir. Bu yardımı bizzat CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ödediği tazminatla karşılamıştır.

"Kemal Kılıçdaroğlu'na Sucuk Teşekkürü" HABERİNİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ...

Yolsuzluğun olduğu yerde IMF'den borç alırken, IMF'ye borç verebilecek konuma gelebilirmiydik. 2002'de Merkez bankası döviz rezervi 27 milyar dolarken bugün bu rakam 119 milyar dolara gelebilirmiyDevlet i,şçisine, memuruna nasıl borçlu olur O borçları biz ödedik. Keyleri, Nemaları bizden önceki hükümetler kesti, biz ödedik. Kamu bankaları görev zararı yazıyorken şu an hazineye kar getiriyorlar.

Aile yardımı ödeneği dair en düşük memur maaşı 392 lirayken bin 700 liraya çıktı.En düşük memur emekli maaşı 339 TL iken bin 084 liraya yükseldi. Muhtar aylığı 97 liraydı. Bu rakam 427 liraya çıktı. Emekli maaşları arasındaki farkları gidermek için intibak yasası 1 Ocak 2013 tarihiyle yürürlüğe giriyor. Sayın Kılıçdaroğlu emeklilik katkı payının kaldırıldığını söylüyor. SK'yı yöneten birisi bu hesapları yapamıyorsa diyecek bir sözüm yok.

Sıkça istismar edilen çarpıtılan yoksulluk konusu. Dünyaya referans olacak şekilde hesap yaptık. 1 doların altında günlük harcama yapan nüfus kalmadı.

Borçlar konusuna gelelim. Her yl Türkiye'nin borcu dile getiriliyor. Doğru yansıtılmayan rakamlar söyleniyor. 2002 yılından bu yana uygulanan disiplinli ekonomi politikalarımız nedeniyle borçlanma maliyetimiz tarihinin en düşük seviyesine düşmüştür. Yüzde 63 ile borçlanılırken bu rakam yüzde 6 seviyesine kadar indi. Yüzde 63 mü büyük yüzde 6 mı büyük. Yüzde 63 faiz ödediğimiz zaman mı bu millet daha fazla zarar görüyor yüzde 6 mı? Reel faiz neredeyse sıfır seviyesine gerilemiştir. Hükümeti devraldığımızda hazine iç piyasalardan ancak 9 ay vadeyle borçlanabiliyor. Bugün 120 ayla borçlanabiliyor. Bu güvendir. 2002 yılında vergi gelirlerinin yüzde 86'sı faiz harcamalarına giderken bu rakam 2011 de yüzde 11.7'si faize gitti.

Uyguladığımız mali disiplin sonucunda 10 yıllık dönemde Türkiye'nin kamu borcu yaklaşık 40 puan düşmüştür. Küresel kriz döneminde bir çok ülkede borç yükü arttı. Az önce konuşurken Kılıçdaroğlu bazı rakamlar verdi. Dünyada gelişmiş ülkelerde borç yükü zirve yaşanırken biz 10 puan düşürdük.

Bugün Kayseri'de belediye başkanımız tarafından son derece anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. 3 bin 500 aileye birer kilo sucuk dağıttı. Yoksul ailelere toplamda 3.5 ton sucuk dağıtıldı. Bu sucuk meselesi nereden çıktı diyeceksiniz. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanım adına CHP Genel Başkanına şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Kayseri'yle ilgili yalan yanlış bilgi tutuşturanlara da teşekkür ediyorum. 3.5 ton sucuk devlet tarafından değil sayın Kılıçdaroğlu'nun iftira ve ithamları nedeniyle Kılıçdaroğlu tarafından finanse edildi. 2 yıl önce yolsuzluk ithamında bulundu. Bu iddiaların iftira olduğunu söyledik ama inanmadı. Sayın Kılıçdaroğlu özür dilemek yerine iftiralarını sürdürdü. Açılan tazminat davalarından 3'ü sonuçlandı. 75 bin TL tazminatı ödedi hem de kuzu kuzu ödedi.

Eğer yolsuzluk olsaydı IMF'e borç verebilecek seviyeye gelir miydik? Merkez Bankası döviz rezervini de 27 milyar dolardan aldık. Bu rezerv 118 milyar seviyesine çıkmıştır. Yolsuzluğun olduğu yerde bu rezerv artar mı? Hükümetlerimiz döneminde bankacılık krizi maliyetiyle 111 milyar lirayı biz ödedik. Hazinenin 10 yıl içinde 231 milyar lirasını ödeyen hükümete yolsuzluk ithamında bulunulabilir mi? Zorunlu tasarruf paraları ödenmeseydi ne olacaktı? Bu parayı biz ödedik biz. KEY diye anılan konut edindirme yardımını biz ödedik. Biz şu anda uyardık bize makbuzlar geldikçe ödüyoruz. 3.5 milyar lira ödedik. Biz hem ödemeleri yaptık hem de borcu düşürdük.

Hisseleri borsada işlem gören Halkbankası'nın değeri 21 milyar seviyesine ulaştı. Ya biraz dürüst olalım. Ziraat Bankası'nca kullandırılan faizin oranı yüzde 59'du. Bugün yüzde sıfır ile yüzde 7.5 arasında. Toplam kredi miktarı 248 milyondan biz bunu 16.5 milyar seviyesine çıkardık.

10 yılda 189 bin yeni derslik açtık. Üniversite sayısını 168'e çıkardık. Bugün 20 öğrenciye bir öğretmen düşüyor. Bizim dönemimizde atanan öğretmen sayısı 327 bini geçti. İktidarımız döneminde 2bin114 adet sağlık tesisi inşaa ettik. Şehir hastaneleri kuruyoruz. 178 bin insan gücü varken bu rakam 462 bin kişiye çıkmıştır sağlıkta. 4'ü uçak 23 hava ambulansı ile sağlık hizmetlerini sürdürüyoruz.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Senin Şehrin, Senin Siten
  • MEDAŞ’tan Ereğli’ye 20 milyonluk yatırım
  • Konya’da iki otomobil çarpıştı: 7 yaralı
  • Musa Arat'ın istifası! Resmi açıklama geldi
  • Seydişehirli öğrencilere Nevşehir gezisi
  • Konya merkezli operasyonda FETÖ'cü astsubaylar paketlendi!

Tüm Hakları Saklıdır © 2013-2015 Haber Konya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 332 351 66 50 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA